Bu Aziz Vatanı bölmek parçalamak kendi çıkar ve menfaatlerini Vatanın menfaatlerinin üzerinde tutan şahsiyetlerin Anneleri hariç Başta Şehit ve Gazilerimizin Anneleri olmak üzere tüm Annelerin, Anneler Günü Kutlu olsun.
#AstsubaylarTazminattaHaklıDediniz mi❔
Bir Albay emekli olduğunda çalışan bir Teğmen kadar maaş alıyorsa;
Astsb. Kd. Bçvş da emekli olduğunda çalışan bir Astsb. Çvş. un maaşının YARISI KADAR maaş almamalıdır (menfi).
@tcsavunma
resim fi tarihlidir....
Sen sadece en sevdiğim rütbe değilsin.!
Sen en sevdiğim geçmişim.
Sen en sevdiğim hislerim.
Sen en sevdiğim zaman.
Sen en sevdiğim gurur.
En derin yaralarımsın...
Astsubaylar diğer kamu personeliyle karşılaştırıldığında daha uzun, daha bağlayıcı ve ayrılması daha maliyetli bir MECBURİ HİZMET rejimine tabidir. Sürdürülebilirlik açısından yapısal riskler minimize edilmelidir. @akp@MHP_Bilgi@tcsavunma@HMBakanligi@herkesicinCHP#Siyaset
HAVA PİLOT KIDEMLİ BAŞÇAVUŞ
MAHMUT ŞENGÜL / ALTIN BRÖVE
Hava Kuvvetlerinde en kariyerli, ulaşılması en zor olan sınıf pilotluktur.Tüm branşlar bir uçağın uçması için konumlandırılmıştır.
Bir pilotun da en statüsel başarı grafiği uçuştuğu toplam saatlerdir.
Hava kuvvetlerinde F-4 Phantom yada savaşan şahin diye bilinen F-16 'larva en fazla uçuş saati olan binbaşıyı yada yarbayı Hava Kuvvetleri tarihini anlatan karargah koridorlarında devasa tablolar içinde yada müze, dergi süslü püslü görsel bütün içerikler de görürsünüz.
Ama ;
Hava Kuvvetlerinin uçurması en zor teknolojik olarak en geride olan uçağını C-47 de tüm zamanların en fazla uçuşunu gerçekleştirmiş Assubay'ı Hava Kuvvetlerinin hiç bir yerinde göremezsiniz.
Türkiye'in masmavi semalarında 1946 yılında evantere çıkan, kuğu gibi süzülen bir uçak ve gökyüzünüde en fazla kalan uçurması tam bir ustalık, zeka, bilgi ve cesaret isteyen
C-47 'ler de 11.736 saat uçuş tamamlayan, üstü örtülen tarihin Hava Kuvvetlerindeki en fazla ve hiç bir kırım yapmadan uçuşunu gerçekleştiren pilotu Kıdemli Başçavuş Mahmut ŞENGÜL'Ü TSK 'ın tarihsel notlarının hiç bir yerinde göremezsiniz.
Tıpkı her yerde olduğu gibi tel örgülerin içinde duygu ve düşünceleri sırmalı ay-yıldıza hapsedilmiş Assubay'ları görmediğiniz gibi.
Abimiz, meslektaşımız, komutanımız
sayın Hava Pilot Kıdemli Başçavuş Mahmut ŞENGÜL'ü saygıyla anıyor, gururla selamlıyoruz.
Tarihe damga vuran tüm yok saymalara, tüm karartma çabalarına karşın gökyüzünüde bir güneş gibi parıldayan altın bröve sahibi sırmalı ay-yıldızı göklerde bulutlara bir nişan gibi takan onu ve tarihin gerçek satırlarına mesleğini, rütbesini, ismini bir imza gibi atan tüm Assubay'lar ile onurlanırken,
Her biri ayrı bir değer olan, eğer Türk Silahlı Kuvvetleri güç olarak bir yere geldiyse bu sıkalanın en tepe noktasında kendisinden bir çok şeyleri yitirerek enek ve bilginin bileşimi olan Assubay'ları karanlık duvarlarının karanlığına inat gün yüzüne, güneşin ışıklarına ulusumuzun tarih sayfalarına gurur ve inatla çıkarmaya devam edeceğimizi herkesin bilmesini isterim...
/Levent Ulucan/
YETER ARTIK KALDIRIN ASSUBAYLIĞI...!
Gabar ; Bilmem kaç bin metre yükseklikte sarp, dik kuş uçmaz kervan geçmez kara bulutlarla kaplı onca engellerin, engebelerin yanında her yanını hain barut kokusu sarmış eğik bükük kayalıklar.
Ve gecenin kör karanlığı bir isimsiz kahraman, yanında aynı kaderi taşıyan bir başkaları, aynı kaderi aynı hayatı yaşayan, paylaşan sırmalı ay-yıldızlı rütbelerini gururla taşıyanlar düşman kovalıyor.
Zifiri siyahın içinde göz yanındaki gözün göz bebeğini bile görmüyor.
Yalnızca bir ses bir vızıltı bazen de ardı arkası kesilmeyen bir tarama yada düştüğü yerde patlayan el bombalarının kulakları sağır eden gürültüsü var.
Assubay onlar ;
Bu gece sağ salim kaçının birliğe döneceği meçhul kaçının bir daha, daha kokusuna bile doyamadığı karısına kavuşacağı, kaçının bir daha çocuklarına sarılacağını, analarına, babalarına memleketlerine ne zaman dönebileceklerini sadece Allah biliyor.
Ve güzel ülkem hep güzel kalsın diye uğrunda oralarda ölüme hiç düşünmeden, gözleri kapalı gidenleri hiç bilmeyen, anlamayan, görmeyen
gözleri köreltilmiş devletim.
Sınır boylarından, şehirlerin, kasabaların içinde köy yollarında kahpe ellerin kahpece döşediği mayınlarda elini kolunu, gözlerini, bedenlerini orada bırakanların sessiz bedenleri var.
Diger tarafta kim mi var, kim olduğunu bilmeyen ölüme emir veren askeri komuta siyasi iktidar yöneticileri.
Vatan sevdasının bayrak aşkının çeşidi, farklılığı olmaz ama onları korumak yaşatmak için onlarca ölüm nedeni var.
Siz bunların hiç bir zaman ne anlama geldiğini, bilmediğiniz için uzun uzadıya yazmaya da gerek yok zaten.
Siz koltuklarınızda güvenle, imtiyazlarla donatılmış masalarınızda oturup sağa sola emirler, talimatlar verirken bir can, bir Assubay haberi bile yapılmadan memleket topraklarına şahedet için yola çıkmıştı bile. Peki neden bu içimizdeki için, için kanayan yara ?
Neden bu anlatmak isteyipte belkide bizim anlatamadığımız, ama her defasında sizin sırtınızı döndüğünüz, gözlerinizin kör kulaklarınızın sağır olduğu o yıllardır yara üstüne yara bağlamış o anamızın ak sütü gibi isteklerimize kör, sağır oluşunuzun nedenleri neydi ?
Her hangi bir devlet kurumu mesela TBMM ve bir katibin çalışama odası kışın alev alev yanan kalorifer petekleri sıcaktan ceketini çıkarıyor memur arkadaşımız, yazında o bunaltıcı sıcaklarda püfür, püfür esen klimalı ofisler, ceket ve kravat yerli yerinde kahvesini içiyor aynı çalışan.
Tevazu göstermeyeceğiz hiç birine, iş zorluğu, iş riski ne kadar ölçme, çalışma kriteri, derecesi varsa bunlar bir Assubay'ın çalışma koşullarının zorluk ve risk açısından binde biri bile değil.
Ama ne acıdır ki o Gabar'daki Assubay bu memur arkadaşlarımızın göreve başlama derecesinin daha düne kadar gerisinden vazifeye başlıyordu.
İşte bundandır ki,
Bir günde bir imza ile çıkacak hak ettiğimiz kanunları yıllardır neden görmezden gelip neden yürürlüğe koymadığınızın hesabını sizin vicdanlarınıza bırakarak istiyoruz.
Tazminat istiyoruz ;
Adı her ne olursa olsun bu görevin getirdiği şartların oluşturduğu o artık sayısını unuttuğumuz subaylara verdiğiniz çeşit çeşit bize gelince bir tanesini bile çok gördüğünüz tazminatlardan hak ettiklerimizi istiyoruz. Bu ülkede verilecek bir tazminat varsa o da Assubayların hakkıdır.
Genelkurmaydan, siyasi iktidardan devleti yönetenlerden hepsinden bir bir haklarımızı istiyoruz.
Çalışırken adalet, emekli olduğumuzda güvenli en azından bir subay emeklisine yakın hatta aynı şartlarda emeklilikte ikinci bir işe gereksinim duymadangüvenli aidiyet duygularımızı canlı tutacak huzurlu onurlu bir hayat istiyoruz.
Yok olmaz diyorsanız !
Yok veremeyiz mali bütçe yok denge yok diğerleri diğer memurlar, çalışanlar diyorsanız !
Bu yalanlara inanmıyoruz hiç bir zamanda inanmadık subaylara, işinize gelenlere nasıl verdiyseniz işte öyle istiyoruz.
Yok hala da yok diyorsanız !
Kaldırın bu Assubaylığı.
Kaldırın da görün bakalım.
Assubay'lar olmadan siz o koltuklarda nasıl oturur ve dahasınasıl yaşar bu ülke.!
/Levent Ulucan/
GERİ VİTESE TAKANLAR...!
Ana muhalefet partisi neredeyse hergün eylem yapıyor.
Emekli dernekleri neredeyse hergün meydanlara haklarını arıyor.
Sağlık çalışanları çalışma şartlarının düzenlemlnmesi için iş bırakma eylemleri yapıyor
Öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler gelecekleri için eylem üstüne eylem yapıyor.
Öğrenciler durup durmaksızın eylemler yapıyor.
Memur sendikları geniş çapta eylemler düzenliyor.
Fabrikalarda işçiler ekmekleri için eylem yapıyor.
Yurdun bir çok yerinde köylü kadınlar zeytin aģaçları kesilmesin diye direnişler yapıyor.
Ormanlara maden açanlara karşı doğa severler eylem barikatları yapıyor.
Yeraltı maden işçileri gasp edilen hakları için günlerce yürüyüp ilgili bakanlığın önünde seslerini ülkenin her yerine duyuruyor.
Ve bunlar olurken ülkenin ulusal savunmasında yada devletin herhangi bir yerinde negatif bir etki olmuyor.
Peki neden bunları yazdım ;
Hakları ve onurları için herşeyi göze alarak kimliklerini kora kor bir mücadeleyle ortaya koyanların aksine bizim Temad Genel Başkanı aylar öncesinden açıkladığı ve Assubay toplumunu büyük bir beklentiye soktuğu Ankara/Tandoğan eylemini ulusal savunma, ulusal bilmem ne bahaneleriyle iptal etti.
Yani aslında şunu yaptı geri vitese takarak onları adam yerine koymayan, ciddiye almayan, aldatan oyalayan odaklara bağlılıklarını ve itaatkarlıklarını gösteren uslu bir çocuklar gibi her yerinden sahtelik akan bir esas duruş edasıyla selam çaktı.
Kapılarından kovuldukları siyasi İktidardan,
Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmaydan koca bir afferin aldılar.
Bu kafayla yakındır, yakında ödûllerini de alırlar...
/Levent Ulucan/
Vatan size minnettar demek yetmez; o minnetin karşılığı adil bir yaşamdır.
Astsubaylarımızı ailelerine mahcup eden bu düzeni değiştirmeye kararlıyız. Kanun teklifimiz hazır, irademiz net. Emekli astsubaylarımız hak ettiğini almalı!!
Değerli milletimiz, kıymetli veliler, öğretmenlerimiz ve geleceğimizin emaneti sevgili öğrenciler,Son günlerde Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı okul saldırıları hepimizi derin bir yasa boğdu. Masum çocuklarımızın, fedakâr öğretmenlerimizin kanı aktı; yüreklerimiz parçalandı. Bu menfur saldırılar, sadece birer güvenlik zaafiyeti değil, aynı zamanda toplum olarak hepimizi sarsan bir güvenlik ve vicdan https://t.co/DSdduXy0K0, cesur yürekli astsubaylar olarak diyoruz ki:Vatanımızın her karış toprağında, sınırda, dağda, şehirde görev yaparken canımızı dişimize takarak koruduğumuz bu milletin evlatları, okullarında güvende olmalıdır. Bizler, astsubaylar olarak yıllardır emekli maaşlarından haklarımıza, adalet mücadelesine kadar nice zorlukla karşılaştık; ancak hiçbir zaman çocuklarımızın geleceğini riske atacak ihmallere sessiz kalmadık, kalmayacağız.Bu saldırılar karşısında:Okullarımıza profesyonel güvenlik personeli (özellikle uzman çavuş ve astsubay kökenli tecrübeli kardeşlerimiz) atanmalı,
Giriş-çıkış kontrolleri, kamera sistemleri ve acil müdahale protokolleri derhal güçlendirilmeli,
Silahların aile içinde erişilebilir olması önlenmeli, ruhsat ve muhafaza denetimleri sıkılaştırılmalı,
Psikolojik destek ve şiddet önleme eğitimleri yaygınlaştırılmalıdır.
Astsubaylar olarak biz, vatan savunmasında en ön safta yer aldık. Şimdi de evlatlarımızın okul savunmasında aynı cesaret ve kararlılıkla yanınızdayız. Bu topraklarda büyüyen her çocuk, bizim emanetimizdir. Onları korumak, sadece kolluk kuvvetlerinin değil, tüm kurumların ve milletin ortak https://t.co/EVwrhWMv1Pşta Kahramanmaraş ve Siverek’teki saldırılarda hayatını kaybeden masumlara Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Geride kalan ailelere sabır ve başsağlığı temenni ediyoruz.Bir daha böyle acılar yaşamayalım diye sesleniyoruz: Okullarımız güvenli olsun, geleceğimiz korunsun!Cesur yürekli astsubaylar adına,
Emekli Hava Assubay kızı Esra Esigil
Bir insanı sadece bir silahla öldüremezsin.
Yok hayır diyorsan,
Assubaylara bakacaksın.
Onurları yüksek, bedeni sağlam, ruhu delik deşik olmuş insanlardır onlar.
Kimi zaman bir sözle, kimi zaman yok saymakla, kimi zaman haklarını bir, bir gasp etmekle, kimi zaman en fazlasını hak ettikleri halde gösterilmeyen bir saygıyla,
Kimi zamanda iyi bir yaşamı insanca bir yaşamı yani en küçük zerresine kadar hak ettikleri bir yaşamı yaşamak mümkün iken bencil, köhne, çarpık bir sistem içinde yaşayamadıkları bir hayat yüzünden öldüler.
Ama nasılsın diye sorsanız ?
Hepsi iyiyim der.
Çünkü
Ölüleri bilmem ama Assubayların canı yanmaz, õlüm nedir bilmez onlar...
/Levent Ulucan/