Kızın bin emekle iyileştirdiği,gözünün içine baktığı babasını bir psikopat elinden aldı. Kafayı yememeye çalışıyorum. Meslektaşım ve ailesi için adalet sağlansın,kalbi biraz huzur bulsun istiyorum.
Boykot çağrısı yaptığı için gözaltına alınıp serbest bırakılan doktor Enes Özgül:
"Düşüncelerimizi özgürce ifade edebildiğimiz pek çok günde daha sakin, daha güzel yerlerde bir araya gelebiliriz. Herkese teşekkür ediyorum"
Meslektaşımız Muhammed Enes Özel’in de içinde olduğu 16 kişinin gözaltına alındığını, ifadeleri ardından adliyeye sevk edileceklerini öğrendik.
İnsanların anayasal hakları olan düşüncelerini ifade etmeleri ve bunu kamuoyu ile paylaşmaları suç değildir. En temel insan hak ve özgürlüklerinin bir suç kapsamına sokulmak istenmesi, istenildiğinde ifade vermeye gelebilecek insanların gece gözaltına alınarak özgürlüklerinin kısıtlanması, gözaltı işleminin bir baskı aracına dönüşmesi kabul edilemez.
Meslektaşımız Muhammed Enes Özel dahil gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz!
Meslektaşımıza destek olmak için 14.00’da Çağlayan Adliyesindeyiz!
#turkiyepsikiyatridernegi
Herkes, her partiye oy verebilir ama siyaset bu değil. Gidin her kapıyı çalın, sorun; her görüşten annenin yüreğine dokunur bu paylaşımlar. Oruç tutmak sadece aç kalmak değildi, değil mi? Nefsine de hakim olmaktı. Yazıktır, ayıptır, günahtır. Ne kazandıracak böyle yazmak? Oy mu?
@fahmetpaksoy@Durkalkfikirler@ktuluce Bazı hekimler de sistem bozuk diye usulsüz reçete yazmak istemiyor,bundan ötürü de mağdur eden kişi pozisyonuna düşmek istemiyor.Ben hastalarımı mağdur etmezdim dediğiniz için karşı taraftan da yazmak istedim. Umarım sistem düzelir de hekimler vicdansız etiketinden kurtulur😄
@fahmetpaksoy@Durkalkfikirler@ktuluce İlk görev yerimde özel muayenehaneden elinde 5 enjeksiyonluk listeyle rptye gelen çok hastam oldu. Hiçbiri benim uygun gördüğüm tedaviler değildi, ardı arkası da kesilmedi. Her hekimin aynı molekülü aynı dozda ve aynı yöntemle tercih ettiğini düşünmek fazla iyimser kalıyor bence
@fahmetpaksoy@Durkalkfikirler@ktuluce Doktor bey her hekim kendi uygun gördüğü reçeteyi yazar, uygun gördüğü reçetenin sorumluluğunu alır. Ayrıca özelde yazılan reçeteyi kendin uygun görmüşsünüz gibi reçetelemek de yalan beyan olur, suç. Vatandaşı mağdur eden hekim değil sistem, hekim neden suç olan bir şeyi yapsın?
Vatandaş istediği hastaneye elini kolunu sallayarak girebiliyorken bunun gizli vebalini aile hekimine kesemezsiniz. Bu yapılan doğru değil. Biri şu sağlık sistemini siyasi ranttan çıkarıp doğru yolu göstersin Allah aşkına. Aile hekimlerine yapılan bu ayıptan ben utandım resmen
Basının ve Kamuoyunun Dikkatine;
Bugün sosyal medyada bahsi geçen öğrenci, 2023 yılında ülkemizi derinden sarsan büyük deprem sonrası, 2023 yılı Mart ayında evi orta ağır hasarlı ve yıkılmış öğrencilerimize özel olarak referanssız bir şekilde başvuru hakkı tanıdığımız, “Afet Fonu” bursumuzdan, evi ağır hasarlı olarak başvurmuştur. Afet Fonu bursu için belirlenen kriterlerde en önemli husus, evin durumu olup normal KAHEV Bursiyerleri için aranan maddi durum kriterleri, ülkemizin geçirdiği zorlu süreç olan afet döneminde esnetilmiştir. Bu öğrenciler, Mart 2023 ve Haziran 2024 tarihinde, 16 ay boyunca KAHEV’den “Dayanışma Bursu” adıyla burs almıştır. Haziran 2024’te bu öğrencilere özel kontenjan açılarak maddi durumu yetersiz olan, KAHEV Bursiyer kriterlerini karşılayan öğrencilerin eğitim bursuna geçişi için hak tanınmıştır. Haberlerde bahsi geçen öğrencinin bu süreçte başvurusu bulunmamaktadır. Öğrenci, KAHEV bursiyeri değildir.
KAHEV olarak kuruluşumuzdan itibaren, maddi durumu yetersiz öğrencilerin tespiti konusundaki çalışmalarımız, titizlikle devam etmektedir.
Üyelerimizin “bireysel bağışları” KAHEV’in sorumluluğunda değildir.
Konuyla ilgili tüm yasal haklarımız saklıdır.
Saygılarımızla.
Konuşmuyor, yemiyor olduğumuz alandan ayrılmıyoruz.
52 gün sesimiz kısılana kadar bağırdık, kilometrelerce yolu yürüyerek geldik gelirken uyardık. Bizler köle değiliz, olmayı da kabul etmiyoruz dedik.
Bir yetkili çıkıp sorunu çözemedi. Bir tane bakanlık yasal haklarımızın bize teslim edilmesine dair patronu uyarmadı. Elimizden gelen her yolu denedik. Bir canımız kaldı onu da Ankara'nın göbeğinde açlığa yatırdık.
Halkımıza sesleniyoruz. Bizim sizden başka kimsemiz yok, çıkartmadığımız ses olun.
#MadenciyeSes
@sportmenkaa@hestiadite Normalde selam vermeyen insanların sınav yaklaştıkça not tutan insana özel ilgi göstermeye başlaması hep komik gelmiştir bana:) not tutan çalışkan bir öğrenci hiç olmadım ama yakın arkadaşıma bu şekilde davranıldığını görünce rahatsız olurdum
TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ UYARIYOR,
ÇÖZÜM ZOR DEĞİL!
5199 Sayılı Kanunda değişiklik yapılmasına dair tasarının görüşüldüğü Meclis Komisyonu toplantısına katılarak görüşlerimizi ilettik.
Tüm görüş ve önerilerimiz bilimsel veriler, yaptığımız çalıştaylar ve yerel yönetimlerde uzun yıllardır çalışan tecrübeli meslektaşlarımızın verilerinden oluşturuldu.
Hedefimiz başta hayvanlar olmak üzere tüm tarafları olumsuz etkileme potansiyeli olan sorunun çözümüne katkıda bulunmaktır. Tasarı komisyona geldiği haliyle geçerse karşı karşıya kalacağımız sorunlar ve çözüm önerimizi yetkililer ve kamuoyuyla tekrar paylaşıyoruz.
Tasarı bu haliyle kabul edilirse;
1.Bazı muallak ifadeler nedeniyle toplanan tüm hayvanların ölümüne neden olabilecek ve kontrol edilmesi imkansız bir süreç başlayacak, hem sorumlu kurumlar zor duruma düşecek, meclis tarihi bir vebal yüklenmiş olacaktır.
2.Sokak hayvanlarının sayısı 4 milyon olarak kabul edilirse, mevcut barınak kapasitesi ihtiyaç duyulanın yalnızca yüzde 3’üne yakın olduğundan (105 bin / 4 milyon) ve belediyelere bakımevi yapması için 2028 yılına kadar süre verildiğine göre, belediye yöneticileri “öldürmek veya hapis cezası” arasında tercih yapmak zorunda bırakılacaklar.
3. Dünyada yapılan tüm yeni bilimsel çalışmalarda kısırlaştırma köpek sayısını azaltmakta, itlaf ise etkisiz kalmaktadır. Kuduzdan korunmada da en yararlı yöntemin kısırlaştırma ve aşılama olduğu tüm yeni çalışmalarla gösterilmektedir. Tasarı gerekçesinde referans verilen çalışmaların tümü veteriner hekim sayısının az olduğu, kısırlaştırmanın henüz yapılamadığı veya tekniklerin gelişmediği eski tarihlere aittir.
4.Toplanacak hayvanlar genellikle aşılı ve toplumla uyumlu hayvanlar olacaktır. Boşalan sokaklara yakalanması daha zor, güçlü, üreme kapasitesi yüksek, aşısız hayvanlar gelecektir. İnsan merkezli olduğu söylenen bu uygulama bilakis daha fazla kuduz ve yeni saldırı risklerini getirecektir.
5.Kırsal bölgelerdeki hayvanlar toplanırsa yaban hayatıyla insan ve evcil hayvanlar arasındaki canlı bariyer ortadan kalkacak, kurt, domuz, çakal gibi zoonotik hastalık riski taşıyan hayvanlar yerleşim bölgelerine daha fazla gireceklerdir.
6.Şehirlerde kedi ve köpeklerin yerine sokakta, bahçede daha fazla kemirgen ve yılan gibi hayvanlarla kaşı karşıya geleceğiz.
7.Belediyelerde çalışan veteriner hekimler, ettiği yeminle idarecilerin baskısı arasında evrensel etik ve tıbbi ilkelere göre sağlıklı karar vermekte zorlanacaklar.
Yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz!
Gelin ortak çözümü birlikte yaratalım.
Bugüne kadar uygulanmayan 5199 sayılı kanunu uygulayaılım kısırlaştırma seferberliği ilan edelim.
Başta merkezi hükümet olmak üzere, belediyeler, 29 veteriner fakültesi, 11000 muayenehane/poliklinik/hastanede çalışan 20000 ‘e yakın serbest veteriner hekim ve STK’lar birlikte çalışarak sayıyı yönetilebilir seviyelere çekelim.
Bu çözümle 4 milyon hayvanın kademeli öldürülmesi yerine 1,5 milyon hayvanı kısırlaştırarak sorunu çözelim.
Üstelik bu çözüm etik, bilimsel, sürdürülebilirlik, sosyolojik ve ekonomik açıdan en avantajlı çözümdür.
Bu çalışmaya paralel olarak tarafların destek şekilleri (merkezi bütçe, belediyelerin , katkıları, STK’ların ve bireysel destekler) mikroçiple kayıt alınması ve denetlemesi, kent hayvanlarının tanımlanması, sahiplendirmenin özendirilmesi ve bakımevi standartlarının ele alınacağı ve tüm tarafların içinde olduğu bir mevzuat çalışmasını hemen başlatalım.
Yetkilileri ve kamuoyunu bir kez daha uyarıyoruz!
Mesleki birikimlerimiz ve bilimsel veriler ışığında yaptığımız öneriler yine dikkate alınmazsa, 20 yıldır yerine getirilmeyen sorumlulukların faturası hayvanlara, İtlafın getireceği yeni sorunlarla toplum sağlığına, yeni saldırılarla zarar görecek insanlara kesilmiş olacak . Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Türk Veterineri Hekimleri Birliği Merkez Konseyi ve Veteriner Hekim Odaları
https://t.co/dw4OXlgHDp
#YasayıGeriÇek