İsveç’te çocuklar kütüphanelere gidiyor. Çünkü tek başlarına gidebilecekleri güvenlikte mahalleler ve yollar var. 9-10 yaşında bir çocuk bisiklete atlayıp güvenli bir şekilde kütüphaneye gidebilir.
Kütüphanelerde çocukların sıkılmayacakları bir ortam var. Bazı kurallar onlar için biraz esnek. Hiç konuşmayın, dolaşmayın denilmiyor.
Çoçuklar sokaklarında oynayabiliyor. Kütüphanelerde yalnızca İsveççe değil farklı dillerden kitaplar da bulunuyor.
Biz niye yapamadık? Soru bu ise cevap açık. İstemedik. Çok büyük paralar verip çocukları servise bindirip özel okula göndermeyi, sözümona güvenlikli yüksek duvarlı, avuç içi kadar yeşil alanı olan sitelerde yaşamayı, bisiklete binmek yerine her yere otomobil ile gitmeyi seviyor ve istiyoruz. Çoğunluk ta bunları müreffeh yaşam için gerekli görüyor.
İsveç’te kaldığım mahalleden 2 fotoğraf paylaşıyorum. Ne demek istediğim anlaşılır.
Anlamsız yergiyi, övgüyle karşılamak içi boş yergiyi nakavt eder. Söz üstatları için konuşmak bir sanat... Sanatını doğru yer ve zamanda konuşturabilenleri dinlemek ise pek keyifli☺
Araştırmacılar için minik ama işleri oldukça kolaylaştıran bir aracı sizinle paylaşayım.
Eğer bir makalenin DOI'sini biliyorsanız, referans bilgilerini tek tek kopyalamak zorunda değilsiniz.
DOI'yi girin, istediğiniz atıf stilini seçin.
İşte bu kadar :)
Tez yazarken saatler kurtarır.
Üstelik bunu resmi DOI altyapısı üzerinden yapabilirsiniz.
Link: https://t.co/OZG4ObYSJI
Kıyaslanan yaşamların kölesi olmuş bir toplum... Olduğundan uzakta olmak istenilen yaşam gösterişleri... Ötekini yok sayma çabası içinde varlığını kanıtlama savaşları... Saygısızlıklarına aldırmadan saygın olma iddiası... Eğreti hayatların, benzer sesli figüranları...✍
Okuma, yazma bilmek yetmez. Mesele; okunan ve yazılanlardaki yüzey ve derin anlamları iyi okuyabilmekte, anlayabilmekte... Roman, hikâye okuyabilmek güzeldir de tarihî layıkıyla okuyabilmek meziyet ister.
Atatürk "KURTULUŞ SAVAŞI" diyor.
Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1933'te okuduğu 10. Yıl Nutku'nda "Kurtuluş Savaşı" kavramını kullanmıştır.
Hatta 10. Yıl Nutku'nun taslak metnine yazdığı "İstiklal Savaşı" ifadesindeki "istiklali" çizip yerine "Kurtuluş" yazmıştır.
Atatürk'ün yazdığı 10. Yıl Nutku daktilo edildikten sonra, Atatürk tarafından üzerinde -mürekkepli kalemle- bazı düzeltme ve ilâveler yapılarak son şeklini almıştır.
Atatürk'ün okuduğu 10. Yıl Nutku'nun son sekli şöyle başlamıştır:
"Türk milleti
Kurtuluş savaşına başladığımızın, 15 inci yılındayız. Bugün, Cumhuriyetimizin, 10 uncu yılını doldurduğu, en büyük bayramdır.
Kutlu olsun!..."
Belgeler ekte! Kırmızıyla işaretledim.
Bu arada 1926 yılında İsmet Paşa bu savaşa "İstiklal Savaşı" denileceğini belirtiyor. Atatürk de istiklal savaşı ve milli mücadele kavramlarını kullanıyor, ama 1930'larda dil devrimi sürecinde "kurtuluş savaşı" kavramını kullanıyor.
Atatürk'ün Dil Devrimine karşı olanlar ve Türk Devrimi'nin evrimini görmeyen, görmek istemeyenler için bunun bir anlamı olmayabilir ama Dil Devrimine önem verenler ve Türk Devrimi'nin evrimini bilenler için bunun anlamı büyüktür.
Ayrıca biz tarihćiler zaman zaman "Milli Mücadele" ifadesini de kullanırız ama Yusuf Tekin'in niyeti başka! O, Atatürk'ün de kullandığı "Kurtuluş Savaşı" ifadesini mufredattan kaldırmaktan söz ediyor.
Atatürk'ün kendi el yazısından 10. Yıl Nutku. Gördüğünüz gibi "İstiklâl" kelimesinin üzerini çizip "Kurtuluş Savaşı" olarak değiştirmiştir. Dolayısıyla bu adı veren Atatürk'tür.
Kimden kurtulduğumuza gelince Osmanlı'nın başına bela olan emperyalistlerden ve onların maşalarından kurtulduk.
Bilgiye,bilime,öğrenmeye ve öğretmeye harcanan ne emek ne de zaman zayi olmaz. Bilgi heybemizi doldurmaya devam...
YÖK yürütücülüğünde ve @NSA_PSR koordinasyonunda katkıda bulunan,görev alan,verdikleri eğitimlerle gelişimlerimizi destekleyen tüm hocalarımıza sonsuz teşekkürler.🙏
Sabahın köründeki denizin cazibesi, sevgili babamın yüzme methiyeleri, buz gibi denize girdikten sonra denizden çıkmama girdabı ve dönüşte hoş sohbetli yaşlı bir çiftin kahvaltı davetlerini kıramayıp ıslak ıslak dâhil olmam. Sonuç? Dünün deniz siftahı bugünün yatak istirahati🤒
Edebiyat ne işe yarar? Elbette Borges’in, anlamsız bulduğu bu soruyu soranlara ne dediğini bilirsiniz: ‘Kanaryanın ötüşü ya da çok güzel bir günbatımı ne işe yarar diye sormak kimin aklına gelir?’
Borges'i ölümünün 40. yılında saygıyla anıyorum.p