Kuruluşunda Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı bir ayaklanma başlatan ve Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nde yargılanarak, "vatan haini" olarak idam edilen Şeyh Said'in hatırasına hakaret ettiğim iddiasıyla Erzurum Hınıs'ta hakkımda adli para cezası ve hükümün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildi.
Bu karara karşı avukatlarım yasal başvuruyu yapacak.
Ancak bu mahkeme kararı, Türkiye'de vatan hainlerinin muteber bir hatırası olduğu yönünde tarihi yanılgı içeren bir hüküm olmuştur. Bu karar, bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir.
Teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten vazgeçmeyeceğiz!
Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın işlediği bu suça “aynı ifadeleri tekrar ederek” iştirak ediyorum. Bu onun için ceza değil ödüldür. Yarın tuz-ı mahşerde, şüheda ve ulu cedlerimiz/hakanlarımızın maneviyatı önünde bütün bunlar olurken sen ne yapıyordun? denildiğinde alnımız ak olsun yeter.
Son dönemde bazı belediye başkanlarının seçildikleri partilerden istifa ederek AK Parti saflarına katıldıklarını görüyoruz.
Bu gelişmeler, Türk demokrasisi ve seçmen iradesi açısından çok ciddi ve çok yıpratıcı bir süreçtir.
Belediye başkanları, görevlerine yalnızca kendi şahsi kimlikleriyle değil; seçmenlere verdikleri sözler, temsil ettikleri siyasi program ve mensubu oldukları partilerin desteğiyle gelmektedir.
Türk milletinin vermediği belediye başkanlıklarını, düşman ceza hukuku ile almak ise siyasi bir gücün değil, siyasi bir etik yoksulluğunun göstergesidir.
Bu istifalar ve katılımlarda rol alanlar; çocuklarına ve torunlarına miras olarak bir övünç değil, bir utanç bırakacaklardır.
Seçim döneminde bir siyasi partinin politikalarını savunarak vatandaşlardan oy isteyenlerin, seçim sonrasında farklı bir siyasi çizgiye geçmeleri etik açıdan tartışmalıdır.
Seçmen, sandıkta tercih yaparken yalnızca bir kişiye değil, aynı zamanda bir siyasi anlayışa ve programa da oy vermektedir. Bu nedenle, seçim sonrasında gerçekleşen parti değişiklikleri seçmen iradesinin zedelenmesine yol açmaktadır.
Demokratik siyasetin temelinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve seçmene sadakat bulunmaktadır. Eğer bir belediye başkanı seçildiği siyasi görüşü artık temsil etmediğini düşünüyorsa, en doğru ve demokratik yöntem milletin hakemliğine yeniden başvurmak, yani seçim sürecini işletmektir.
Siyasi ahlakın korunması, demokratik kurumların sağlıklı işlemesi için vazgeçilmezdir.
Bu vesileyle, seçmen iradesine saygının ve siyasi etik ilkelerinin tüm siyasi aktörler tarafından gözetilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
Parti değiştiren belediye başkanlarını istifaya zorlayanlar ve saflarına katılmaya ikna edenler bu süreçten güçlenerek değil, halk iradesine saygı duymadıklarından dolayı zayıflayarak çıkacaklardır.
Zafer Partisi olarak devlet ve demokrasi için mücadelemiz kararlılıkla ve kesintisiz olarak devam edecektir.
3 gün sürecek Kayseri programımız kapsamında Cumhuriyet Meydanı'nda esnaf ve vatandaşlarımızla bir araya geldik.
Ekonomik buhranın yarattığı yoksulluğun nasıl arttığına bir kez de Kayseri'de şahit olduk.
Mutfakta mutlak yangın, ülkede mutlak açlık var!
Gerçekleri söylemek ne zamandan beri suç oldu?Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’a,İstiklal Mahkemeleri tarafından vatan hainliği tescillenmiş Şeyh Said hakkında söylediği sözler nedeniyle,adli para cezası verilmesi kabul edilemez.
Gerçekleri söylemek ne zamandan beri suç oldu?
Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’a, İstiklal Mahkemeleri tarafından vatan hainliği tescillenmiş Şeyh Said hakkında söylediği sözler nedeniyle, adli para cezası verilmesi kabul edilemez. Bu topraklarda düşman ceza hukukunun uygulanmasını kabul etmiyoruz!
Tarihi gerçekleri çarpıtanlara, adaletsizliğe ve Türk milletinin haysiyetini hedef alanlara karşı susmuyoruz. Gerçekleri söylemenin bedel değil, onur sayıldığı bir Türkiye’yi Prof. Dr. Ümit Özdağ liderliğinde hep birlikte inşa edeceğiz.
Sen de bu haklı mücadelemize omuz ver!
Tüm hukuki süreçlerden ve gelişmelerden anında haberdar olmak için Hukuk Birimimizi takip etmeyi unutmayın: @zpgenclikhukuk
Teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten vazgeçmeyeceğiz...
Ne Mutlu Türküm Diyene!
İstanbul’un en önemli simgelerinden biri olan köprülerde gerçekleştirilen her eylem ve gösteri, milyonlarca vatandaşın dikkatini çekmekte ve kamuoyunda geniş yankı uyandırmaktadır. Ve Büyük Türk Milletinin yüreğini yaralamaktadır.
Milletimizin birlik ve beraberlik duygusunu zedeleyen, toplumu ayrıştıran hiçbir yaklaşımı doğru bulmuyor; Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak değerlerine, bayrağına ve milli kimliğine sahip çıkmayı sürdürüyoruz.
Zafer Partisi olarak; ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, milli birlik ruhunu ve Türk milletinin ortak geleceğini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Türkiye’nin birliği, Türk milletinin ortak iradesi ve milli değerlerimiz bizim için kırmızı çizgidir.
@umitozdag@zaferpartisi@ErogluHulya_@ZPDzcKdnKllr@zpduzcegenc@zpduzcemerkez@zpcilimli@zpgumusova@zpcumayeri@ZPDzcYigilca@zpduzcegolyaka@ZPDzcKaynasli
#millitakım #millilerinyanında #gundem #sondakika
Eren Bülbül, Trabzon’un Maçka ilçesine bağlı Köprüyanı Mahallesi’nde yaşayan, hayat dolu bir Türk genciydi. 15 yaşındaydı. Futbol oynamayı, arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi ve ailesine yardım etmeyi seviyordu. Hayalleri olan, sıradan bir Anadolu çocuğuydu.
2017 yılının Ağustos ayında PKK’lı teröristler bölgede güvenlik güçleriyle çatıştıktan sonra bazı evlere girerek yiyecek ve malzeme çaldılar. Eren, teröristlerin kendi mahallelerindeki bir eve girdiklerini fark etti ve durumu güvenlik güçlerine bildirdi. Ardından olay yerini göstermek için jandarma ekipleriyle birlikte bölgeye gitti.
11 Ağustos 2017 tarihinde, teröristlerin açtığı ateş sonucu Eren Bülbül ağır yaralandı. Aynı saldırıda Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik de şehit düştü. Eren, henüz 15 yaşındayken vatanına ve milletine hizmet ederken hayatını kaybetti.
Şehadetinden kısa süre önce sosyal medya hesabında paylaştığı “Biri de çıkıp demiyor ki Eren iyi ki varsın” sözü, Türkiye’nin hafızasına kazındı. Şehadetinin ardından milyonlarca insan bu sözü paylaşarak “İyi ki varsın Eren” dedi.
Bugün Eren Bülbül, cesareti, fedakârlığı ve vatan sevgisiyle hatırlanmaktadır. İsmi okullara, parklara ve çeşitli eserlere verilmiştir.
“İyi ki varsın Eren. Aziz hatıran daima yaşayacak.” 🇹🇷
@umitozdag@M_cankucuk@ErogluHulya_@Esertk00@duzcezp
#erenbülbül #iyikivarsıneren
Zafer Partisi heyeti olarak Erzurum Barosu Başkanı Avukat Sayın Mesut Öner'i ziyaret ettik.
Türkiye'de bozulan yargı sistemi ve adalet duygusunun nasıl örselendiğini, muhalefete uygulanan düşman ceza hukukunu konuştuk.
Nazik ev sahiplikleri için Erzurum Barosu Başkanı Mesut Öner ve baro mensubu avukatlara teşekkür ederim.