Hard truth nobody wants to say…
One after another, countries are taking action against Muslims. Not because they hate Islam, but because too many Muslims have failed to live peacefully within other societies. You move into a place, reject their culture, demand Sharia, call everything haram, and turn the same people who accepted you into enemies. Then you act shocked when they respond.
Türkiye seçimlerin göstermelik olduğu bir ülke olma yoluna sokuldu. Kimseyi kandırmaya gerek yok, her şey bu çerçevede gerçekleşiyor.
CHP birinci parti olduktan sonra seçimi kazanacağı neredeyse kesindi İmamoğlu'nun ve yolu kesilmeliydi. Önce ünlülerin tepkisini engellemek için gözdağı olarak en büyük oyuncu menajeri tutuklandı. Oyuncular da ifadeye çağrıldı. Çünkü İstanbul seçimleri ilk iptal edildiğinde ünlülerin neredeyse hepsi tepki göstermişti.
Sonra gazetecilere şafak baskınları yapıldı, medyaya önden gözdağı verildi. Ardından İmamoğlu alındı.
Hemen peşinden sokak röportajı verenler halka gözdağı olarak alındı.
Sonra da protestoya çıkan yüzlerce genç tutuklandı. İBB soruşturmasındaki saçmalıkları haber yapan medya kuruluşlarına cezalar yağdırıldı. Son olarak Fatih Altaylı bir bahane bulunup tutuklandı.
Bu sürecin sonu seçimsiz bir Türkiye, tamamen köleleştirilmiş bir halktır.
Farklı yorumların tümü de manipülasyon amaçlıdır.
Ekrem İmamoğlu ve tüm siyasi tutuklular tutuksuz yargılanacak, 35 yıl önceki diploma iptal falan edilmeyecek. İlk seçimde CB adayı olacak ve ülkeyi yönetecek. Başka bir ihtimal yok. Türk halkı olarak demokratik hakkımıza yargı sopasıyla ket vurulmasına asla izin vermeyeceğiz.
Ekrem İmamoğlu’nun suçu;
Ücretsiz süt dağıtmaktır,
Kreş açmaktır,
Kent lokantası kurmaktır,
Üniversite öğrencisine yurt açmaktır,
İhtiyaç sahibi öğrenciye burs vermektir,
Engellilere ücretsiz ulaşım sağlamaktır,
Yaşlılara ücretsiz ulaşım hakkı tanımaktır,
İhtiyaç sahibi ailelere sosyal destek kartı vermektir,
Mahallelere halk ekmek büfesi kurmaktır,
Kadınlara istihdam yaratmaktır,
Kent ormanları ve yeşil alanlar açmaktır,
Depreme karşı önlem almak, İstanbul’u hazırlamaktır,
Kültür merkezleri ve kütüphaneler açmaktır,
Gençlik merkezleri kurmaktır,
Ulaşıma zam yapmadan indirimli kartı savunmaktır,
Doğalgaz desteği sağlamaktır,
Suya zam değil, indirim getirmektir,
Halkın sofrasına bereket katmaktır,
İstanbul’u ranta değil, halka açmaktır.
İftiracı arayışları,
Yalancı şahit zorlamaları,
Gizli tanık kurguları,
23 yıllık iş yaşamımdan tanıdığım insanların zorla ifadeye çağırılıp korkutulması,
Gazetecilerin tutuklanması,
Şafak baskınları, el koymalar, kayyumlar…
“Turbun Büyüğü” yetmeyince
“Dananın Kuyruğu” yalanı vs.
Şimdi de gece yarısı aldığım bilgiye göre aynı hapiste bulunduğum 10’a yakın arkadaşımın sabaha karşı başka cezaevlerine nakledilmesi!
Bu hırs, bu intikam, bu yalan dolan, bu düşman hukuku nedir?
Allah aşkına bu kadar mı çürüttüler ülkenin göz bebeği kurumlarını !
Yüce Türk Yargısına sesleniyorum.
Bu ülkede adil yargı ortamını bir avuç insan bu denli çürütebilir mi?
Adeta dilini yutmuş yargımızın hakimlerine savcılarına kurumlarına sesleniyorum.
Yeter artık Allah rızası için ağzınızı açıp bir söz söyleyin. Gerçekten olan Millete ve Devlete oluyor. Hala farkında değil misiniz?
Son anketlere göre CHP tek başına AKP ve MHP toplamı kadar oy alıyor.
Cumhurbaşkanlığı anketlerinde yüzde 55-60 arası oyla Ekrem Başkan açık ara önde.
Üstelik bu anketlerin çoğu Ekrem Başkanının iftirayla tutuklanmasının siyasi sonuçlarını tam yansıtmıyor,
Daha da iyi olacak.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ilk adımı nerede attıysa biz de ilk adımı orada atacağız.
Yarın Samsun’dayız.
Ekrem Başkanı almadan, Cumhurbaşkanı yapmadan durmayacağız!
🗓️13 Nisan Pazar
📍Cumhuriyet Meydanı
⏰14.00
Rezalet bir yargı zulmü yaşıyoruz ve tüm bunların sebebi ülkeyi ilk kez farklı birinin seçimle gelip yönetme ihtimali. Kendine aydın diyen, gazeteci diyen, demokrat diyen, hatta kaba tabirle söyleyeyim kendini bir şey zanneden herkes haykıra haykıra buna karşı çıkmak zorunda.
102 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ! SİLİVRİ’YE GİDİYORUM!
Bu dava değil, açık bir hukuk katliamıdır!
İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan 2025/217 esas sayılı dosyada, delil yok, suç yok, hukuk yok!
Gençler, öğrenciler, gazeteciler hiçbir somut gerekçe olmadan tutuklandı.
Suçsuz insanlar aylarca değil, bir gün bile haksız yere tutuklu kalamaz!
Bugün 102 kişi tahliye edildi. Bu karar, bu davanın çöktüğünün resmidir!
Ama bu yetmez! Bu kumpası kuranlar, buna göz yumanlar hesap vermeli!
Ben şimdi Silivri Cezaevi önüne, tahliye edilen evlatlarımızı karşılamaya gidiyorum.
Bu hukuksuzluğu unutmayacağız, unutturmayacağız!
Herkes için adalet, hep birlikte özgürlük!
Bir gün değil, her gün hukuk!
Şişli'de konuşan CHP lideri Özgür Özel: "Parlamenter sistemden gelen gelenekle bunlara bakan deniyor. Bakan seçilmiş kişidir, gücünü milletten alır. Atanmış kişiden bakan olmaz. ABD'de olduğu gibi sekreter olur. Bundan sonra bunlara sekreter olarak muamele edeceğiz. Duydun mu Yusuf Tekin"
https://t.co/L0PWdXqNLc
Gazeteciler, tutuklanmamıza sebep olan dava dosyasının fos çıktığını, bütün iddiaların uyduruk olduğunu açığa çıkardılar. O yüzden bu panik, Murat Ağırel ve Timur Soykan sadece gazetecilik yaptılar.
Gerçeklerden o kadar korkuyorsunuz ki eliniz ayağınız birbirine dolandı. Bir şey uyduramadınız foyanız açığa çıktı, uyduruk gerekçelerle gazetecilere saldırıyorsunuz.
Bırakın gazetecileri. Gerçeklerden ne kadar kaçabilirsiniz ki?
Ey cuntanın başı Erdoğan!
Duyuyor musun Şişli’yi?
Millet yine sokakta, yine ayakta!
Cümle alem bilsin!
Ekrem Başkan özgür kalana kadar, seçim sandığı milletin önüne gelene kadar durmayacağız!
Devleti ele geçirdiğini sanıyorsan, bu halk sana yanılgının bedelini sandıkta ödetecek! Bir avuç cuntacıya teslim olmadık, olmayacağız!