Ne konuşmaydı be!
Tarihi yeniden yazdı(!)
Ne dedi ne dedi?
Erdoğan: AK Parti, MHP, DEM Parti olarak beraber yürüme karar verdik dedi.
Müthiş üçlü..
Bir dönem bize HDP masanın altında.
Kandil arkalarında.
Apoyu serbest bırakacaklar diyenler.
UTANDINIZ MI?
UTANMAZSINIZ.
Zor günlerden geçtik, geçmeye devam edeceğiz!
Çok acılar çektik, çekmeye devam edeceğiz!
Bir gül bahçesinden yürüyerek iktidara gitmeyi kimse beklemesin.
Kurtuluş yolu, bedel ödeyerek ama teslim olmayarak yürünecek yoldur.
Teslim olmayanlara selam olsun!
Teslim olmamızı bekleyenlere dert olsun!
Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
Bu şarkıyı gencecik arkadaşlarımızı gözaltına alan, tutuklayan, hapishanelerde yer bırakmayan, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanının bileğini bükemeyeceğini bildiği için bileğini kırmaya çalışan bu korkak rejimin sahiplerine yolluyoruz!
Sera Kadıgil çok net konuşmuş
"Sarayın görevi laik demokratik Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaksa, bu darbeye direnmek de bizim anayasal görev ve sorumluluğumuzdur
Kimse bir kurtarıcı beklemesin. Bu gün Ekrem Başkan'a yapılan yarın size yapılabilir" #TaksimMeydanı
Kreş açtığım için hakkımda soruşturma açılmış. İfade vermek isterdim ama şu an gözaltındayım, yoksa seve seve bu şehrin çocukları için yaptığımız kreşleri tüm gücümle savunurdum. Kreş açma suçunu işlemeye devam edeceğiz. Geleceğimiz olan evlatlarımızın kreşlerini de milletimize emanet ediyorum.