Gerçekten vasat bir ülkeyiz.
Vatandaşları Türkiye’de yeterince yolamıyoruz; pahalıyız ve hizmet kalitemiz de kötü. Aynı paraya yurt dışı alternatifleri var, millet de doğal olarak oraya gidiyor… “Biz mağdur oluyoruz” diyememişler de, “incindik” demişler.
Elin turisti bile Türkiye’deki hizmet sektörünün vasatlığından ve pahalılığından şikâyet ederken, bunlar suçu vatandaşın yurt dışına çıkmasında arıyor.
15 TL’lik harç pulunun an itibarıyla 1.250 TL olmasının da, 150 €’luk yurt dışı alışveriş limitinin önce 30’a, ardından 0’a çekilmesinin de mimarı bunlar. Şimdi yurt dışından aldığınız o birkaç ürüne de göz dikmiş durumdalar.
Sorun ne vatandaşta ne de yurt dışında. Sorun bu zihniyette.
OKX CEO’sunun Binance ile ilgili paylaşımını ve $USDe için sunulan APY oranlarını görünce aklıma doğrudan #LUNA krizi geldi.
Piyasada biraz eskiyseniz hatırlarsınız. LUNA’ya bağlı algoritmik bir stablecoin vardı: UST (TerraUSD). Daha doğru ifadeyle, teminatı klasik anlamda bir rezerv değil; LUNA’nın piyasa değeri ve arbitraj mekanizmasıydı.
Batmadan hemen önce UST, piyasanın oldukça üzerinde APY oranları sunuyordu. Özellikle Anchor protokolü üzerinden sağlanan bu getiriler, pasif gelir arayanlar için son derece cazipti. Bybit gibi büyük borsalar üzerinden de bu getirilere kolayca erişilebiliyordu ve bu durum sisteme giren likiditenin çok hızlı artmasına neden oldu.
Açıkçası o dönemde bu tablo bana hiç akıl kârı gelmemişti. Piyasada bunu ballandıra ballandıra anlatan birçok içerik üreticisi olmasına rağmen uzak durdum. İyi ki de bulaşmamışım; çünkü çöküş çok hızlı geldi.
UST’de teminat, klasik anlamda bir rezerv değildi; yukarıda da bahsettiğim gibi LUNA’nın piyasa değerine dayanıyordu. Sistem, UST’nin 1 dolarlık peg’ini koruyabilmek için LUNA basım/yakım mekanizması üzerine kuruluydu. Ancak büyük miktarda UST piyasada satılmaya veya protokolden çekilmeye başlayınca peg bozuldu.
Bu noktadan sonra arbitraj mekanizması tersine çalıştı: Daha fazla LUNA basıldı, LUNA fiyatı düştükçe sistemin UST’yi destekleme kapasitesi iyice zayıfladı.
Sonrası zaten herkesin bildiği o meşhur “death spiral”. Peg tamamen koptu, LUNA arzı kontrolden çıktı ve sistem fiilen çöktü.
Bu yaşananlar bana şunu net şekilde öğretti:
Bir stablecoin yüksek APY sunuyorsa, önce bu getirinin nereden ve nasıl üretildiğine bakmak gerekir. Teminat yapısı, sürdürülebilirlik ve stres anlarında sistemin nasıl davrandığı en az getiri kadar önemli.
Öyle paylaşmak istedim.
Son birkaç haftadır kayda değer projelerin #Solana üzerinde de live olmaya başladığını görüyoruz.
En son buna örnek @OndoFinance ve bu gerçekten küçük bir gelişme değil. Neden mi?
Açıklayayım: #ONDO’nun temel amacı, devlet tahvili gibi düşük riskli ve getirisi öngörülebilir finansal araçlara kripto üzerinden erişimi mümkün kılmak. Yani ABD Hazine tahvilleri gibi enstrümanlara, banka ya da aracı kurum kullanmadan, doğrudan blokzincir üzerinden yatırım yapabilmenizi sağlıyor.
Bu yönüyle ONDO, ayakları yere basan, gerçekten işlevsel bir RWA projesi.
Peki ben neden önemli buluyorum?
Çünkü bir projeye yatırım yaparken ilk baktığımız şey, gerçek dünyada bir karşılığının olup olmadığı ve mevcut bir probleme çözüm üretip üretmediğidir. ONDO tam olarak bunu yapıyor.
200’den fazla tokenleştirilmiş ABD hisse senedi ve ETF’den bahsediyoruz. Bunların Solana gibi yüksek işlem kapasitesine sahip bir blockchain üzerinde yer alması, hem işlem hacmine hem de Solana’nın ekosistem gücüne ve güvenilirliğine ciddi katkı sağlar.
Üstelik sadece Ondo Finance değil; başka büyük oyuncular da sahneye çıkıyor. Son 1 haftada benim takip edebildiklerim: @Starknet, @FunctionBTC, @zora.
Eğer bu piyasaya inanıyor ve “pahalıyken değil, ucuzken toplarım” diyorsanız, işte size fırsat! Kendi araştırmanızı da yapıp sepetinize eklemeyi düşebilirsiniz.
1,5 aydır çok aktif değilim çünkü 60 yaşındaki annem, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla tutuklu yargılanıyordu.
Bize hiçbir tebligat gelmedi. İki duruşma yapılmış, katılamamışız. Üçüncüsünde yakalama kararı çıkmış ve Ankara’da tutuklanmış.
60 yaşındaki bir kadını tam altı hafta cezaevinde tuttular. Neyse ki dün tutuksuz yargılamaya döndü.
Daha önce paylaşmadım, “demagoji yapıyor” denmesini istemedim. Bunu atlattığınıza göre artık daha aktif olabilirim. Piyasa kötü olsa da elbet bizim dönemimiz de gelecek. Güçlü kalın.
@haskologlu İşte “acı reçete” diyorlardı ya… Hah, işte onlardan biri de bu.
Bugüne kadar yapılan tüm vergi artışları, harçlar ve yenilenen düzenlemeler…
Yani tüm bu zamlar, ekonomist olduğunu iddia eden birinin eseri.
Gerçi artık bu iddiasını da pek sürdürmüyor gibi 😂
Solana’da bir mil taşı daha geride kaldı.
@lookonchain verilerine göre, kurumsal araçlar ve fonlar üzerinden $SOL'e yönelen yatırım miktarı 1 milyar doları aştı. Bu seviye psikolojik olarak da önemli.
Rakiplerine kıyasla hâlâ sınırlı olsa da, istikrarlı ve ölçülebilir bir ilgi #Solana adına olumlu. Emin adımlarla ilerliyoruz.
Adamın biri, kendi topluluğundan korktuğu için apar topar evinden taşınıp sadece İngilizce tweetler atmaya başlamış.
Yazık… Allah kimseyi bu hallere düşürmesin 😁