Prof. Dr. Bahadır Erdem,
Hukuk Hocalarının ve Akademisyenlerin sessizliğine isyan Etti!
"Neredesiniz yahu neredesiniz, bu haksızlığa, hukuksuzluğa söyleyecek hiçbir şeyiniz yok mu⁉️"
Hakkari'de 11 yaşındaki bir kız çocuğu, köyündeki 3 kişinin TECAVÜZÜNE uğradı!
1- Esra’yı "sana acil bir şey söylememiz lazım, akşam ahıra gel" diyerek kandırıyorlar.
2- Esra akşam ahıra gittiğinde Esra’yı kaçırıp şiddet uygulayıp, tecavüz ediyorlar.
3- Tecavüzcüler, tecavüz ettikleri anları kayıt altına alıyor.
4- Esra’yı da birine söylerse kaydı yaymakla ve öldürmekle tehdit ediyorlar…
5- Tecavüzcüler, Esra’yı kayalıklardan aşağı atıyorlar. Oradan geçen arıcılar (biri kuzeni) Esra’yı bulup hastaneye götürüyor.
6- Esra olayı hastanede bir hemşireye anlatıyor, deliller toplanıyor. Bu 3 tecavüzcü tutuklanıyor.
Deliller:
- Esra’nın paramparça olmuş kıyafetleri
- Esra’yı sabah bulan arıcılar ve kuzeni
- Hastanede olayları anlattığı Ayşe hemşire
- HTS kayıtları (telefon sinyalleri)
- Baz istasyonu kayıtları (konum sinyalleri)
- Adli Tıp kontrolünde tecavüz ve meni bulgusu
- ESRA’NIN BEYANI
7- Tutuklanan 3 tecavüzcü 8 ay sonra adli tıp raporuyla “SERBEST” bırakılıyor.
Gerekçe:
- Adli Tıp Raporu’na göre tecavüz ve meni var fakat rapora “erkek DNA’sı kadın DNA’sına karıştığı için kimlik tespit edemiyoruz” yazılıyor ve serbest kalıyorlar.
8- Bunun üzerine zanlıların avukatının AKP il başkanı olduğu ortaya çıkıyor…
9- Esra artık aramızda değil, tecavüzcüler serbest bırakıldıktan 10 gün sonra intihar etti…
Tecavüzcülerin isimleri:
- Nihat Yılmaz
- Veysi Yılmaz
- Zahir Yılmaz
(Timur Soykan)
Ne de güzell anlatmış!!👏
Kadın etek giydi bacaklarına baktınız, pantolon giydi götüne baktınız.
Kalabalığa girdi taciz ettiniz, otobüste yalnız kaldı tecavüz ettiniz.
Açık giyinince tahrik ediyorsunuz dediniz, kapalı giyindi içini merak ettiniz.
Kız çocukları okumasın dediniz, hastaneye gidince Kadın doktor istediniz.
O kadar mı açtın cinselliğe çaresize saldırdın. İstediğini alamayınca da yakıp yıktın.
Sana hiç öğretmediler mi zorla güzellik olmaz diye.
Milyonlarca Kadını öldürdün bir kez daha bir kez daha hiçlik yaşattın Kadınlara.
Bir kez daha dedin ki sizin yeriniz yok. Ve bir kez daha dedin ki Kadın cinsel bir araçtır.
Araca ulaşamayınca ölüme ulaştırdın.
Oysaki sen evine gittiğinde annen hazırladı sofrayı, sen yemek seçiyorsun diye sevdiklerinden yaptı.
Temiz giyin diye hiç bekletmedi kıyafetlerini yıkadı, ütüledi dolabına astı.
Okul toplantılarına hep annen geldi.
Alfabeyi tekrar ezberledi seninle.
Sen üşüme diye uykusundan uyanıp üstünü örttü senin.
Karşılıksız sevdi seni.
Yeri geldi arkadaş oldu, yeri geldi öğretmen oldu, yeri geldi kardeş oldu, yeri geldi baba oldu sana.
Şimdi bir düşün bakalım senide bir Kadın doğurmadı mı???
Nejat İşler 💃💃💃
Alıntı✔️
‘Abi instagram yasağı için yok mu cümlen?’ diyorlar. Olmaz mı be gülüm? İnstagramın dünya rekorunu bir buçuk senedir elimde tutuyorum, nasıl olmasın? Canım instagramım… Şahsi hesabımı takip etme teveccühünü gösteren 6.7 milyon insana ulaşıyordum. Ayrıca BabalaTV ve Babalayka hesaplarıyla erişebildiğimiz 2 milyonun üzerinde insan vardı instagramda. Yaptığımız projeleri tanıtıyor, sayısız yardım yapıyor ve elbette büyüyen ekibimize kaynak sağlayan iş birlikleri ile ayakta durmaya çalışıyorduk. İşimizden kazandıklarımızı bir sonraki işimize harcadığımızı, işlerimiz daha büyük, daha iyi olsun diye çabaladığımızı da herkes bilir. Youtube gelirlerimizi bağışlayıp, instagram gelirleriyle ayakta dururuz diyordum… Sistemimizin göbeğine bomba yemişiz, nasıl yazmayayım? Her şey bir yana, keşfet bölümünde gezinip tatile çıkanları kıskanıyor, birbirinin arkasından konuşan insanların sarılırken foto paylaştığını görüp gıybet yapıyordum. Elin gavurunun teknolojilerine hayret ediyor, DM özelliğiyle heyecansız özel hayatımı diri tutuyordum. Gezelim görelim denen şeyin, görelim kısmıyla yetinip dağa ormana layk atıyor, tipsiz sıfatımı cilt efektiyle boyayıp, sokakta atamayacağım havayı sosyal eşrafa atıyordum. Küçümsemeyin. Kısıtlı sosyal yaşamda bunlar hayat kurtarır. Ben biraz işkolikimdir, bana çok iyi geliyordu. Çok üzgünüm elbette ama o kadar. Ötesine geçip şikayet etmeyeceğim. Neden edeyim? Her yasağı sinesine çekebilen sinesi geniş kalabalıkla mı uğraşayım? ‘Oooo kıçını başını gösteren bir sürü influencer işsiz kaldı hahahaha’ yazana mı dert anlatayım? Sırf ilgi görmüyor diye ilgi görene saldıranlarla mı kapışayım? 10 yıldır anlatıyorum, kapışıyorum. Milyar izlenmeye ulaşmışım. Neye yaramış? Bin tane dava, bin tane iftira, milyonlarca hakaret yemişim. Canım sağ olsun, küstüğümden falan yazmıyorum bunları en azından denedim. Sadece soruyorum, neye yaramış? ‘Abi instagramı kapatamazlar!’ Öyle mi ciğerim? Dur sana bir soru daha sorayım. Sence ne isterler de yapamazlar? Mesela halk onlara hangi konuda geri adım attırabilir? Eğitim sistemini değiştirseler, adalet sistemini değiştirseler, ekonomik sistemle oynasalar, orduyu baştan dizayn etseler, milli bayramlara ayar çekseler, andımızı kaldırsalar, Türkçe bilmeyenler geleceğimize oy atsalar, tarihi yeniden yazsalar mı? Bunları geç, çok geç. Varsa bilmediğim başka bir kırmızı çizginiz yazın da bileyim. Her neyse… Bu ve bunun gibi sebeplerle artık şikayet etmeyeceğim siyasetçileri, üzgünüm deyip geçeceğim. Çünkü benim şikayetçi olduğum şey biziz. Suç onun bunun, şu partinin bu partinin değil, bizim. Halen ‘Abi ses çıkart! Abiii!’ mi diyorsun azizim? HÖÖÖYYYT! Al sana ses.
TECÂVÜZ ADASI
"Akşam oldu mu bizim içimize Ermeniler gelirdi. 150 tane kadar kadın içinden 10-11 tanesini seçip götürürlerdi. Sabaha kadar bu kadınlara tecavüz ederlerdi. Bu kadınlar öyle olurdu ki kan revan içinde kalır, bırakıldıklarında bacaklarını gere gere yatar,
Oyum Neden Ekrem İmamoğlu'na
1- Galata Kulesi, İBB’den alındı.
2-Haydarpaşa, Sirkeci Gar ihalelerinde belediye haksızca elendi.
3- İmamoğlu göreve geldiğinde AKP’li yöneticiler istifasını vermemekte direndi ve yeni kadronun gelişi geciktirilmeye çalışıldı.
4- İçişler Bakanlığı, İstanbul Vakfı’nın kurban bağışı toplamasına izin vermedi.
5- Halk Ekmek büfe sayısının artırılmasını AKP’li meclis üyeleri önce reddetti, sonradan toplumsal tepkiyle kabul edildi.
Daha sonra da ilçe belediyeler büfelerin kurulmasına engel çıkardı.
6- Sayıştay; İBB'nin annelere ücretsiz ulaşım sağlamasını, üniversite öğrencilerine eğitim yardımı yapmasını ve halk süt dağıtımını mevzuata aykırı buldu.
7- Metro için alınan krediler bakanlıkta aylardır onay bekliyor.
8- Gezi Parkı İBB’den alındı.
9- Cumhurbaşkanı aylardır sadece bir imza atmadığı için, 300 otobüs alım kredisi halen kullanılamadı.
10- UKOME’nin yapısındaki değişiklikle belediye azınlığa düşürüldü ve taksi düzenlemesi defalarca reddedildi.
11- İBB’nin pandemide topladığı bağış hesaplarına bloke kondu.
12- İBB’ye ait pek çok yer, meclisteki AKP çoğunluğu kullanılarak AKP’li ilçe belediyelere tahsis edildi.
13- İBB’ye ait “500İG gezici kütüphane eğlenerek öğreniyoruz” adlı etkinlik otobüsü, AKP'li Zeytinburnu Belediyesi ekiplerince etkinlik esnasında kaldırıldı.
14- Normalde temmuz ayında kullanılacak olan maliye katkı payı İBB’ye, ülke tarihinde ilk defa 15 gün önce, yani İmamoğlu yönetime gelmeden önce ödendi ve yaklaşık 1 milyar liranın tamamı İmamoğlu göreve gelene kadar harcandı.
15- Otogarı işleten firma, sözleşme süresi bitmesine ve İBB’nin ihtarlarına rağmen tahliyeyi gerçekleştirmemekte direndi.
16- İBB Saraçhane binasına kütüphane yapılma projesi, uzun süre koruma kurulundan geçirilmedi.
17- KİPTAŞ’ın AKP döneminde; değerinin çok üstünde aldığı arsalar, İmamoğlu seçildikten sonra, meclisteki AKP çoğunluğuyla yeşil alan ilan edildi.
18- İBB’nin Yerebatan Sarnıcı yıkılmasın diye çalışma yapma talebi, uzun süre koruma kurulunda bekletildi.
19- Danıştayın kararıyla, 25 yıldır belediye başkanında olan belediyeye bağlı iştiraklere yönetici atama yetkisi meclise devredildi.
20- İmamoğlu ikinci kez göreve geldiğinde; 100 milyonlarca liralık maaş ödeyen İBB’nin kasasında 5 milyon lira bile olmadığını açıkladı.
21- Seçim öncesinde Ekrem İmamoğlu’nun vaatlerinden biri olan 150 kreş projesi kapsamında; kreş yapılması planlanan yerlerle ilgili imar planı değişikliği teklifleri, meclisteki AKP Grubu tarafından engellendi.
22- Ekrem İmamoğlu seçimi kazandıktan hemen sonra, İBB’nin iştirak şirketlerinden Hamidiye Su’ya kamu kurumları ambargo uygulamaya ba��ladı.
23- İBB’nin mülkiyetinde bulunan sosyal konutların, dar gelirli vatandaşlara verilmesi teklifi, İBB Meclisi’nde AKP çoğunluğuyla reddedildi.
24- AKP Meclis Grubu, KİPTAŞ’ın yaptığı l��ks konutların satışına izin vermeyip; buradan elde edilecek gelirle sosyal konut yapılmasını engellendi.
25- AKP Grubu, İmamoğlu’nun istediği borçlanma taleplerini büyük oranda kesintiye uğratarak yeterli hizmetin üretilmesini engelledi.
26- İBB şirketi BELTUR’un işlettiği 48 hastane kantini, Sağlık Bakanlığı’nın sözleşmeleri yenilememesi nedeniyle kapandı.
27-İBB’nin, olağanüstü durumlarda ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım yapılmasıyla ilgili yönetmelikte yapmak istediği değişiklik, AKP Grubu'nca reddedildi.
28- Taksim Meydanı için 209.728 İstanbullunun oy kullandığı projenin uygulanabilmesi için beklenen onay, Koruma Kurulu’nda tam 208 gündür bekletiliyor. Cevap yok, açıklama yok!
29- Hafriyat alanlarının işletilmesiyle ilgili AKP grubu, hafriyat döküm alanlarından İBB’nin elde edeceği gelirden ilçe belediyelerine kaynak aktarılmasını sağlayarak İBB’nin bir geliri daha tırpanlanmış oldu.
30- İBB’nin kentsel dönüşümün cazibesini artırmak için getirdiği 'çatı katı' teklifi, AKP Grubu tarafından reddedildi.
Bu hem müteahhit açısından hem de kentsel dönüşüm yaptırmak isteyen vatandaşlar açısından cazibeyi arttıracaktı, engel olundu.
Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruk atan inek hırsızı serbest!
Hakeme yumruk atan akp'li suç makinesi serbest!
Hatasını kabul edip, pişman olan bu çocuk tutuklu!
Üstelik işlediği suç, tutuklu yargılanmayı gerektirmiyor!
#EgeAkersoySerbestBırakılsın
Hilafet yürüyüşlerine katılıp laik Türkiye cumhuriyeti devletini yıkmaya teşebbüs etseydi kahraman ilan edilirdi! Ege’ye yapılan adaletsizlik tüm Türk gençlerine yapılmıştır. Susmayın!