Maalesef kendilerinin Atatürk’cü olduğunu sanan zevat bu durumda. Seviye üslup yerlerde geziyor. Zeka seviyeleri yetersiz olduğu için sadece küfür ediyorlar. Aynılarını kendilerine iade ediyorum.
Samimi Atatürk severleri tenzih ediyorum eleştirilerine saygı duyuyorum.
Bir kaç soru da ben sorayım.
Melisa Vargas’ta Atatürk’ün kızı mı?
Daniele Santerelli de Atatürk’ün oğlu mu?
İspanya Futbol takımının futbolcuları da Atatürk’ün çocukları mı? Ya da onların Atatürk’ü kim? Aklımda böyle deli sorular…😂
📍Voleybolcular neden Atatürk'ün kızları ❓
📍Atatürk'le voleybolun ne alakası var❓
📍Voleybolcular Atatürk'ün futbolcular Erdoğan'in mı❓
📍Voleybolculara ve tüm spor branşlarına bu fırsatları,destekleri veren Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etmeniz gerekiyor
📍30-40 sene önce Türkiye voleybolculara, antrenörlere, uçaklara, otellere, yemeklere verecek parası mı vardı ❓
📍Vicdansızlar 2.lig 3.lig takımları bile büyük herşey dahil otellerde konaklıyor
📍Sporcuların yedikleri, içtiklerini görseniz aklınız durur
📍Bu kızlar 5 yıldızlı otellerde kendi paralarıyla kalmıyorlar, devletin imkanlarını kullanıyorlar, ahlaksızlık yapmayın ota boka Atatürk'ün ismini yanaştırmayın
Başarıda verilecek bir paye varsa oda Erdoğan'ındır
Öncelikle adice küfür edenlere küfürlerini aynen iade ediyorum.
Atatürk ismini her yerde kullanarak insanları ayrıştıranları esprili bir dille eleştirmek istedim. Ama tabi ki cahil cühela takımından bunu anlamasını beklemek olmazmış.
Ayrıca kızlarımız milli gururumuzdur. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Filenin Sultanlarını gönülden tebrik ediyorum.
Merak ediyorum. Halkı ayrıştırmak için Atatürk’ün kızları diyenlere sormak istiyorum.Melisa Vargas’ta Atatürk’ün kızı mı?
Daniele Santerelli’de Atatürk’ün oğlu mu?
Başarılı olmak için ille de Atatürk’ün çocuğu mu olmak gerekiyor?🤔
Buradan Türkiye Voleybol Federasyonu yönetimine sesleniyorum:
Türkiye’nin tam ortasına bu kadının heykelini dikin! 🇹🇷👏🏻
Kadın Milli Voleybol Takımımızın kazandığı büyük başarılarda ve kupalarda en önemli pay sahiplerinden biri hiç kuşkusuz Melissa Vargas’tır. ❤️🇹🇷
Melissa Vargas, iyi ki varsın!
Ay-yıldızlı formayla bize yaşattığın gurur ve mutluluk için teşekkürler. 🇹🇷🏐
Bir teşekkür de Ali Koç’a…
Melissa Vargas’ın Türk voleyboluna kazandırılmasındaki katkıları için teşekkürler. 👏🏻
İyi ki Vargas, iyi ki Filenin Sultanları! 🇹🇷❤️
@TVForgtr
Kesinlikle yazdıklarınıza katılıyorum.
Bir de çıkıp son derece ayrıştırıcı bir dille Atatürk’ün kızları demiyorlar mı? Yahu şampiyonluğun Atatürk’ü mü olur Allah aşkına? Bırakın adamı artık raha uyusun yerinde yahu.
İNSANI İDEOLOJİK KALIPLARA HAPSETMEYİN!
Bir parti başkanı, Kadın Millî Voleybol Takımımızın dünya şampiyonluğunu kutlarken "Cumhuriyet kadınının şampiyonluğu" ifadesini kullanıyor.
Peki, "Cumhuriyet kadını" diye bir kadın kategorisi mi var?
O hâlde "krallık kadını", "monarşi kadını", "demokrasi kadını", "diktatörlük kadını" diye de kadın türleri mi var?
Bir kadının, bir sporcunun ya da herhangi bir insanın başarısını siyasal rejimlerin etiketiyle tanımlamak; onu özgür bir birey olarak görmek yerine ideolojik bir kimliğe indirgemektir.
Filenin Sultanları, o kupayı bir rejimin değil; emeklerinin, disiplinlerinin, azimlerinin ve yeteneklerinin karşılığı olarak kazandı. O başarı, ay-yıldızlı bayrağımızın başarısıdır.
İnsanları ideolojik sıfatlarla ayrıştırmayı bırakın.
Kadın kadındır. Sporcu sporcudur. Başarı da başarıdır.
Şampiyonluğu kutlayacaksanız, sporcuların alın terini kutlayın; kendi siyasi ezberlerinizi insanların üzerine etiket gibi yapıştırmayın. İnsanı ideolojik kalıplara hapsetmeyin.
Tam FETÖ tezgahı gibi.
2000 kişinin tıklım tıklım doldurduğu, dışarıda yüzlerce insanın kaldığı toplantıya araç kiralayarak cast ajansı adıyla 5-10 kişiyi taşıyıp onlardan biriyle röportaj yapıyorlar. Konuşan Adam gerçekten de kullanılmış olabilir. Zaten tek o var konuşturulan. O zavallı gerçekten cast adına geldiğini sanıyor olabilir. Ajansın adını oğlu biliyormuş. Oğlu kilit orada. “Para da almadım, verirler herhalde” diyor.
Ajansın adı ne?
Sır sanki.
Haberi yapanlar söylemiyor.
Çok mantıksız.
Bu çıkar ortaya. Birgün muhabirinin fonksiyonu da ortaya çıkar.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin bana “Savcılığa suç duyurusunda bulundum” dedi.
Bunun altından ne çıkacak hakikaten çok merak ediyorum.
Cemal Enginyurt:
"Soruyorlar, Yeni Partinin ekonomik desteği nereden olacak?
Emekli maaşımı vereceğim diyen de var.
Oturduğum evi partiye vereceğim diyen de var.
Traktörümü satıp vereceğim diyen de var.
Para almadan partimin çalışanı olacağım diyen de var.
Bizde un var, şeker var, yağ var.
Helva hazır."
Allah razı olsun yaptırandan ve kıymet bilenlerden. Maalesef gençlik bilmez hastane rezilliklerini. Cenazesi bebeği rehin kalanları, 8-10 kişilik hamam böcekli odaları.
Dün ve bu sabah hastene kapılarındaydım. Şifa için dua ediyor vesile için başvuruyoruz.
Ben bu kapıları bilen biriyim. Hasta olduğumuz için suçlu sayılırdık. Aşağılanırdık, itilip kakılırdık.
Doktoru para ister, hemşiresi para ister hatta hasta bakıcısı bile para isterdi. Ben bu kapılarda, tuvalet akan koridorlarda geceden sıraya girip duvara yaslanarak uyduğum için fırça sapıyla dürtülerek uyandırılmıştım.
2 gündür hiçbir doktor para istemedi. Üstelik hiçbiri beni aşağılamadı, hakaret etmedi. “Sıraya geçin” diye bağıran hasta bakıcılar da kendini tanrı yerine koyan doktorlar da gitmişler.
Kim yaptı bunu böyle? Kim ıslah etti, kim düzeltti, kim büyüttü kim geliştirdi?
Allah razı olsun. Allah devlete zeval vermesin.
Bunları yapan kurumları ve Devleti yöneten Reise değil de Haluk Levent ile Oğuzhan Uğur'a güvenip keklendiler ama hâlâ kuyruğu dik tutmaya çalışıp biz r zekalıyız diyemiyorlar.
@handangic13118@gundem7x24 Şaka gibiler. Ülkemin gelmiş geçmiş en büyük hırsızlık iddialarının olduğu adamların kuracağı parti için ‘ülkenin güvenilir partiye ihtiyacı vardı’ diyebiliyor bu gazeteci müsveddesi.
Uzman bir arkadaşım bölgeye gitti, inceledi bu sabah ve “Başkanım bu çınarlar teknik olarak İLERİ DERECEDE ÖLÜ VE DEVRİLME RİSKİ TAŞIYOR” dedi.
Neden olur bu dedim, “laboratuvarda incelemem lazım ama büyük ihtimalle vaktinde müdahele edilmeyen ‘kav mantarı’ hastalığı dedi.
Abdülhamit Han’ın altında yürüdüğü hanedan çınarlarını kurutmak, çürük odun mahiyetinde kütüklere çevirmek size nasip oldu.
Söyleyecek çok söz var ama sadece yazıklar olsun diyorum.
Profesyonel bir yalancı.
Manipülatör ve tam bir “Yetenekli Bay Ripley”
Hatta Ripley bunun eline su dökemez.
“Veda Mektubu” nu başından sonuna okudum.
Özeti şu:
“Ben kumar, iddia, bahis hastası biriyim. Ahbap’ı dolandırmadım(!) Kumar ve bahis hastalığım yüzünden Ahbap’tan para çektim ve borçlandım. Daha sizin bilmediğiniz tanımadığını bir sürü kişiye daha borçlandım. Kumar hastalığı böyledir hep borcu borçla kapatmak istersiniz ama batarsınız. Ahbap’a borçlarımı tam ödeyecektim ki gözaltına alındım. Hüseyi Başaran’a da ödeyecektim 3+1 evlerden birini satışa çıkardım. Sevda Kurt ile sözleşme yaptım…”
Bla bla bla…
Kumar borçlarını kapatmak için Ahbap’tan kendi deyimiyle “borç” aldığı ama aslında çaldığı paraları kapatmak için, ellerindeki parayı katlamak isteyenlerin zaaflarını kullanarak onlardan borç almış.
Bana göre Sevda Kurt adlı kadın da aynı, Ece Güner de Hüseyin Başaran da…
Bir nevi tefecilik bu işte.
Ama bunu şimdilik ifşa etmiyor. Borç verenler de borç verme sebepleri olarak çeşitli hikayeler anlatıyor. Misal Sevda Kurt’tan 3 milyon dolar alıp kısa sürede 4,5 milyon olarak geri ödemesinin sebebi bu.
Nereden ödüyor?
Ahbap’ın parasından.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de bir dolu iftira atıyor bu arada.
İmamoğlu gibi, tutuklanmasının siyasi olduğunu söylüyor.
Vallahi bu bir yetenek. Öylesine batmış, öylesine grift, karmaşık, karanlık ve çirkef ilişkiler ağının içinde ki hiçbir yeri dikiş tutmuyor.
Birini yamıyor diğer yerlerden patlıyor.
Çok acayip.
Böyle bir vaka kolay çıkmaz.
Kumar borcunu başka bir borçla kapatmaya çalıştığı gibi yalanı da yalanla kapatma peşinde. Mektubu okuyun tam beyin yakan cinsten.
Bu türler böyledir.
O kadar çok yalan söyler ki amaçları en azından yalanlardan birkaçının sizin kafanızı karıştırmaktır amacı.
Kısaca kediye ciğer emanet etmek gibi olmuş -sıfatlarını siz koyun- bu adama milyarlarca lirayı emanet etmek.
Adam deprem konutu olarak 1800 ev vadetmiş, 460 adet, o da yarım yamalak bitirmiş. Metrekare maliyetlerine vurduğunda en iyi ihtimalle 550 milyon lira harcamış Ahbap parasından.
Kalan 7-8 milyar lira nerede?
Su şirketin var iştirak olarak onların mali hesapları ne durumda?
Tam bir batak yani.
Üstelik adam tüyo vermiş “Bana güvenmeyin” diye.
Çok yazık çok!
Deniz Zeyrek:
"Ben hala Oğuzhan Uğur'un neden gözaltına alındığını anlamadım. Orada bir sindirme, korkutma çabası mı var bilmiyorum.
Bu çocuk 6 Şubat'tan sonra yardım toplamak için can siperhane çalıştı. Gerçekten ben oradan bir şey çıkmayacağını düşünüyorum.
İfadesinde de zaten söylemiş, 'Ben yardım çağrılarını sadece Ahbap'a yönlendirmedim. Kızılay'a da yönlendirdim, AFAD'a da yönlendirdim. AFAD'tan teşekkür aldım' diyor."
Bazı şerefsizler ki onlar kendilerini iyi bilir aman Afad’a devlete para vermeyin devlete giden paralar nereye gidiyor belli değil diyerek bir dolandırıcı,kumarbaz soytarıya milyarları kaptırttılar. Yazık iyi niyetle gönderenlere.
“Birtakım insanların gazıyla AHBAP’a gönderilen para, 7 milyar lira.
Ama şunu unutmayın: Sadece BAYKAR, 5 Milyar liradan fazla yardım etti.
AHBAP 400 konut sözü verdi, 200’ünü yaptı ama bitiremedi.
BAYKAR 1000’den fazla konut yaptı teslim etti.”
l Gazeteci Ekrem Kızıltaş l
@asliibaykal sizi uzun zamandır X’te takip ediyorum.Duruşunuz fikirleriniz ve yorumlarınız Türk siyaseti için çok önemli.
Ben elbette sonuna kadar Cumhurbaşkanımın yanındayım ama Türk siyasetinin sizin gibi kişilere kesinlikle ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Bir iki kelam da şu tahkim davası için edelim de
işin gerçeği bilinsin📌
Kerkük- Ceyhan boru hattı ilki 1973
ikincisi 1985 yılında yapımına başlanan
petrol taşıyan boru hatları.
Türkiye ile Irak devleti arasında
yapılan anlaşmalar gereği milyarlarca dolarlık
yatırım yapılarak hayata geçirildi.
Yüz binlerce yurttaşımıza iş alanı açan bir proje.
Irak işgali sonrası Irak'ta yaşanan olaylar,
merkezi otoritenin kaybolmasına sebep oldu.
Yaptığımız anlaşma gereği
Ceyhan'a taşınması gereken petrol akışı durdu.
Kerkük petrolleri, Bölgesel Kürt yönetiminin
idaresi altına girdi.
Petrol gelirinin paylaşımı Irak merkezi yönetimi ile
Bölgesel Kürt yönetimi arasında anlaşmazlık doğurdu.
Bu anlaşmazlığın ceremesini Türkiye ödemek istemedi.
Türkiye Devleti;
Yaptığı yatırımların atıl kalıp çürümesine,
petrol akışından elde edilen gelirin yok olmasına
ve yüzbinlerce çalışanın
işsiz kalmasına rıza gösteremezdi.
Petrol kuyularının olduğu bölgeyi yöneten
Barzani yönetimi ile anlaşarak akışın devamı sağlandı.
Bu hamlesiyle Türkiye,
hem milyarlarca dolarlık zarardan kurtuldu
hem de 30 milyar dolardan fazla gelir elde etti.
Irak merkezi hükumeti İran etkisi altındaki
Türk düşmanı Şii Başbakan ve Petrol bakanı
tarafından Tahkime baş vurdu.
Türkiye'nin bölgesel Kürt yönetimi ile yaptığı
anlaşmanın, daha önceki anlaşmalara
uygun olmadığı iddiası ile dava açtı.
Bu görülen davalar sonucu Irak'ın Türkiye'den
30 milyar dolarlık tazminat talebi reddedildi.
Türkiye'nin 1.4 milyar dolar ödemesine hükmetti.
Anlayacağınız 30 milyar dolarlık kazancımız
28 milyar 600 milyon dolara düştü.
Irak halkının döviz ve altın stoklarını çalan
ABD'li subaylara hamallık eden
İran kuklası Irak şiileri,
Türkiye'nin parasıyla aldığı petrolden para
kazanmasını hazmedemedi.
Oysa Türkiye hakemliğinde Irak yönetimi ile
Bölgesel Kürt yönetimi arasındaki anlaşmazlık
kolaylıkla giderilebilirdi.
Irak'ın Şii başbakanı ve bakanı ayak diredi.