Olgunlaşmamış sevgi der ki: Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacim var.
Olgun sevgi der ki: Sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum.
Erich Fromm-Sevme Sanatı
Fazla düşünüyorum.
Fazla mükemmeliyetçiyim.
Ve bazen kendimi gereğinden fazla eleştiriyorum.
Fazlası zarar, azı da öyle...
Asıl mesele, dengede kalabilmek.
Bir cümle, günlerce kendimi, niyetimi ve davranışlarımı sorgulattı bana.
İyi niyetle yaptığım şeyleri bile yeniden düşündüm.
Bir cümle yetti:
“Canı sıkılınca yazıyor.”
Sözün kendisi değil, onu söyleyen kişinin değeri ağır geldi bana.
Bir insanın karakterini anlamak için baktığım en basit şeylerden biri paradır.
Parası varken nasıl davranıyor, parası yokken nasıl davranıyor? Maddi durumu iyi olmayan insanlara karşı tavrı nasıl, maddi durumu iyi olanlara karşı tavrı nasıl?
Bir insan gerçekten sevdiğinde en büyük korkusu seni incitmek oluyor.
Ama eğer sadece hissettirdiklerini seviyorsa, tek korkusu seni kaybetmektir.
Arada çok büyük fark var.
Ben çok zengin bir insanım.
Bunu maddi anlamda söylemiyorum. Hayatımı kimseye hesap vermeden, kendi doğrularımla ve kendi bildiğim gibi yaşayan biriyim.
Kimse aslında kimsenin yerine koyamaz kendini; Çünkü herkes kendidir, kimse bir başkası olamaz. Tahmin edebilirsin, anlamaya çalışabilirsin ve bazen hakikaten de hiç anlamayabilirsin. Yapabileceğin tek şey bilmeye çalışmak, birbirimizin hikayesini dinlemek ve duymaktır.
Olgunlaşmak belki de,
her şeye tepki vermemek, herkesi değiştirmeye çalışmamak ve bazı şeyleri olduğu gibi bırakabilmektir.
İnsan bunu öğrenince içinde gereksiz bir gürültü kalmıyor.
Önce kendim demeyi ve kalbimi, aklımı , vicdanını koyarak yaşamak gerektiğini düşünüyorum.
Gerçek görgü, sahip olunan şeyin büyüklüğüyle değil, onun sende neyi büyüttüğüyle anlaşılır.
Sonradan görme insanın asıl yoksulluğu parasızlık çekmiş olması değilki, imkan bulunca bile incelik öğrenememiş olması.
Gün geçtikçe saygısı azalır sana .
Sabrın yüzsüzlük olu veril ,fedakarlığın eziklik, sevgin de kişiliksiz.
Çünkü herkesin sevgi anlayışı, kapasitesi farklıdır , ayni değildir .
Dedim ya bana göre , size göre değişir .
Bana göre erkeğe yakışan şey çabalaması, kavga edildiği zaman seni kaybedemem gel buraya düzeltelim demesi. Kırgın uyumana izin vermemesi ve en önemlisi ise sana kıyamaması.
Ama kimisi bunu sınırsız kişi olarak algılar ve normal birisi olarak görmez seni .
Zaafımı öğrendim diyebiliyorum artık.
Kendimi güçlü , özgüvenli,aklını ve duygularını yönete bilen...
Birisi olarak görüldüm, taki zaafımı keşfedene kadar .
Çok basit bir şey ama bir Bal Arısı yetti. 🌼