Devlet diş hastanelerinde ciddi bir denetim şart.
Hastane sayısı arttı ama vatandaşa yaklaşım aynı. Dolguya, kanal tedavisine yanaşmayan doktorlar; sanki tedavi istemek suçmuş gibi surat ifadeleri…
Madem bu işlemler yapılmayacak, bu kadar diş hastanesi neden var?
Vatandaş tedavi olmak için gidiyor, doktorun keyfini kaçırmak için değil.
AVRUPA’DA MAZOT 150 LİRA, BİZDE 100 LİRA ÖYLE Mİ?
Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek diyor ki:
“Avrupa’nın birçok ülkesinde mazot 150 liranın altında değil. Bizde 100 lira civarında.”
Doğru Sayın Bakan…
Ama bir de o mazotu kimin, hangi maaşla aldığını konuşalım.
Danimarkalı, kişi başına geliriyle yaklaşık 29 bin 700 litre motorin alabiliyor.
Alman 24 bin 300 litre…
Fransız yaklaşık 20 bin litre…
Türkiye’de vatandaşımız ise 9 bin 700 litre!
Madem Avrupa’yla mukayese edeceğiz, yalnızca pompadaki rakamı değil, o pompanın karşısındaki vatandaşın cebini de mukayese edelim.
Avrupa’nın mazot fiyatını söylüyorsunuz da Avrupa’nın gelirini niye söylemiyorsunuz?
Hadi bir adım daha atalım.
Yeni iPhone Duo…
Almanya’da 2 bin 299 avro. Bugünkü kurla yaklaşık 129 bin lira.
Türkiye’de 229 bin 999 lira!
Aynı telefon, bizim vatandaşımıza yaklaşık yüzde 79 daha pahalı.
Bir Volkswagen Golf…
Almanya’da 32 bin 80 avro; yaklaşık 1 milyon 800 bin lira.
Türkiye’de 2 milyon 994 bin lira!
Yaklaşık yüzde 67 daha pahalı.
Şimdi soruyorum:
Mazotta Avrupa’yı örnek veriyorsanız, telefonda niye vermiyorsunuz?
Otomobilde niye vermiyorsunuz?
Maaşta, gelirde, alım gücünde niye vermiyorsunuz?
Mukayese yapacaksak tamamını yapalım.
Milletimizin derdi mazotun Avrupa’dan 50 lira ucuz olması değil; 100 liralık mazotu alırken cebinden çıkan paranın ağırlığıdır.
Ekonominin gerçek karnesi yalnızca istatistik tablolarında yazmaz.
Deponun ibresinde yazar.
Market arabasında yazar.
Kredi kartı ekstresinde yazar.
Ayın sonunu getirmeye çalışan vatandaşın cebinde yazar.
Bu millet vergileri koymadı.
Bu millet bütçeyi yapmadı.
Bu millet ekonomi politikalarını belirlemedi.
Ama bütün bunların bedelini millet ödüyor.
Onun için Avrupa’yı örnek gösterecekseniz, yalnızca fiyatını değil; maaşını da, alım gücünü de, vatandaşına yüklediği vergi yükünü de beraber konuşacağız.
Millet deposundan eksileni de bilir, sofrasından eksileni de bilir, maaşından eksileni de bilir.
Ve emin olun;
Millet cebinden eksileni unutmaz.
2 Boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre yolu özelleştirme kapsamına alındı.
Bu karar, ne anlama geliyor?
Özelleştirme deyince akla ilk olarak mülkiyet satışı geliyor ama bu kapsamdaki köprü ve yolların mülkiyeti değil satış hakkı 30 yıl süreyle devredilecek.
Bu işletmelerin mevcut haliyle toplam yıllık geliri 600 milyon dolar, yarısı işletme ve bakım masraflarına gidiyor.
Özelleştirme İdaresi, bu kararla geliri değil hizmet kalitesini, verimliliği arttırmayı, bakım ve yatırımları hızlandırmayı amaçladıklarını söylüyor.
Kanaatime gelince.
İdare için gerekli hatta zorunlu uygulama olabilir.
Ancak, özelleştirme sonrası köprü ve yol tarifeleri rutin artışın üzerine çıkarak fahiş hale gelirse kamuoyuna izahı zor olur.
Ağır siyasi sonuçlar doğurur.
Kaldı ki karara baktığımızda özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2031 sonuna kadar tamamlanması gerekiyor.
Yani uygulamanın sonuçlanması için 5 yıldan fazla süre var.
Hayat pahalılığının gündemin zirvesinde olduğu süreçte; vatandaş için “ek külfet” olarak görülebilecek bir uygulamayı izah etmenin zorluğuna dikkat çekmek isterim.
AGS sonuçlarının eğitim fakültelerinin öğretmen yetiştirme niteliğine dönük kullanılacağı açıktı ve öyle de oldu; sonuçlar Akademinin meşruiyetine dönük kullanılabilir demiştik, öyle de oldu. Öğretmenlerin niteliğini sorgulamak hiç kimsenin haddi değildir, eğitim kökenli olmayan kişilerin bu konuda ahkam kesmek yerine durumu anlamaya çalışması gerekir. AGS sonuçları öğretmenlerin alan bilgisindeki düşüklüğü değil kullanılan ölçme aracının niteliğinin sorunlu olduğunu göstermektedir. @Mahmut__ozay bu açıdan da meseleye bakmayı denemeli.
#AGS50binşart
BÖLGE NORMU ÖĞRETMENLERİ MAĞDUR EDİYOR!
Bir okulda aynı branşta 34 saat ders var. İki öğretmen dersleri 17-17 paylaşıyor. İkisinin de maaş karşılığı fazlasıyla doluyor.
Ama “bölge normu” devreye giriyor, öğretmenlerden biri norm fazlası ilan ediliyor!
Öğretmen tercih yapıp 17 saatten daha az dersi olan başka bir okula gidebiliyor, orada da okulda norm fazlası olabiliyor, geride kalan okuluna yine bir öğretmen hatta ücretli öğretmen bile görevlendirilebiliyor...
Bu nasıl bir norm sistemi Allah askina?
Bölge normu bu hâliyle eğitim çalışanlarını mağdur eden ucube bir sisteme dönüşmüştür.
Artık norm sistemi değişmeli; adil, şeffaf ve öğretmeni mağdur etmeyen bir sistem kurulmalıdır.
#BölgeNormu #NormSistemiDeğişmeli #EğitimÇalışanları #eğitim @tcmeb@Yusuf__Tekin@samsunegs #öğretmen
ÖĞRETMENLERİN ÖĞRETİM YILINA HAZIRLIK ÖDENEĞİ 1 MAAŞ OLSUN!
İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’tan kanun teklifi.
2026 yılı için 8.599 TL olarak belirlenen öğretim yılına hazırlık ödeneğinin yetersiz olduğunu belirten Özçağdaş, TBMM’ye kanun teklifi sundu.
Özçağdaş teklifinde Ödeneğin bir maaş tutarına yükseltilmesini istedi.
Hani diyorum ya PKK gibi DEM de silah bıraksın.
Sürece en fazla zehirli dilleri zarar veriyor.
Tülay Hatimoğulları’na bakın.
Farklı illerde terör örgütü mensupları için “şehit” törenleri düzenleyip “bölücü” mesajlara devam ediyorlar.
“Dört parça Kürdistan coğrafyası” diyerek hem Türkiye hem bölge ülkeleri için “ayrıştırıcı dil” kullanmaya devam ediyorlar.
Toplumun sinir uçlarıyla oynayıp tahrik ediyorlar.
Burası Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde değil mi?
Yahu bizi delirtmeye mi çalışıyorsunuz?
Valisi,emniyet müdürü,savcısı yok mu burada?
Yazıklar olsun,
Eğer bir gram hakkım varsa,şu görüntülerim müsebbibi olan başta "statü" çığırtganı olmak üzere haram zıkkım olsun.
Bu terörist hapisten "hasta" denilerek çıkarıldı. Ne hikmetse çıkar çıkmaz iyileşti, miting miting geziyor Türk milletini tehdit ediyor. Gık diyen yok.
Bunun bu lafları ettiği yerden çok da uzak olmayan bir yerde, kalbinde kaç tane stent olduğunu artık kendisinin de saymadığı Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, bu teröristin örgütü tarafından uğradıkları saldırılarda yaralanıp gazi olan kahramanlara destek olurken karşılarına dikilen polis tarafından itilip kakılıyor, yaralanıyor.
Sonra da burada bebek katili için "devlete entegre oluyor" diyen junior ROK'ların herzelerini okuyoruz. Belli ki o devlet bizim değil.
⚠️Bu nasıl olabilir???
Terörle mücadele kapsamında güvenlik güçlerimizle girdiği çatışmalarda leşi alınan 49 PKK'lı terörist için Diyarbakır Koşuyolu Parkında taziye çadırları kuruluyor, örgüt paçavraları ile teröristler anılıyor devlet de bunu seyrediyor.
İnanılır gibi değil gerçekten.
#pazar #HainsizTürkiye
⚠️Diyarbakır Surlarına terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın dev fotoğrafı ve teröristleri ‘şehit’ olarak nitelendiren Kürtçe bir pankart asıldı.
İşte Pankartta yer alan skandal ifadeler:
"Şehitler onurumuzdur
Her bir şehit bir meşaledir
Meşale karanlığı aydınlatır
Ve özgürlüğün yolunu gösterir
Şehitler ölmez
Amed (Diyarbakır) şehitleriyle gurur duyuyor!"
DEMliler Krdistandan Türkiye'ye gelen ifadesini kullanmış...
AKP, MHP, CHP ve Yeni Parti bir cevap versin:
Türk milletine 10 yıl açıklanmayacak kararlarda, Kürtlere özerklik verdiniz mi?
Vermediyseniz bu PKK sözcüleri nasıl bu kadar haince davranabiliyor?
Verdiyseniz, bu kararların altında kalacağınızı gözönüne aldınız mı?
En son Türkleri delirtip,
belanızı......karar mı verdiniz?
‼️ Pankartta Bursa DEM Genç imzasıyla, “Em deyndare we ne” yani “Size borçluyuz” yazıyor; arkasında ise öldürülen örgüt mensuplarına ait olduğu belirtilen fotoğraflar taşınıyor.
Bu, sıradan bir siyasi açıklama veya masum bir anma değildir. Terör örgütü mensuplarını yücelten, gençlere örnek gösteren ve “size borçluyuz” diyerek sahiplenen açık bir provokasyondur. Toplumsal tepki doğuracağı bilinen bu gösteri, halkı kışkırtmaya ve kamu düzenini bozmaya elverişlidir.
Hukuki nitelendirmeyi savcılık yapacaktır; ancak görüntüler, terör propagandası ve ilgili diğer suçlar yönünden derhal yeri dahil soruşturulmalıdır. Siyasi parti faaliyeti, teröristi övme özgürlüğü değildir.
@TC_icisleri@adalet_bakanlik@BursaValiligi@HatayValiligi