"Emperyalist devletlerin Birinci Paylaşım Savaşı sonrası yaratılan yapay sınırlar ile Ortadoğu parçalanmış, üretilen yapay değerler üzerinden toplumsal değerler iflas ettirilmiş ve halklar parçalanıp birbirine düşürülmüştür. Böylesi bir coğrafyada kadınlar bir yandan ataerkil saldırılar karşısında demokratik toplum değerlerini koruma, kendini ve toplumu yaratma mücadelesi sürdürmekte bir yandan da erkek egemenliğinin modern formları olan ulus-devletlerin ideolojilerine karşı halkların var olma mücadelesini sürdürmektedir. Bu yönüyle kadınlar demokratik toplum inşasının öncüsü, ölçütü ve sosyalizmin temeli konumundadırlar."
#Dilovası'nda kayıtsız, güvencesiz, önlemsiz çalıştıkları parfüm deposunda çıkan yangında yaşamını yitiren 4 kadın ve 2 kız çocuğu işçi için Taksim duvarlarından sesleniyoruz:
"Kadının güçlenmesi" diye reklam yapan Zara'nın taşeron şirketlerinde daha kaç kadın ölecek?
Bizler, insanlığa karşı bir suç olan işkence yasağının kadınlar nezdinde çok boyutlu bir hak ihlali alanı yarattığını belirterek, insan onuruna uygun bir ceza adalet sistemi için umut hakkının tanınmasını, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infaz rejiminin uluslararası insan hakları normları doğrultusunda yeniden düzenlenmesini ve tüm mahpusların adil, şeffaf ve insani bir şekilde değerlendirilmesini talep ediyoruz.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne çağrımızdır; Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulamasını sağlamak üzere denetim sürecini kararlıkla sürdürün. Ulusal makamlarla etkili siyasi diyaloglar kurarak, umut hakkının yasal güvence altına alınmadı için gerekli baskıyı artırın.
Umut Haktır, Umut Hakkı Uygulansın!
Soykırıma ve İşgale Direnen Filistinli Kadınlarla Mücadelemiz Ortak!
İsrail’e Tam Ambargo uygulansın demek için 6 Eylül’de eş zamanlı olarak birçok ilde sokaktayız!
Cesaretiyle, ısrarı ve kararlılığıyla hakikat ve adalet mücadelemizin en güçlü sesi Emine Ocak’ı kaybettik.
Emine annemizi 30 yıldır mücadele ettiği Galatasaray Meydanı'ndan uğurluyoruz.
Suriye’de HTŞ ve yönlendirdiği cihatçı çeteler Alevi kadınları kaçırıyor, zorla evlendiriyor, köleleştiriyor, toplu tecavüze maruz bırakıyor. Türkiye’den hesaplar fidye istiyor. Dürzi kadınlar benzer bir tehdit altında.
Alevi soykırımına karşı kadınların yanındayız, eylemdeyiz!
Meclis Göreve !
Barışta ısrarcıyız!
Kürt halkının da, kadınların da, köylülerin de, emekçilerin, LGBTİ+ların, Alevilerin de, tüm ezilen kesimlerin eşit olduğu hukukun bir avuç imtiyaz sahibi için değil hepimiz için işlediği, sahici, kalıcı ve toplumsal bir barış istiyoruz.
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak bütün kadınlara çağrımız var.
8 Temmuz’da, saat 10.00’da Ankara’da Güven Park’ta toplanıp 11:00’da Meclis önünde buluşalım; "Meclis göreve, kadınlar barış mücadelesine!" diye haykıralım!
Türkiye’de kalıcı bir barışı merkezine alan bir barış siyasetini inşa ederken, gözümüzü Suriye’de, Rojava’da, Filistin’de, İran'da özgür ve eşit bir yaşam kurma iradesinden vazgeçmeyen kadınlardan ayırmadığımız bir barış mücadelesine inanıyoruz.
Şenlik programımız yayında💜
Feminist mücadelemizi ve dayanışmamızı her alanda büyütürken, neşemizi, umudumuzu ve isyanımızı bu kez şenlikte buluşturuyoruz. Forumlarda birlikte tartışalım, atölyelerde beraber üretelim, konserlerde beraber eğlenelim.
Biz bugün burada eşit, özgür, demokratik bir toplum hayalimiz için buluştuk. Kalıcı ve kararlı bir barış için, savaş politikalarına artık yeter demek için Amed'den gelen bu çağrıya omuz vermek için geldik.
Eşit, özgür ve demokratik bir dünya için mücadelemizi sürdüreceğiz.
"Eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren kadın örgütleri ve sivil toplumun aktör olduğu bir süreçte, sürecin toplum tarafından benimsendiği bir noktada sürecin geri dönülemez olmasından söz edilebilir. Sürecin toplumsallaşmasının bir diğer koşulu da elbette ki bugüne kadar tekçi ve eşitsiz savaş politikaları yürütenlerin, toplumsal olarak kuşaktan kuşağa aktarılan travmaların çözümlenmesi için güven verici bir zeminde yüzleşmeleridir."
"Öte yandan savaş, çatışma ve şiddet sonucunda sadece şiddetin yöneldiği kişilerde değil; bu şiddete neden olan failler ve hatta buna sessiz kalarak şiddete zemin yaratan ve bu nedenle dolaylı fail olarak kabul edilen kişilerde de travmalar, ahlaki değer kayıpları ve evrensel değerlerden giderek uzaklaşma gibi etkiler oluşmaktadır. Dolayısıyla savaş ve çatışma sadece bir yönlü değil tüm tarafları farklı şekillerde travmatize eder."
EŞİTLİĞE, ADALETE, ÖZGÜRLÜĞE, BARIŞA İHTİYACIM VAR !!
Biz kadınlar eşit, özgür, şiddetten uzak yaşayabildiğimiz, kararlarımıza saygı duyulan bir barış istiyoruz.
Kalıcı barışın sağlanma yollarından birisi de uzlaşma zeminin güven verici olmasıdır. Çatışma zemini uzlaşma zeminine geçerken, bu uzlaşma zemininde toplumsal travmaların karşılıklı olarak çözümlenmesi bu güveni tesis edicidir