Netanyahu'nun sürekli savaş üzerine kurduğu strateji mi galip gelecek, yoksa Washington'ın giderek daha fazla ihtiyaç duyduğu kontrollü uzlaşma siyaseti mi?
🖊 @yaktay
https://t.co/tEY4xK2pqf
ABD-İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan ve bir diziye dönüşen savaşın her bölümünün ardından tekrarlayan soruya dönüyoruz: Kim kazandı, kim kaybetti?
@yaktay
https://t.co/9KTq1Rh7IA
İsrail ve ABD bu savaşa girerken hedeflerini açıkça ortaya koymuşlardı. İran'ın nükleer kapasitesi yok edilecek, füze ve İHA altyapısı çökertilecek, İran'ın bölgesel etkisi kırılacak ve nihayet rejim değişikliğine giden yol açılacaktı.
@yaktay
https://t.co/9KTq1Rh7IA
Gazze'de Hamas ortadan kaldırılamadı. Lübnan'da Hizbullah tamamen tasfiye edilemedi. İran'da rejim değişmedi. Buna karşılık İsrail'in uluslararası meşruiyeti tarihte görülmemiş ölçüde aşındı.
@yaktay
İsrail son iki yılda Gazze'de, Lübnan'da, Suriye'de ve nihayet İran cephesinde sürekli genişleyen bir savaş stratejisi izledi. Fakat bu stratejinin en büyük sorunu, savaşın sürekli genişlemesine rağmen siyasî hedeflerin giderek belirsizleşmesidir.
@yaktay
https://t.co/9KTq1Rh7IA
Netanyahu'nun sürekli savaş üzerine kurduğu strateji mi galip gelecek, yoksa Washington'ın giderek daha fazla ihtiyaç duyduğu kontrollü uzlaşma siyaseti mi?
#ABD#İran@yaktay
https://t.co/9KTq1Rh7IA
Gannuşi’ninse masumluğu darbe mahkemelerine rağmen müsellem zaten. Hakkında milyon yıl ceza verilmiş olsa bile bu onu daha fazla sevmemizi, daha fazla güvenmemizi, yanında daha fazla durmamızı gerektirir. Bunu anlamaz mı Taşgetiren?
@yaktay
https://t.co/9KTq1Rh7IA
Gannuşi ile İmamoğlu’nun karşılaştırılması en basit ifadesiyle bir münasebetsizliktir. Ne siyasetteki yolları, ne hayata, devlete bakışları ve yaklaşımları ne de maruz kaldıkları muhakeme konuları ve yargıçlarının birbiriyle alakası yok.
🖊 @yaktay
https://t.co/4UVdmcLT8x
Gannuşi gibi İslam dünyasının düşünce ve siyaset tarihinde özel bir yeri olan bir şahsiyeti, belediye ihaleleri, çıkar ağları, parti içi hizip savaşları ve koltuk kavgalarıyla anılan bir siyasi figürle aynı zeminde konuşmaktır. Bu, Gannuşi’ye de haksızlıktır.
@yaktay
Gannuşi’nin on yıllara yayılan siyasi mücadelesini, CHP belediyeleri etrafında dönen güncel dosyalarla aynı cümle içinde “paralellik” diye sunmak, karşılaştırma değil karartmadır. Kavramlar bu kadar hoyratça kullanılınca, ne Tunus anlaşılır ne Türkiye.
https://t.co/HxsPIFnFNi
Gannuşi ile İmamoğlu’nu aynı kefeye koymak, sadece yanlış bir karşılaştırma değil, başlı başına bir ölçü kaybıdır. Raşid Gannuşi, Arap dünyasında İslam ile demokrasiyi buluşturma arayışının en önemli isimlerinden biridir.
@yaktay
https://t.co/HxsPIFnFNi
İmamoğlu veya mevcut belediyeler soruşturmasında hangi demokrasi, özgürlükler veya erdemlerin iddiası var?
Hangi alternatif siyasetin yargılandığı söylenebilir?
Yargılanan bir siyasi iddia veya duruş değil, en kaba ve en şehvetli yolsuzluk iddiaları.
https://t.co/HxsPIFnFNi
Arap dünyasında seçimleri kabul eden, çoğulculuğu savunan, iktidarı paylaşan ve gerektiğinde iktidardan çekilen bir hareketin sonu yine cezaevleri oluyorsa, bunun bölgedeki genç kuşaklara verdiği mesaj nedir?
🖊 @yaktay
https://t.co/Hg33ZGN4zY
25 Temmuz 2021’de Tunus’ta tanklar sokakta değildi, darbe bildirileri okunmadı. Ancak parlamentonun askıya alınması ve tüm yetkilerin tek elde toplanması, demokrasinin farklı yöntemlerle de zayıflatılabileceğini gösterdi.
@yaktay
https://t.co/kslTY96pMi
Tunus, Arap Baharı’nın en büyük umutlarından biriydi. İslamcılar, sekülerler, solcular ve milliyetçiler ortak bir gelecek kurmaya çalışıyordu. Bugün ise ülke yeniden siyasi davalar ve uzun tutukluluklarla anılıyor.
@yaktay
https://t.co/kslTY96pMi
Bugün Tunus’ta asıl mesele Raşid Gannuşi’nin suçlu olup olmadığı değildir. Asıl mesele, 2011 yılında özgürlük ve onur talebiyle başlayan Tunus hikâyesinin nasıl olup da yeniden siyasal dışlama ve yargı mücadeleleri eksenine geri döndüğüdür.
@yaktay
https://t.co/kslTY96pMi
Arap dünyasında seçimleri kabul eden, çoğulculuğu savunan, iktidarı paylaşan ve gerektiğinde iktidardan çekilen bir hareketin sonu yine cezaevleri oluyorsa, bunun bölgedeki genç kuşaklara verdiği mesaj nedir?
@yaktay
https://t.co/kslTY96pMi
Esed rejiminin suçlarını anlatırken çoğu zaman yüz binlerce ölüden, milyonlarca mülteciden söz ediyoruz. Fakat bazen tek bir hikâye, bütün istatistiklerden daha fazla şey anlatır. Rania el-Abbasi dosyası işte böyle bir hikâyedir.
🖊 @yaktay
https://t.co/p2l3u1cgY2
Dr. Rania el-Abbasi ve altı çocuğunun akıbeti yıllar sonra ortaya çıktı. Bir yaşındaki bir bebeğin de aralarında olduğu çocukların öldürüldüğüne dair deliller, Suriye’de yaşanan trajedinin boyutunu gözler önüne seriyor. Hakikat gecikse de ortaya çıkmalıdır
https://t.co/s6AV7PCnCD