Depresyon, geçim sıkıntısının, güvencesizliğin ve ağır çalışma koşullarının yarattığı toplumsal yıkımı biyolojik bir arıza kılığına sokarak kişiselleştirme mekanizmasıdır.
Sistem, yarattığı sınıfsal felci şöyle maskeler. Bedenin grevi vs. isteksizlik. Günde 12 saat başkasının karı için ezilen, yollarda helak olan bir insanın sabah yataktan kalkamaması ya da duşa girecek gücü bulamaması bir kimyasal bozukluk veya tembellik değildir. Beden, ertesi günkü sömürü seansına katılmayı reddeden biyolojik bir barikat kurmuştur. Ve tüketilen yaşam vs. Öz bakım yıkımı yani mesai çilesiyle tüm yaşamsal enerjisi emilmiş bir mülksüzün evini toplayamaması kişisel bir ihmal değil sermayenin insanda bıraktığı fiziki yıkım ve ağır zaman yoksulluğudur.
Öte yandan geleceksizlik vs. Yani Anhedoni (Haz Alamama): Ay sonunu getiremeyen, kirasını ödeyememe korkusuyla yaşayan birinin neşe duyamaması nörolojik bir kusur değil yağmalanmış ticarileştirilmiş ve geleceği ipotek altına alınmış bir hayatın dürüstçe algılanmasıdır.
Bu yüzden ana akım tıp, perdeni aç, yürüyüş yap olumlu düşün telkinleri ve antidepresanlarla insanları ayağa kaldırmaya çalışır. Bu, kişiyi iyileştirmek değilde onu sömürüldüğü tezgaha gülümseyerek geri gönderecek kadar uyuşturmaktır.
Psikiyatri, güvencesizliğin ve sınıfsal tahribatın yarattığı felci 'hastalık' sanır. Oysa insanın ihtiyacı serotonin takviyesi değil insanca bir ücret, kısalan mesai saatleri ve güvenceli bir gelecektir. Sınıf analizi yoksa tedavi sadece bozulan çarkın yağlanmasından ibarettir.
yayıncı kuruluşlardan öyle bir şey istedi ki Beşiktaş'ın tüm maçları s sportta yayınlansın... adam bir türk takımından tüm sezon merkezleşen bek izlemek istiyor abi gereken yapılsın
İçi geçen varsa hiç üzülmesin, kesinlikle gitmesi gerekiyordu.
Bu işlem adice yapıldığı için hepimiz ses çıkarttık ancak işleme değil yönteme çıkarttık; profili gereği Beşiktaş’a zarar veriyordu, merkezini tamamen çökertiyordu.
Bu sezon kadroda olsaydı kalıbımı basarım ki daha iyi olmazdık. Bu duygusal bir yorum değil, rasyonel bir yorum. 2+2’nin 4 olduğu ne kadar rasyonel bir gerçekse emin olun bu da o kadar rasyonel bir gerçek.
Bu programda Pelin Batu üzerinden ne kadın düşmanlığı dönmüş lan. Pelin sırf kadın diye saçma salak hareketler yapmışlar ne söylediyse ne yaptıysa ciddiye almamazlık var.
Sırf bu kafaya sahip geri kafalılara inat beşeri bilimlerde okuyun bir yerlere gelin. Göt edin bunları
Trabzonspor özelinde konuşmak gerekirse asla sürdürülebilir bir oyun değil bu.
Aral, Nunez, Onauchu ve Salah; Trabzonspor oyunu dört forvetle oynamak istiyor.
Bu, merkezin bütün yükünü iki oyuncunun sırtına yüklemek demek.
Trabzonspor bunu yapabilecek iki merkez oyuncusuna sahip değil, merkezleri çok geçirgen olacak.
Benfica; 23/24 sezonunda bu kurguyu Neres, Cabral, Rafa ve Di Maria’yı kullanarak denemişti.
Orta sahadaki Orkun ve Neves tandemi, bu dört forvetin yükünü kaldırabilecek 6-8 oyuncuları olmadıkları için takımın merkezi çökmüştü.
Roger Schimdt; Aursnes’i sahte bek olarak kullanıp merkezleştirmeyi denedi, Neres’i kesip Mario’yu kanatta başlatarak merkezleştirmeyi denedi; hiç biri etki etmeyince sorunu sezon sonu Rafa’yı Beşiktaş’a göndererek çözdüler.
Daha tanıdık bir örnek vereyim:
Beşiktaş, 24/25 sezonunda aynı kurguyu Semih, Immobile, Rafa ve Rashica’yı kullanarak denemişti.
Merkezdeki Gedson mezzala, Musrati de regista olduğu için ligin en kırılgan merkezine sahip olmuştu.
Özellikle geçiş savunması konusunda fecaat bir takımdı çünkü oyunu iki stoper ve iki pivot arasındaki dörtgende oynaması gereken Musrati’ye tam saha savunma görevi biçilmişti, üstüne pressing 8 profilli Gedson da Giovanni Van Bronckhorst’un döneminde tamamen bir mezzalaya evriltilince orta saha direnci tamamen çökmüştü.
Peki bu kurgu nasıl çalışır?
Milan, 21/22 sezonunda yine aynı kurguyu Leao, Giroud, Brahim ve Messias ile yapıp şampiyon olmuştu çünkü orta sahadaki Tonali ve Bennacer tandemi, 6-8 profilleri gereği dört forvetin oluşturduğu merkez yükünü kaldırabiliyorlardı.
Ben, bu kurguda oynadığı taktirde 25/26 sezonundan daha başarılı bir Trabzonspor izlemeyi beklemiyorum.
Çirkinlik bir şehrin kaderi değildir. Zamanla her şey değişebilir. Kötü tabelalar kaderimiz değildir. Kaldırıma park etmiş arabalar kaderimiz değildir. Kafayı takmış bir belediye başkanı lazım sadece.
Vlahovic’in malum videosundaki kadınlara rakip takım taraftarı forması giydirerek yapılan paylaşımları çok çirkin buluyorum, rakip takım taraftarını değil kadın cinsiyetini aşağılıyorsunuz ve buna gerek yok 🙏
olaitan maliyeti düşük çirkin ve anadolu transferi olduğu için bjk kariyeri boyunca asla hak ettiği değeri görmeyecek ve en ufak olumsuzlukta günah keçisi ilan edilecek