AKPliler Osmanlı’yı sevdiklerini söylerken bu tip dizilerde gösterilen Osmanlı’yı seviyorlar. Gerçek Fatih dinle arası mesafeli olan çok entel bir adam. Diziler onu gösterse sevmezler
Atatürk'e "burada bile Allah diyememiş" diyenlere Tanrı Teala ifadesini kullanan Osmanlı padişahlarının şoku 😂
Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran zaferinden sonra oğlu Şehzade Süleyman'a yazdığı mektubu
"Tengri (Tanrı) teâlâ"
Bu dizi İskender Bey'den sonra Fatih'in başına gelmiş en kötü şey olabilir. Bir Muhteşem Yüzyıl'da Kanuni'nin erişilmez ve dokunulmaz bir imparator olarak canlandırılmasına bakın bir de buna, korkunç korkunç
Allah razı olsun seydam. İmam Suyuti hazretleri de reddiye için getirilen ilgili pasajın metafor olduğunu, orada geçen Firavun'dan maksadın nefs olduğunu beyan ediyordu
Bir tweet görüp İbn Arabî’nin eserlerine bakmadan reddiye yaptığını zanneden sözde hocalara diyorum ki: “İbn Arabî Firavun’u cennetlik kabul ediyor” diye reddiye yazmak, ilmî tenkit değil, düpedüz cehalettir.
İbn Arabî (k.s) Fütûhât’ta Firavun’u ebedî cehennemlikler arasında açıkça zikreder. Fusûs’ta ise tavakkuf ettiğine dair ifadeleri vardır. Mesele, tek bir pasajdan hüküm vermek değil, bütün metinleri karşılaştırarak onun ne söylediğini tespit etmektir.
İbn Arabî’yi eleştirmek elbette mümkündür. Fakat önce doğru nispet, sonra bağlam, ardından tahlil gerekir. Söylenmemiş veya bağlamından koparılmış bir sözü ona nispet edip sonra reddetmek, ilmî reddiye değildir.
Özellikle "hoca" sıfatını taşıyanların, şeriatın hamileriymiş gibi bu mecrada takılanların, burada daha dikkatli olması gerekir. Muhalifinizin sözünü önce doğru anlayın, sonra eleştirin.
Önce kaynak.
Sonra nispet.
Sonra bağlam.
Sonra hüküm.
Not: İbn Arabî'nin Firavun'un Ebedi cehennemlik diye belirttiği nakli yorumlarda bulabilirsiniz.
İşte bazı akılsızlar da büyüklerin sözünü anlamayıp onları inkar ve hatta tekfir hastalığına düşerler. Oysa ne şeriat bilirler ne tarikat, ne de hakikatten haberleri vardır.
@seyhimstilgar Önce edep öğren kardeş. Firavun'un imanı nasıl zaruratı diniyeden oluyor sen onu anlat ham softa. Sonra da git Yüce Hakikatlar ve Şazeliyye Tarikatı'nı, Mektubât'ı ve Tamâmü’l-Feyz fî Bâbi’r-Ricâl'i oku
@aliosmanihanefi@ummu_Ahmed_ Firavun'u Müslüman görmüşler demedim, bu nasıl bir çarpıtma? Bunu söyleyen zâta, ictihad ettiğine dair hüsnüzan ediyorlar; siz de bu hüsnüzan edenlerin çoğunu fıkhı terk etmekle itham ediyorsunuz
Bundan sonra kişisel tartışma ile devam etmeyeceğimi söylemiştim. Ama çok soru geldiği için ufak bir not düşeyim.
Konuyu kişiselleştirme mevzusu gündeme geldiğinde kendisini yani Altay'ı aradım. Orada net bir şekilde Plantinga okudun mu diye sordum. Okudum dedi. Hangi kitabı dedim. Soru üstünde ısrarla durdum. Bir kitap ismi bile söyleyemedi. Sonra baktı ısrarcıyım bana sen şerhu'l mevakıf okudun mu dedi? (Konumuz din felsefesi ne alaka İci). Evet okudum dedim. Bazı bölümlerini bir makalemde kullandım zaten çünkü. Sonra ısrarla soruma devam edince velev ki okumadım dedi. İşte o cümlede benim için diylogun ilmi boyutu bitti. Haklı olma hırsı, hakkaniyet ve hakkın üstünde olan kişi ile ilim konuşulmaz.
Benim kanaatim net oturdu Altay kesinlikle din felsefesi ile ilgili temel seviyede bile okuma yapmadı. Plantinga ile ilgili tüm iddiaları Ankara ilahiyattaki bir iki dostun kusurlu aktarımına dayanmaktadır. Açıkçası Altay'ın din felsefesi kaynaklarını okuyacak ileri İngilizce'ye de sahip olduğundan şüpheliyim (kendisi iki kere beni dolayli yoldan Arapça'dan sıkıştırmaya çalıştığı için ben de kendimde aynı hakkı buluyorum). Ve Türkçe literatür zayıf.
Birkaç not da düşeyim:
1. Din felsefesi ya da Plantinga tartışması ile ilgili davetim orada duruyor tabi. Açarız kaynakları tartışırız.
2. Bazı trol dostlar bak Protestant Plantinga'yı savunuyor diye popülizm yapacak. Dostlar ben Plantinga'nın meşhur reforme edilmiş epistemolojisini tasavvuf epistemolojisi ile kıyaslayıp tasavvuf bu şartları sağlar ve daha üstündür diye makale yazdım. Ve bunu batı akademisinde Hristiyan hakemlerden geçirerek yaptım. En prestijli alan dergilerinden birinde IJPR'de çıkacak. Hristiyan hakemin yorumundan bir parça paylaşayım👇. Siz kendi yankı odanızda takılın biz ilim alanındayız. Çoluk çocukla değil uzmanlarla tartışıyoruz.
3. Trollerden de korkmam. Tebessüm ettirir söyleyeyim. Gözümün içine bakıp laf edemeyen adamlara üzülürüm sadece.
Karşıma çıkmaya cesaret edenleri ise severim trollükten dosta terfi ederler. Sadece bir dost yaptı bunu.
4. Gelecek bilimde, teknolojide, sosyal bilimlerde, beşeri bilimlerde. Bunlar stratejik öneme sahip. Beka meselesi. Devletimiz bunu biliyor ve buraya yatırım yapıyor elhamdülillah. Beşeri bilimlerde ilerleyelim diye ben de emek harcıyorum. Gençleri, hele de Müslüman Gençlerin bu alanlara ilgisini azaltacak herkesin karşısında durmaya devam edeceğim. Ateizme ve deizme neredeyse 20 yıldır cevap veriyorum oradan bana saldıranlara da sadece gülüyorum. Orada da alandayız merak etmeyin. Ama ilimle, edeple.
Bir müslümanın hayatında düzenli bir şekilde Kur'an-ı Kerim okumak ve Allah Rasulune (sallallahu aleyhi ve sellem) düzenli bir şekilde salât-u selam etmek yok ise, bu çok büyük bir eksiktir. Bu ikisi bazen sekteye uğrasa da müslümanın hayatından uzun bir süreliğine çıkamaz, çıkmamalıdır. Ulema-i Kirâm hayatlarında ne olursa olsun, başlarına ne gelirse gelsin bu ikisini asla ama asla ihmal etmediler. Ve neticede onlar bereketlendirildi ve yüceltildi.
Kitaplarına bakıyorsun; Yahudilerin teşbih ve tecsim anlayışını görüyorsun.
Yakın zamanda kendi tarihlerini anlattıkları kitaplara bakıyorsun; bu kez de mazlum Müslümanları katleden, satırları dahi kan kokan necis bir zihniyet görüyorsun.
Sonra da çıkıp “Ehl-i Hadis biziz!” diyorlar. Üstüne utanmadan kelam ehli âlimlere dil uzatıyorlar.
Ne utanmaları var ne arlanmaları!
Allah'ın, meleklerin ve bütün lanet edicilerin laneti Hz Ebubekir, Hz Ömer, Hz Osman(ra) başta olmak üzere sahabe-i kirama söven, Ehli Sünnet akidesine sahip müminlere ise dinsizlik şebekesi siyonizmaya taraftar olma iftirasında bulunan namus ve din yobazlarının üzerine olsun!
OKUL İHTİYAÇLARI İÇİN YARDIM TALEBİ
Dostlar malum okullar ve medreseler başladı. Yetim ve ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin dönem başı ihtiyaçları var. Her birinin ihtiyacı için 3.000 TL yeterli geliyor. Toplamda yetim, ihtiyaç sahibi ve talebeler olmak üzere 30 kardeşimizin ihtiyacını tamamlamak niyetindeyiz. Sizler de yardımcı olmak isterseniz bana ulaşabilirsiniz. Rtlerseniz ayrıca mutlu oluruz Allah razı olsun şimdiden.
Sonuna kadar oku ve sevineceğin için bana dua et kardeşim:
“Ümmetimden iki çocuğu (küçük yaşta veya düşük) vefat etmiş olan bir kimse varsa, Allah Teâlâ onu o iki çocuk sayesinde cennete koyar.”
Bunun üzerine Âişe (radıyallahu anha) sordu:
“Ümmetinden bir çocuğu (küçük yaşta vefat etmiş) olan kimseye ne olacak?”
Rasûlullah sav buyurdu:
“Ey muvaffak kadın! (Ey isabetli soru soran!) Bir çocuğu olan da (cennete girer).”
Âişe tekrar sordu:
“Peki ümmetinden hiç çocuğu vefat etmemiş olan kimseye ne olacak?”
Rasûlullah sav buyurdu:
“Ben de ümmetim için bir kayıbım. Onlar benim bir benzerimle musibete (kaybım) uğramış değiller"
| Şemail, 398
İmam-ı Âzam’ın(ra) el-Fıkhu’l-Ekber’i üzerine Arapça kaleme aldığımız; Ehl-i Sünnet akidesini tehdit eden her meseleyi delillerle çürüten, ders kitabı olmaya namzet eserimiz bugün itibariyle kitapçılarda,elhamdülillah.
https://t.co/R5ReLae5Va