“Rakibinden korkan” yine dayanamamış 7 yıllık yönetimimizi eleştirmiş.
İstanbul’u yağma, rant ve talan düzeninden kurtarmamız onun için kâbus olmuş.
Bize hapisteyken bile laf yetiştiriyor.
Ulaşım demişken;
yıllardır yatırım planına almadığınız için yapamadığımız Sefaköy - Beylikdüzü Metrosu’nu ve diğerlerini hızlıca imzalayın da işimize taş koymayın.
Not: İBB’nin Sefaköy-Beylikdüzü Metro Hattı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na alınmadığı için proje bir türlü başlatılamıyor.
İBB'nin 300 yeni metrobüs alımı da Cumhurbaşkanlığı onayını bekliyor.
Partimize mahkeme tarafından atanan yönetimin bugün ortaya koyduğu tavır, en az Genel Merkezimize polis sokmak kadar ağır bir zarara neden olmuştur. Yalanlarla bezenmiş bir seviyesizlik ne yazık ki bayram gününde sergilenmiştir.
O zaman artık, sustuğumuz gerçekleri anlatmanın zamanıdır.
İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak tüm vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki;
1-Genel Merkezimizin bahçesinde seviyesizce sergilenen iki araç da partimizin kendi parasıyla alınmıştır, tüm faturaları mevcuttur.
2-Araçlardan biri 2022 yılında Sayın Kılıçdaroğlu döneminde alınmış ve bizzat Sayın Kılıçdaroğlu tarafından makam aracı olarak kullanılmıştır. O araçları Genel Merkezimizin bahçesine koyanlar bunu bilemeyecek kadar cehalet sahibidir.
3- Diğer araç da partimizin kendi parasıyla henüz bu yıl satın alınmıştır.
4-O araçlardan hiçbirinin Özkan Yalım ya da Aziz İhsan Aktaş ile ilgisi yoktur. Bunu iftirayı attıkları için şimdi ilk kez açıklamak zorundayım. Sayın Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Sayın Erdoğan Toprak, İstanbul’dan, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır. Kasım 2023’teki kurultaydan bir gün sonra ise Sayın Erdoğan Toprak o zırhlı aracı alıp yeniden İstanbul’a götürmüştür. Bunların hepsinin kayıtları mevcuttur.
Bir daha böyle seviyesiz görüntüler görmemek umuduyla söylüyorum:
Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
İşte Cumhurbaşkanlığı Aile Fertlerine İBB’den araç tahsisi yapıldığının belgesi❗️
AKP dönemi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde;
Cumhurbaşkanlığı Aile Fertlerine, İstanbul halkına ait kaynaklardan, 200 gün boyunca, 34 ZC 5121 plakalı aracın tahsis edildiğini tespit ettik.
🔴Aracın sahibi: İBB
🔴Aracı kullanan: Cumhurbaşkanlığı Aile Fertleri
🔴Aracın markası: Volkswagen
🔴Modeli: Passat 2.0 TDI
🔴Motor No: CFFK44923
🔴Şase No: WVWZZZ3CZFE018447
🔴Araç tahsis ve teslim tarihleri:
24.08.2016 - 13.03.2017
Aracın tahsis süresi 1 gün değil, 5 gün değil, 10 gün değil!
Tam olarak 200 gün❗️
Bunun adı, İBB’ye ait kamu kaynaklarını keyfi olarak kullanmaktır❗️
AKP ikinci kez İzmir Çevre Yolunu özelleştirme sürecine soktu!
2010 yılında da İzmir Çevre Yolu’yla ilgili özelleştirme kararı almıştı. Özelleştirme sürecini başlatmış, tek paket halinde ihalesini de yapmıştı. Nerdeyse o günlerde özelleştirme tamamlanıyordu.
Şimdi İzmir Çevre Yolu’nu yine özelleştirme sürecine sokmasına şaşırmamak gerek.
Zira daha önce sinsice bunu yapanlar, bir kez daha aynı sinsilikle İzmir Çevre Yolu’nu özelleştirmeyi planlıyorlar.
Neticede⬇️
AKP aynı AKP!
Kafa aynı kafa!
Biz bu özelleştirme planına suç üstü yapınca da, inkar moduna geçiyorlar. Ancak süreci de devam ettiriyorlar. Avrupa’da bu yollara müşteri aramayı sürdürüyorlar.
Bu çevre yolu özelleştirilmez diyenler varsa, şu soruya yanıt versinler;
2010 yılında İzmir Çevre Yolu için özelleştirme kararı alan partinin adı nedir?
İşte belgesi⬇️
Özgür Özel'in 1 ay önce yaptığı açıklama:
"Okullarda 65 bin güvenlik görevlisine ihtiyaç var.
Uzman çavuşların 7 yıl orduda çalıştıktan sonra kamuya geçme hakkı var. Uzman çavuşları okullara güvenlik görevlisi olarak alacağız."
Dönemin AKP’li Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mevlüt Uysal, İETT otobüslerini AKP flamalarıyla donatıp AKP’nin Yenikapı’daki mitingine ücretsiz insan taşımış, yetmemiş otobüsteki yolculara kek ve su ikram etmişti.
Mansur Yavaş'a operasyon öyle mi?
İşiniz gücünüz yalan dolan.
🔴 ABD Halkına Göre Trump ve ABD Bu Savaşı Kaybetti!
➡️ Dünyaca ünlü ABD'li Jimmy Follan bu haftaki programında Donald Trump'ın İran Savaşında ki durumunu işte böyle ti ye aldı:
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Biz 19 kat olduğunu söylüyoruz. Israrcıyız. Eminiz. Ama beyefendi diyor ki; ‘Ömrümce aldığım maaşlardan bir kuruş harcamamış olsam, onun 2 katı kadar malım var, fazlası yalan.’
Geç milletin karşısına, 2 kat kadar para nereden geldi anlat Akın Bey!”