Başta şehitlerimizin kıymetli babaları olmak üzere, ömrünü helal lokma peşinde geçiren, evine götürdüğü temiz alın teriyle bu ülkeye değerli evlatlar yetiştiren tüm babaların Babalar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.
“Sakın, Arınma sözünü kullanmayın”
“Sakın, Yolsuzluk demeyin, yolsuzluklara karşı çıkmayın”
“Sakın, aklanıp gelin demeyin”
“Zira içimizde nefsine yenik düşüp yolsuzluk yapanlar, kamu malını çalanlar var. Onlar bizden. O yüzden susun, susalım”!!!!
Anlıyoruz, görüyoruz ki ahlaksızlıklara bulaşanlar, bu söylemi bize diretiyorlar, hem de utanmadan sıkılmadan!…
Ancak hiç kimse kusura bakmasın, kim yaparsa yapsın sonuna kadar yolsuzluklara karşı duracağız.
Mustafa Kemal Atatürk’ ün kurduğu Parti’de kirliliğe geçit vermeyeceğiz…
Kıymetli evlatlarım,
YKS’ye girecek tüm gençlerimize başarılar diliyorum. Emeklerinizin karşılığını alacağınız, umutla hatırlayacağınız bir sınav olmasını temenni ediyorum.
Yolunuz açık olsun.
Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler;
Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.
22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir.
2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik.
Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir.
Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik.
Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi.
Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı.
Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir.
Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik.
Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır.
Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir.
Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
Buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim.
Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!
Dış politika, iç siyasette oy devşirmek için tribünlere oynanacak bir şov alanı değil; bu kadim devletin varlık, gelecek ve saygınlık makamıdır.
Biz, koltuk sevdasıyla sermayeye ve sömürüye dayalı küresel odakların projelerine eş başkanlık yapanlardan değiliz; biz, bu toprakların ve bu milletin özüyüz.
Cumhuriyet Halk Partisi, ne senin ne de masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı değildir; Türk Milleti ve Türk Devleti’nin bağımsızlık iradesidir.
Türkiye’nin köklü devlet geleneğini ve dış politika hafızasını yok sayıp ülkeyi bölgesel krizlerin mezesi hâline getirenlerin, bu millete ödetecek bir tek kuruşluk faturası kalmamıştır.
Biz, bu ülkenin tek bir neferinin burnu kanamasın, Türkiye’nin itibarı yere düşmesin diye “Önce Türkiye” diyen millici ve kamucu duruşun ta kendisiyiz.
Bizi suni gündemlerle, salon siyasetiyle tartmaya kalkanlar, önce kendi sırtlarındaki tarihsel veballerin hesabını vermelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, bu devletin kurucu iradesidir.
Bizim Orta Doğu’dan Kafkaslar’a, Asya’dan Avrupa’ya ve Altaylar’dan Tuna’ya uzanan sözümüz; başkalarının icazetiyle değil, bu milletin kendi öz gücüyle söylenir. Şehitlerimizin kanıyla sulanmış, gönül bağımız olan hiçbir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti’ni sıkıştırmaya gücünüz yetmez.
O enkazı kaldıracak, devlete liyakati ve yerli duruşu yeniden getireceğiz!
Kerbela’da zulme karşı hakikatin yanında duran Hz. Hüseyin’i ve yol arkadaşlarını rahmet ve saygıyla anıyor; bu yas günlerinde tutulan oruçların, dağıtılan lokmaların, edilen duaların ve paylaşılan acıların kardeşliğimizi, dayanışmamızı ve toplumsal barışımızı güçlendirmesini diliyorum.
Tutulan matem oruçlarının Hak katında kabul olmasını diliyor, canlarımızın Muharrem ayını saygı ve hüzünle selamlıyorum.
Türkiye'nin sorunlarına, bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir!
İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı yurtdışına gidip "Bize niye yardım yapmıyorsunuz?" diyemez.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz!
Geleceğimizin Güvencesi, Sevgili Evlatlar;
Yarın, büyük bir emek, sabır ve fedakârlıkla uzun bir süre içerisinde hazırlandığınız liselere giriş sınavına gireceksiniz.
Aylardır verdiğiniz mücadele, döktüğünüz alın teri ve gösterdiğiniz gayret için hepinize şimdiden teşekkür ediyorum.
Şimdi, bu emeğin karşılığını alma ve kendinize inanma zamanı.
Sınav salonuna girerken bilmenizi isteriz ki; anne, babalarınız ve bizler için sizler; alacağınız puanlardan çok daha değerlisiniz.
Unutmayın ki hayat, tek bir sınavdan ibaret koca bir düzlük değildir.
Önünüzde binbir farklı yolun açılacağı uzun ve güzel bir hayat var.
Hepinize yarın gireceğiniz sınavda başarılar dilerim.
Bugün; görüşlerimizin, düşüncelerimizin, farklılıklarımızın ötesinde, milletimizin aynı heyecanla, aynı umutla ve aynı gururla tek yürek olduğu bir gündür.
Dünya Kupası yolunda sahaya çıkacak olan A Millî Futbol Takımımıza gönülden başarılar diliyorum.
Ay-yıldızlı formayı taşıyan evlatlarımızın; mücadeleleriyle, inançlarıyla ve yürekleriyle ülkemizi en güzel şekilde temsil edeceklerine olan inancımız tamdır.
Yolunuz açık, şansınız bol olsun!
Bugün 86 milyon yürek sizinle,
Türkiye sizinle!
Haydi Bizim Çocuklar…🇹🇷
Yarın TBMM'de saat 13.30'da Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında milletimize seslenecek.
Sadece sorunları teşhis eden değil; çözüm üreten, umut veren ve Türkiye'yi yeniden ayağa kaldıracak güçlü bir iktidar alternatifini ortaya koyan CHP'nin yeni dönemi başlıyor.
Sayın Genel Başkanımız son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirecek; partimizin yeni dönem yol haritasına, ülkemizin gündemine ve önümüzdeki sürece ilişkin tarihi bir konuşma yapacaktır.
Tüm örgütümüzü ve yurttaşlarımızı bu önemli buluşmaya davet ediyoruz.
@kilicdarogluk
Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz.
Birbirimize rakip değiliz; bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız.
Hedefimiz net: Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında adaleti, demokrasiyi tesis etmek ve milletimizin çağdaş uygarlık hedefini gerçekleştirmektir.
11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz. Tüm örgütümüzü yarınki grup toplantımızda tek yürek olmaya, sağduyu ve yoldaşlık bağıyla kenetlenmeye davet ediyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin birliği ve bütünlüğü için tarihi bir süreçten geçiyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, salı günü Meclis’te yapacağı grup toplantısında son dönemde yaşanan önemli gelişmeleri değerlendirecek. Hiçbir şey gizli kalmayacak.
Vatandaşın gündemine geri döneceğiz. İşçinin, emekçinin sesi olacağız.
Partimizin ikinci Merkez Yönetim Kurulu toplantısını verimlilikle gerçekleştirdik. Önümüzdeki döneme ilişkin çalışmalarımızı ele alırken, ortak geleceğimizi “ben” değil “biz” anlayışıyla inşa etme kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik.
15 Temmuz sonrasında tutuklanan onlarca azılı Fetöcünün avukatlığını (3 kuruşa tamah ederek) üstlenen Hüseyin Aygün denen şahsiyet, utanmadan sıkılmadan Genel Başkanımıza iftira atabiliyor!
Omurga sorunları yaşadığını bilsek de kendisini hoş göremeyiz!
Yönelttiği yalan ve iftiralarından ötürü derhal yasal yollara başvuracağız…
@kilicdarogluk
Hem bürokratik hem de siyasi yaşamımda, sadece ve sadece bu millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Boğazımdan tek bir kuruş haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim ve açıkça söylüyorum: Kimseye de yedirmeyeceğim!
Cumhuriyet Halk Partisi’nde demokrasi esastır. Merak etmeyin; Atamızın emaneti olan partimizi, arınmış şekilde tertemiz bir kurultayla, temiz bir vicdanla, temiz bir iradeyle geleceğe taşıyacağız. O sandıktan kim çıkarsa başımızın tacı olacak.