İçişleri ve Adalet Bskanlarının dikkatlerine-Kaç kişi öldürürse, kaç kaza yaparsa bir kişi bir daha trafiğe çıkmasın? Bir acının öyküsü.
Ben bir anneyim. Ben bu ülkenin bir aydınıyım, doktoruyum, akademisyeniyim. Ben bir sürücüyüm. Ben bu ülkede yaşayan bir bireyim. Sizinle paylaşmak istediğim ve dikkatinizi çekmek istediğim nokta şu: Trafik kazasında biri ölünce cezası nedir biliyor musunuz? Ben öğrendim.
24 Ocak 2023 saat 18.08 Ankara’da yoğun bir iş gününden sonra eşimle işyerinde bir telefon aldık. Kaçınız jandarmadan telefon aldı bilmiyorum. Ama jandarma kendini tanıtınca içiniz cız ediyormuş. Gülay Ceylanerle mi görüşüyorum. Kızınız Beste, Söke Aydın yolunda bir trafik kazası yaptı. O an dünyadan kopuyorsunuz. Duymak istemiyorsunuz direk kapatmak istiyorsunuz telefonu ama kapatamıyorsunuz.
Nesi var kızımın? Karşıdan jandarmanın sevgi dolu samimi sesi “endişelenmeyin sadece kolu kırık” Emin olun ses tonu ve konuşmanın vurgusu kazınıyor beyninize. Kızım iyi. Sadece kolu kırık. Babası arabayla gidip kızımı alıp geliyim dedi, arabayla gitme tam bir anlayalım diyebildim. Sonra nakledildiği hastaneyi ısrarla arayarak haber aldım. Doktor değilim artık. Sadece ANNEYİM bir ışık arayan. Kızım, BESTEM tıp öğrencisi 5. Sınıf. Ders çalışmaya gitti daha 2 saat önce bıcır bıcırdı, konuştum. Gerçek mi bunlar.
Sonunda doktora ulaşıyorum. Tüm uzun kemiklerde parçalı kırık var. Karaciğerde yırtık, böbrek fonksiyonları bozuk, akciğerde pnömotoraks. Göğüs sıkışması var, kafa travması, çoklu organ yetmezliği. Çok ciddi hayati tehlike var, hemen gelin. Ben Ankara’dayım. Orası Dünyanın öbür ucu... Nasıl geleyim. Uçak… uçak yok. İstanbul aktarmalı saat 22.00’ye bulduk. Ama saat 19:00. Nasıl geçer o üç saat. Geçmiyor.
O sırada sosyal medya kazayı tüm detayları ve fotoğrafları ile paylaşmış. Oğlum görmüş, aradı beni “annem.. maalesef arabada bir arkadaşları kaza anında vefat etmiş”. Mustafa’mız. Daha 23 yaşında. Bakamadım fotoğraflara, hayat durdu sanki. Kızım diyebildim. Küçük bir ilçede... Böyle bir travma o da kurtulamaz ki... Gidiyorum ama dile getirmiyorum. “Yaşıyor mu” sorusu gitmiyor kulaklarımdan. Öldü ama söylemiyorlar diyorum küçük küçük. İçime içime ağlıyorum.
Sonra Adnan Menderes Üniv. sevk dediklerini duyuyorum. Bu ne demek biliyor musunuz? Ölmedi demek. Az da olsa şansımız var. Nefes alamıyorum. Unutuyor muyum nefes almayı. Yoo alıyorum ama niye hava girmiyor ciğerlerime bilmiyorum. Geçen hafta kızıma hediye spor ayakkabısı almıştım. Görmedi bile daha, onu giyecek ölemez diyorum. Odasının kapısına hiç bakamıyorum. Yoldayız artık uçakta.
İşte haber aldıktan sonraki 5 saat. Sonrası mucizelerle dolu…Yoğun bir tedavi süreci ve ameliyatlar 15 ünite kan nakli, yoğun bakım süreci. Yeniden doğdu prensesim. Elini kolunu ayağını oynatamıyor. Gözyaşlarını ben sildim. Saçlarındaki cam kırıklarını temizledim. Her şeyi baştan öğrendi. Bir bebeğin büyümesi gibi… Elini kapatıp açabildi, sonra ayaklar. Mustafa’y�� öğrendiğinde bir eliyle gözünü silebildi. En zoruydu o an.
Dişini fırçaladı yatakta nasıl sevindik. Sonra kaşık tutabildi, küçük bir bebeğin sakarlığında… yataktan ayaklarını sarkıtarak oturdu. Sporcuydu kızım kickbokscu. Nasıl da incecik kalmış o bacaklar, o ana kadar fark etmemişim. Nefes alıyor ya gerisi boş benim için. Sonra tekerlekli sandalye… Nasıl bir özgürlük… Çay içtik kafeteryada. Hayatımda içtiğim en güzel çayı. sonra walker, baston ve adım adım yürüme.
Dayanıklıdır benim kızım. Siz hiç ortopedik hastaya fizik tedavi verilirken gördünüz mü? Her gün, iki sefer ve her biri 1 saatten uzun tedaviler, gözlerinden domur domur yaş gelerek, bacağına çivi sokuyor gibi bağırtan, ağlatan bir acı. Eşim, dayanamayıp kapının dışına nefes almaya çıkıyordu bazen. O prensesine hiç kıyamaz ki, babasının kelebeğidir o. Ben mi ne yaptım.. dayanmak şöyle dursun bir kısmını ben yaptırdım tedavilerin. “Annecim acıyo” dediğinde devam etmek zorundasınız tamam şimdi bitti deyip daha fazla güçle yapıyorsunuz hareketi. @AliYerlikaya @yilmaztunc
Kaç kişi öldürürse, kaç kaza yaparsa bir kişi bir daha trafiğe çıkmasın? Bir acının öyküsü.
KELEBEKLER KADAR GÜZELSİN.
VE BİR KELEBEK KADAR ÖMRÜN OLDU MUSTAFA’M.
1. Sınıfa başlayan yeğenim okul çıkışında bize geliyo. Bi kaç gündür eve geldigimde odamda kağıda çizilmiş el sallayan, öpücük atan kız resimleri buluyorum. Ben de ona öyle cevap veriyorum. Mağara adamı gibi hissettiğim doğru.. 😄 az kaldı ogrenecek yazmayi 💪
Bu çağ beni yoruyo. 100 yıl önce yaşayan bi çiftçi falan olsaydım keşkem. Süt sağar, at biner, kümesle ilgilenir, tarla eker biçerdim. Mektupların ayda 1 geldiği. Mis