🔵 #ARŞİV | Ege Cansen:
▪️ "70-80 milyon dolar borsa değeri olan firmanın değeri bugün 1 milyar 110 milyon dolara çıktı. Ben de zengin oldum."
▪️ "Arsadan, borsadan kazanamazsan öyle maaşla falan zengin olamazsın."
▪️ "Bir arkadaşımın oğlu 5-6 sene önce Bitcoin alıyormuş. Bana söylediklerinde, 'Ben almam, saadet zinciri gibi bir şey. Almasın.' dedim."
▪️ "Bu yaz arkadaşımın eşi bana, 'Benim oğlan şu an Monte Carlo'da yatında yazı geçiriyor.' dedi. Ben de, 'Bir dakika, yatı mı var?' diye sordum.
▪️"'Evet, Bitcoin sayesinde yat aldı.' dedi."
▪️ "'Sen alma dedin ama o Bitcoin aldı.' dedi. Ben de, 'Helal olsun, keyfini sürsün.' dedim."
▪️ "Zenginlikler böyle oluyor. Yoksa öyle maaşla falan, beş beş koyarak zengin olunmuyor."
👉🏻Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:
📍Kurt kuzuyu yiyecek. Ne yaptım da beni yiyorsun diyor. Suyu bulandırdın diyor. Kurt kuzuyu yiyor.
📍Ama tabii biz “KUZU” değiliz !
Mary Wollstonecraft "kısa ömürlü kraliçeler" diyordu. Bu ifade günümüzde "insta mom"lara, hayatımdaki adam her şeyimi finanse edecek diyen konformist kadınlara karşılık geliyor.
Asker kadınlar, operasyona giden polis kadınlar, pilot, filozof, vali kadınlar; cerrah, işçi, çiftçi, kasiyer ve hayatın her alanında mücadele veren kadınlar gibi;
"Çocuğu emzirmek zorunda bile değilim,
Ev işleri yapmak zorunda değilim,
Çalışmak zorunda değilim"
Hayatımdaki adam bunların hepsini karşılamak zorunda" diyen kadınlar da var.
Çalışmıyor. Çalışmak istemiyor. Finanse edilmek istiyor. Lüks yaşamak ve ele güne nispet paylaşımları yapmak istiyor. Hiçbir efor ve sarfetmeden lüks ve konforlu yaşam istiyor. Karşılığında vadettiği tek şey gençlik ve güzelliği. Onun da sürdürülebilirliği maximum 20 sene.
Ve kendisine bu yaşamı sunamayan, buna gücü yetmeyen adamı küçümsüyor. İçten içe aklı hep o lüks yaşamı vadeden erkeklerde. O yüzden sürekli mukayese yapıyor. Peki sen ne veriyorsun karşında ilişkiye? Senin gibi yüzbinlerce aynı konformist beklentide kadın varken karşındaki kişi seni neden seçsin?
Evlilik, karşılıklı ve gönüllü emekle devam eden bir şey.
Kimisi bu emeği çalışarak verir. Kimisi kas gücüyle. Kimi ev ihtiyaçlarını finanse ederek. Kimi çocuğa bakarak. Kimi ev işlerini yaparak. Çalışma hayatı zaten yeterince yorucu. Kadın için de erkek için de. Çalışarak emeğini ortada koyan kişi zaten ev için katkıda bulunuyordur. Ve çalışmayan tarafın aynı eforla başka kulvarlarda emek harcaması gerekiyor.
Hayat, seçimlerimizden ibaret. İnsan, seçtiği şeydir.
Bu yüzden hayatınıza eşlik edecek kişiyi çok iyi seçin. Konformist kadınlardan şikayetciyseniz öyle kadınları seçmeyin. Size belirli bir lüksü, konforu, refahı sunamayacak adamları beğenmiyorsanız da öyle adamları seçmeyin. Bu kadar basit.
Çünkü bu kötü eşleşmelerde olan her defasında arkada olan bitene maruz kalan çocuklara oluyor.
Recep Tayyip Erdoğan’ı hiç tanımasam yüzünü hiç görmesem bilmesem, sadece ‘DÜŞMANLARINA’ bakarak yine onu desteklerdim.
Şunları yapan bu ülkenin evladı olamaz..