Kadınların erkeğe karşı en çok direnemediği 5 şey
🔹Kendine güvenen duruşu (kibir değil, sakin özgüven)
🔹İyi mizahı… Özellikle kendini tiye alabilen espri anlayışı
🔹Derin ve gerçekten dinleyen bakışları
🔹En ufak dokunuşta bile “ben buradayım” hissi veren teması
🔹 Liderlik enerjisi + koruyucu tarafı (güç gösterisi değil, güvende hissettirmesi)
🇹🇷 | A Milli Takım açısından düşününce, Dünya Kupası yolunda aslında İspanya'yı geçmedik. Grupta Gürcistan ve Bulgaristan'ı, elemede ise Romanya ve Kosova'yı geçtik.
Acaba hepimiz biraz fazla mı gaza geldik, biraz abarttık? Belki de sadece "bir zahmet gidin" demek gerekirdi.
Serdar Ali Çelikler: "Arda ve Kenan'a da değinmek istiyorum.
Star futbolcu ile klas futbolcu arasındaki farkı göstereceğiniz turnuva buydu. İkiniz de bu sınavı veremediniz. Bu sıçramayı şimdi yaparsınız yaparsınız; yapamazsanız geriye gidersiniz.
Arda Turan, 21 yaşındayken İsviçre'ye attığı golle bizi gruptan çıkardı.
Sizden iki yaş genç Yamal iki senedir star.”
Abart birader abart milli nefret unsuru olması gerekip olmayanlar varken Arda hiç olmaz
Nabızı olmuş 180 kameraya rolleniyor diyor.
Oyununu eleştir geç.
Sanki takımda tek kötü performansı Arda göstermiş gibi linç yedi çocuk.
Kamerayı gördüğü gibi role giriyor. Oyunculuğu topçuluğunun çok önünde. Mayası da tam Mesut Özil. Şimdiden kendine yer yapıyor, öyle bir badem bıyık tiyneti var. Çok kalmaz milli nefret unsuru olur
Paraguay yenilgisi hepimizi çok üzdü. Arabamda Türk bayrağı gururla asılı duruyor ama içim acıyor. Çünkü her Türk gibi ben de bu bayrağın neleri başardığını ve başarabileceğini çok iyi biliyorum. Ancak şimdi birbirimizi suçlama zamanı değil. Bu bize bir şey kazandırmaz.
Sorun bizim DNA’mızda ya da genetiğimizde değil; sorun tamamen mentalitede. Bizim çocuklarımız 8-9 yaşından itibaren kulüplerde "diktatör" antrenörlerle büyüyor. Sadece kendilerine söyleneni yapmaya zorlanıyorlar. Oysa modern futbolda antrenörlerin "duygusal zekaya" ihtiyacı var. Oyuncuyu robotlaştırmak değil, yeri geldiğinde özgürleştirmek gerekiyor.
Sahada hocanın verdiği taktiksel emirlerin dışına çıkıp kendi gözleriyle fırsatları görebilen ve sorumluluk alan oyunculara ihtiyacımız var; tıpkı Kenan gibi. Problem çözme becerisi olan oyunculara... İngiltere’yi izleyin; korkunç oynadıkları maçlarda bile oyuncular sahada "Farklı ne yaratabilirim, bu maçı nasıl çözerim?" diyerek bir yolunu buluyor. Bizde eksik olan şey bu öz-yeterlilik. Sadece hocanın dediğini yapmak yetmez. Biz teslimiyetçi, sadece boyun eğen bir millet değiliz. Oyuncularımıza sahada kendi fikirlerini uygulama, kendi kararlarını alma cesaretini ve özgürlüğünü vermeliyiz. 🇹🇷
İlk maçın dersi alınmadan yine aynı oyun planı ve dizilişle çıkıp oynamak.
Üstüne birde hamle de geç kalmak.
Gerekirse her oyuncuya dokunacaksın.
Keskinlik olmayan oyunla puan alamadan 2 maçta elendik.
Üstelik ülke futbol adına kenetlenmişken.
Geçmiş olsun.