"O 40 paranın bedeli ödendi.." Bugün @fatihaltayli nın konuğu olarak anlattığımız o hikâyeleri hem ağlayarak hem duygulanarak dinlerdim ve bu cümle çok kanıma dokundu. Gençlerin umutlarını taze tuttuğunuz için Teşekkürler @SunayAkin
Benim okurlarım, yazardır👇
“Bugün. başımızdaki yıldızı aramıza aldığımız çok mutlu olduğumuz güzel bir gündü. Her okura ilgi göstermek, her biriyle ayrı, ayrı ilgilenmek kolay değil. Çok yorulduğunuzu biliyorum. Ancak, sevilmenin, okunmanın, takdir edilmenin yorgunluğu da apayrı bir edinim, güzel bir yorgunluk. Gönülden kutluyorum. Evinize dönüşte, tüm yorgunluğu zevke evirecek bir kadeh soğuk şarap şans yıldızına, ya da tanrısına teşekkür olmuştur umarım.
Bizden önceki okurunuzla diyalogda aldığım fotoğraf. Ve o, sıra dışı zekayı ele veren iri güzel gözlerde, bir asrın üç çeyreğinde saklaması nasıl da başarılmış, dikkatli, araştırıcı, mutlaka anlamaya odaklı cin bakışlar.
Kitaplarınızla ne yazık ki bu yıl tanışsak da, Köşe yazılarınızdan tanıyor, zevkle okuyorduk. Yüz yüze tanışmamız bu güne kısmetmiş. Sevinç ve gurur duydum. Göz aralığınızın fazlalığı ile, ‘Sen insansın’ diyen Melih Cevdet Anday, haklıymış.
Hüseyin Candüz”
#BARUT
@krmzkedikitap
Mehmet Murat Çalık için halkın sağlığı ve iyi hekimlik yeminin temini için söz vermiş olan @ttborgtr eylem çağırınızı bekliyoruz
Koğuşunun önünde beyaz önlüklerimizle nöbet ..
Tüm hasta mahkumlar için bu zulme son verilmeli
#MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın
Bu artık insanlık dışı bir tutumdur. Bir hekim olarak gördüğüm manzara karşısında kahroluyorum. Lütfen bu yanlıştan dönün lütfen!
#MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın sağlık durumu cezaevinde kalmaya uygun değildir, bir an önce serbest bırakılmalıdır;
Meslek odamız tarafından basına yansıyan haberlerden İzmir Buca Kırıklar Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olunmuştur. Ardından avukatları ile görüşülmüş, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen tıbbi işlemler ile geçmiş sağlık durumu öğrenilmiştir.
Akut Myeloid Lösemi (AML-M4) ve Mukoepidermoid Karsinom tanıları olan Çalık’a hastalık nüksü şüphesiyle kemik iliği ve lenf bezi biyopsileri yapılmıştır. Nihayetinde heyet raporu da düzenlenmiş ve hastanın enfeksiyon kapması, sepsise girmesi ve hayatını kaybetmesi mümkün denilerek durumun ciddiyeti ifade edilmiştir.
Hâlihazırda sağlık durumunun cezaevinde kalmaya elverişli olmadığı tıbbi raporla ortaya konulmuşken hasta dün tekrar Buca Kırıklar Ceza İnfaz Kurumu’na götürülmüştür. Burada göğüs sıkışması yaşayan hasta önce Buca Devlet Hastanesi’ne götürülmüş, ardından İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmiş, koroner yoğun bakım ünitesine alınmış ve anjiyo yapılmıştır.
Gerek mevcut hastalık tablosu, gerekse dün gelişen olumsuzluk, hastanın takip ve tedavisinin ceza infaz kurumu şartlarında sürdürülmesinin mümkün olmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle tutuklunun sağlık hakkına erişim hakkı gözetilerek tahliye edilmesinin uygun olacağı düşüncesindeyiz.
Adalet, yalnızca ceza vermek değil, yaşam hakkını da korumaktır.
Mehmet Murat Çalık’ın hastalığı ortada, Adli Tıp raporu da bunu doğruluyor.
Bu koşullarda cezaevi değil, ev hapsi hem insani hem hukuki bir çözümdür.
#MehmetMuratÇalıkSerbestBırakılsın
Bir şu #gezi 'ye ilk kepçenin vuruluş fotoğrafı bir de TBMM'de AKP sıralarına dönerek "Utanma Duygusu" üzerine yaptığı konuşma...
Kuşkusuz söylenecek, anlatılacak çok şey var daha ama bu ikisi bile siyasetin "konuşulabilir, mücadeleci ve güleryüzünü" kaybettiğimizi anlatmaya yeter sanırım...
Devri daim olsun, Allah rahmet eylesin #sirrisureyyaonder
BİREYSEL MANİFESTOMDUR!
Bundan sonra benim her kuruşum kıymetli...
Araba mı yıkatacağım; işletmedeki gazeteye, açık televizyon kanalına, genel tavıra bakacağım…
Nalbura mı işim düştü; inceleyeceğim…
Restorana, tatile mi gideceğim; kimmiş, ne paylaşmış bakacağım.
Konser mi? Sinema mı?
Değil şarkıcı, oyuncu, yapımcı kapıda bilet kesen kim; ona kadar araştıracağım…
Kitaplarımı artık nerelerden almayacağımı biliyorum…
Bu ötekileştirme mi?
Belki de…
İyi mi, hoş mu? Değil bence…
Berbat!
Ayrışma mı?
Bilemiyorum…
Öyleyse de ben başlatmadım…
Bugüne kadar da zerre böyle bakmadım.
“Yaşasın renklerin kardeşliği” modundaydım ama sen benim rengime hep kara çaldın, yok saydın.
Kardeş görmedin ki hiç!
Her yerde dışladın…
Yılbaşını oturup ailemle kutladım ona da karıştın ama yılbaşı malzemelerini de sen satıyormuşsun…
Satma o zaman!
En azından bana satma!
Müzik haram dersin, yabancı kafir, o eteğin boyu şöyle, böyle vs…
Ama o kafir dediğin, mini etekli sanatçıları da sen getiriyormuşsun...
Üstelik hain, düşman gördüğün bana da bileti saklanarak sen satıyormuşsun...
Alkollü turizm tesislerin, restoranların varmış sonra…
Alkol yasaktı, sakıncalıydı hani?
Bir kere samimi değilsin…
Çıkarın için her şekile girensin…
Niye geleyim ki sana?
Bu da benim tavrım...
Sessiz kalmayacağım.
Paramı da vicdanımla harcayacağım.
Suç mu? Ayıp mı?
Hem toprağımı zehirleyip hem de bana niye çiçek vermiyorsun diyemezsin…
#VicdanlaTüket