Son günlerde şahsım, siyasi tutumum ve gerçekleştirdiğim görüşmeler üzerinden çeşitli yorumlar yapılmakta; iddialar ve senaryolar üretilmektedir.
Bu nedenle bazı hususları hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık ve net biçimde kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Ben Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıyım.
Ankara halkının bana verdiği görev; siyasi dedikoduların peşinden gitmek, her gün üretilen senaryolara cevap yetiştirmek değil; Ankara’nın sorunlarını çözmek, yatırımlarını hayata geçirmek ve 6 milyon vatandaşımıza hizmet etmektir.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin de tek gündemi Ankara’dır.
Sayın Cumhurbaşkanını Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında karşıladım ve görüşme talebimi bizzat kendilerine ilettim. Bu talebimize olumlu dönüş sağlanmasının ardından gerçekleştirdiğimiz görüşmede; Ankara’nın bekleyen büyük yatırımlarını, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini, hayata geçirmeyi planladığımız büyük fuar alanını ve şehrimizin çözüm bekleyen diğer meselelerini ele aldık.
Görüşmemizin gündeminde Ankara vardı. Ankara’nın yatırımları vardı. Ankara’nın geleceği vardı.
Başkanlık sisteminin getirdiği zorunluluklar nedeniyle büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı yatırımlarda merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulmaktadır.
Dolayısıyla Ankara’nın bir sorununu çözmek, bir yatırımının önünü açmak ve Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm.
Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara da açıkça ifade etmek isterim:
Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz.
Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Özgür Özel’in bilgisi vardı.
Dolayısıyla Ankara için gerçekleştirilmiş, amacı ve içeriği son derece açık olan bir görüşmenin başka anlamlara çekilmesini doğru bulmuyorum.
Gelelim siyasi konulardaki tutumumun her gün televizyon ekranlarında farklı senaryolarla tartışılmasına…
Geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisimizde bir seçim gerçekleştirdik.
Dışarıdan bakıldığında bazı şeyler çok kolay görünebilir. Ancak yaşayan bilir.
Belediye meclislerindeki dengeleri, belediye başkanlarının hangi şartlar altında görev yapmaya ve hizmet üretmeye çalıştığını işin içinde olanlar çok iyi bilir.
Üsküdar’da yaşananları hep birlikte gördük. Hiçbirimizin tasvip etmeyeceği, onaylamayacağı olaylar yaşandı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinde Belediye Meclisi toplanamadı.
Bütün bunları görmezden gelemeyiz.
Belediye başkanlarımız zaten ağır ekonomik şartlarla, vatandaşlarımızın haklı hizmet beklentileriyle ve merkezi idareyle çözülmesi gereken meselelerle uğraşıyor. Bunların üzerine siyasi tartışmalar belediye meclislerine taşındığında şehirlerimize hizmet üretmek çok daha zor hale geliyor.
Ben tam da bu nedenle ısrarla sağduyu diyorum.
Ankara’da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi Belediye Meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık.
Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum.
Çünkü bugün normal bir dönemden geçmiyoruz.
Her iki tarafı destekleyen tabanda da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık bulunduğunu görüyorum. Bunun zaman içerisinde dineceğine inanıyorum. Ancak bugün itibarıyla bu öfke ve kırgınlığın henüz ortadan kalkmadığı da bir gerçektir.
Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum.
Hele benim üzerimden, iki tarafı destekleyen insanların yeniden karşı karşıya gelmesine katkı sunmayı hiç istemiyorum.
+++
Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde, Dicle Elektrik'e bağlı Yaz Güneşi Trafo Merkezi, yüzlerini puşi ve giysilerle kapatan şahıslar tarafından işgal ediliyor.
Güvenlik görevlisini etkisiz hâle getiren saldırganlar daha sonra kaçak elektrik kullanmak amacıyla Sufra ve Beşmağara fidelerine müdahale ediyor.
Elektrik hırsızlığı yapabilmek için trafo merkezi işgali. Başka bir ülkede olmaz.
Devlet dediğin hırsıza, teröriste teslim olmaz.
Bu namussuzların çaldığı elektriği bize ödetemezsiniz.
Devlet, devlet ol gereğini yap.
Devletimiz bir İstanbulludan ortalama 35 bin TL vergi alıyor.
Karşılığında o İstanbullu için sadece 4.214 TL harcama yapıyor.
Bir Şırnaklının 796 TL vergi alıyor.
O şırnaklı için ortalama 13.600 TL harcıyor.
Yani kim sömürülüyor? Devlet kime bahmıyor?
AKP, Tahkim Cezası, Amerika üçgeni!
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle;
Tahkim’in hükmettiği 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık cezasının üstünü, Amerika’da örtme planı yaptığını ortaya çıkardık.
Plan basit⬇️
🔴AKP, yine Trump'ın önünde diz çökecek!
🔴Türkiye’nin AKP öncesi, geçmiş temiz petrol alacaklarına bir nevi ipotek gelecek!
🔴Tahkim cezası görünmez hale getirilecek!
Peki nasıl?
Irak Devleti 2023 yılında; tahkim cezasını tahsil etmek için, Amerika’da bir nevi icra davası açtı.
AKP, bu davada;
Devasa tahkim cezasını, 1990’daki, AKP öncesindeki, Türkiye'nin Irak'tan olan alacaklarına ve faizine saydırmaya çalışıyor.
Bu şekilde, karanlık petrol ticaretini, Türkiye’nin geçmiş temiz alacaklarıyla yıkayarak Amerika’da aklama planı yapıyor.
Bunun içinde yeni tavizler vererek yine Trump’ın kanatlarının altına sığınıyor.
Sonuç⬇️
Türkiye’nin uluslararası alandaki geçmiş temiz alacaklarına göz göre göre bir nevi ipotek koyuluyor.
Cezanın faturası da her durumda vatandaşın cebinden, alın terinden ödenmiş oluyor.
Zira bu ceza yenmemiş olsaydı, Türkiye Irak’tan alacaklı durumda olacakken, bu cezanın ardından Irak’a borçlu duruma getirilmiştir.
Bu devasa bir kamu zararıdır!
TÜRK MİLLETİ OKU VE TEPKİNİ GÖSTER…
Moldova anayasa mahkemesi, Moldova meclisinde 23 Aralık 1994 tarih, 344 sayılı kanunla kabul edilen Gagauz'yanın özel hukuki statüsü kanununda yer alan seçim hakkı maddesinin Moldova Anayasası'na uygun olmadığına karar vererek, Türk Devleti Gagauz Özerk Yeri'nin yetkilerini elinden aldı. Yani dün itibariyle Gagauz özerk Cumhuriyeti tarihe karıştı.
Özerklik, 32 yıl önce rahmetli Süleyman Demirel’in müdahalesi ile elde edilmişti.
Sayın @TC_Disisleri Bakanlığı,
Gagauz Özerk Yeri'nin özel hukuki statüsüne dair yasanın Moldova Parlamentosu tarafından kabulünün her yıl dönümünde kutlama mesajı yayınlıyordunuz. Dünden beri bekliyorum, hiç sesiniz çıkmadı.
Sayın dışişleri bakanı Suriye olayları sırasında, Türkiye Cumhuriyetinin bölgede bulunan Kürtlerin hamisi olduğunu söylemişti. Suriye’deki Kürtlerin bile hamisi olan devletimiz Türk Gagauz özerk yerinin hamisi değil mi? Neden sesiniz çıkmıyor?
Her sözlerine Türkiye yüzyılı diye başlayanlar, bir Türk özerk bölgesi olan Gagauz’yanın 32 yıl önce elde edilen özerkliğini dahi koruyamadılar. Ancak lafa gelince dünya lideriyiz diye coşku veriyorlar. Sahte dopamin gibiler.
#Gagauzya
#Gökoguzlar
Milas'ın Ketendere ve İkiztaş Köyleri arasında kalan maden ocağının Latmos Beşparmak Dağları'nı nasıl yağmaladığını izleyin. Bu gelişmişlik mi? Kamu yararı mı? Sömürge ve yağma madenciliği bunun adı, nerede ilgili kurumlar? Çok yazık ediyorlar ülkeye. Durdurun bu katliamı.
İŞTE VAHDETTİN'İN KAÇIŞININ BELGESİ
İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı İngiliz General Sir Charles Harington, Vahdettin’in kaçışını şöyle anlatıyor:
“15 Kasım Çarşamba günü yemekte iken sultanın yaveri geldi. Sultanın, cuma selamlığına çıktığında öldürüleceğini düşündüğünden hayatını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi. Ben, sultanı kaçırmakla suçlanmamak için bu talebin yazılı olarak yapılmasını istedim.”
Bunun üzerine Vahdettin, 16 Kasım 1922’de İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı Harington ’a şöyle bir kişisel mektupla başvurdu:
“Dersaadet (İstanbul) İşgal Orduları Başkomutanı General Harington Cenaplarına. İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden, İngiltere devleti fahimesine iltica ve bir an evvel İstanbul’dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. 16 Teşrin-i sani 1922. Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin.” (Sir Charles Harington, Tim Harington Looks Back, John Murray, London, 1940, s. 125; Oral, s.474)
Harington, daha sonra yazdığı kitapta, Vahdettin'in bu sığınma belgesinin orjinalini çerçeveletip bir hatıra olarak evinin duvarına astığını da yazacaktı.
Vahdettin, 17 Kasım 1922’de oğlu Ertuğrul ve yanındakilerle birlikte İngiliz HMS Malaya zırhlısı ile Malta adasına kaçtı.
Vahdettin, 20 Kasım 1922’de İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı Harington’a, 25 Kasım 1922’de de Büyük Britanya Kralı ve Hindistan İmparatoru V. George’a, kendisine yardım etmelerinden dolayı bir teşekkür telgrafı gönderdi. Vahdettin, Britanya Karlı’na gönderdiği telgrafı şöyle bitiriyordu:
“Majestelerinize en derin minnetlerimi sunarım. Majestelerinizin ailesinin tüm mensuplarının sağlık ve refahı için Allah’a dua ederim.” (Oral, s. 474; Sonyel, s. 200)
Dikkat edilirse, Vahdettin, iltica mektubunu “Müslümanların Halifesi” sıfatıyla imzalamıştı. Çünkü İngilizler, Vahdettin’in halifelik sıfatı sayesinde sömürgelerindeki Müslümanları kontrol etmeyi planlıyordu. Ancak bu İngiliz oyununu da Mustafa Kemal (Atatürk) bozdu. TBMM, 18 Eylül 1922’de Vahdettin’in halifelik yetkilerini elinden aldı, Abdülmecit Efendi’yi “halife” seçti.
Ayrıntı için bkz.👇
https://t.co/uELkSWIPWl
Topçulara verilmek istenen villalar yine konu olmuşken ortada villa yok, izin yok, alan sulak alan, su yok, kanalizasyon sorun, her şeyiyle yağma ve rant gayesi. Bu proje kökünden ortadan kalkmalı çünkü bölgenin komple yıkımına sebebiyet verecek. İzleyin.
“Amedspor şampiyon olmasa bile bayrak astırabiliyorsa, biz de şampiyon olmadığımız için bayrak astırabiliriz”
diyerek ulaştığımız Karayolları Genel Müdürlüğü, FSM Köprüsü’ne İstiklal Kadınları Hareketi bayrağı asma talebimizi reddetti.
Bu ülkede Türklere ırkçılık yapılıyor.
CB Erdoğan! Sizce kim HORTUMCU?
Bu yılın ilk 5 ayında, Ziraat ve Halkbank'a "Görev Zararı" olarak toplam 108 Milyar 800 Milyon TL verildi.
Peki bu iki kamu bankasına, 2002 yılının ilk 5 ayında "Görev Zararı" karşılığı olarak kaç TL verilmiş? SIFIR TL!
Neden? 2001 yılında çıkarılan 4603 sayılı yasa ve BDDK bültenlerine göre, bu iki bankanın finansal yapısı radikal bir operasyonla temizlenmişti.
Özetle, 2002 yılının ilk 5 ayında iki bankaya da, görev zararı diye bir aktarım yapılmadı.
24 yılda iki Kamu Bankasının, 5 ayda 108 Milyar 800 Milyon TL borca batmasını nasıl becerdiniz?
Kimlere usulsüz krediler verildi ve tahsil edilemedi ki,
bankalar bu hale geldi? (Tüpçü torbeş'e verilen para ne oldu?)
CB Erdoğan! Türk Milletine açıklar mısınız?
Kim HORTUMCU imiş?
Bu aracın üzerindeki yük kaç ton gelir?
Garibanın aracını kantara sokan müesses nizam bu araçlara göz mü yumuyor!
Üstelik hergün aynı güzergah bu araçlar tarafından defalarca kullanılıyor!
Bu twitteki temel yanlışlar, rezilliklerden rezillik seçin:
1. burası askeri bir havalanı idi ve lojistik olarak kullanılıyordu.
2. Ama şimdi şahsının havalanı oluyor, zaten VİP havalanı olacak.
3. Bunu saklamak için adına Ankara ismi verildi.
4. Trump'ın uçağı insin diye pist uzatıldı.
5. Uzatma gerekçesi ile Şeker fabrikasına çöktüler.
6. Böylece bir taşla 3-5 kuşu öldürdüler.
7. Devlet konuk evi filan yapıldı ve kaçak saray tarafına kapı yapıldı.
8. Ego burası için çok sayıda toplu taşıma hattını yok etti, yolunu değiştirdi.
9. Her protokol uçuşu ile Barıkent ve Eryaman halkı jet motoru sesi ile zıplayacak.
10. dahası var ama kimse konuşmuyor. Ankara siyasetinin konuşmaması AOÇ'Ye çökülürkenki sessizliği benziyor.
11. bu böyle devam eder ama insanların çok bilmiyor, bakanın sözlerinin aslında ne anlama geldiğini duyurmak lazım.
Ey AKP’li yöneticiler!
İsmail Arı’ya yapılan işkence size veya sevdiklerinize yapılsa ne hissederdiniz?
Siz de vicdan, siz de insanlık var mı?
Bu gaddarlıktır, gözü dönmüşlüktür.
Bu suçtur!
Türk Ulusunun en büyük sorunu dışardan saldıranlar degil, içerden saldıranlardır. Bunların en büyük gücü, bazı yurttaşların bu tiplerin bu ülkeden olduklarını düşünmeleridir. Bunların Türklerle bir ilgisi yoktur!
YSK tarafından Özgür Özel'in mazbatası iptal edilmemiş, Kemal Kılıçdaroğlu'na mazbata verilmemiştir.
Bu durumda CHP genel başkanı halen Özgür Özel'dir.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu yazısının hukuken bir hükmü yoktur.
@herkesicinCHP@eczozgurozel@kilicdarogluk
🥩 Et ve Süt Kurumu, son üç yılda Macaristan’daki bir firmadan tam 4 milyon kilo et ithal etmiş.
🤔 Nereden biliyor musunuz?
🇭🇺 Et ve Süt Kurumu’nun başındaki Mücahit Müdürün Macaristan’daki et firmasından!
💰 7 dolara aldığı 4 milyon kilo eti 17 dolara satan mücahit, 40 milyon doları, yani 1,7 milyar lirayı cebe indirmiş.
📍 17 bin TL maaş alan bir emekli aylarca evine et götüremezken,
💰 Etçi mücahit 1,7 milyar TL’yi bir çırpıda götürüvermiş.
👉 Bunlar en küçükleri… Bir de büyük BAŞları var bunların!
💡 Yıllık et ve canlı hayvan ithalatının 1,5 milyar doları bulduğu düzende,
💰 Asıl büyük BAŞ çetelerin neler götürdüğünü siz hesap edin.
👇 Et vurgununun yapıldığı Macaristan’ daki şirket de bu binada faaliyet gösteriyormuş!
Kelimelerin bittiği yerdeyiz. Biz onun sesini duyurmaya çalışırken, o içeride sadece canının acısıyla ağlıyor. Zamanımız kalmadı diyoruz, lütfen sesimizi duyun! Tek bir çare var: ACİL KALP NAKLİ
Yalvarıyoruz, bu feryadı görmezden gelmeyin. Paylaşın ,yetkililere ulaştırın 🙏🩺