Sana iman etmenin tek karşılığı, seni sevmekten aldığımız lezzet olsaydı vallahi yeterdi. Seni seveni sevmeyi bile seviyoruz. Salat ve selam sana olsun.
Selâmun aleyküm aziz Türk kardeşlerim.
Hayat bir imtihandır. Allah bir kulunu sevdiğinde onu imtihan eder. Bu imtihanlar, başarıya açılan kapılar için birer fırsattır. En büyük başarı ise cennete girerek ebedî huzur ve sevgiye kavuşmaktır.
Türkiye, tarihi, gelişimi, dini ve büyük insanları sebebiyle daha büyük imtihanlarla karşılaşacaktır. Bu imtihanlara, Siyonist İsrail gibi insanlık düşmanlarının oluşturacağı saldırılar, toplumsal uyumsuzluklar ve açık ya da gizli şekilde ortaya çıkan problemler de dâhildir.
Bu sebeple artık hayırda birleşmenin, büyük bir vizyon taşımanın ve hazırlık yapmanın zamanıdır. Bu hazırlığın bir parçası da birbirimizi kardeş olarak görmek, manevî olarak güçlenmek ve mevcut tüm imkânlarla birbirimizi geliştirmektir. Bireycilik geride bırakılmalı, kolektif çaba öncelik hâline gelmelidir.
Zor zamanlar yaklaşıyor. Ancak bu zamanlarla birlikte büyük fırsatlar da gelir. Allah’ın bizden ne istediğine odaklanın ve Türkiye’nin ve onun insanlarının dünya için bir ışık kaynağı olabileceğini anlayın.
İmtihanlar ufukta. Mükâfat büyüktür. Sonuç ise hem dünyada hem ahirette başarıdır. Fakat hazırlık şimdi başlamalıdır ve bu, hem manevî hem de maddî çabayı gerektirir.
Bismillah.
Allah Türkiye’yi korusun. Allah bize sevgisini, başarıyı ve zaferi nasip etsin.
Rumi şöyle der:
“Karanlıkta oturduğun yerde sabret. Şafak yaklaşıyor.”
Ve:
“İnsan olmak bir misafirhanedir.
Her sabah yeni bir misafir gelir.
Bir sevinç, bir hüzün, bir kabalık,
beklenmedik bir misafir gibi
anlık bir farkındalık gelir.
Hepsini hoş karşıla, hepsini ağırlamaya bak!
Eğer bir hüzün kalabalığıysa bile,
evini şiddetle boşaltsalar da,
yine de her misafire saygıyla davran.
Belki de seni yeni bir sevinç için hazırlıyordur.
Karanlık düşünceyi, utancı, kötülüğü
kapıda gülerek karşıla ve içeri davet et.
Geleni şükürle karşıla.
Çünkü her biri ötelerden bir rehber olarak gönderilmiştir.”
Gazze'deki gazeteciler dünyaya sesleniyorlar:
-"Filistinlileri asarak öldürmeyi öngören İsrail yasası Nazilerden daha kötü."
Farkındalığı artırmak için lütfen bu videoyu yayalım.
Sıfırdan İlim Okumak İsteyen Buyursun:
1▪︎ Beş yıl önce medyaya giriş yaptığımda bu sahada ilme bu denli talip kişiler olacağını tahmin etmezdim. Sadece ilim için burda kalmaya devam ettim. Sonra 3 bin ilim ehliyle aile olduğumuzu, buluştuğumuzu gördüm. Hadis, Tefsir, Akli ilimler ve Gramer derslerini online vesilesiyle kazandırdık.
2▪︎ Elhamdulillah, Sıfırdan Arapça okumak isteyenler için temel 5 Arapça Kitap, İçerik, Muhadese Tadında tahliller ile 1.300 civarında talebe (2 yılda) yetiştirdik, bu süreçten geçirdik. Bu da Allah’ın lütfü keremi ile oldu.
3▪︎ Her 3 ayda 1 sıfırdan Arapça öğrenmek isteyenler için kayıt sürecini başlatıyoruz. Haftanın 3 günü
-1 saatlik ders,
-hafta sonu ise müzakere yapılacak şekilde tam bir medrese atmosferi yaşatılmak isteniyor. Bir yılın sonunda ise kişi alt yapı ona kazandırılacak şekilde mezun edilecektir. Devam etmek isteyenler olursa, Hadis, Tefsir ve daha ileri bir seviye kendisine kazandırılacak biiznillah.
4▪︎Medrese olarak, dersi vermede klasik ve modern geleneği dikkate alıyor, ders veren hocaları ise daha çok iki yönü kuvvetli olanlardan seçiyoruz. Online olarak en iyi medrese olmaya gayret sarfediyoruz. Derslerimiz komple canlı veriliyor. Dersi kaçıran kayıttan dinleyebilir. Her dersin sonunda soru-cvp faslı olur. Erkek-bayan grupları kurularak 24 saat yazışma fırsatı ve temeli oluşturulur. Mahremiyetten taviz vermedik, vermeyeceğiz biiznillah. Bu yönümüzle dijital medreseyi zirveye çıkarmaya gayret ediyoruz. En iyisi demekten haya ediyorum ama isteyen yakamızı sıkıp daha çok öğrenebilir. Zira kadrolarımız 24 saat hizmet veriyorlar.
5▪︎ Bu kapıdan kimse reddedilmez, bu kapıdan herkes alınır. Her türlü fırsat verilir, her ilmi hizmet arz edilir biiznillah. Erkek-Hanımlara yönelik olan bu dersler mahremiyet çerçevesinde verilir. Telegram-WhatsApp üzerinden iletişime geçerek daha geniş dairede bilgi alabilirsiniz: 0534 242 34 18
📚 Bu hediyeyi kaçırmayın:
Herkese ulaşması adına 1 kişiye M. Asım Köksal'ın islâm Tarihi eserini hediye ediyorum. Burda 3 donanımlı hoca + kadromuz sizi bekliyor olacak. Medrese, artık evinizdedir.
-Rt kafidir.
-Çarşamba akşamı açıklarım. Şimdiden nasiplisine hayırlı olsun
📌Çabama omuz vermek istiyorsanız...
Okuyun ve paylaşın lütfen!
📌Türkiye bugün birçok noktada sıkışmış durumdadır.
Bu sıkışma noktalarına dikkat çekebiliyorum çünkü kimseden beklentim, talebim yok!
📌Aman beni televizyona çıkartmazlarsa, aman beni şu göreve getirmezlerde, aman beni şu görevden atarlarsa diye endişe ederseniz ikaz edemez, sıkıntılara dikkat çekemezsiniz.
📌Şükürler olsun böyle hesaplar içinde olmadım, Allah'ın izniyle de olmayacağım.
Türkiye'nin sıkıştığı noktalar gelecek olursak...
Bakın öyle tartışmalı noktalara girmeyeceğim.
Orta altı zekası olanların bile kabul edeceği noktalar.
Bir: Bu ülkede boşanmalar hızla artıyor mu? Artıyor, bunu TÜİK söylüyor.
İki: Bu ülkede evlilik yapma isteği gittikçe düşüyor, gençler artık evlenmek istemiyor... Bunu, Sayın Cumhurbaşkanı söylüyor.
Üç: Bu ülkede insanlar artık anne baba olmayı bile külfet görüyor, nüfus artış hızı rekor dip seviyede. Nüfusumuz hızla yaşlanıyor. Bunu bir önceki ve bugünkü aile bakanları söylüyor.
Dört: Bu ülkede, böyle giderse 25 sene sonra askere alacak genç bulamama ihtimalimiz var. Durum bu kadar vahim. Bunu bugünkü Aile Bakanı söylüyor.
Beş: Bu ülkede aileye dair kanunların yanlışlığını devletin yetkilileri söylüyor. Mesela, süresiz nafakanın çok yanlış bir uygulama olduğunu Aile Bakanı söylüyor ama adım atılmıyor. Niçin atılmıyor?
Altı: Bu ülkede, nüfusa oranla üniversite öğrencisi fazlalığı yaşıyoruz. Öyle bir fazlalık ki bu Avrupa'da açık ara birinci sıradayız bu bakımdan. Üniversite mezunlarının büyük bir bölümü mesleksiz pozisyonda. Çoğu tek çare olarak devlete kapak atmayı görüyor. Gençlerin kahir ekseriyetinin bu durumda olması büyük bir problem değil mi? Bütün rakamlar bunu söylüyor.
Yedi: Bu ülkede çok yüksek enflasyon var, faizler çok yüksek ve fırsatçılık çok fazla. Bunları iktidara en yakın isimler de söylüyor.
Sekiz: Bu ülkede denyolar, magandalar, serserilercirit atıyor. Sokaklarda çok büyük güvenlik sorunu var. İnsanımızın çeteleşmiş magandalar tarafından nasıl hırpalandığını hep birlikte görüyoruz. Gözü dönmüş denyolar polisimize bile saldırıyor, darp ediyor. Polise de sorsak, savcıya da sorsak, kanunların yetersizliğinden şikayet ediyor. Bu işleri çözmesi gereken Meclis ise aylarca tatile giriyor.
Dokuz: Bu ülkede büyük bir belediyeler sorunu var. Mİlletin kaynakları milyar milyar oralara buralara gidiyor. Maalesef iktidar belediyeleri de muhalefet belediyeleri de (istisnalar müstesna) israfta yarışıyor, konser organizasyonu yarışı dikkat çekiyor ve hiçbir belediye de hangi organizasyon için ne kadar harcandığını, bunların nasıl dağıtıldığını resmi internet sitesinde açıklamıyor. Vatandaş kaynaklarının nerelerde nasıl kullanıldığı bilgisine ulaşamıyor. Birçok belediyede torpilliler cirit atıyor.
On: Bu ülkede eğitim meselesi iyice sıkıntılı. Çocuğu 6 yaşında okula veriyorsunuz 18 yaşına kadar 12 yıl mecburi eğitim sisteminde tutuyorsunuz. Okumak isteyen ile istemeyeni 12 yıl mecburi eğitime tabi tutuyorsunuz. Okumak isteyene de, okumayıp zamanında mesleğe yönlendirilmesi gerekene de yazık ediyorsunuz. Meslek eğitim mekanizmaları çalışmıyor. Meslek liseleri, MESEM'ler (meslek eğitim merkezleri) büyük ölçüde işlevsiz halde duruyor. Buralarda eğitim görenlerin yüzde 80'i hayatlarının sonraki dönemlerinde eğitimini gördükleri mesleği yapmıyor. Onca kaynak boşa gidiyor. Gençlerin onca yılı boşa gidiyor.
Onbir: Bu ülkede medya felâket! Akıl almaz kara para aklamalar gündeme geliyor. Medya organları bu yüzden kayyıma devrediliyor. Sokaktaki vatandaşın dertleri medyanın gündeminde çok az yer buluyor. Medya organları, etliye sütlüye karışmadan "garantili" yapımlarla vakit geçiriyor.
Oniki: Bu ülkede bazı televizyonlarda mukaddesatla dalga geçilen diziler yer alıyor. Bazı gündüz kuşağı programlarında edepli bir insanın ağzına bile alamayacağı konular vıcık vıcık işleniyor. Rayting için her şey yapılıyor. Yetkililer ise bu durumlara son vermek yerine, bizler gibi şikayet edip duruyor.
Onüç: Bu ülkede en hayati konuları bile çözüme kavuşturamıyoruz. Bir başıboş köpek meselesi bile ihmal edile edile ne hale geldi. Bir türlü çözülemiyor!
Ondört: Bu ülkede çok büyük bir muhalefet boşluğu var. Ana muhalefet partisi de ülke meselelerinden kopuk. Bu yüzden, iktidar da ensesinde muhalefetin nefesini hissetmiyor. Bunu hissetse, eminim ki bazı alanlarda gerekli adımları atacak. Rakibin güçlü değilse, sen de güçten düşüyorsun.
*
Bir mesajda bütün sıkıntılara işaret etmek mümkün değil. Eminim ki sizler, benim sıraladıklarıma başka maddeler ekleyeceksiniz.
Derseniz ki bu memlekette hiç mi iyi şey olmuyor kardeşim?
Elbette oluyor...
Biz de böyle giderse olan iyi şeyler de elden gidecek, önlerine takoz konulacak diye endişeleniyoruz ya!
🔴 Gazze’de İsrail bombardımanında öldürülen üç kardeş Merve, Mutaz ve Muntasır…
44 gün boyunca enkaz altında kaldılar.
Çıkarıldıklarında geriye yalnızca kemikleri kalmıştı.
Kızlarımızın, kadınlarımızın ölçü tanımayan çıplaklığından dindar olan veya olmayan aklı selim ve ahlak sahibi pek çok insan şikayetçi. Seküler, dünyevi zevklerden başka bir şey düşünemeyen nesiller yetiştirirseniz sonuç bu olur.
Kimse dindar bir partinin iktidarda olduğunu söylemesin. Ülkemizde sistem dine karşı mesafelidir. Eğitim ve hukuk sistemi seküler temeller üzerine kaimdir. Sistem başka, siyasetçilerin dindar olması başka bir şeydir.
Devletimizin temel felsefesi ve dine karşı mesafeli duruşu değişmedikçe çıplaklığın artması, cinsel ahlakın bozulması, ailenin dağılması, neslin azalması, zina, fuhuş ve lgbt gibi sapkınlıklar artarak devam edecektir.
Çözüm İslam'dadır. İslam'ın ahlakıyla yetişen ve eğitilen ahlaklı ve iffetli nesiller, ahlak ve iffet üzerine kurulan aile hayatı hakim olmadıkça toplumsal sorunlarımız gittikçe artacaktır.
Ahlak, iffet ve aile yok olursa toplum da yok olur.
Ulu Önder 20 sene daha yaşasaydı:
"Kayıp Kıta Mu"nun keşfiyle ABD'yi geçer
"Türk Tarih Tezi"yle Avrupa'yı fetheder
"Güneş Dil Teorisi"yle nükleer güce dönüşür,
"Şapka Devrimi ve Türkçe Ezan"la Kant ve Hegel'e nal toplatır,
İstiklal Mahkemeleri'yle evrensel hukuku baştan yazardı.