🎙️Eşlerin Feryadı Duyulmalı, Aile Bütünlüğü Sağlanmalı
Toplumun temeli ailedir. Aile bütünlüğünü tehdit eden her tasarrufu bertaraf etmek gerekir. Eşlerin bir arada olmadığı, çocuğun arada kaldığı, ebeveynlerin zorlandığı bir fotoğraf doğru bir fotoğraf değildir.
Bir şeyi düzeltmek her şeyi düzeltmek ise o bir şeyden tasarruf etmemek en isabetli tercihtir.
▪️İl Emri ▪️İkinci İl Dışı▪️2023 Sözleşmeliden Kadroya Geçenlere Mazeret Tayini konusu görmezden gelinmemelidir.
Öğretmenler özelinde tartışılan bu başlıklar aslında tüm kamuda adı farklı olsa da kapsamı, amacı aynı olan taleplerdir.
Kamu yönetiminin sorumluluğu Anayasal hak olan “aile bütünlüğünü” sağlamaktır. Çalışanlar Anayasal hakkını istemektedir.
Yeni Eğitim Öğretim Yılı fiilen başladı. Çağrımız, daha fazla geç kalınmasın. Sorun görülsün, umud örselenmesin çözüm ötelenmesin !
***İL EMRİ***
Öğretmenler umudunu hiç yitirmiyor ve İL EMRİ bekliyor.
"Her yıl yapılıyor diye evimizi taşıdık, dört gözle haber bekliyoruz."
"Asker, hakim-savcı, polis için yapılıyor, bizim için neden yapılmıyor?"
"Aile yılında, aile bütünlüğümüz neden sağlanmıyor?"
"Her yıl yapılıyordu bu yıl da yapılsın."
Talepler, sitemler, sorular...
.....
Devletimiz büyüktür, bakanlığımız öğretmenlere kulak verecektir ve inanıyorum ki iyi bir planlama ile problem çözülecektir.
Yeni eğitim öğretim yılı şimdiden hayırlı olsun.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne Limanı’ndan Mersin Taşucu Limanı’na hareket eden yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen elim kaza hepimizi derinden üzmüştür.
Kazanın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarının, kayıp yolcuların da sağ salim bulunarak ailelerine kavuşturulmasıyla sonuçlanmasını temenni ediyoruz.
Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına sabır diliyoruz.
KKTC yönetimine, Kıbrıs Türkü kardeşlerimize ve milletimize başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
#KKTC
30 Ağustos zaferimizin yıl dönümünde Anadolu’ya uzanan elleri kıran; dinimiz, vatanımız, istiklal ve istikbalimiz uğrunda canlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle gazilerimizi şükranla yad ediyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun.
MAZERETE BAĞLI YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEPLERİ KARŞILANAMAYAN ÖĞRETMENLER SENDİKAMIZI ZİYARET ETTİ
Genel Başkanımız Ali Yalçın, meslektaşlarımızla bir araya gelerek yaşadıkları mağduriyetleri ve beklentilerini dinledi, sürece ilişkin istişarelerde bulundu.
Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2026 yılı yaz tatili mazerete bağlı yer değişikliği sürecinde de öğretmenlerimizin tercihine bağlı olarak mazeretlerinin bulunduğu il veya ilçe emrine atanmalarına imkan sağlanması gerektiğini ifade eden Genel Başkanımız, aile bütünlüğünü zedeleyen mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.
Eğitim-Bir-Sen olarak öğretmenlerimizin haklı taleplerinin ve sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
PIKTES ÖĞRETMENLERİNE KADRO İÇİN YOL HARİTASI SUNDUK
Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezimiz tarafından hazırlanıp konunun yetkilileri ve ilgilileriyle paylaştığımız “PIKTES Projesinin Öğretmen Boyutu: İstihdam, Özlük Hakları ve Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar” başlıklı Eğitime Bakış Politika Notu’nu kamuoyuna duyuruyoruz:
■ Uzun yıllardır Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki okullarda görev yapan PIKTES öğretmenleri deneyimleri dikkate alınarak kadroya geçirilmelidir.
■ Projede geçirilen hizmet süreleri ve kazanılmış özlük hakları kadroya geçiş sürecinde korunmalıdır.
■ Türkçe öğretiminde farklı yaş ve dil seviyelerine uygun basılı ve dijital materyaller artırılmalıdır.
■ Psikososyal destek mekanizmaları yalnızca öğrencileri değil, yoğun ve güç koşullarda görev yapan öğretmenleri de kapsamalıdır.
■ PIKTES’in yıllar içerisinde oluşturduğu eğitim, sosyal uyum ve kurumsal deneyim MEB’in uzun vadeli kapsayıcı eğitim politikalarına aktarılmalıdır.
Haberi okumak için: https://t.co/qGOU610dw6
Rapora ulaşmak için: https://t.co/a4T9E9raQz
#EBSAM #PIKTES #PİKTESÖğretmenleri #EğitimeBakış #PolitikaNotu
Hepimizin dilinde: İyi ki varsın Eren.
Bu söz, bir evladın ardından söylenen bir cümleden daha fazlası; vatan sevgisinin, cesaretin ve fedakârlığın hafızamıza kazınan adı.
Henüz 15’indeyken kıydılar Eren’e; vatan nöbetindeki ağabeyi Ferhat Gedik ile şehadet şerbetini yudumladılar. Eren ve Ferhat’ın emaneti; bugün milletimizin vicdanında, duasında ve kalbinde yaşamaya devam ediyor.
Rabbim Eren Bülbül’ü ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’i rahmetiyle kuşatsın.
Makamlarını âli, mekânlarını cennet eylesin.
#ErenBülbül #FerhatGedik
🎙️TBMM’DE GÖRÜŞÜLECEK KANUN TEKLİFİ MEMUR EMEKLİLERİNİ GÖRMELİ VE GÖZETMELİDİR
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na gelecek Kanun Teklifi ile en düşük emekli aylığı %17,76 oranında artırılacak.
Kamu görevlisi emeklilerimiz seyyanen ödemenin emekli aylıklarına yansıtılması ve 1. Dereceye 3600 Ek Göstergenin hayata geçirilmesi konularında haklı beklenti içindeler.
İlk çıktığında 8.077₺ olan ve bugünkü rakamı 25.150₺’ye ulaşan seyyanen ödemenin emekli aylıklarına yansıtılmaması mağduriyetlerinin boyutunun daha da ağırlaşmasına neden olmuştur.
Toplu sözleşme masasından etkilenen fakat yasada hak arama mücadelesinin zeminini bulamayan memur emeklilerimiz hem sendikal örgütlenme hem de kayıplarını telafi etme mücadelesini sürdürüyorlar.
Kamu görevlisi emeklilerimiz Komisyona gelen teklif içerisinde kendilerini bulan, emekli aylığı ile görev aylığı arasındaki uçurumu kapatan düzenlemeyi bekliyor.
Memur-Sen olarak; Komisyon görüşmelerinde özellikle 3 konu başlığını gündeme getireceğiz.
▪️Emekli memurlarımızın sendikal örgütlenme hakkı,
▪️Seyyanen ödemenin emekli aylıklarına yansıtılması,
▪️1. Dereceye 3600 Ek Göstergenin hayata geçirilmesi konularını Komisyonda ifade edeceğiz.
Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi vekillerimizden ve siyasi iktidardan beklenti açık ve nettir. Çalışanın “nasıl emekli olacağım” emeklinin ise “nasıl ayakta duracağım” sorularına cevap, sorunlarına çözüm üretecek Kanun Teklifinin getirilmesi ve mağduriyetlerin bitirilmesidir.
REHBER ÖĞRETMEN ÜYELERİMİZ İÇİN “PSİKOTERAPİ EKOLLERİ” EĞİTİMLERİMİZ BAŞLIYOR
Eğitim-Bir-Sen olarak İbn Haldun Üniversitesi iş birliğiyle okullardaki psikososyal destek süreçlerini güçlendirmek amacıyla “Rehber Öğretmenler İçin Psikoterapi Ekolleri” eğitim programını hayata geçiriyoruz.
✏️ BDT Eğitimi:
Doç. Dr. Şeyda Eruyar – Boğaziçi Üniversitesi
✏️ EMDR Eğitimi:
Doç. Dr. Burcu Uysal – İbn Haldun Üniversitesi
✏️ Şema Terapi Eğitimi:
Dr. Ayşe Kaya Göktepe – İstanbul Medeniyet Üniversitesi
✏️ ACT Eğitimi:
Doç. Dr. Hasan Turan Karatepe – İbn Haldun Üniversitesi
EBS Akademi üzerinden çevrim içi düzenlenecek eğitimler 11 Ağustos 2026’da başlıyor.
Eğitim-Bir-Sen üyelerinin katılabileceği program sonunda başarılı olanlar, e-Devlet onaylı sertifika almaya hak kazanacak.
Detaylı bilgi için: https://t.co/IRrlo6VAcl
#İyikiEğitimBirSenVar #EBSAkademi #RehberÖğretmen #PsikoterapiEkolleri #İbnHaldunÜniversitesi
REHBER ÖĞRETMEN ÜYELERİMİZ İÇİN “PSİKOTERAPİ EKOLLERİ” EĞİTİMLERİMİZ BAŞLIYOR
Eğitim-Bir-Sen olarak İbn Haldun Üniversitesi iş birliğiyle okullardaki psikososyal destek süreçlerini güçlendirmek amacıyla “Rehber Öğretmenler İçin Psikoterapi Ekolleri” eğitim programını hayata geçiriyoruz.
✏️ BDT Eğitimi:
Doç. Dr. Şeyda Eruyar – Boğaziçi Üniversitesi
✏️ EMDR Eğitimi:
Doç. Dr. Burcu Uysal – İbn Haldun Üniversitesi
✏️ Şema Terapi Eğitimi:
Dr. Ayşe Kaya Göktepe – İstanbul Medeniyet Üniversitesi
✏️ ACT Eğitimi:
Doç. Dr. Hasan Turan Karatepe – İbn Haldun Üniversitesi
EBS Akademi üzerinden çevrim içi düzenlenecek eğitimler 11 Ağustos 2026’da başlıyor.
Eğitim-Bir-Sen üyelerinin katılabileceği program sonunda başarılı olanlar, e-Devlet onaylı sertifika almaya hak kazanacak.
Detaylı bilgi için: https://t.co/ToeUhv86Se
#İyikiEğitimBirSenVar #EBSAkademi #RehberÖğretmen #PsikoterapiEkolleri #İbnHaldunÜniversitesi
Dünyanın en iki yüzlü fotoğrafı;
Hz. Muhammet ile dalga geçen Charlie Hebdo dergisi saldırıya uğramış, 17 kişi öldürülmüştü.
50 ülkenin devlet ve hükümet başkanı, bu “terör saldırısını protesto!” etme amacıyla yürüyüş düzenlenmişti.
Şimdi bu ülkenin liderleri, Gazze soykırımına çıt çıkartmıyor hatta destekliyor!
Sayısı onbinleri geçen Gazzeliler, 1 tane Fransız etmiyor çünkü.
“Kırılırda bir gün bütün dişliler
Döner şanlı şanlı çarkımız bizim
……………
Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman
Görürler nasılmış, neymiş kahraman”
||N.F. Kısakürek
İstanbul’un Fethi’nin sembolü olan Ayasofya-i Kebir Camii’ni ibadete kapatan zincirlerin kırılmasının seneidevriyesi kutlu olsun.
#AyasofyaiKebirCamii
Srebrenitsa...
31 yıl önce Avrupa'nın tam ortasında yalnızca insanlar katledilmedi; insan hakları nutukları, medeniyet iddiaları, uluslararası hukuk ve Batı'nın vicdanı da Bosna'nın toprağına gömüldü.
Bugün kirli bir ikiyüzlülükle insanlığa ahlâk dersi vermeye çalışan Batılı karar vericiler, o gün 8 binden fazla masumun katledilmesinin suç ortaklarıdır.
Srebrenitsa'nın sessiz seyircileri, bugün Gazze'nin de suskun ortaklarıdır. Dün Bosna'da akan kana gözlerini kapatanlar, bugün Siyonist İsrail'in Filistin'de sürdürdüğü soykırım karşısındaki suskunluklarıyla yalnızca suç ortaklıklarını değil, medeniyet ve insan hakları iddialarının da bir aldatmacadan ibaret olduğunu bir kez daha bütün dünyaya ilan etmektedir.
Srebrenitsa hafızamıza kazılı. Üzeri ne kadar örtülmeye çalışılırsa çalışılsın unutmayacak, unutturmayacağız.
Unutursak hesap soramayız. Hesabı sorulmayan her katliam, yeni zalimlere cesaret verir; yeni katliamların önünü açar.
Şehit edilen Boşnak kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyor; zulmün ve zulme sessiz kalanların er ya da geç ilahî ve beşerî adalet önünde mutlaka hesap vereceği güne olan inancımızı muhafaza ediyoruz.
#SrebrenitsaSoykırımı #Srebrenitsa #11Temmuz
AP’NİN KIBRIS KARARI RUM PROPAGANDASINA TESLİM OLMUŞ BİR İFTİRA METNİDİR
Memur-Sen olarak, Kıbrıs Barış Harekâtı’nı tarihsel ve hukuki bağlamından koparan, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni asılsız iddialarla hedef alan ve Türkiye’yi “işgalci” olarak tanımlayan bu kararı şiddetle kınıyor; Rum propagandasına teslim olmuş bu iftira metnini bütünüyle reddediyoruz.
https://t.co/KwAUwTmgrq
OKUL BAHÇELERİNDEN TÜRKİYE’YE YAYILAN ŞEN ÖĞRENCİ SESLERİ AZALMASIN
11 Temmuz Dünya Nüfus Günü vesilesiyle aileyi güçlendiren, çalışma hayatını aile yapısıyla uyumlu hale getiren ve nüfusun sürdürülebilirliğini önceleyen politikaların büyük önem taşıdığını bir kez daha vurguluyoruz.
Ülkemizin nüfus artış oranının kritik seviyelere gerilediği bu süreçte, esnek mesai, hibrit çalışma, kreş ve bakım desteği, doğum izin sürelerinin 60 haftaya çıkarılması, gençlerin evliliğini kolaylaştıracak sosyal destekler ve aile dostu vergi politikaları ertelenemez bir ihtiyaçtır.
Biz eğitimciler biliyoruz ki azalan nüfus, yalnızca demografik bir gösterge değil okul bahçelerinden tüm ülkeye yayılan şen öğrenci seslerinden mahrum kalmak ve ülkemizin yarınları için gerekli insan kaynağının zayıflaması riskini barındırmaktadır.
Bu nedenle “Aile ve Nüfus 10 Yılı” projeksiyonu, aile dostu çalışma hayatı, güçlü nüfus politikaları ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için tarihi bir fırsattır.
Aileyi güçlendiren, nüfusu koruyan ve çalışma hayatını bu hedef doğrultusunda yeniden düzenleyen adımlar kararlılıkla hayata geçirilmelidir.
Vicdanlarda Silinmeyen Acı: Srebrenitsa
11 Temmuz 1995’te Srebrenitsa’da yaşanan soykırım, insanlık vicdanını derinden yaralayan en büyük acılardan biri olarak hafızalara kazındı. Binlerce masum Sırp çeteleri tarafından katledildi.
Aradan geçen yıllar ne acıyı hafifletti ne de adalet arayışını sonlandırdı. Srebrenitsa, tüm insanlığın ortak hafızasında unutulmaması gereken bir insanlık suçudur.
Soykırımda hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, geride kalan ailelerin acısını yürekten paylaşıyoruz.
Unutmadık, unutturmayacağız.
#SrebrenitsaSoykırımı #11Temmuz
ADIM DOĞRU; ANCAK KAPSAMI EKSİK, MİKTARI YETERSİZ!
İl Millî Eğitim Müdür Yardımcıları, İlçe Millî Eğitim Müdürleri, Şube Müdürleri ve Eğitim Müfettişlerinin mali haklarının iyileştirilmesi için uzun süredir yürüttüğümüz haklı mücadelenin ardından bazı düzenlemeler yapılmıştır. Atılan adımı önemsiyoruz. Ancak kapsamı dar tutulan ve kamu idari hiyerarşisi içerisindeki ücret dengesizliğini gidermekten uzak olan bu düzenlemeyi yeterli görmemiz mümkün değildir.
Cumhurbaşkanı Kararında yapılan değişiklikle; il millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri ve belirli şartları taşıyan şube müdürlerine, hizmet süresi 20 yıl ve üzeri olanlara 50 puan (7.426 TL), hizmet süresi en az 10 yıl olanlara ise 25 puan (3.713 TL) ilave özel hizmet tazminatı öngörülmüştür. Ayrıca Ek Ders Esaslarında yapılan değişiklikle eğitim müfettişlerine haftalık 15 saat olmak üzere aylık 60 saat karşılığı 11.146 TL ek ders ücreti verilmesi kararlaştırılmıştır.
Ancak bu düzenlemeler; şube müdürlerinin, eğitim müfettişlerinin ve emsal kadrolarda görev yapan yöneticilerin yıllardır biriken mali hak kayıplarını telafi etmekten çok uzaktır.
Bizim talebimiz nettir: İl millî eğitim müdür yardımcıları, ilçe millî eğitim müdürleri, eğitim müfettişleri, eğitim müfettiş yardımcıları, fakülte sekreterleri, kamuda görev yapan tüm şube müdürleri ve dengi kadrolarda bulunan yöneticilerin tamamına 120 puan (17.820 TL) ilave özel hizmet tazminatı ödenmelidir.
Yapılan bu eksik düzenleme hem kapsamı hem de öngörülen tutar itibarıyla talebimizin oldukça gerisinde kalmıştır.
Daha da vahimi; aynı kurumda ya da farklı kurumlarda aynı unvan ve aynı sorumlulukla görev yapan personel arasında ayrım yapılması, aynı işi yapan şube müdürlerine farklı mali haklar tanınması Anayasa’nın eşitlik ilkesini ve “eşit işe eşit ücret” anlayışını açıkça zedelemektedir.
Kısacası; doğru yönde bir adım atılmıştır, ancak eksik atılmıştır. Beklentileri karşılamayan, çalışanlar arasında yeni adaletsizlikler doğuran ve yıllardır yaşanan mali kayıpları gidermekten uzak bu düzenlemeyi nihai çözüm olarak kabul etmemiz mümkün değildir.
Eğitim çalışanlarının hakkı, sınırlı iyileştirmelerle geçiştirilemez. Eğitim yöneticileri ve eğitim müfettişleri; üstlendikleri görev, taşıdıkları sorumluluk ve verdikleri emekle uyumlu, adil ve hakkaniyetli bir ücret sistemini fazlasıyla hak etmektedir.
Mücadelemiz; ayrım yapılmadan, istisna üretilmeden, 8. Dönem Toplu Sözleşme teklifimizde yer aldığı şekilde il millî eğitim müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü, eğitim müfettişi, eğitim müfettiş yardımcısı, şube müdürü ve dengi kadrolar ile üniversitelerde görev yapan fakülte sekreteri, yüksekokul sekreteri, enstitü sekreteri ve şube müdürlerinin tamamına 120 puan (17.820 TL) ilave özel hizmet tazminatı verilinceye kadar kararlılıkla sürecektir.
Haklı talebimiz karşılanıncaya kadar mücadelemizden asla vazgeçmeyecek, adil ve hakkaniyetli bir ücret sistemi için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN YEDİ TEPE UZAKTA
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde bir öğrencinin taşıdığı “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” yazılı ayet mealine yönelik müdahale, inanç ve ifade özgürlüğü açısından son derece vahimdir.
Kısa süre önce Yeditepe Üniversitesinde öğrencilerin Gazze’ye destek eylemlerinin engellendiğine, ibadet imkanlarının kısıtlandığına, mescit taleplerinin görmezden gelindiğine, Ramazan ayında iftar programlarına zorluk çıkarıldığına, haklı taleplerini dile getirdiklerinde disiplin soruşturmalarıyla tehdit edildiklerine dair iddialara dikkati çekmiş, üniversite yönetimini şeffaf, tatmin edici ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etmiştik.
O gün bu iddiaları reddetmekle yetinenlerin, bugün doğruluğu emreden bir Kur’an ayetinin hukuk fakültesinin mezuniyet töreninde mesaj olarak paylaşılmasına dahi tahammül edilmemesi ve öğretim üyelerinin bu tahammülsüzlüğü “İşte Yeditepe Üniversitesi ruhu” sözleriyle yüceltmesi karşısında atacakları adımı görmek istiyoruz.
Aynı sahnede siyasi içerikli dövizlere alan açılırken, bir ayetin engellenmeye çalışılması tam anlamıyla şuursuzluktur. Bu tablo, her defasında özgürlük söyleminin arkasına saklanmaya çalışan yasakçı, tek tipçi ve İslamofobik zihniyeti bir kez daha deşifre etmiştir.
Hukuk fakültesi öğrencilerinin mezuniyet töreninde hukukun, özgürlüğün ve insan onurunun ayaklar altına alınması göstermektedir ki bu üniversite, hak ve özgürlüklerden yedi tepe uzaktadır.
Yeditepe Üniversitesi yönetiminin olayla ilgili inceleme başlattığını duyurması yetmez. Zira kamuoyuna yansıyan iddialar ve mükerrer hadiseler göstermektedir ki mesele münferit bir taşkınlık değil, kampüs içinde dindar öğrencilere yönelen sistematik bir tahammülsüzlük iklimidir. Yeditepe Üniversitesi yönetimini üniversite içinde dindar öğrencilere dönük baskı ortamını sonlandırmaya, çağ dışı İslamofobik eylemlere karşı açık ve net tavır alarak ağır yaptırımlar getirmeye ve mağdur edilen öğrenciden ve kamuoyundan özür dilemeye davet ediyoruz.
YÖK’ün konuya ilişkin soruşturma başlatmasını önemli buluyor, soruşturmanın ivedilikle, titizlikle ve şeffaf biçimde sonuçlandırılmasını, sonucunun da kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz.
Bu hadisenin üzerinin kapatılmasına, “münferit” denilerek geçiştirilmesine ve geride bıraktığımız 28 Şubat’ın karanlık dehlizlerinin yeni örneklerinin sergilenmesine ve İslamofobik dayatmaların normalleştirilmesine müsaade etmeyeceğiz.
İnancına, değerlerine ve ifade özgürlüğüne sahip çıkan her bir gencimizin yanındayız.