Özgür Bey,
Ayazağa’daki acılar üzerinden siyaset yapıyorsun ama söylediğin her şey yalan!
Hem İBB’nin projeye ortak olduğundan haberin yok, hem de belediyelerinizin sorumluluklarından.
Ayazağa'da "dereye imar izni verildi" dediğiniz proje, Sarıyer Belediyesi’nin teklifiyle, 2022’de İBB’nin onayıyla hayata geçmiştir.
Bu projede İBB'nin 1,1 milyar TL satış bedeli ve 4.004 m² inşaat alanı payı vardır. Yani İBB projeye doğrudan ortaktır.
Bakanlığımızın sürece dahil olmasının tek nedeni de Sarıyer Belediyesi'nin inşaat ruhsat sürecini uzatması nedeniyle mağdur olan 950 hak sahibinin sorununun çözülmesi içindir.
Ayrıca bölgedeki derenin ıslahı, dere üzerindeki yapıların yıkılması tamamen belediyelerin sorumluluğundadır.
Tavsiyem, bir şeyi açıklamadan önce ilgililerine sorun, sonra böyle komik duruma düşüyorsunuz.
Ha sordunuz da yine de algı için bu iftiraları atıyorsanız; açık açık söyleyelim; boşuna uğraşmayın! Belediyelerinizdeki iş bilmezliklerini, yolsuzluklarını bu yalanlarınızla örtemeyeceksiniz!
CHP’li Milas Belediye Başkanı
Fevzi Topuz ve oğlu Doruk Topuz’un gözaltına alındığı soruşturmada
Gerçekte yapılmayan 2 milyar 579 milyon 555 bin
liralık iş, sahte evraklarda yapılmış gibi gösterildi.
Bu evraklarla belediyeye başvuran şirketlere
iş deneyim belgeleri düzenlendi.
34 şirket, 35 sahte ihale evrakıyla iş deneyim
belgesi başvurusu yaptı. Milas Belediyesi,
bunlardan 32 şirkete ait 33 belgeyi onayladı.
Belgeleri kullanan 8 şirketin, kamu ihaleleri de
dâhil toplam 25 ihaleye katıldığı belirlendi.
Katıldıkları ihalelerin toplam bedeli
3 milyar 714 milyon 262 bin lirayı aştı.
Bilirkişinin incelemesinde evrakların
aynı kişilerce organize biçimde düzenlendiğine
işaret eden şu tespitler yer aldı:
Farklı şirketlerin sunduğu belgelerde aynı hesap,
vergi kimlik ve IBAN numaraları kullanıldı.
SGK hizmet dökümlerindeki çalışan isimleri
ve maaş bilgileri örtüştü.
Evraklarda aynı isimlerin karşısında
farklı imzalar bulundu.
Banka dekontlarında rakamla ve yazıyla
belirtilen tutarlar birbirini tutmadı.
Şirketlerin toplam 342 milyon 880 bin liralık
sermaye artırımına gittiği de öne sürüldü.
Başsavcılık açıklamasında
Doruk Topuz’un adıyla birlikte Topuzlar
Harita İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
de yer aldı.
(VEFA YÜREKLİ)
Hani Özgür Özel FON için liste açıklayacaktı ya!
Süre vermişti ya!
Aradan günler geçti!
Ne oldu?
TISS!
Çünkü...
Yeni Parti içerisinden de çok sayıda insanın FON listesinin içinde olduğu bu nedenle Özgür Özel'i 'Bizi de yakarsın' diye uyardıkları iddia ediliyor.
Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı iken AK Partili Bülent Arınç ile baş başa 2,5 saat parti içi işleri konuştuğu ortaya çıktı.
BARIŞ YARKADAŞ:
“2,5 saat baş başa görüştüler… Ne dedi orada Özgür Özel? Parti içi işleri konuştuk dedi.
Yani AK Parti'nin kurucusu, AK Partili Meclis Başkanı, AK Partili Başbakan Yardımcısı, AK Partili Eski Bakan,
Özgür Özel CHP Genel Başkanlığı makamında otururken parti içi işleri konuşuyorlar Özgür Özel'le.”
Özgür Özel’in, Akın Gürlek hakkındaki "16 taşınmazı var" iddiası üzerine açılan manevi tazminat davasında karar çıktı. Mahkeme Özel’in 750 bin TL tazminat ödemesine hükmetti, Özel’in karşı davasını ise reddetti.
Sıkıntı yok, ateşlersin bir yardım kampanyası Başkanım, toplatırsın senin kitleye..😹
Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan, SPK Başkanını görevden aldı.
Maliye Bakan Yardımcısı ise emekliliğini istedi. Damadı FBSK çiftinin fon skandalında para yatırdığı Özata Denizcilik’in yöneticisiydi.
Skandal ortaya çıkmasan kısa süre önce firma yönetiminden istifa ettiği ortaya çıkmıştı.
İhanet için fırsat kollayan, ABD ve Avrupa beslemesi,
siyonist İsrail’in köpeği son FETÖ’cü bu devletin ve milletin içinden temizlenmeden Türkiye’ye huzur yok
#SONDAKİKA
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in mal varlığı iddiaları nedeniyle Özgür Özel'e açtığı manevi tazminat davasında mahkeme, Özel'in 750 bin TL tazminat ödemesine karar verdi.
OHHHHHHHHHH
Kendi iktidar dönemlerinde ülkeyi perişan eden, memur maaşlarını bile 1999 depreminde toplanan vergilerle ödeyen zihniyetin mensubu olan CHP'li Faik ÖZTRAK,
bugün hangi yüzle finansal eleştirilerde bulunabiliyor!?
Dededen toruna CHP'ye karabasan gibi çöken bu ismi tanıyalım...
TARİHÇİ EROL ŞADİ ERDİNÇ
1946 Seçimlerinde yaşananları anlatıyor:
1946'da açık oy gizli tasnif
seçim sandıklarının yanında oyunu
CHP'ye ver diye afiş vardı, giderdin oraya atardın.
Erzurum'un seçmen sayısı 34.000,
çıkan oy 1 milyon küsürdü.
E tabii artık bu, abi hayır 92.000 falan olsa
anlarım da, yani..
-1 milyon mu çıkıyor?
Avuçla atıyorlar. İşte seçim sisteminin kötülüğü.
“Amerika çökerse, siyonizm de çöker”
Avrupa’daki isyanlar bu temelde ilerliyor, ABD bayrakları indirilip yakılıyor!
Siyonizm’e karşı tüm insanlığın ayağa kalkmasının arifesindeyiz!
Bir devrin kapanmasına kadar gidebilecek bir sürece girilebilir ve tabiki Erdoğan’ın 15 yıldır BM kürsüsünden insanlığa haykırdığı İsrail zulümlerinin, insanlığı uyandırması elzem…
Murat Ağırel’in eski sponsoru ICRYPEX kripto para platformunun kurucusu ve sahibi, UYUŞTURUCU suçlamasıyla tutuklu Gökalp İçer ile aynı koğuşa alındığı söyleniyor.
"TEK DEĞERİ PARA OLAN FİYATINI BULUNCA HER ŞEYİ SATAR"
HÜDAPAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu:
İbretlik olanlardan bir tanesi Bolu'ydu. Zira bizim de en çok uğraşan kişilerden bir tanesiydi. Normal şartlarda bir belediye başkanı kendi ilinin sorunlarıyla daha çok uğraşır. Ama yani Bolu'da çok ciddi bir faaliyetimizin olmamasına rağmen Bolu belediye başkanı düzenli olarak neredeyse periyodik bir şekilde kendisini iş edinmiş ve sürekli bize sataşıyordu. Hatta bize saldırıyordu. İftiralarla saldırıyordu.
İlahi adalet dedim ben. Öyle bir şey çıktı ki milletten kurban parası diye para toplamış. Ama o paraları kurban kesmemiş. Milletin dini duygularını istismar etmiş. Şimdi bizi ne ile suçlamışsa kendi suçladığı şeylerle yüz yüze geldi. Demek ki aynaya bakarak konuşmuş. Şimdi düşünün birisi insanların dini duygularını istismar ediyor. Dindarmış gibi gözüküyor. Umreye gidiyor.
Kurban parası topluyor. Sonra gidip otelde metresiyle beraber yiyor. Allah kimseyi o duruma düşürmesin. Yani gerçekten ibretlik bir tablo. Biraz önce siz ilk soruyu sorduğunuzda fon meselesi dediniz ya hani ben sadece fonla sınırlı bir şey mi yoksa daha geniş bir şey mi İlkesel olarak meseleye şöyle bakıyorum. Eğer siz gelecek nesillerinizi, gençlerinizi bazı değerler etrafında o değerleri kendilerine vermek suretiyle yetiştiremezseniz bugünkü dünya modernizm ya da kapitalist dünya düzeni insanlara sürekli şunu pompalıyor.
"Senin ne olduğun, ne okuduğun, soyun, sopun, boyun, posun önemli değil. Paran varsa sen çok değerlisin. Dolayısıyla mümkün olan en kısa yoldan en fazla parayı biriktir" diyor. Böyle olunca yani tek değeri para olan nesiller yetiştiğinde o zaman o paraya ulaşmak için her türlü yolu mübah görüyor insanlar.
Ya da tabiri caizse yanlış anlaşılmasın lütfen fiyatını bulunca her şeyini satabiliyor. Makamını satabiliyor, partisini satabiliyor, ailesini satabiliyor. Çok affedersiniz şerefini, namusunu satabiliyor. Şimdi çünkü tek değerli şey paraysa eğer ya da parası olduğunu da insanların gözünde değerli olabileceğine inanıyorsa bir insan öyle şey paraya tahvil etmeye başlayabiliyor.