🔴 Sosyalizm ve Cumhuriyet İçin Kadınlar 1 Mayıs'a
MEYDAN OKUYORUZ: DÜZEN SİZİN, DÜNYA BİZİM
Kirli ve kokuşmuş bir düzen içinde nefes almaya çalışıyoruz. Patronların düzenleri sürsün diye besledikleri çeteler, tarikatlar ortaya saçtıkları silahlarıyla, mafyalarıyla, salyalarıyla en çok biz kadınların tepesine çökmüş durumda. Kağıt üstündeki görevi bizi korumak olan iktidar ise gerçekte patronlar kâr etsin diye onların kirli düzenini korumaya odaklanmış, cinayetlerde suç ortağı olmuş durumda.
Kadınların elektronik kelepçelere, koruma kararlarına rağmen öldürüldüğü bir düzen bu. Yoksulluktan daha fazla pay aldığımız, daha düşük ücretlere çalıştırıldığımız, çocuk yaşta evliliklere mahkum edildiğimiz, savaşlarda ganimet sayıldığımız bir düzen. Bu düzen asalak patronların düzeni. Peki ya bu dünya? Bu dünya da o asalakların mı? Hiç de değil!
Bu dünya onu emeğiyle var edenlerin, emekçilerin yani bizim. Bizim olanı almak için bu düzeni yıkmaya ihtiyacımız var. Bu düzeni yıkmak için ayağa kalkmaya, sosyalizm ve cumhuriyet için meydan okumaya ihtiyacımız var.
Bu kirli düzenin sahiplerine ve şakşakçılarına meydan okuyoruz. Tüm kadınları bu meydan okumanın en gerçek alanına, 1 Mayıs'a çağırıyoruz. Bizler düzeni yıkarken en önde bayrağı sallayacak, meydanları kızıla boyayacak olanlarız. Tıpkı 1922'de* olduğu gibi bugün de...
🚩Sosyalizm ve cumhuriyet için haydi 1 Mayıs'a! 👇
▫️İstanbul | Kartal Meydanı | 15.00
▫️Ankara | Anıtpark | 15.00
▫️İzmir | Karşıyaka Demokrasi Meydanı | 15.00
▫️Adana | İller Bankası Kavşağı | 12.30
*1922 yılı 1 Mayısının Tevhid-i Efkar gazetesindeki anlatımından: "Bundan sonra önde bayraklar ile kadınlar ve arkada mızıka ile erkekler olduğu halde k��rmızı bir dalga şeklinde sosyalistler Şişli'ye doğru yürümeye başladılar. Yürüyüş esnasında mızıka ile beraber amele hep bir ağızdan Enternasyonal marşını söylüyordu. Tramvaylar durmuş, halk ilk defa şehrimizde şahidi olduğu tezahüratı temaşaya dalmıştı."
#1mayıs #1mayıs2026
Yoksulluğumuzun, nefessizliğimizin, üzerimize çöken karanlığın sebebi tek: Bu düzen!
#EsatKadınDayanışmaKomitesi, #8Mart’a giderken hayatımız ve emeğimiz için yolları neden ayırmamız gerektiğini tartışıyor; 8 Mart pankartını ve dövizlerini birlikte hazırlıyor.
📌25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yaklaşırken:
❝TÜİK yalan söylüyor, kadın cinayetleri artıyor❞
Verilerin gizlenmesi, şiddetin üzerini örtmüyor; iktidarın şiddetle düzen arasındaki bağı gizleme ihtiyacını daha da görünür kılıyor. Damla Baytekin, #Ortaklaşa'nın kasım sayısında bu gerçeği yazdı.
🟦Dergimizi edinmek için bize mesaj atabilir veya soL Haber Portalı'na abone olarak dijital ortamda okuyabilirsiniz.
🔻Bireysel silahlanmanın, ruhsatsız silahların yaygınlığı şiddettir.
2024 yılında işlenen kadın cinayetlerinin %54’ü ateşli silahlarla işlendi. Kadınlar ateşli silahlarla öldürülmeye devam ediyor. Cinayetlerde kullanılan silahların ruhsat durumuna dair sağlıklı veriye erişilemiyor.
Suç ortaklarına soruyoruz: Katiller silahları nereden buluyor? Şiddet iktidarınızdır. #suçlusunuz
🔴 25 Kasım için, hesap sormak için buluşuyoruz.
ŞİDDET İKTİDARINIZI YIKACAĞIZ❗️
▪️İstanbul | 23 Kasım Pazar 14.00 | Şişli Cevahir AVM önü
▪️Ankara | 25 Kasım Salı 19.00 | Sakarya Caddesi İş Bankası önü
▪️İzmir | 25 Kasım Salı 19.30 | Karşıyaka İzban Önü
▪️Eskişehir | 25 Kasım Salı 18.30 | Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kapısı önü
▪️Adana | 23 Kasım Pazar 16.00 | Baraj Yolu 6.5 Durak Migros Önü
▪️Mersin | 22 Kasım Cumartesi 18.00 | Forum AVM Midpoint önü
▪️Çanakkale | 25 Kasım Salı 18.00 | Saat Kulesi önü
▪️Denizli | 25 Kasım Salı 18.00 | Gazi İlkokulu önü
▪️Hatay Defne | 25 Kasım Salı 18.30 | Sümerler Mahallesi Maksim
#25kasım #suclusunuz
🔻Görevini yapmayanları korumak şiddettir.
Şiddet iktidarınızdır! #suçlusunuz#DöneÇelebi Ankara'da bir metro istasyonunda boşanma aşamasında olduğu Gafer Bozdemir tarafından uzaklaştırma kararına rağmen, elektronik kelepçeye rağmen öldürüldü.
Peki ya görevini yapmayanlar hakkında ne yapıldı? Hiç! Emniyet kolluğun ihmali olmadığı tespitinde bulundu. Kadın Dayanışma Komiteleri bu tespite itiraz etti, yargı süreci devam ediyor. Şimdi soruyoruz size fail kim? Şiddet nedir? Görevini yapmayanların korumak şiddettir❗️
Partisine bağlı bir örgütmüş gibi hareket eden HAK-İŞ’in toplantısında işçiyi hatırladı Erdoğan. Ne de olsa bunun da adı sendika, işçilere bir şey söylemeliyim diye düşünmüş olsa gerek.
Biriken öfkeden sokakta yürüyemeyecek noktaya gelen AKP’liler kendileriyle baş başa oldukları salonlarda, yankı odalarında ağızlarına alabiliyorlar işçinin adını artık.
Alın teri ve emek hiçbir ideolojiye, hizbe, gruba ipotek edilemeyecek kadar kutsal ve yüceymiş.
İşçiyle patronu düşmanlaştıran anlayış emek mücadelesine katkıdan çok zarar veriyormuş.
İşçiyle patron bir anlayış icabı değil, sürgit devam eden sömürüden dolayı düşmanlar Erdoğan!
İşçi sınıfını köleden beter çalışma koşullarına mahkum eden siz.
Milyonlarca insanı başını sokacak bir evden bile mahrum eden siz.
Taze meyve sebzeyi, tavuğu, balığı, eti işçiye unutturan siz.
İşçi çocuklarına geleceksizliği reva gören yine siz.
Hakkını arayanı milli güvenlik tehdidi ilan edersiniz. İş bırakanı azarlar, döver, gerekirse hapse tıkarsınız. Her başını kaldırana kapıyı gösterirsiniz.
Patronlar sizin iktidarınızda altın çağlarını yaşarken, işçilerin payına açlık, yoksulluk, baskı ve zulüm düşer.
Ondan sonra hepimiz kardeşiz!
Salonlarda hikaye anlatmaya, aklınızca işçilerle dalga geçmeye devam edin.
İşçi ile patronun kardeşliğine inandıracağınız kimse kalmadı bu memlekette.
Evet sizin düzeniniz işçiye düşman ve er ya da geç tarihe gömülecek!
⚪Ekim Devrimi'nin hukuku, kadınların özgürlüğünün de hukuku oldu. 1918 Aile Kanunu, eşitliği ve boşanma özgürlüğünü yasalaştırarak kadınları yüzyılların prangasından kurtardı.
✒️25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yaklaşırken, yazımızdan bir kesiti paylaşıyoruz:
Ali Yerlikaya 2025’in ilk 10 ayında 2024 yılına göre daha az kadın cinayeti işlendiğini müjdelemiş!
Bu arsızlığa şaşırmıyoruz, Yerlikaya daha önce de ‘bizdeki cinayetler Avrupa’dan az’ diye övünmüştü. Tuttuğunuz istatistikler de sunduğunuz veriler de kandırmaca.
Yerlikaya’nın verisine göre 2025’in ilk 10 ayında 217 kadın cinayeti işlenmiş. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verisine göre ise 235. Saymadığınız kaç kadın cinayeti var sayın Bakan?
Evet 2024’e göre kadın cinayeti sayısı azalmış ancak 2024’ün ilk 10 ayında 207 olan şüpheli ölüm sayısı 2025’in ilk 10 ayında 247’ye yükselmiş. Üstelik bu ölümlerde Gülistan Doku gibi 5 yıldır kayıp olan kadınlar yer almıyor. Rojin’e benzer şekilde intihar diye üstü örtülmeye çalışılan şüpheli ölümlerin sayısı belki çok daha fazla, bu veriyi iktidar açıklamıyor bile. Tıpkı bu kadınların kaçının korunmak istemesine rağmen, ölmek istemiyorum demesine rağmen öldürüldüğünü açıklamadığı gibi!
Bakana bir istatistik de biz verelim. Coşkuyla aile yılı ilan ettiğiniz 2025 yılının ilk 10 ayında öldürülen kadınların %56’sı evli oldukları erkek tarafından öldürülürken bu oran 2024 yılının ilk 10 ayında %41’di. Buna ne diyeceksiniz? Cinayetler azaldı ama vatandaş aile yılını tam anlayamadı mı?
Ya da belki ateşli silahla öldürülen kadın oranındaki istikrarınızla övünmek istersiniz. Her iki yılın ilk 10 ayı için de %58, ne istikrar ama! Sahi bu silahların kaçı ruhsatız? Onu açıklamıyordunuz tabii!
Şaibeli verilerinizle şov yapmayı bırakın, görevinizi yapın! #suçlusunuz
Kadın Dayanışma Komiteleri Temsilcisi Damla Baytekin Şule Çet cinayetinde 18 yıl ceza alan Berk Akand’ın gündeme düşen tatil pozunu soLTV’ye değerlendirdi: “Paranın kendilerine verdiği güçle hareket edenler kolaylıkla kadın cinayeti işleyebileceklerini düşünüyor. Yargı da bu süreci destekler şekilde hareket ediyor. Kadın cinayetlerinde bütünlüklü bir suç ortaklığı var.” #suçlusunuz
🔻Düzen yasalarıyla suçluların korunması, haksız tahrik ve iyi hal indirimleri şiddettir!
Öyle bir infaz yasası var ki adeta suçlulara ödül veriyor! Şule Çet cinayetinde toplam 18 yıl 9 ay ceza alan Berk Akand’ın infaz yasası ile 7 yıl 3 ay sonra tahliye edildiği gündeme düştü bugün. Ardından Adalet Bakanlığı “tahliye edilmemiştir” açıklaması yaparak Akand’ın açık cezaevinden izinli çıktığını söyledi.
İşte suçlulara cesaret veren adalet sisteminin en güncel örneklerinden biri. Kasten öldürmeye yardımla 18 yıl ceza almış biri göl kenarında “alayına inat” paylaşımı yapabiliyor!
Kadın cinayetlerinde yasal boşluk ne infaz yasası ile ne açık cezaevlerine nakille sınırlı. Bunların yanına bir de haksız tahrik ve iyi hal indirimleri ekleniyor.
Katiller bu örneklerden aldıkları cesaretle mahkemede öldürdükleri kadınlara iftira atmayı, beni aldatıyordu, bana hakaret etti gibi yalanlarla indirim almayı adet haline getirmiş durumda! #suçlusunuz
🔻Uzaklaştırma kararlarının kağıt üzerinde kalması şiddettir!
Videoda yalnızca 2025 yılında uzaklaştırma kararına rağmen öldürülmüş birkaç kadının isimlerini göreceksiniz. Sayı çok daha fazla… Kararlar kağıt üzerinde kalıyor, çoğu zaman cinayetlerde uzaklaştırma kararı olup olmadığı verisi dahi tutulmuyor!
Şiddet iktidarınızdır! #suçlusunuz
@istanbul_tkp Şiddet iktidarınızı yıkacağız❗️#suçlusunuz#25Kasım için, hesap sormak için sen de gel👇
📍 Ankara | Sakarya Cad. İş Bankası önü
🗓️ 25 Kasım Salı | 19.00
🔴 Şiddet iktidarınızı yıkacağız!
25 Kasım için, hesap sormak için buluşuyoruz:
▪️İstanbul | 23 Kasım Pazar 14.00 | Şişli Cevahir AVM önü
▪️Ankara | 25 Kasım Salı 19.00 | Sakarya Caddesi İş Bankası önü
▪️İzmir | 25 Kasım Salı 19.30 | Karşıyaka İzban Önü
#25kasım#suclusunuz
🔻Soruşturmalarda delillerin karartılması, kayıpların bulunmaması şiddettir!
Şiddet iktidarınızdır #suçlusunuz
Gülistan Doku 2020 yılında kayboldu, 5 yıldır bulunamıyor. Geçtiğimiz günlerde yeni kamera kayıtlarının inceleneceği basına yansıdı tam beş yıl sonra.
Rojin Kabaiş'in ölümü üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti. En başından beri üniversite rektörü dahil olmak üzere pek çok kişi cinayet şüphesine rağmen intihar diyerek Rojin'in ölümünün üstünü örtmeye çalıştı.
Nagihan Uyğur'un cansız bedeni ölümünde bir yıl sonra, yaşadığı evin bahçesinde tesadüfen bulundu.