Zeinab went into the street to protest. To demand freedom. For that, the authority charged her with “Moharebeh”, which means; enmity against God, means execution.
If you ask me how you can help me and help Iranians save her life, to be honest, I don’t have an answer. 💔I don’t have power. All I have is my voice, and the ability to tell their stories.
Because I was once a prisoner myself. And what I feared most was being forgotten, being left alone behind those walls, while the government erased my name and killed me in silence.
That is why I keep telling their stories. So they cannot be erased. So they are not alone.
I'm writing this for everyone in the free world who has ever joined a protest in your country: this is what they do to people like Zeinab Mousavi. They don't just arrest you. They put a death sentence on the act of showing up, in order to create fear and to prevent people from protesting against oppression.
Zeinab Mousavi is in Vakilabad Prison in Madhhad right now, having seizures every night, being denied medical care, while her family waits in terror.
A freed prisoner named Sepideh Qolian tried to tell her story to every major newspaper inside Iran. But every single one refused.
Because Iran's system is built to make people disappear quietly, arrest them, break them, silence the witnesses, and wait for the world to move on.
Execution is no one's right. Not Zeinab's. Not anyone's who ever stepped into a street and said: this is wrong.
Sayın @abakingurlek
"Casus" diye tutukladınız...
-Lütfen bize Merdan Yanardağ'ın nasıl casusluk yaptığını, hangi devlete hizmet ettiğini artık açıklayın.
Elbette belgesini göstererek...
-Kendimiz kadar emin olduğumuz yazar arkadaşımız Merdan Yanardağ sıradan birisi değil, bu topluma mal olmuş bir kişiliktir.
Gösterin casusluğun kanıtlarını biz de taşlayalım onu.
-Ama biliyoruz ki onun suçu casusluk değil sıkı bir Atatürkçü ve laik aydın olması; tam bağımsız bir Türkiye istemesi...
-Bir de Tele 1 gibi etkili bir haber kanalı yaratması...
-Casuslukla suçlayıp kanalına bile el koydunuz...
Ama mahkemelerinizin kimleri serbest bıraktığını bu millet görüyor.
-Yapmayın; elimizde güç var; istediğimizi yaparız havasından vaz geçin; başta Merdan Yanardağ olmak üzere gazetecileri, yazarları, düşünce adamlarını, muhalif siyasetçileri rahat bırakın.
-Bırakın da ülke bir nefes alabilsin...
Selamlar dostlar. 7. hesabım da erişime kapatıldı. 8. hesaptan devam. Yılmak yok, hukuksuzluğa karşı hukuk içerisinde mücadeleye devam! Kullandığım tek hesabım budur, dostlara elden ele iletebilirseniz sevinirim.
Yine başladık;
Sana konser yaptırmayacağız…
Seni bitireceğiz…
Müzik dünyasından sileceğiz…
1. Ben ismimi örgütlerle, derneklerle, partilerle kazanmadım ki kaybedeyim.
2. Konser benim şahsi meselemdir. Cumhuriyet hepimizin ortak meselesidir. Tercih yapmam gerekirse Cumhuriyeti seçerim ve arkama bakmam.
3. Yaşadığım sürece de işimi yapmaya devam edeceğim. Siz istiyorsunuz diye üzerimize yağmur yağacak değil.
4. Önüne konser kemiği atarak susturduğunuz, tehditlerle kapı kulu yaptığınız, parayla terbiye ettiğiniz, medya gücüyle esir aldığınız zevatla da beni aynı kefeye koymanıza asla izin vermem.
5. Her konserden sonra söylediğim gibi;
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti,
Yaşasın Laik Cumhuriyet,
Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk…
This is another Iranian woman who is about to be executed soon.
Every morning I write about someone Iran has just executed; within minutes, a message arrives from a mother, a sister, a friend, begging me to write about their loved one on death row. Before it's too late.
That's why I want to write before this young woman's execution, not after. Arghavan Fallahi. 24 years old. Evin Prison. Sentenced to death.
Judge Salavati, one of Iran's most notorious executioner judges, sentenced her on the charge of "Baghi," armed rebellion.
For months in solitary confinement, she was subjected to severe psychological torture and pressure to extract forced confessions. But she refused. So they sentenced her to death anyway.
Fellow female prisoners who were with Arghavan inside Evin say her situation is urgent. The torture has left her with severe psychological trauma and physical illness. She's not only facing the death sentence, she's suffering right now, inside that cell. But she's still alive and there's still time to save her life.
Please, join me and help us Iranians say her name now and demand that the international community and world leaders pressure that republic to halt her execution and those of other political prisoners.
#StopExecutionsInIran
Islamic Republic in Iran hangs 24-Year-old woman who defended herself from sexual assault
Yesterday the regime executed Marziyeh Neyri yesterday, a young woman who was forced into marriage at age 17 and hanged for fighting back against her attacker.
Marziyeh was 18 years old when her husband's associate attempted to sexually assault her in her own home, in front of her husband. She grabbed a kitchen knife to defend herself. Her husband died in the struggle.
She told the court she had been repeatedly assaulted by her husband's associates before that day. Iran's courts didn't care.
The regime rejected her self-defense claim. Her attacker, who survived, took the stand and called her a murderer. The court believed him over her.
She was sentenced to death.
No clemency. No mercy. The sentence was carried out at Chubindar Prison in Qazvin.
Marziyeh Neyri never had a chance. Forced into marriage as a child under Iran's Islamic laws, she spent the few years of her adult life in a courtroom, fighting for her life after defending it.
She lost.
This is the Sharia Laws in Islamic Republic of Iran where a woman can be hanged for surviving.
💔
TKP Genel Sekreteri Okuyan 'çerçeve yasa'nın kendi başına bir anlam taşımadığını konunun 'yeni' bir Türkiye olduğunu belirtti.
"Yeni' Türkiye, eskidir, Yeni-Osmanlı’dır" diyen Okuyan, "Türk-Kürt-Arap ittifakı ancak bir emperyalist projenin kodlanması olabilir" diye belirtti.
Okuyan "Hayır demek için fazlasıyla neden var. 'Siz demokrasi istemiyorsunuz' diyenlere de söyleyecek çok sözümüz" ifadesini kullandı.
(soL Haber)
Ben barışa karşı değilim.
Terörün bitmesini, silahların susmasını, Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesini istiyorum.
Ama barış istemek başka, AKP’nin getirdiği her düzenlemeye sorgusuz sualsiz “evet” demek başkadır.
Ben bu iktidara güvenmiyorum.
Çünkü bir taraftan “demokrasi ve toplumsal barış” diyorsunuz, diğer taraftan demokratik siyasetin alanını her geçen gün daraltıyorsunuz.
Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayının diploması iptal edildi, kendisi cezaevinde.
Seçilmiş belediye başkanları tutuklanıyor, görevlerinden uzaklaştırılıyor.
Muhalefet partilerinin yöneticileri hakkında soruşturmalar ve fezlekeler gündemden düşmüyor.
Meşru, demokratik ve silahsız siyaset yapan insanlar ceza hukukuyla karşı karşıya bırakılıyor.
AYM kararlarının gereği yerine getirilmiyor.
AİHM kararları uygulanmıyor.
Kayyum uygulaması devam ediyor.
Sonra aynı iktidar bize “demokrasi”, “hukuk” ve “toplumsal barış” diyor.
Ben de soruyorum:
Mevcut hukuku uygulamayan bir iktidarın yeni hukuk vaadine neden güvenelim?
Ayrıca bu çerçeve yasanın gelecekteki seçimlerin, Meclis aritmetiğinin veya başka siyasi hesapların aracı olmayacağının güvencesi nedir?
Ben AKP’nin siyasi hesabına ortak olmayacağım.
Çünkü kalıcı barış siyasi hesaplarla değil; hukukla, demokrasiyle, adaletle ve toplumsal güvenle kurulur.
Önce AYM kararlarını uygulayın.
Önce AİHM kararlarının gereğini yerine getirin.
Önce sandık iradesine saygı gösterin.
Önce iktidara da muhalefete de aynı hukuku uygulayın.
Sonra bize demokrasi ve hukuk devleti anlatın.
Benim tavrım çok açık:
Barışa EVET.
Terörün bitmesine EVET.
Silahların susmasına EVET.
Demokratik çözüme EVET.
Ama hukuksuzluğa HAYIR.
Çifte standarda HAYIR.
Barışın siyasi ve seçim hesaplarına alet edilmesine HAYIR.
Benim HAYIR oyum barışa değil, bu iktidarın güven vermeyen hukuk ve demokrasi anlayışınadır.
Bu nedenle bu hâliyle çerçeve yasaya oyum nettir:
HAYIR.
Sn Genel Başkan @eczozgurozel ;
📍Yapacağınız en hayırlı iş, Sezgin Tanrıkulu ile yollarınızı ayırmak ve yasaya HAYIR oyu vermek.
📍Gitsin Dem Parti'de siyaset yapsın.
📍İddia ediyorum;
Bunu yaparsanız, Yeni Parti Diyarbakır'dan 1 değil, 2 milletvekili çıkarır.
Uyarıyorum:
@yenipartiyiz@eczozgurozel
Erdoğan ve Bahçeli'nin yanlarına Hizbullah ile PKK'yı alarak başlattıkları bu siyasi proje, Yeni Parti'nin varlık nedenine de karşıdır.
1-PKK'nın ve TBMM'deki uzantısının asla ve asla demokrasi diye, eşit vatandaşlık diye bir sorunu yoktur.
-Bunların tek hedefi, Türkiye'de Kürdistan adlı bir devlet kurmaktır.
-Bunun ilk parçası Irak'ta 2003'te AKP'nin de desteğiyle kuruldu.
-Şimdi AKP-MHP desteğiyle Suriye'de kuruluyor.
Sıra Türkiye'de...
-Bunu ABD'nin Türkiye Büyükelçisi de açık açık söyledi.
2-Bu projede Türkiye'ye silahla baş eğdiremeyince barış masasında baş eğdiriyorlar.
3-Yeni Parti bu yıkım projesine destek olursa; AKP'nin, MHP'nin, PKK'nın ve hatta Hizbullah'ın ortağı haline gelecektir.
4-Bu millet bu ihaneti yapan AKP'yi, MHP'yi sindirebilir ama sonunda tüm pisliği Yeni Parti'nin üstüne kusar; tek sorumlu siz olur; sonunda şu anki Butlan CHP'si gibi Erdoğan'a hizmet eden dernek durumuna düşersiniz.
5-Lütfen, size yardım yapan vatandaşın bu konudaki tepkilerini okuyun ve dikkate alın.
Saray'ın yan örgütü konumuna düşmeyin...
6-Untmayın: Terör elebaşısı Öcalan, Erdoğan'la anlaştığı için bu proje Bahçeli üstünden devreye alınmıştır.
7-DEM; sizi satmıştır. Çünkü onların derdi Türkiye'de milletvekili olmak, belediye başkanlığı kazanmak değildir; tek hedefleri vardır: Kürdistan'ı kurmak...
-Bu amaca ulaşmak için ABD ile birlikte çalışmaktalar ve TBMM'yi de bu hedef için kullanmaktadırlar.
8-Yapmayın; kendinize de partinize de ülkenize de ihanet eder konuma düşmeyin.
-Hayır, deyin...
Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Merdan Yanardağ, Nasuh Mahruki, Deniz Göktaş, Oğuzhan Uğur, Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Murat Çalık, Sinem Dedetaş ve daha nice insan haksız hukuksuz hapsedilirken…
Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken….
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil. Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var. Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur. Yeni Parti, Kürt sorununun bu otoriter, baskıcı iktidar tarafından demokrasiden uzak zihniyetle çözülemeyeceğini topluma anlatabilir. Kendi iktidarında demokratik bir cumhuriyet inşa ederek bu sorunu çözeceğine halkı ikna edebilir. Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.
Onlar TV'de Şule Aydın'ın sorularını yanıtlayan Gökhan Günaydın taşı gediğine koymuş: Asıl hedef Anayasa değişikliği ve erken seçim. Üstelik Günaydın sözünü hiç sakınmamış.
Uğur Mumcu Kürt sorunu söylemini, en sert biçimde eleştiren aydınlardan biridir.
Mumcu’ya göre bu söylem, masum bir hak arayışı değil, emperyalist projelerin bir parçasıdır.
Ve der ki:
“Kimse kimseyi aldatmasın. Batı desteği ve koruması altındaki ‘Kürt Devleti’, açıkça bir Sevr modelidir.”
Eşimle karar aldık denize girmeyeceğiz. Tüm Akdeniz sahilleri böyle. Bu bilerek isteyerek yapılıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın açıklaması yok. İçişleri'nin açıklaması yok. Kıyılardan sorumlu Sahil Güvenlik'in açıklaması yok. Belediyeler sus pus. Kaymakamlar ortada yok.
Avrupa'nın öğütülmüş çöpü denizlerimize dökülüyor. Halk sağlığı kimsenin umurunda değil.
YENİ Parti'nin tutuklanan belediye başkanları Sinem Dedetaş ve Fatma Kaplan Hürriyet için hazırlanan dayanışma klibi yayınlandı.
Sosyal medyada hızla yayılan ve iki kadın siyasetçiye destek amacıyla yapılan video, izleyenleri duygulandırdı.