“Olay günü eşim Kübra’nın ‘Hilmi kalk yangın var, bize yetiş!’ sözü ile gözümü açtığımda karşımda eşimi ve kızımı koşarak odadan çıkarken gördüm. Ben giyinip odadan çıktığımda ise (tahmini 30-50 saniye farkla) çok yoğun zehir gibi bir dumanla karşılaştım ve nefes almak imkansızdı.
Merdivenleri birkaç kez denesem de bulamadım. Eşimin ve çocuğumun erken davranmasının kurtulmalarına yardım ettiğini düşünerek 8. katta çaresizce ileri geri giderken arkadaşlarımıza koridorda rastladım. Onlarla beraber diğer arkadaşlarımız Yalçın ailesinin odasına sığındık.
Çarşaflarla inme planı yapılırken, ben bir kez daha eşimin ve kızımın peşinden gitmek istedim. Yüzüme ıslak havlu sararak tekrar arkadaşlarımın odasını terk ettim. Ancak Duman çok daha kötüydü ve artık sıfır görüş vardı. Yine de tekrar merdivenleri arasam da başaramadım.
Rastgele dumandan kaçarak yürüdüğümde koridorun sonunda nefes almaya imkân veren az görüşlü bir alanda kalabalık bir grubun cam kırmaya çalıştığını gördüm. Derhal onlara katıldım ve beraber bir odaya sığındık.
Hatırladığım kadarıyla 13 kişiydik. Çocuklar ve kadınlar çoğunluktaydı. Odadakiler olarak inanılmaz bir uyum içindeydik ve herkes önce çocuklara sonra kadınları ve en son erkekleri indirmek üzere uygulamaya geçti. Arkadaşlar çok hızlı çarşafları bağlarken benim gözüm yataklara ilişti.
Yataklar büyük pencereler oldukça küçüktü. Yatakları atabilir miyiz diye sorduğunda tereddütsüz herkes bütün gücünü verdi ve hızla yatakları bükerek aşağı attık.
Daha sonra çarşaflarla önce çocukları sonra kadınları yatakların üstüne indirdik. Erkeklerden bir arkadaş ben çarşafları sabit bir yere bağlarım sen git ben en son inerim dedi. Ben de sondan bir önce indim. Benden önceki arkadaş da çarşaf koptu ve bana az bir çarşaf parçası kalmıştı. Kendimi 8. kat penceresinden 5. kat sundurma üzerine doğru sırt üstü bırakarak yatağa doğru düştüm. Sanırım orada kurtarmaya çalışan bir arkadaşın üstüne düşmüşüm.
İkimiz de birbirimizin iyi olduğunu teyit edince koşarak eşimi ve çocuğumu aramaya gittim. Ancak aradım hiçbir yerde bulamadım. Diğer insanlara faydası dokunabilir diye yatak fikri bizde yaradığı için diğer otele koşup personelden acilen pencere altlarına yatakları getirmelerini istedim. sonra sundurmalara diğer otelden yatak atmaya başladık. AFAD ekibi kalabalıklaşınca kurtulanları diğer otele aldılar.
Maalesef günün sonunda bu otel eşim Kübra ve kızım Alya’yı benden aldı. Dünyanın en acı hissi tarifi imkânsız.
Biz o otele ilk kez giderken, iki aile, pusetten beri beraber büyüyen, birlikte üniversite planları kuran, aynı evde yaşamaya hayali ile büyüyen çocuklarımızın tatil arzularını yerine getirmek istedik. Ancak beraber cennete yürüyeceklerini bilemezdik. Kızımızı canından çok seven eşim de asla ayrı kalamadığı minik kuşunu, son nefesinde dahi bırakmadı. Beraber gittiğimiz Yalçın ailesinden Atakan Hoca mı ve minik Derin’imi, canım kızım Alya’m ve canım eşim Kübra’m ile beraber yitirdik.
Atakan’ımızın eşi biricik Yaprak ve kızı Defnemiz ise güçlükle kurtularak ailelerine ve bizlere bağışlandı. O gün o odada ve o otelde kendi canları pahasına insanlar için koşturan herkesten Allah razı olsun. Çok büyük bir can pazarıydı.
Ancak bu bir talihsizlik değildi! Göz göre göre bir katliam yapıldı. Bizlere o otelde resmen ölümlerden ölüm beğen denildi.
Allah bana bir can verdi eşimin ve kızımın Can borcunu bana yükledi. Ben de de bu can oldukça sorumluların hak ettiği cezayı alması için var gücümle savaşacağım. Bu noktada devletimize ve adaletimize en ufak hatası olan herkesin cezalandırılacağı konusunda güvenim şüphesiz tamdır.
Allah bu acıyı yaşayan herkese sabırlar versin. Yaşatanlar ise adalet önünde hak ettiği cezaları çeksin. Dilerim sıralı ölüm kelimesinin değerli anlamını kimse bir daha benzer bir acıyla anlamak zorunda kalmaz. Umarım yaşanan son acı bizimki olur ve acılar güzel ülkemizde son bulur.”
Kartalkaya yangınında eşini ve kızını kaybeden Hilmi Altın
İşte Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kartalkaya yangını katliamından 36 gün önceki son denetim raporu
Gitmişler, gezmişler, yangın ihmallerini görememişler!
#ÖZELHABER
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 78 kişinin can verdiği Grand Kartal Oteli’nde 16 Aralık 2024 tarihinde yaptığı denetim raporu ortaya çıktı.
21 Ocak 2025'teki yangından bir gün sonra 'yazılan' ve kamuoyundan saklanan rapor, soruşturma dosyasına girdi. Raporda, otelde yangın güvenliğine ilişkin ciddi eksikliklere ilişkin herhangi bir tespit yer almaması dikkat çekti.
Raporda yangın güvenliğiyle ilgili yalnızca “Otelin müşteri yatak odalarında; duman dedektörü, kıymetli eşya kasas, sandalye, valizlik, çamaşır torbası ve fiyat listesi bulunmaktadır” ifadesi yer aldı.
Ancak denetim sırasında bu duman dedektörlerinin çalışıp çalışmadığı dahi kontrol edilmedi. Kontrol edilseydi çalışmadığı anlaşılacak ve bu eksikliklerin giderilmesi istenecekti. Böylece yangında hayatını kaybeden 78 kişi, belki de duman dedektörü uyarısıyla, uyanacak ve yangını fark edecek ve hayatta kalabileceklerdi. Ancak otelde hiçbir yangın ikaz cihazları çalışmadığı için birçok kişi yangını dahi fark edemeden uykularında can verdi.
Turizm Bakanlığı topu Orman Bakanlığı'na attı
Raporda, tek tespit “tesisin turizm belgesinde belirtilen kapasitesi ile uygulamadaki kapasitesi arasında bazı farklılıklar" oldu. Bu farklılık ise "personel lojmanında yer alan personel yatak sayısında değişiklik"ti. Yani, otelin personel yatakhanesi kaçaktı. (44 oda 88 yatak)
İmar mevzuatına aykırı bu durum, 2018 yılı sonrası denetim raporlarında da tespit edilmiş. Ancak Turizm Bakanlığı, oteli ne oteli kapatmış ne turizm işletme belgesini iptal etmiş ne de bu aykırılığın giderilmesini istemiş.
Son denetim raporunda, bu konuda tesisin Turizm İşletme Belgesinde Tarım ve Orman Bakanlığından tahsisli olması nedeniyle Tarım Bakanlığı'ndan görüş alınması gerektiği belirtilerek, şöyle denildi:
“Ancak, rapor yazım-imza aşamasında tesiste yangın çıktığı ve tesisin bir kısmının yandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mevcut kapasite ünitelerine ilişkin 8 ve 9 uncu maddede belirtilen hususlara dair bu aşamada bir işlem yapılması imkanı kalmadığından Bolu Valiliği İl Kültür ye Turizm Müdürlüğüne yazı yazılması ve tesisin nihai durumu hakkında bilgi alınarak sonucuna göre gerekli işlemlerin yürütülmesi uygun olacaktır.
Tesisin Bolu Valiliği İl Özel İdaresince düzenlenmiş bulunan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatları’na işaret edilen raporda, şöyle devam edildi:
“Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinin üçünçü fıkrasının 'Mülga 7/12/2004 tarihli ve 5272 sayılı Belediye Kanunu ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen turizm işletmesi belgeleri, işyeri açma ve çalışma ruhsatı yerine geçer.
Bu şekilde işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile belgelendirilmeyen tesislerde; ilave yapılaşma, belge sahibi değişikliği, ana faaliyet konusundaki işletmeci değişikliği durumunda işyeri açma ve çalışma ruhsatı istenir. Ayrıca turizm işletmesi belgesi işyeri açma ve çalışma ruhsatı yerine geçen ve sonradan işyeri açma ve çalışma ruhsatı almamış olan tesislerin, yangın önlemlerinin yeterli olduğuna dair ilgili kurumdan uygunluk yazısı alarak 30/4/2024 tarihine kadar Bakanlığa ibraz edilmesi zorunludur. Verilen sürede istenilen uygun evrakın Bakanlığa gönderilmemesi halinde Kanunun 34 üncü maddesi uyarınca tesisin belgesi iptal edilir.' hükmü bulunmaktadır. Bu konuda dosyadaki işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının dikkate alındığı anlaşılmıştır.”
'Yangın çıktı, bu aşamada bir işlem imkanı kalmadı'
Raporun sonuç bölümünde ise şu değerlendirme yer aldı:
“Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında; rapor yazım-imza aşamasında tesiste yangın çıktığı ve tesisin bir kısmının yandığı anlaşıldığı ve bu nedenle mevcut kapasite ünitelerine ilişkin 8 ve 9 uncu maddelerde belirtilen hususlara dair bu aşamada bir işlem yapılması imkanı kalmadığından Bolu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne yazı yazılması ve tesisin nihai durumu hakkında bilgi alınarak sonucuna göre gerekli işlemlerin yürütülmesi, diğer taraftan yukarıda 3. maddede belirtilen mekanik hatlara ve buradaki teknik personele ilişkin konunun Valiliğe bildirilerek takibinin yapılması ve sonucundan Bakanlığımıza bilgi verilmesinin istenilmesi uygun olacaktır.”
Raporun altındaki imza ise Başkontrolör Barış Başayvaz’a ait. Başayvaz, Danıştay’ın hakkında soruşturma izni verdiği 9 Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilisi arasında yer alıyor.
Ancak otele ilişkin daha önceki denetimlerde raporun altında “daire başkanı” imzası var. Ancak 16 Aralık’ta denetim raporuna yalnızca başkontrolör unvanıyla imza atılmıştı. Raporda yer almayan eksikliklerin Başkontrolör Barış Başayvaz tarafından tespit edilip edilmediği, tespit edilmişse rapora yazılmasının engellenip engellenmediği ise şimdilik bilinmiyor.
Bakanlığın 'göremediği' eksiklikleri aynı gün Bolu Belediyesi tespit etmişti
Oysa Grand Kartal Oteli’ni aynı gün yani 16 Aralık 2024 tarihinde denetleyen Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, yangın güvenliğiyle ilgili 8 ciddi eksiklik tespit etmişti. Hatta Bolu Belediye Başkan Yardımcısı, İtfaiye Müdürü ve bir İtfaiye Eri, eksiklikleri İl Özel İdaresi'ne bildirmediği için tutuklu.
Tahliye çıkışları, ışıklı yönlendirme levhaları, acil aydınlatma, elektrik tesisatı uygunluğu, söndürme gereçleri, algılama sistemleri ve yangın alarmı, paratoner, duman havalandırma ve tahliye başlıkları, Bolu Belediyesi'nin "yetersiz" dediği yangın güvenliğindeki eksiklikler.
Bilirkişiler de ihmalleri saymıştı
Yine yangın sonrasında savcılığın görevlendirdiği bilirkişilerin yaptığı denetim sonucunda ise, şu temel eksiklikler belirlenmişti:
1)Otelde acil durum anons sistemi bulunmuyordu. 2-)Yangın algılama ve uyarı sistemleri devreye alınmadı. 3-)Personel yangın ve acil durum eğitimi almadı; tatbikat yapılmadı. 4-)Kaçış merdiveni, merdiven kapıları ve tahliye kapıları mevzuata uygun değildi. 5-)Otelde yağmurlama (sprinkler) sistemi yoktu. 6-)Merdivenlerde duman tahliyesini sağlayacak doğal veya mekanik bir sistem kurulmamıştı. 7-)Acil durum aydınlatma düzenekleri yerleştirilmedi. 8-)Yangın kaçış levhaları ve yönlendirmeler eksikti. 9-)Konuklara alternatif çıkış imkânı sağlanmadı. 10-)2022’den sonra otelde iş güvenliği uzmanı görevlendirilmedi. 11-)Asansörler mevzuata uygun hale getirilmedi. 12-)LPG bina içinde projesiz ve onaysız tesisatla kullanıldı; bu da yangının hızla büyümesine neden oldu. 13-)Tüm bu eksikliklere rağmen otel, 2024-2025 sezonunda açılarak müşteri kabul etti. 14-)16 Aralık 2024’te Bolu Belediyesi İtfaiyesi tarafından eksikler tespit edilmesine rağmen otel yönetimi önlem almadı.
Ancak otele turizm işletme belgesi veren Kültür ve Turizm Bakanlığı, yangından 36 gün önce yaptığı denetimde bu eksikliklerin hiçbirini "göremedi" ve yangın sonucunda 36'sı çocuk 78 kişi can verdi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Danıştay'ın soruşturma izni verdiği Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürleri Neşe Çıldık ve Şennur Aldemir Aydoğan ile yangın tarihinde Kontrolörler Kurulu Başkanvekili olan Levent Kırcan'ın arasında bulunduğu 9 kamu görevlisiyle ilgili soruşturma yürütüyor.
⭕️Beyler bayanlar anlaşıldı başka türlü altından kalkamayacağım.
31 Ekim tarihinde sonuç açıklanacak.
📢Bu Postu Sadece RT Yapmanız Yeterli✅
📢Bu Postu Sadece RT Yapmanız Yeterli✅
📢Bu Postu Sadece RT Yapmanız Yeterli✅
@spursytxt @Messi84682247 Günlükte paranın yüzde 90 ı icin faiz uygulanır. Kalan yuzde 10 ise vadesizde tutulur. Yani sen 100 binine uygulanıyor sanarken 90 a uygulanmis olur
@bankadabiradam Bu kredi oranlari guncelledikce mevcutta cektigimiz oranlari yapilandirabiliyor muyuz? Yoksa tek bir yapilandirma hakkimiz falan var veya banka cektiginiz oranlara yakin yapilandirmayiz gibi seyler soyler mi?
Bunun dışında eleman yok adı altında izinsiz haftalarca çalıştırılma ve gerek şef gerek müdürlerden bir sürü baskı. Ben çalışmadım bu firmada fakat çalışan çok yakın bir tanıdığım var. Ondan öğrendiklerimi yazdım.
Yusufun şartlarını yazayım. 28k maaş, 10 saat çalışma (resmiyette fakat genelde 10.5 11 saat) molalar haricinde oturmak yasak (kasadakiler de bile sandalye yok)
Saatlik ücret 100tl ye denk gelir ve 1 saat değilde şeflerin zorlaması üzerine 60dk dan az çalışırsan mesai sayılmaz++
1 saatlik molalarına yine şeflerin isteği ile tam saatlerde değilde mesela 14:15 de çıktıysan 14.00 da çıkmış sayılırsın. Bayramlar gibi resmi tatillerde x2 olması gereken mesailer x1.5 olarak hesaplanır. Bayram ikramiyeleri sadece bayramda çalısana verilir. Dehşet mobbing var
@gencdevops Ben büyük bir şirkette çalışırken görmüştüm. Frontend dsgn. ve frontend dev. olarak. Biri html css kodlarini yaziyor digeri de reacta geciyordu. Saçma sapan bir ikilem vardı ama böyle çalışan 20-30 civarı adam vardı