İran’a saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı, diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduk.
Provokasyonlara gelmedik, komşuluk ve kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine izin vermedik.
Neticede kardeşi kardeşe kırdırma planları amacına ulaşmadı.
Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı.
Elbette bölgemizde yaşanan korkunç yıkımı, okul sıralarında katledilen masum yavruların dramını, uluslararası hukukun pervasızca ayaklar altına alınmasını hiçbir zaman unutmayacağız.
Ama aralarında masum yavruların da olduğu binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz diğer yatırımlarımız Başkent Havacılık Köprüsü ve Bağlantı Yolları…
Ankara Havalimanımızdan Kızılay’a 17, Ümitköy’e ise 7 kilometrelik güçlü bir ulaşım ağı kurduğumuz, 230 gün gibi rekor bir sürede tamamlanan tüm bu yatırımlar şehrimize hayırlı olsun.
Bugün açılışını yaptığımız Ankara Havalimanımızın, yapımı tamamlanan pist, apron, taksi yolları ve devlet konukevi binası ile bağlantı yollarının Ankara’mız başta olmak üzere ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Ankara Havalimanıyla başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık, havacılık tarihimizde derin izler bırakmış bir eseri de ihya ettik.
1933 yılında Gazi Mustafa Kemal’in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askerî havacılığın merkezi olan havalimanımız, yeni çehresi ve imkânları ile yeniden ayağa kalkmış oldu.
Burayı uçuşlara uygun hale getirmek üzere 2 etap halinde planladığımız bu projeyi 8 ay gibi çok kısa bir sürede başarıyla tamamladık.
Ankara Havalimanımızı genişletilmiş pisti, yeni apronları, modern taksi yolları ve güncellenmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara ve resmî uçuşlara hazır hale getirdik.
Bir Avrupa Parlamentosu üyesinin Türkiye Cumhuriyeti hakkında konuşurken “sömürge komiseri” üslubuyla konuşması, kendisi için siyasi bir utanç ve Parlamento değerlerini istismardır. AP’nin bu seviyesizliği ciddi bir şekilde ele alması gerekir
Siyasi bir niteliği olmadığı konuşmasından anlaşılan bu şahsın ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Bu kişi “Avrupa Parlamentosu üyesi ve gölge raportör” sıfatını taşıdığı için, “Avrupa Parlamentosu” hakkında gösterdiğimiz özen gereği mecburen cevap veriyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Kabinesini, Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i ve Kabinemizin herhangi bir üyesini saygısız bir dille hedef göstermek kimsenin haddi değildir. Avrupa Parlamentosu adına yapılan bu saygısızlığın arkasındaki saikler, bu köklü kurum tarafından ciddi şekilde sorgulanmalıdır. TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN EGEMENLİK HAKLARINA SAYGI, bir tartışma konusu olamaz.
Avrupa Parlamentosu geçmişte nitelikli bir “siyaset ve insan hakları okulu”ydu. Bugün ise “sömürge komiseri” edasıyla konuşan bazı niteliksiz siyasetçilerin “güdümlü siyasi lobi” faaliyetleri yüzünden değer kaybetmektedir. Türkiye hakkında geçmiş yıllarda hazırlanan raporların da gerçeği yansıtmak ve diyalog kapılarını açmak yerine, bazı siyasi odakları tatmin etmek üzerine kurulduğu görülmüştür.
Avrupa Parlamentosu’nun saygın geçmişine ve hakkaniyetli yaklaşımlarına uygun her türlü diyaloğa önem veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına yapılan hiçbir saygısızlığa ise izin vermeyiz.
Avrupa Parlamentosu’nun başta GAZZE olmak üzere temel insanlık konularında tarihin doğru tarafında duramayan yanlışlarını güçlü şekilde telafi etmesi gerekir. Avrupa Parlamentosu “İNSANLIK İTTİFAKI”nın güçlü bir destekçisi olacak birikime sahiptir ve bu birikime önce Parlamento üyelerinin saygı duyması gerekir. Bu çerçevede, Avrupa Parlamentosu “yaptırım” araçlarını doğru ve saygın biçimde kullanmak istiyorsa, siyonistlerin Gazze’deki soykırım suçlarını destekleyen Avrupalı siyasetçileri gündemine almalıdır. Avrupa’daki siyonist soykırım destekçisi siyasetçilere yaptırım kararı almayan AP’nin diğer konularda söz söyleme zemini yoktur.
Bugün Avrupa Parlamentosu’nun bazı üyelerinin çeşitli etkiler altında “SİYASİ BAĞNAZLIĞIN” vesayeti ile hareket ettiği pek çok gündem vardır. Türkiye’ye dönük bu bağnaz siyasi dilin hiçbir hükmü yoktur.
Avrupa Parlamentosu üyesi sıfatı taşıyan bazılarının “SİYASİ YOBAZLIK”la Türkiye’yi hedef almasını reddediyoruz. Avrupa Parlamentosu’nun bu siyasi yobazları “DEMOKRASİ İLKOKULU”na göndermesi en doğru seçenektir.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan:
Binlerce kilometre uzakta olsanız da Türkiye’nin her hanesinde, her sokağında, her meydanında kalpler sizinle atacak.
Şimdi yeni bir destan yazma zamanı.
Yolunuz, bahtınız açık olsun. Vurduğunuz gol olsun #BizimÇocuklar
A Millî Futbol Takımımıza sevgilerimizi, selamlarımızı iletiyoruz. Gerçekten her gün onları konuşuyoruz. Keşke yanlarında olabilsek. Hepimiz Millî Takımız, onları hepimiz adına orada mücadele eden kardeşlerimiz olarak görüyoruz. Büyük başarılar diliyoruz kendilerine, anbean takip edeceğiz. Orada bulunan arkadaşlarımız da var, o arkadaşlarımız vasıtasıyla da gelişmeleri takip ediyoruz.
26-27-28 Haziran’da kampımızı gerçekleştireceğiz. Kampta önemli siyasi gündemler var ama en önemli gündemlerin başında Millî Takımımızın maçları olacak.
CHP’nin “yalan siyaseti” bir kere daha çöktü.
CHP tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o dönem Hazine ve Maliye Bakanımız olan Sayın Berat Albayrak’a dönük üretilen iftira kampanyalarından biri siyasi tarihimize “128 milyar dolar yalanı” olarak geçmişti.
Anayasa Mahkemesi'nin 20 Mayıs 2026 tarihli kararıyla; yerel mahkeme, istinaf ve AYM olmak üzere üç yargı aşamasında da CHP’nin sözde iddiasının delillendirilemediği net şekilde ortaya koyuldu.
Böylece CHP’nin Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o dönem Hazine ve Maliye Bakanımız olan Sayın Berat Albayrak’a dönük iddialarının “yalan siyaseti” olduğu bir kere daha kesinleşti.
AYM kararıyla birlikte CHP’nin “128 milyar dolar yalanı” milletimize söylenmiş büyük bir “siyasi yalan” olarak tescillendi.
Bu “yalan siyaseti”ni üretenlerin milletimize bu yalanı ısrarla niye söylediğini ve neyi amaçladıklarını çok iyi değerlendirmek gerekir.
“Yalan siyaseti” ile mücadele etmek milletimize karşı sorumluluğumuzdur. Bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.
CHP ile ilgili gelişme zaten ortadadır. Bizim onunla ilgili herhangi bir şekilde bir gündemimiz yok. Bu CHP'nin kendi meselesidir, AK Parti'nin herhangi bir şekilde vakit ayıracağı bir mesele değildir. Hele MYK, MKYK gibi üst düzey parti organlarında böyle bir konuya bir dakika bile ayıracak bir vaktimiz yok. MYK ve MKYK'da ciddi konular konuşuyoruz.
Can Azerbaycan’ın 15 Haziran Millî Kurtuluş Günü’nü en içten dileklerimle tebrik ediyor; bir milletin iki devleti, tek yürek taşıyan evlatları olduğumuz Azerbaycanlı tüm kardeşlerimize Türkiye’nin selam ve muhabbetlerini iletiyorum. 🇹🇷🇦🇿
ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükûnun hâkim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum.
Tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu haberin bölgemizde kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum.
İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum.
Bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna ara buluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür ediyorum.
Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum.
Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun tesisine yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz.
Binlerce kilometre uzakta olsanız da Türkiye’nin her hanesinde, her sokağında, her meydanında kalpler sizinle atacak.
Şimdi yeni bir destan yazma zamanı.
Yolunuz, bahtınız açık olsun. Vurduğunuz gol olsun #BizimÇocuklar