Yavaş yaşayacaksın hayatı,
acele etmeyeceksin.
Her sabah güneş doğduğunda
sanki ilk kez görüyormuş gibi bakacaksın.
Bir kahveyi soğutmadan,
bir şarkıyı bitirmeden,
bir insanın gözlerine bakmadan
geçip gitmeyeceksin.
Bırak tren biraz geçsin,
bırak yağmur biraz yağsın,
bırak dünya kendi telaşında dönsün.
Sen, bir ağacın gölgesinde
ömrünün sesini dinle.
Çünkü hayat
varılacak bir yer değil;
yolda fark ettiğin
küçük güzelliklerin toplamıdır.
Yavaşlayacaksın…
Çünkü bazı güzellikler
ancak insan durduğunda görünür.
Ve bir gün geriye baktığında
“Ne kadar çok şey başardım?”
diye değil,
“Ne kadar çok şeyi gerçekten yaşadım?”
diye soracaksın.
100. Gazi Koşusu'nu birinci tamamlayan Halis Karataş:
"Benim için hiçbir zaman kazanıp kaybetmek önemli değil...
Sadece, Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına düzenlenen bu koşuya katılmak şeref olmuştur."
Sinir krizi geçirdi
Nihat Kahveci:
Ya böyle bir şey olur mu ya? Yurt dışında daha çok övmüşler. Övdük lan iyi oynadığında. Övdük. Tamam. Türk'üm, bilmem neyim. Yarın İtalya milli takım hocası olacaksın, geriye bakmayacaksın. Beni konuşturmasınlar ya. Seksen beş dakika Kerem'i niye oyunda tuttun diyenlere de bir cevap versene. Kerem'le oynayıp hava topu niye kestirdiğini anlatsana. Yerden oynasan Kerem gol atar belki. Senin hatan var. Kendi hatalarından da bahsetsene. Yok Beril'in saçıyım, bıyığıymış. Yok Eren'in saçıymış. Ulan dünya üçüncüsü olduk, bizi eleştirdiler ya. Ne oldu? Ne oldu? Avustralya'yla on kere oynasan dokuz kere kazanman lazım. Yeter ya. Ya bir tane doksan dakika futbol oynayacağız ya. Çıkıp iyi oynadığınızda favorisiniz zaten ya. Yeter ya bu kadar polemik molemik. Vallahi billahi ya. Başkan ayrı, hiçbir şey yokken kaos yaratıyor. Hiçbir şey yokken. La bu milli takımımızı sevmeyen Allah belasını versin ya. Daha ne diyeyim ya?