Dostlar, bir haftadır hesap kısıtlanıyor, görünürlük engelleniyor.
Desteğe devam etmenizi rica ediyorum.
Taytı ya da protezi konuşan çoktur; çünkü riski yoktur. Hukuksuzlukları özellikle KHK'ları konuşan ise azdır; çünkü bazı eleştirilerin bir bedeli vardır.
Eline silah almamış; savcılar, hakimler, öğretmenler, avukatlar, doktorlar, 15 Temmuz gecesi verilen emre uyan askerler, subaylar ve askerî öğrenciler; pasta-börek yaparak geçimini sağlayan, öğrencilerine burs verenler; devletin faaliyet izni verdiği bankaya parasını yatıran sıradan insanlar yıllardır mahpus.
Suya sabuna dokunmayan konularda konuşmak elbette kolaydır. Kimseyi rahatsız etmez, kimseyi karşısına almaz. Oysa düşüncenin, vicdanın ve ifade özgürlüğünün gerçek sınavı; risk taşımayan konularda değil, adaletsizlik karşısında gösterilen duruştadır.
Toplumların ilerlemesini sağlayan şey, sadece alkışlanan sözler değildir. Asıl ilerleme, hukuksuzluk karşısında susmayanların varlığıyla mümkündür. Sessizlik, zamanla haksızlığı normalleştirir. Konuşulması gereken meseleler konuşulmadığında, adalet de yavaş yavaş anlamını yitirir.
Eleştiri; kişilere değil, yanlışlara yöneldiğinde kıymetlidir. Hukukun üstünlüğünü, adaleti ve temel hakları savunmak bir ayrıcalık değil; demokratik bir toplumun ortak sorumluluğudur. Bugün başkasının hakkını görmezden gelenler, yarın kendi haklarına ihtiyaç duyduklarında sessizliğin bedelinin ne kadar ağır olduğunu anlayacaklar.
Bu nedenle, cesaret; suya sabuna dokunmayan konuları konuşmak değil, hukuksuzluğu ve adaletsizliği aynı açıklık ve kararlılıkla dile getirebilmektir. Adalet, herkes için istendiğinde kıymetlidir.
Bir ülkede suç ile fiil, delil ile kanaat birbirine karışmışsa; orada yalnız insanlar değil, hukukun kendisi de mahpus demektir.
Dostlar, bir haftadır hesap kısıtlanıyor, görünürlük engelleniyor.
Destek rica ediyorum.
Türk toplumunda dolayısıyla siyâsetinde hafıza bazen şaşırtıcı derecede kopuk ve dağınık olabiliyor.
Düne kadar PKK/KCK konusunda en sert açıklamaları yapan, örgütün bütün unsurlarının adım adım takip edildiğini, mensuplarının "ayakkabı numarasına kadar" bilindiğini söyleyenler, "terörle müzakere değil mücadele edilir" anlayışını kararlılıkla savunanlar, bugün bambaşka bir anlayışın öncülüğünü yapıyorlar.
Elbette fikirler değişebilir, siyâset anlayışı değişebilir, yöntemler değişebilir, yeni arayışlar ortaya çıkabilir. Ancak değişmemesi gereken tek ilke adalettir.
Gerçekten toplumda barışın tesis edilmesi hedefleniyorsa, bunun yolu hukuk önünde eşitliği tavizsiz biçimde sağlamak ve savunmaktır.
Bakınız, Cumhuriyet dönemi Türk edebîyâtının kıymetli kadın yazarlarından, felsefe ve edebîyât alanında önemli isimlerden biri olan Safiye Erol; "İstisnâlar kâideyi bozmaz." Yeryüzünde istisnâ yoktur. Ancak kâide vardır. İstisnâ gibi görünen haller, kâidenin henüz anlaşılmamış derinliklerinden başka bir şey değildir. diyor.
Kâidenin derinliği ya hiç anlaşılmamış ya da işlerine geldiği gibi "istisnâ" ve "müstesnâ" kavramları istismar edilerek kavram kargaşası oluşturulmuş, hatta bu kavramların içi bile isteye boşaltılmıştır.
Gerçekten adalet, barış ve huzur arzu ediliyorsa bunun yolunu ve metodunu tekrar gözden geçirmek gerekiyor.
#KısıtlamaX
@mkorkmaz62 Münir bey sizce daha önce bu görüntüleri yaşayanlar ve CHP’nin de sessiz kalıp umarsamadığı insanlar CHP’nin düştüğü duruma nasıl yaklaşmalı?
@tuketicideney Eğer şikayetçinin söyledikleri doğruysa Toyota’ya hiç yakışmamış. Hem Türkiye’de hem dünya da Toyota’nın imajına leke sürebilir bu durum. Bakalım dava sonucu nasıl sonuçlanacak.
@cumhuriyetgzt Çinlilerin meşhur bir bedduası vardır, birine karşı güçleri yetmeyince mazlum durumunda kalınca şöyle derlermiş;
‘Allah seni İlginç zamanlarda yaşatsın’ diye.
Biz bir kötülük mü yaptık ki İlginç bir zamana denk geldik ve başımıza bu tür olaylar geliyor😔
@solcugazete60 Üniversite öğrencisinin çalışması kadar normal bişey olabilir mi?
Dünyanın neresine giderseniz gidin öğrenciler çalışırlar üstelik hayatın içinde olmak onların yetişmesinede yardımcı olacaktır.
Babası KHK ile ihraç polis diye, vefat eden diğer küçüklerinki büyük harflerle yazılırken adı küçük harflerle listelenen YUSUF TARIK GÜL, biz senin adını da büyük harflerle yazıp yad ederiz evlat. Cennetin çocuklarıyla birlikte sen de sonsuza dek mutlu ol melek YUSUF TARIK GÜL 🌹💔