Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının hukukla bir ilgisi yok. Zaten bunu herkes biliyor.
Tutuklamanın asıl nedeni, İmamoğlu’nun giderek büyüyen ve bu rejimi sarsmaya başlayan tabandan yayılan bir toplumsal dalgayı sürükleyebilme gücünün ortaya çıkmasıdır.
Belli ki dalga çığa dönüşmeden bastırmak istediler. Bu operasyon için uluslararası ortamın da müsait olduğunu düşündüler. (Bahçeli açılımı da bu bağlamda değerlendirilmeli).
Amaç, mahpus hâline getirilen İmamoğlu ve ekibinin bir şekilde gücünü yitirmesi, zamanla unutulması ve bu yükselen dalganın sönümlenmesi ya da en azından kontrol altına alınmasıydı. (Dalga daha çok büyüyor, ama konumuz o değil)
İmamoğlu’nun tutuklanmasını nasıl açıklıyorlar. Hukuk zeminine kimse inanmıyor. Açık açık “Korktuk, panikledik, büyümeden bastıralım dedik” diyecek halleri de yok.
Bunun yerine bazı “ideologlar” devreye girerek bir anlatı geliştiriyorlar: “Efendim, 15 Temmuz’da yeni bir nizam kuruldu, bir devrim oldu. İmamoğlu’nu içeri atan irade bu Anadolu ihtilalinin ta kendisidir. Halkın muhalefete desteği geçici, anlık bir tepkiden ibaret. Asıl olan, Türkiye’yi yöneten ittifakın tarihsel koşulları değiştirmesi ve yeni bir düzen kurmasıdır. Siz hâlâ eski Türkiye’ye de yaşadığınızı sanıyorsunuz, yeni Türkiye’yi anlayamıyorsunuz, vesaire vesaire…”
Evet, yeni bir “düzen” kurma hayali içinde oldukları apaçık. Bunu biraz aklı ve gözü olan herkes anlıyor ve görüyor. “15 Temmuz rejimi” ifadesini kullanan ilk kişilerden biriyim muhtemelen. 15 Temmuz’un, bu yeni nizamın devrim günü olarak görüldüğünü defalarca yazdım. Başkaları da yazdı.
Mesele şu: Kurulmak istenen bu nizam, bir şeye benzemiyor. Olsa olsa eski nizamın molozları üzerine, el yordamıyla inşa edilmiş bir gecekonduyu andırıyor. Yeni bir siyayasal ve toplumsal nizam kurmak öyle kolay değil. Tarihsel bir birikim, gelecek tahayyülü, kurumsal ve ahlaki zemin aynı zamanda savaş gibi dönüştürücü bağlamı olmadan o iş olmaz. Halkın desteği ve rızası ya da büyük bir başarı almadan olacak bir şey hiç değil. Hele başarısızlık ile yeni nizam hiç kurulmaz.
Türkiye bugün şu durumda: Evet, eski düzenin kolonları yıkıldı. Eski Türkiye kısmen çöktü. Çöken yerler moloz halinde. O molozlar üzerine derme çarpma bir rejim kuruldu. Nizam değil, nizamlaşamayan, geçicilik halinden kurtulamayan, toplumsallaşamayan, istikrarlaşamayan bir rejim.
Yeni nizam safsatası Ekrem Bey’in deyimiyle bu “bir avuç insanın” ülkeye tahakküm etme girişiminden ibaret. “Yeni nizam” ancak o “ideologların” kapasitesi, bilgisi ve hayal gücü kadar derin ve kalıcı olabilir.
Türkiye sabahını bekliyor.
Gezici Kent Lokantamız çalışıyor olsaydı Şişli Cami önünde hizmet verecekti, bugünse belediyemizin garajına çekilmiş durumda. Sabit Kent Lokantalarımızın kapıları ise kapalı durumda. Bugün Kent Lokantalarının kapatılmasını sözlü talimat verenler ve sonrasında yalanlayanlar tek bir sorunun cevabını versin: Bu fotoğraflarda görüldüğü üzere Kent Lokantaları neden kapalı?
Bu kavga gözü doymayanlarla karnı doymayanlar arasındadır!
Mücadelemiz de hizmetlerimiz de devam edecek.
Türkiye gündemi İmamoğlu tartışmalarıyla çalkalanırken bakın hangi kararlar imzalandı:
📌 Cengiz Elektrik şirketi için Ankara’nın Polatlı ilçesinde 1 milyon 116 bin metrekare büyüklüğündeki 31 tarla ‘acele’ kamulaştırıldı.
📌Bodrum, Fethiye ve Antalya Konyaaltı dahil 12 ildeki toplam 1 milyon 946 bin 133 metrekare orman alanı, orman sınırları dışına çıkarıldı.
📌 İBB’nin Kazım Karabekir - Topağacı - Ümraniye Spor Köyü metrosu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına devredildi.
📌 İzmir’in Çeşme ilçesindeki 93 bin 500 metrekarelik arsanın imar planı değiştirilerek ticaret turizm alanına dönüştürüldü.
https://t.co/oQ7YV8ozo1
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
@pegasusdestek 17 nisan saat 21.50 dubai seferi olumsuz hava koşulları nedeni ile iptal oldu ve fakat bildiriyi aldığımdan beri size ne web ten ne de tel den ulaşılıp yeni bir rezervasyon yaptıramıyorum.ek sefer olarak bir bilgi gelmedi..arafta kaldık plan program yapamıyoruz!
Üstteki AAnın seçim sonuçlarını verirken algı çarpıtmak için yayınladığı harita alttaki ise seçmenin gerçek tercih. Detayları videoda. Emeği geçenleri kutluyorum👏
Tüm baskılara, tüm yasaklara, tüm karartmalara rağmen, eğer sen istersen bunu başarırız. Sen gerçekten istersen eğer, bu karanlık çukurdan hep birlikte çıkarız. Görüşü, yaşam biçimi ne olursa olsun; tüm insanlarımıza sesleniyorum. Bu son çıkıştır. Vatanını seven sandığa gelsin!
Foncular bu haberi girmiyor!İddialar doğru çıktı! Kadınlar tuvaletine girip anne ve kızını gizlice çeken erkek şahsın, Afganistan'dan kaçak yollarla Türkiye'ye geldiği ortaya çıktı.