Dear Mayor Mamdani,
We have taken note of your recent public statement regarding the events of 1915 and subsequent developments in the South Caucasus. As the Vice President responsible for Legal Affairs of the Victory Party of the Republic of Türkiye, I consider it necessary to respond in a clear and principled manner, grounded in both international law and historical responsibility.
Selective outrage does not make history, and it only serves to politicize it.
First and foremost, the characterization of the events of 1915 as “genocide” is a matter that remains legally and historically contested. The Republic of Türkiye’s longstanding and consistent position is that such a grave legal qualification must be determined by competent international judicial bodies, not through unilateral political declarations. The 1948 Convention on the Prevention and Punishment of the Crime of Genocide sets a precise legal standard, requiring both intent and adjudication. To date, no binding international court judgment has established such a determination with respect to these historical events.
If accusations are to be made without judicial basis, then by the same logic one must also answer for the fate of Native Americans, the mass civilian destruction in Hiroshima, Nagasaki, and Dresden, as well as the devastating civilian toll in Vietnam, Iraq, Afghanistan and most recently Iran. Civilian casualties in these conflicts have reached hundreds of thousands, and in some cases millions, highlighting the dangers of selectively assigning historical blame without legal process.
Selective application of history undermines both justice and credibility.
Türkiye has repeatedly called for the establishment of a joint historical commission composed of independent scholars, with full access to all relevant archives, including our own, which remain open. We believe that an objective, evidence-based approach, rather than political narratives, is the only responsible path forward.
Secondly, your references to the situation in Nagorno-Karabakh reflect a perspective that does not fully align with the realities recognized under international law. Nagorno-Karabakh is internationally acknowledged as part of the sovereign territory of the Republic of Azerbaijan, including by the United Nations Security Council. The developments in 2020 and 2023 must therefore be understood within the framework of territorial integrity.
Türkiye’s position has consistently supported a peaceful, lawful, and sustainable resolution based on international law, including respect for sovereignty, territorial integrity, and the rights and security of all civilians in the region.
History is not written through tweets, but through law and objective scholarship. Türkiye rejects politically motivated labels imposed without judicial basis and remains committed to a lawful, balanced, and principled international order.
Sincerely yours,
Tayga Ak
Vice President for Legal Affairs
Victory Party (Zafer Partisi)
Republic of Türkiye
@Yamato_Armada@temmuz1919 Beyler ben özellikle Süveyş kanalı geçişi sırasında bir resim bekledim. Mutlaka oradan yakalanır diye çünkü kanal biliyorsunuz çok geniş değil. Ve kanalın belli bölgelerinde eğer yanlış hatırlamıyorsam yerleşim yerlerine çok yakın ama oradan da gelmedi.
@HamitORAL5 Bu haberi oda TV’de okudum arkasından USAF toplam tanker uçak sayısını sorguladım. The United States Air Force operates 650tanker aircraft. Gelene cevaba göre. %1,1 gibi bir kayıp. Operasyonel olarak zafiyet getirmez ama savaş maliyeti açısından büyük.
Buraya bir bakar mısınız?
Bu Mehmet Astsubay'ın el yazısı.
Ben yazdırdım. Baskasından almadım
Lütfen paylaşarak ve gerekli yerleri etiketleyerek, Mehmet Astsubay'ın hak mücadelesine ses olun.
Duruşma tutanakları ile arasında ihtilaf yok.
Unutmayın bir Mehmet Astsubay kolay yetişmiyor.
Şimdi bu sizin hırt dediğiniz elemanlar yüzünden Mehmet Astsubay 14 Ay cezaevinde kaldı. Dahasında açığa alındı ve şimdi atılsın diye uğraşıyorlar. Canına kastedenlere karşı müdafa hakkını kullandı diye adalet eliyle yapılanlar reva mı? Elbette değil.
Mesleğinde yaptığı çalışmalar ile ön plana çıkmış pırıl pırıl bir Astsubay, Beylik silahı ile, sırf kendisini öldürmeye çalışanları, korkutmak ve uyarmak maksatlı havaya ve yere ateş etti diye mesleğinden olmamalı. Hep birlikte Mehmet Astsubay'ın yanında olalım.
#eğrisopalıdoğruadamlar
⚠️ Açığa alınan Astsubay Mehmet Öztürk, adalet istediğine dair mektup yayınladı:
“26 Ekim 2025 tarihinde, arkadaşımın babasının vefatı nedeniyle Kuzey Irak’tan cenazeye katılmak için yıllık izne geldim. Akşam saatlerinde, ben ve kız arkadaşım birlikte şehirde geziyorduk.
Ardından evlerimize gitmek üzere bölgeden ayrıldık. Ben de biraz sonra eve geri döndüm.
Kısa bir süre sonra kız arkadaşım beni telefonla arayarak, bulunduğu yerde birkaç kişi tarafından tacize uğradığını ve yardım istediğini bildirdi.
Bunun üzerine arkadaşımla kız arkadaşımın yanına yardım etmek amacıyla döndüğümüzde tacizci ve maddeci 4 şahıs küfürler ve hakaretler ederek saldırıda bulundu.
Bu kişiler ellerinde tabure ve sopalarla ben, kız arkadaşım ve yanımda arkadaşımın vurmaya başladılar.
Ardından şahıslardan biri döner bıçağı (55 CM) ile göğsüme doğru saplamaya çalıştı.
Ben de o anda hayatım ve beden bütünlüğüm ciddi şekilde tehlikeye girdiği için meşru müdafaa (nefsi müdafaa) kapsamında profesyonel askerlik geçmişim nedeniyle ateşli silah kullanma yetkisine sahip olmama rağmen, yalnızca kendimi ve yanımda bulunanları korumak amacıyla, havaya 1 el, yere ise 2 el ateş ettim.
Bir şahıs ayağından, bir şahıs da mermi çekirdeği betonda parçalanması sonucu ağzından yaralandı.
Ardından şahıs jeepe binerek, olay yerinde bulunan abisi ise beni sıkıca tutarak aracın önüne atıp öldürmeye çalıştılar.
Ben de can güvenliğim nedeniyle beylik tabancam ile saldırgan şahsın üzerime sürdüğü aracın lastiklerine kontrollü 1 el ateş ettim.
Ardından gelen bu şahsın çağırdığı 5-6 kişilik grup da orada bana ve arkadaşlarıma saldırıp, yere yatarak darp etti.
Beylik tabancamı elimden alıp beni vurmaya çalıştılar.
Amacım kimseyi yaralayıp veya öldürmek olmayıp, yalnızca saldırıdan kurtulmaktı.
İsteseydim daha farklı sonuçlar doğurabilecek imkâna sahipken bunu bilinçli olarak yapmadım.
Ancak saldırı devam etti; bu sırada sağ kolum kırıldı. Kız arkadaşım da taciz ve fiziksel saldırıya uğradı.
Olayın ardından gözaltına alındı. 13 ay tutuklu kaldım ve mesleğimden uzaklaştırıldım.
Yüce Türk milletinin adaletine sığınıyorum ve adalet istiyorum.”
📌Konya'daki Savatra Antik Kenti'ndeki kazı sahasında İslam öncesi erken dönem Türk tarihine ait, ilk kez ‘Türk’ ibaresinin yer aldığı, Runik alfabeyle ‘Türkoğlu’ yazan bir yazıt bulundu.
Kazı başkanı Doç. Dr. İlker Işık, yazıtın 1071’den öncesinde Anadolu’daki Türk varlığının kanıtı niteliğinde olduğunu söyledi.
✅En az 10 bin yıldır Anadolu'dayız diyoruz sürekli ve gün geçtikçe haklı çıkıyoruz. Sığınmacıların ülkemizde olmasını savunmak ve Anadolu'ya emperyalist planlarla ortak olmak için
"Türkler de Orta Asya'dan geldi" diyenlere kapak olsun bu haber.
✅Bilge Atatürk ne demişti; "Ülkeniz sizindir, Türklerindir. Bu ülke, tarihte Türk’tü bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır."
Atatürk haklı çıkmaya devam ediyor.
✅Runik alfabe Latin alfabesinin de temelini oluşturur, Latin alfabesi İtalyanlara aittir diyen yobaz tayfa yazıya iyi baksın ve onlarda aydınlansın.
Kaynak Sputnik Türkiye : https://t.co/s3FDWLO043
@VozdemirV Volkan bey normalde LNG Treylerlinin bo��az köprü geçişi yasaktır. Bu da takriben 50 metreküp civarında sıvı doğalgaz taşıyan treylerin vereceği zararın köprüyü yıkmasıyla sonuçlabileceği bilinir. Gemileri kaza anında düşünemiyorum.
Boğazlardan geçirmek suretiyle Ukrayna'ya lng satma fikri yıllardır gündemde tutuluyor.
Atlantik Konseyi ve bununla alakalı isimlerin, projeyi ısıtıp ısıtıp önümüze getirmeleri tesadüf olamaz.
Her şey bir yana, İstanbul'da lng tankerine izin vermek çevresel felakete sebep olur
👇
Çok çalıştık, ağaçlarımıza özenle baktık.
Titizlikle toplayıp, sıkımını yaptık.
Kokusu, aroması ve rengi ile fark yaratan yağlar ürettik.
Yüksek polifenol değerli, erken hasat, soğuk sıkım yağlarımız için irtibata geçebilirsiniz.
#zeytinyağı#doğalürünler
🚨Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından "Yapay Zeka ve Büyük Ayrışma" başlıklı bir rapor yayınlandı.
📌Rapora göre yapay zeka; 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi ve “İkinci Büyük Ayrışma"nın tetikleyicisi olabilir.
📍Bahse konu rapora yakından bakalım.⤵️
10-11 Şubat 2026 tarihlerinde Zafer Partisi Genel Merkezinde Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ başkanlığında toplanan Zafer Partisi Milli Güvenlik Kurulu Sonuç Bildirgesini #Türk Kamuoyunun bilgisine sunuyorum.
@umitozdag@zaferpartisi
Adana ve Hatay ziyaretlerimiz sırasında, trafik kurallarına uymayan bir sürücünün sebep olduğu ciddi bir trafik kazası geçirdik. Çok şükür bu kazadan bir yara almadan kurtulduk. Bizleri sevenlerin, dostlarımızın ve hastalarımızın duaları ile ayaktayız. Bu süreçte bizleri arayan, soran, geçmiş olsun dileklerini ileten herkese teşekkür ediyor, minnettarlığımı sunuyorum. Sağ olun, var olun.
Bu aşağılık güruh ve sorumsuz kurum hakkında gereken yapılmalı, şehir eşkiyaları tarafından linç edilen polis kardeşimizin kanı yerde kalmamalıdır. @zaferpartisi@EmniyetGM@adalet_bakanlik
Ankara’da TÜVTÜRK istasyonunda polis memuru Melih Okan Keskin dövülerek öldürüldü.
Polis, trafikte muayene tarihi geçen araçları ilk yakaladığında 2719 TL ceza yazıyor ve muayene için 1 hafta süre veriyor. 1 hafta içinde muayene yaptırmayıp tekrar yakalandığında ise 5662 TL ceza yazıp aracı parka çekiyor.
Müşteri derdi olmayan TÜVTÜRK sıra alan ve para veren vatandaşı azarlıyor. Yetmedi döverek öldürüyor.
Arkadaşlar…
Parka çekilmesi gereken araçlar değil TÜVTÜRK’ün fişi…
#AnkaradaPoliseAdalet