KAYSERİ İÇİN MİL BüRO SEN VAKTİ!
Hak aramaktan çekinmeyenlerin, emeğini savunmak isteyenlerin adresi olan #MilBüroSen, kararlı adımlarla teşkilatlanmaya devam ediyor.
📍 MilBüroSen KAYSERİ İl Başkanlığı görevine Sinan GÜRBÜZ atanmıştır.
Kendisine yeni görevinde başarılar diliyor, Kayseri teşkilatımız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
Yıllardır büro çalışanlarını görmezden gelen anlayışa karşı artık güçlü bir irade var. Sessiz kalan değil, hak için konuşan bir sendika var. Bekleyen değil, mücadele eden bir teşkilat var.
Artık #MilBüroSen var!
Sen de hakkın için, emeğin için, geleceğin için bu mücadelede yerini al.
📞 İletişim: 0549 100 53 00
#MilSen
#MilBüroSen
#Kayseri
#memur
#kamu
#sendika
#SONDAKİKA
Meclis tatile girmeye hazırlanırken kamu çalışanlarının beklentileri yine “başka bahara” kaldı.
3600 ek gösterge, kamu mühendislerinin sorunları, yardımcı hizmetler sınıfındaki adaletsizlikler ve daha nice haklı talep…
Yıllardır meydanlarda anlatılanlar, kürsülerde verilen sözler,
“Bu işi biz çözeriz” diye başlayan cümleler.
Sonuç?
Kocaman bir HİÇ!
Kamu çalışanının hakkını savunmak yerine, yapılan her düzenlemeyi kendi başarısı gibi pazarlayanların mumunun da yatsıya kadar yandığı bir kez daha görüldü.
Meğer her işi onlar yaptırmıyormuş.
Meğer her kazanım onların eseri değilmiş.
Meğer algı ile gerçek arasında kocaman bir uçurum varmış.
Ama unutmayın:
Siz inandığınız, destek verdiğiniz ve hesap sormadığınız sürece; aynı hikâyeyi anlatmaya, aynı vaatleri vermeye ve aynı şekilde sizi oyalamaya devam edecekler.
Çünkü aldatılmak sadece aldatanın marifeti değildir; bazen aldanmaya devam etmek de tercih meselesidir.
Artık söz değil, sonuç zamanı!
Artık vaat değil, icraat zamanı!
Artık MilSen Zamanı!
#MilSen
#memur #kamu #3600EkGösterge
@kaMUhendisleri@yhsplatform@657HakPlatformu
Temmuz ayı enflasyonu %1,78 olarak açıklandı. Böylece yıllık enflasyon %31,90'a ulaştı. Enflasyon yükselmeye devam ederken kamu çalışanlarının alım gücü ise her geçen gün eriyor.
2027 Ocak ayı için %5 zam oranının kabul edilmesi, kamu çalışanlarının beklentilerini karşılamaktan çok uzak kaldı. Yetkili sendika, hakem heyetine katılarak bu kararın çıkmasını kolaylaştırdı. Kamu çalışanlarının beklentisi ise bu düşük zam teklifine güçlü bir şekilde itiraz edilmesi ve haklarının kararlılıkla savunulmasıydı.
Bugün birçok kamu çalışanı ayın ortasına geldiğinde kredi kartı borcunu güçlükle kapatıyor, cebinde neredeyse hiç para kalmadan bir sonraki maaş gününü beklemek zorunda kalıyor.
Emeklilik ise umut değil, endişe kaynağı hâline geliyor. Yıllarca hizmet veren kamu çalışanları, emekli olduklarında mevcut maaşlarının ancak üçte biri seviyesinde bir gelirle yaşamlarını sürdürme kaygısı taşıyor.
Yetkili sendikanın anlattığı "kazanım" hikâyeleri ile kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik gerçekler arasında derin bir uçurum bulunuyor.
Bugün bir kamu çalışanı için ev sahibi olmak neredeyse hayal hâline gelmiş durumda. Araç sahibi olabilmek bile uzun yıllar sürecek ağır bir borç yükünü göze almayı gerektiriyor.
Kamu çalışanları artık vaat değil; alım gücünü koruyan, refah payını artıran, emekliliği güvence altına alan ve haklarını kararlılıkla savunan gerçek bir sendikal mücadele bekliyor.
#MilSen
#KamuÇalışanları #AlımGücüEriyor #GerçekZam #RefahPayı #GeçimMücadelesi #EmekçininSesi #AdilÜcret #Enflasyon #YetkiliDeğilEtkiliSendika
KAMU ÇALIŞANLARININ GÜNDEMİ HER GEÇEN GÜN DAHA DA AĞIRLAŞIYOR…
🔹 Alım gücündeki erime
🔹 Büyükşehirlerde artan kira yükü
🔹 Vergi dilimi nedeniyle maaş kayıpları
🔹 3600 ek gösterge ve unvan kaynaklı adaletsizlikler
🔹 Emekli maaşına yansımayan hak kayıpları
🔹 Mülakat ve kariyer süreçlerindeki belirsizlikler
Kamu çalışanları; adil ücret, güvenli gelecek ve emeğinin karşılığını istiyor.
Artık sorunların konuşulduğu değil, çözümlerin hayata geçirildiği bir dönem başlamalı.
ÇÖZÜMÜN ADRESİ SENSİN!
ÇÖZÜM İÇİN MİL-SEN AİLESİNDE BULUŞUYORUZ.
#MilSen
#KamuÇalışanları #Memur #AdilÜcret #VergiDilimi #3600EkGösterge #Emek #SosyalAdalet
Piyasalar yine Merkez Bankası'nın faiz kararına kilitlendi...
Ancak asıl konuşulması gereken; yüksek faiz politikalarının üretime, istihdama ve çalışanların alım gücüne verdiği zarardır.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin not görünümünü büyük ölçüde faiz politikalarına bağlaması oldukça manidardır.
Gelişmiş birçok ülke kendi ekonomilerini uzun yıllar düşük hatta zaman zaman negatif faizle desteklerken, gelişmekte olan ülkelere yüksek faizi reçete olarak sunmaları ciddi şekilde sorgulanmalıdır.
Yüksek faiz, bir para politikası tercihi değildir. Aynı zamanda küresel finans çevrelerinin sermayelerini yüksek getiriyle değerlendirmelerine hizmet eden bir düzenin temel aracıdır.
Bu sömürü düzeni; üretimi pahalılaştırırken, yatırımı yavaşlatırken, çalışanın maaşını enflasyon karşısında eritmekte, buna karşılık finansal sermayeye yüksek kazanç sağlamaktadır.
Kısacası; üreten kaybederken, hiç bir emek sarfetmeyenler yüksek faizden kazanıyor.
Türkiye'nin ihtiyacı; küresel finansın beklentilerine göre şekillenen yüksek faiz politikaları değil, üretimi, yatırımı, ihracatı ve emeği önceleyen güçlü bir kalkınma modelidir.
#MilSen
#faiz
#faizsömürüdür
@Merkez_Bankasi@memetsimsek@yfatihkarahan
Bu ülkede sorun ekonomi değil, adil paylaşım sorunudur!
Hükümetler düzenleme yaparken yalnızca sesi daha çok çıkanların ya da belirli kesimlerin taleplerini değil, tüm kamu çalışanlarının insanca yaşayabileceği adil bir çalışma ve ücret düzenini gözetmek zorundadır.
3600 ek gösterge düzenlemesi görüşülürken defalarca "Kamu sadece dört meslek grubundan ibaret değildir." dedik. Ne yazık ki yine belli kesimlerin talepleri karşılandı, birçok kamu çalışanı ise kapsam dışında bırakıldı.
En düşük maaşı alan memur ve emekliler geçim mücadelesi verirken, daire başkanı ve üstü kadrolara yönelik maaş iyileştirmeleri yapıldı. Kamu kurumları içinde birçok meslek grubu arasında kabul edilemez ücret ve özlük hakkı farklılıkları oluşmuş olmasına rağmen, bu sorunlara bugüne kadar sözün ötesinde somut bir çözüm üretilmedi.
Bugün de yalnızca belirli bir gruba yönelik yeni bir düzenleme hazırlanarak bu adaletsizlik daha da derinleştirilmektedir.
MilSen olarak hiçbir kamu çalışanının haklarının iyileştirilmesinden rahatsız değiliz. Aksine, her iyileştirmenin tüm çalışanlara umut olmasını isteriz. Ancak beklentimiz; parça parça yapılan, yeni mağduriyetler doğuran "yama" düzenlemeler değil, bütün kamu çalışanlarını kapsayan, adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir kamu personel rejimi reformunun hayata geçirilmesidir.
Çünkü adalet; bazılarına daha fazlasını vermek değil, herkesin hakkını teslim etmektir.
Mücahit ÇELİK
Mil Sen ve Mil Büro Sen
Genel Başkanı
#MilSen
#adilpaylasım #kamu
#memur #emekli
@RTErdogan@isikhanvedat@memetsimsek@657HakPlatformu@kaMUhendisleri@yhsplatform
Tebrikler Memur-Sen!
2026 yılında da geleneği bozmadınız...
Memurun maaşı eridi, alım gücü düştü, verilen sözler tutulmadı; ama siz yine üye sayısıyla övünmeyi başardınız.
Toplu sözleşmede "Hakem Heyeti'ne gitmeyin." dedik, dinlemediniz. Sonuç? Memurun cebindeki para daha maaş yatmadan buhar oldu.
Eski taşeron işçiler kadroya geçti, birçok yerde maaşları memuru geçti. Ses yok.
Kamu mühendisleri bekliyor... YHS bekliyor... Kamu şefleri bekliyor... Yıllardır bekliyor. Beklemek artık kariyer planı oldu.
"3600 ek gösterge birinci dereceye gelen herkese verilecek." denildi. Aradan yıllar geçti. Meğer "herkes" kelimesinin sendikal sözlükte farklı bir anlamı varmış.
Sonra dönüp büyük bir gururla:
"Üye sayımız arttı!"
Elbette artar...
Hak kazanamayan memurun sayısı artıyor, beklentisi artıyor, mağduriyeti artıyor... Bunlarla birlikte üye sayısı da artıyor.
Ama kusura bakmayın...
Sendikacılık, üye sayısını saymak değil; memurun kazandığı hakları saymaktır.
Bir sendikanın vitrini üye sayısı değil, toplu sözleşme masasında aldığı sonuçtur.
Ve en acı gerçek...
Bu düzeni değiştirecek olan da yine kamu çalışanının kendisidir.
Hak etmeyene değil, hakkını arayana destek verildiğinde; rakamlar değil, kazanımlar konuşulacaktır.
#MilSen
@MemurSenKonf
Piyasanın gerçeği ile açıklanan enflasyon rakamları maalesef örtüşmüyor.
TÜİK, geleneği bozmadı; maaş artışlarına esas alınan enflasyon oranı yine toplumun gerçek hayat pahalılığı algısının gerisinde kaldı.
Kamu çalışanı da, emekli de zam istemiyor. İstedikleri; her geçen gün eriyen maaşlarının, kaybettikleri alım gücünü yeniden kazanmasıdır.
Enflasyon farkı bir kazanım değil, yaşanan kaybın gecikmeli telafisidir.
Mil-Sen Konfederasyonu olarak; emeğin değersizleştirilmesine, alım gücünün erimesine ve çalışanların gerçek enflasyon karşısında yalnız bırakılmasına sessiz kalmayacağız.
Adil ücret, gerçek enflasyon ve insanca yaşam haktır. Haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
#MilSen #KamuÇalışanları #Emekli #Enflasyon #AlımGücü #AdilÜcret #TopluSözleşme
@_cevdetyilmaz@memetsimsek@isikhanvedat@tuikbilgi
Cuma günü açıklanacak enflasyon rakamları, milyonlarca memur ve emekli için hayati önem taşıyor.
Ne var ki yıllardır değişmeyen bir tabloyla karşı karşıyayız. Maaş zammı öncesinde açıklanan enflasyon oranları düşük kalırken, zamların büyük bölümü maaş artışlarının hemen ardından peş peşe geliyor. Böylece daha zam çalışanın cebine girmeden, alım gücü eriyor.
Mil-Sen Konfederasyonu olarak bir kez daha en yüksek sesle haykırıyoruz:
Enflasyon farkı zam değildir!
Enflasyon farkı, geçmişte yaşanan kayıpların gecikmeli telafisidir. Gerçek refah artışı sağlayacak, çalışanı ve emekliyi enflasyona ezdirmeyecek kalıcı maaş artışları istiyoruz.
Adil ücret, insanca yaşam ve gerçek zam talebimizden vazgeçmeyeceğiz!
#MilSen
#EnflasyonFarkıZamDeğildir #HaklıMücadele #Memur #KamuÇalışanları
@tuikbilgi@HMBakanligi@csgbakanligi
MEMURUN YENİ UMUDU: TOPLU SÖZLEŞME DEĞİL, ENFLASYON AÇIKLAMASI!
Düşünün...
Bir memur, bir emekli...
Maaşını belirlemesi gereken toplu sözleşmeyi değil, her ay açıklanacak enflasyon rakamlarını umutla bekliyor.
Üstelik açıklanan rakamların, vatandaşın pazarda, markette, kirada ve faturada yaşadığı gerçek hayat enflasyonunu tam olarak yansıtmadığı yönündeki yaygın kanaate rağmen...
Çünkü yıllardır sahnelenen toplu sözleşme tiyatrosunun sonu hiç değişmiyor.
Senaryo aynı... Oyuncular aynı... Perde her defasında memurun aleyhine kapanıyor.
Defalarca hükümete ve yetkili sendikaya çağrıda bulunduk. Ancak ortaya çıkan rakamlar, ne piyasa gerçekleriyle ne de kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik tabloyla örtüşüyor.
Açıklanan her maaş artışı daha ikinci, üçüncü ayda enflasyon karşısında erirken; toplu sözleşmenin, alım gücünü koruyan bir mekanizma olmaktan çıkıp bir formaliteye, hatta bir tiyatroya dönüştüğü gerçeği acı bir şekilde ortaya çıkıyor.
Memur zam istemiyor. Kaybettiği alım gücünü geri istiyor.
Adil paylaşım, gerçekçi ücret politikası ve insanca yaşam artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Mehmet Şimşek
#MilSen
#Memur
#emekli
#sendika
#toplusözleşme
#enflasyon
@tcbestepe@csgbakanligi@HMBakanligi@tuikbilgi
EMEKLİLER VE MEMURLAR ZAM DEĞİL, YAŞAM HAKKINI İSTİYOR!
Büyükşehirlerde kiralar 40 bin TL'den başlıyor. Market alışverişi maaşın büyük bölümünü tüketiyor. Eğitim, ulaşım, akaryakıt, enerji ve diğer temel ihtiyaçlar eklendiğinde geçinmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Bugün mesele yalnızca maaş artışı değildir; insanca yaşayabilme mücadelesidir.
Mil-Sen olarak bir kez daha çağrımızı yineliyoruz:
Adil paylaşımın esas alındığı yeni bir kamu rejimi kurulmalı, kaybedilen alım gücü gecikmeden yeniden tesis edilmelidir.
Özellikle emekliler ve en düşük maaşla görev yapan kamu çalışanları açısından bu zorunluluk, hiçbir ekonomik gerekçenin arkasına saklanamayacak kadar hayati bir noktaya ulaşmıştır.
Bir zamanlar hayal edilen emeklilik, bugün birçok kamu çalışanı için ekonomik kaygının adı haline gelmiştir. Yıllarca devlete hizmet eden insanların emeklilikten korktuğu bir düzen sürdürülebilir değildir.
Biz zam değil; emeğin karşılığını, adil ücret sistemini ve insan onuruna yakışır bir yaşam istiyoruz.
Emekliler ve memurlar lütuf değil, haklarını talep ediyor.
#MilSen #AdilPaylaşım #Memur #Emekli #İnsancaYaşam #AlımGücü #KamuÇalışanları
@_cevdetyilmaz@isikhanvedat@memetsimsek
BAĞ-KUR ve SGK emeklisi enflasyon kadar zam alıyor, yaklaşık %16,6.
Peki memur ve memur emeklisi?
Sözde toplu sözleşme masasında temsil edildiği halde yaklaşık %12,41!
Yani memurun kaybı enflasyondan değil, kötü toplu sözleşmeden kaynaklanıyor.
Ortaya çıkan acı gerçek şudur:
Yetkili sendika olmasaydı, memuru sadece enflasyon temsil etseydi bugün daha fazla zam alacaktı!
Milyonlarca memur ve memur emeklisi adına soruyoruz:
Toplu sözleşme mi yapıldı, yoksa memurun maaşı mı pazarlık konusu edildi?
Memur artık enflasyon karşısında değil, başarısız sendikal anlayış karşısında kaybediyor.
#Memur #MemurEmeklisi #TopluSözleşme #YetkiliSendika #MilSen
Mil-Sen Konfederasyonu ve bağlı sendikalarımızın kıymetli il başkanları ile birlikte, geçirdiği rahatsızlık nedeniyle bir hafta hastanede tedavi gördükten sonra taburcu olarak evine çıkan Mil Sen ve Mil Büro Sen Mersin İl Başkanı Şaban Helvacı başkanımıza geçmiş olsun ziyaretinde bulunduk.
Hanesinde gerçekleştirdiğimiz ziyarette kendisine hayır dualarımızı ileterek Rabbimden acil şifalar diledik.
Birlik ve kardeşlik ruhuyla her zaman birbirimizin yanında olmaya devam edeceğiz.
Allah, kıymetli başkanımıza sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler nasip etsin.
#MilSen
#MilBüroSen
“Önce ahlak ve maneviyat” düsturuyla çıktığımız bu yolda gördük ki; bu temel olmadan ne sendikacılık gerçek anlamını buluyor ne de emek mücadelesi karşılığını görüyor.
Kimsenin konuşmadığı yerde biz konuştuk.
Herkesin sustuğu yerde biz hakikati dile getirdik.
Korkuların gölgelediği yerde geri durmadık, doğru bildiğimizi söylemekten vazgeçmedik.
Hiç kimse adım atmazken ilk adımı atan biz olduk.
Bugün aynı meselelerin artık herkes tarafından konuşuluyor olması, verilen mücadelenin ne kadar kıymetli olduğunun göstergesidir.
“Bana ne” demedik.
Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyi ilke edindik.
İyi yapılanı takdir ederken, yanlışın da karşısında dimdik durduk.
Ve bugün…
“İyi ki Mil-Sen var, iyi ki bu ailenin bir parçasıyım” diyen binlerce kamu görevlisinin varlığı; verilen mücadelenin en büyük kazanımıdır.
Çünkü Mil-Sen sadece bir sendikal duruş değil; ahlakın, vicdanın ve hakkaniyetin sesidir.
Mil Sen ve Mil Büro Sen
Genel Başkanı
Mücahit Çelik
#MilSen
#ÖnceAhlakVeManeviyat
#İyikiMilSenVar
Toplu sözleşme sürecinin, enflasyon verileriyle birlikte bir kez daha göstermiştir ki ortaya konulan tablo ne yazık ki bir “mutabakat” değil, bir tiyatrodan ibarettir.
Daha yılın dördüncü ayında memur maaşları reel olarak %3,27 oranında eriyerek alacaklı duruma düşmüştür.
Mil-Sen Konfederasyonu olarak her toplu sözleşme döneminde, en azından bu süreçte enflasyonun üzerinde bir artış sağlanması gerektiğini defalarca ifade etmemize rağmen; hükümet yetkilileri ve mevcut sendikal yapı aynı döngüyü sürdürmektedir.
Son toplu sözleşme sürecinde de çağrımız netti: Memur-Sen ve Kamu-Sen’in Hakem Heyeti sürecine katılmayarak bu yapının meşruiyetini tartışmaya açması ve konunun doğrudan Meclis gündemine taşınmasıydı. Ancak bu sendikaların Hakem Heyeti sürecine katılımı, mevcut sistemin devamına dolaylı destek olmuştur.
Bugün gelinen noktada, daha birkaç ay içinde verilen zammın piyasa gerçekleriyle hiçbir bağının olmadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Kamu çalışanları enflasyona ezildikten sonra verilen “enflasyon farkı”nın bir kazanım değil, sadece bir telafi mekanizması olduğu da görülmektedir.
Bu nedenle uzun süredir dile getirdiğimiz üzere, maaş sisteminde eşel mobil sistemine geçilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.
#MilSen
#MilBüroSen
#memur
#enflasyon
#EşelMobil
Alın terinin, emeğin ve helal kazancın günü olan 1 Mayıs’ta;
emeğiyle hayatı omuzlayan tüm emekçilerin yanındayız.
Biz biliyoruz ki;
emek varsa üretim, üretim varsa gelecek vardır.
Ama aynı zamanda biliyoruz ki;
emeğin karşılığını tam almadığı bir düzende adalet eksiktir.
Mil-Sen Konfederasyonu olarak;
emeğin değersizleştirilmediği,
çalışanın hakkının geciktirilmediği,
alın terinin kutsal sayıldığı bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
“Emeğin gücü, adaletin teminatıdır.”
Tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.
#MilSen
#1MayısEmekveDayanışmaGünü