Bir finans uzmanı, güncel gelişmelerin piyasaları nasıl etkilediğini anlatarak altın fiyatlarının düşme sebebini herkesin anlayabileceği şekilde sade bir dille açıkladı.
''Adamın biri otomobiliyle giderken yolda bir yolcu alır. Adam arka tarafa biner..
Şoför;
- Eee hemşerim, kimsin, nereye gidersin?
Yolcu;
- Ben azrailim, canını almaya geldim..
Şoför alaycı bir tavırla;
- Sen mi azrailsin? Yav senin gibi azrail olur mu hiç?
Yolcu sakin bir tavırla;
- Sen daha önce azraili gördün mü de tarif ediyorsun? İnanmadın bana öyle mi?
Şoför;
- İnanmadım tabi..
Yolcu;
- O zaman 200 metre ileride bir adam daha alacaksın..
Gerçekten de adamın dediği gibi şoför 200 metre ileride bir yolcu daha alır ve bu yolcu ön tarafa oturur. Olay bundan sonra daha da ilginç bir hal alır..
Şoför yanındakine;
- Eee sen kimsin, nereye gidersin?
Öndeki yeni yolcu;
- Ağabey, beni merkezde bir yerde indirirsen çok sevinirim..
Şoför;
- Yav şu arkadaki adam bana azrailim diyor. Görüyor musun şu herifi? Ben kendisine iyilik ediyorum, o ise benimle dalga geçiyor zibidi..
Öndeki yolcu arkaya bakar, sonra da;
- Abi arkada kimse yok ki..
Şoför hışımla arkaya döner ve;
- Kör müsün be! Adam, arkada oturuyor ya..
Öndeki yolcu arkaya bir daha bakar;
- Abi senin kafan iyi mi?Yoksa benimle dalga mı geçiyorsun?
Bu sefer arkadaki söze girer;
- Gördün mü, öndeki yolcu beni ne duyabilir ne de görebilir..
Şoförün bir anda dizlerinin bağı çözülür, beti benzi atar..
Arkadaki yolcu;
- Hadi, arabayı kenara çek, iki rekat namaz kıl, sonra da canını alacağım..
Şoför ağlamaklı, çaresiz bir şekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan..
Sonraaa...
Sonra ne olmuş biliyor musunuz?
Adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar... ''
AZİZ NESİN ve SİZİN Memlekette EŞEK YOK MU ?
MEDENİYETLER TARİHİ (( ARKEOLOJİ MİTOLOJİ KÜLTÜR SANAT ))
Babası, yeni evlenen oğlunun evine tebrike gider. Oturunca bir beyaz kâğıt, bir kalem ve bir silgi getirmesini ister.
Genç: “Niçin?” der.
Baba: “Hele sen getir,” der.
Genç kalem ve kâğıdı getirir. Silgi bulamamıştır.
Babası: “Koş, bir silgi satın alıver,” der.
Oğlu epey şaşırmıştır ama dışarı çıkar, bir silgi satın alıp getirir ve babasının yanına oturur.
Babası: “Yaz,” der.
Genç: “Ne yazayım?”
Baba: “İstediğini yaz.”
Genç bir cümle yazar.
Baba: “Şimdi onu sil.”
Oğlu siler.
Baba: “Bir cümle daha yaz.”
Oğlu: “Allah aşkına baba, ne istiyorsun ki?”
Baba: “Yaz bir daha.”
Oğlu yazar.
Baba: “Sil,” der.
Oğlu siler.
Baba yine: “Yaz,” der.
Oğlu: “Allah aşkına desene baba bir defa, ne bu?”
Baba: “Hele sen yaaaz.”
Oğlu yazar.
Baba: “Sil,” der.
Oğlu tekrar siler.
Baba sorar: “Kâğıt hâlâ beyaz mı?”
Oğlu: “Evet. Ama mesele nedir?”
Baba, oğlunun omzuna vurur ve der ki: “İşte evlilik de böyledir; bir silgiye ihtiyacı vardır. Evlilikte hanımından göreceğin ve hoşuna gitmeyecek bazı durumları silmek için yanında bir silgi taşımalısın. Hanımın da öyle bir silgi taşımalı beraberinde; senden sadır olacak ve hoşuna gitmeyecek şeyleri silmek için. Zira evlilik sayfası birkaç gün içinde kapkara olacak. Kadının huyu para yokken; erkeğin huyu da para çokken anlaşılırmış. Her hâlükârda sınavda olduğunu unutma. Sınavı kaybedersen iki cihanın da harap olur. Eşinden sevgi ve saygı bekliyorsan sen de ona göstereceksin. Almadan vermek Allah’a aittir. Ha, unutmadan: Silgi ve bilgi ikisi de 5 harftir.
Başlarındaki harfleri atarsak geriye ilgi kalır. İlgi olmadan ne silgiye ne de bilgiye ulaşabilirsin.”
HANEFİLİK MEZHEBİNİN KURUCUSU
EBU HANİFE'NİN MÜSLÜMANLARCA
KULAK ARKASI EDİLEN FETVALARI
● Arap olmayan Müslümanlar ana dilleri ile ibadet yapabilirler.
● Bir insanının mümin olduğunu ibadeti belirlemez.
● Kimin cennete veya cehenneme gideceğini Allah'tan başka hiç kimse bilemez.
● Beşeri ilişkilerde dindarlık ölçü değildir.
● Namaz kıldırıp para almak helal değildir.
● Din için toprak gasbetmek meşru değildir.
● Evlenme ve eş seçme hakkı kadının kendisine aittir.
● Arapça kutsal dil değildir, kutsal olan anlamıdır.
● Allah'ın elçileri, Allah'ın kitabına aykırı konuşmazlar.
● Kuran'a ve akla aykırı rivayetler(hadisler) kaynağı ne olursa olsun reddedilir.
● İslamda evliya diye bir sınıf yoktur, her mümin Allah'ın dostudur.
● Haram para ile hayır olmaz.
● Zulüm yapan idareciye hediye verilmez, hediyesi de alınmaz.
● İSLAM akıl ve vahiy dinidir. Aklı olmayanın dini de yoktur...
Prof.Dr. Muhammed Ebu Zehra
(Mısır'lı İslâm âlimi)
Diyanet Başkan Yrd. Yapmış Huriye Martı;
Zengin ve soylu ailelerin çocukları ile Fakir aile çocukları evlenmemeli diyor.
Fakir olunca soysuz kalan soğan ekmekçiler iyi dinleyin
Demirel'den, özenle seçilmiş bir fıkra! Demirel'e ülkenin durumu hakkında ne düşündüğü sorulmuş....
Demirel de soruyu yönelten kişiye:
- "Bak sana bunu bir fıkrayla anlatayım da pazar neşesi olsun" demiş.
Demirel'in anlattığı fıkra şu:
Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış sahibini bekleyen nefis bir ördek var....
Karakuşi Kadı, fırıncıya:
- 'Ben bunu aldım' demiş. Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş. Az sonra ördeğin asil sahibi gelmiş:
- 'Hani bizim ördek?' Fırıncı boynunu büküp:
- 'Uçtu' deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış...
Gayrimüslim de peşinde kovalıyor...
Bir duvardan atlarken, bilmeden duvarın öteki tarafındaki hamile bir kadının üstüne düşmüş. Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş. Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış...
Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı'nın karşısına çıkarmışlar. Kadı sırayla sormuş...
Ördeğin sahibi,
- 'Bu adam ördeğimi hiç etti' diye şikáyet etmiş.
Karakuşi Kadı, fırıncıya sormuş:
- 'Ne yaptın bu adamın ördeğini?'
Fırıncı:
- 'Uçtu' demiş.
Kadı, kara kaplı defterini açmış:
- 'Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar 'Uçar' anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil' diyerek, fırıncının ördek işinden beraatına karar vermiş. Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş. Onun şikáyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş:
- 'Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla...
Davacı:
- 'Benim tek gözüm çıktı. Şimdi ne olacak?' diye sorunca Karakuşi Kadı
- 'Şimdi' demiş, 'Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız. Tabii gayrimüslim şikáyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.
Çocuğunu düşüren kadının kocasına da Karakuşi Kadı:
- 'Tamam' demiş, 'Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.' Böyle olunca adam da şikayetini anında geri almış, fırıncı bu davadan da kurtulmuş. Kadı dönmüş Yahudi'ye:
- 'Senin şikáyetin nedir bre?' Yahudi bir süre düsündükten sonra ellerini açmış,
- 'Ne diyeyim kadı efendi' demiş, 'Adaletinle bin yaşa Sen, e mi !'
Demirel bu fıkrayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen topluluğa dönerek, kıssadan hisse:
- Ananı "öpen" KADI ise, kimi kime şikáyet edeceksin?..
Bugün ülkedeki durum bu! Siz anladınız...
Ramazan ayında iftar ve sahurda televizyona çıkan hocalar, İslam'ın ilk döneminde yaşanan Ümeyyeoğulları ile Hsşimoğulları arasında geçen olayları anlatsa milletin tüm ezberi yerle bir olur...
Polis memuru Melih Okan Keskin Ankara, İvedik TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek öldürülmüştü.
Kamera kayıtları incelendiğinde polis memurunun 3 farklı yerde acımasızca dövüldüğü görülüyor.
İlk olarak tesis içinde darb ediliyor. ikincisinde TÜVTÜRK personeli arkadaşımızın kendi arabası ile arkadaşımıza bilerek çarpıyor ve sonra araçtan inerek öldürücü yumruklar atıyor. Üçüncü bölümde ise TÜRVTÜRK yelekli yaklaşık 30 kişi polis arkadaşımızı linçliyor. İçlerinden bir insan evladı da, durun demiyor. Olay baştan sona TÜVTÜRK personeli tarafından bir hiyerarşi içinde gerçekleştiriliyor.
Bu cinayet mahalli maalesef yetkililer tarafından kapatılmadı. Ancak kıymetli Ankaralılar istasyona gitmeyerek fiilen kapattı.
Yaşadığımız anı tarif etmek için kullandığım bir metafor vardır; Haçovadayız.
Haçova idarenin çöktüğü yerde milletin duruma müdahalesidir.
#TüvtürkKapatılsın
Türkiye'de araç sayısı 33.612.650
Ortalama 3000₺ desek 100.836.000.000 MİLYAR ₺
2O yıllık anlaşma var.
Müşteri derdi yok.
Yatırım derdi yok.
Üretim derdi yok.
Vida bile sıkmadan, birkaç sayfa evraka birkaç tane mühür vurarak bu paraları alıyorlar.
Sn. @HMBakanligi@memetsimsek
Devletin kasasına girse devletimize gidiyor, vatandaşlık görevimiz der susarız. Ama milyar dolarlar birilerinin cebine gidiyor.
Üstüne üstlük eğer aşağıdaki tablo doğruysa vergi de vermiyorlar. Yüzde yüz vergi indirimi yapılıyor. Neden?
Üstüne üstlük sırasını almış, parasını ödemiş vatandaşı azarlıyorlar, yetmedi döverek öldürüyorlar.
Emekliye kaynak yok diye açlık sınırının altında yaşamayı reva görenler, devletin senyoraj hakkını devrederek Alman/ İngiliz’e/ İspanyola/ İsveçliye milyarlarca dolar aktarıyor. Sonrada aktardığımız parayı onlardan yüksek faizle borç alıyoruz.
Sömürgeler böyle muamele görmedi…
#TüvtürkBoykot
#TüvtürkKamulaştırılsın
#MelihOkanKeskinİçinAdalet