Türkiye Cumhuriyeti Gazisi ve Koyu Beşiktaş’lı 🦅 🇹🇷 küfürlü konuşanı asla ciddiye alıp cevap vermiyorum. Değerlere, saygı gördüğüm kadar saygı duyarım.
Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) ile Ankara Güvenpark’ta özlük hakları için mücadele eden “Terörle Mücadele Er Gazilerini”ziyaret ederek, bu vatan uğruna Gazi olmuş, şehit olmuş kahramanlarımıza karşı görevimizi yerine getirdik.
''Teröristlere tanınmak istenen imtiyazları kendi Şehidinden kendi Gazisinden ve onların ailesinden esirgeyen devlete devlet denmez.'' 🇹🇷🇹🇷
@gazilerplatform@GaziTemder@idrisTugunmus12@specialist1998
#Gazilergüvenparkta
#gazileriminyanındayım
#HainsizTürkiye
Gazi eylem mi yapar!
Er gaziler, günlerdir Ankara Güvenpark’ta hak arama eylemi yapıyor. Er olarak gazi oldukları için maaşları ve imkânları sınırlı.
Muvazzaf gazilerle aynı imkânlara sahip olmak istiyorlar.
Hepsi vatan toprağına bir parçasını bırakmış.
Milliyetçiliğe, tarihimizle övünmeye gelince mangalda kül bırakmıyoruz.
Kahraman gazilerimizin böyle bir talebi dile getirmek zorunda kalmalarından bile vatandaş olarak utandım.
Onlar söylemeden, bu gibi ayrımlar yapılmaksızın tüm hakları teslim edilmeliydi.
En kısa zamanda haksızlık ve adaletsizliklerin giderilmesi, tüm haklarının da teslim edilmesi gerekiyor.
Güvenpark’ın çimlerinde vatan topraklarının sahipleri hak arıyor!
Bu ülkenin bir ferdi olarak kendilerinden yürekten özür diliyorum.
Er Gazi Platformu sözcüsü Erdem Çerçioğlu:
Muş’ta 1998’de terörle mücadele sırasında sağ omzundan yaralandım.
4 senedir başlattığımız mücadelenin geldiği nokta. Görüyorsunuz etraftaki gazileri. Çoğu engelli durumunda. Bu duruma getirildik.
Bize defalarca söz verildi, 4 senedir o bakanlıktan bu bakanlığa pinpon topu gibi oynanıyoruz.
Bizim haklarımız verilmiyor, bizim istediğimiz özlük haklarımız. 32 senelik bir mücadele bu. 32 yıldır hakkımız yeniyor.
(Kaynak: Taner Baş)
Dağdaki teröristler için komisyon bile kurdular. Onları halkın arasına sokma ve hatta kamuda iş imkanı için bir sürü parti ve vekil bunun için çabalıyor.
Ama gazilerimiz için bu çabanın 10'da 1'i yok.
Bu utanç hepimizin.
Tüm gazilerimize tekrar çağrımızdır! 🇹🇷
Ankara ve çevre illerde yaşayan tüm gazilerimizi, hak mücadelemize destek vermek üzere Ankara Güvenpark’a davet ediyoruz.
Vatan için bedel ödeyen gazilerimizin emsal düzeyde özlük hakları için verdiği mücadele Güvenpark’ta devam ediyor. Sesimizi daha güçlü duyurmak, birlik ve beraberliğimizi göstermek için tüm gazilerimizi Güvenpark’a bekliyoruz.
Birlik olursak güçlü, birlikte olursak sesimiz duyulur!
🇹🇷 Gaziler yalnız değildir!
🇹🇷 Emsal özlük haklarımızı istiyoruz!
#ankara #SONDAKİKA #güvenpark @nowhaber@halktvcomtr@szctelevizyonu@gazetesozcu
Şafak Mert’ten sarsıcı yazı: “Sadece yaralı”
İşten yorgun argın geldiniz. Ailenizle güzel bir akşam yemeğinin ardından biraz dinlenmek için televizyonun karşısına geçtiniz. Haberlerde bir anons geçiyor:
“Bugün sabah saatlerinde … kırsalında arama-tarama faaliyeti yapan güvenlik güçleriyle teröristler arasında çıkan çatışmada bir güvenlik görevlisi şehit olurken, iki güvenlik görevlisi de yaralandı. Beş terörist uzun namlulu silahlarıyla birlikte etkisiz hâle getirildi. Olağanüstü Hâl Bölge Valiliğinden yapılan açıklamada, bölgede vatandaşlarımızın güvenliğini ve huzurunu sağlamak üzere yürütülen hava destekli operasyonların bölücü terör örgütü tamamen etkisiz hâle getirilinceye kadar devam edeceği kaydedildi.
Şimdi yüzleri gülümseten bir haberle bültenimize devam ediyoruz. Almanya’da bir hayvanat bahçesinde doğan panda yavrusu halkın sevgilisi oldu.”
“Ohh” diyorsunuz, “bir eve şehit ateşi düştü ama iki Mehmetçik sadece yaralanmış. Umarım yaraları hafiftir.”
Ben size o yaralıları anlatmak istiyorum.
Bazısı ateşli silahla yaralanmıştır. Vücudunu delip geçen mermiler ya da her tarafına saplanmış şarapnel parçaları vardır. Ameliyat raporlarını okurken inanamazsınız. İç organlarından göz bebeklerine kadar vücutlarının çeşitli yerlerinden çıkarılan metal parçalarını okudukça içiniz döner.
Bazısı mayın veya el yapımı patlayıcıyla yaralanmıştır. Belki tekrar yerine dikilir umuduyla arkadaşları kopan kolunu ya da bacağını da sedyeye koymuştur. Parçalanmış botunun içindeki cansız bacağına sarılarak gelmiştir hastaneye.
Kimisinin kemikleri kırılmıştır. Kırılan kemiğin ucu deriden dışarı çıkmış, toprağa bulanmıştır. Gördüğünüzde ister istemez aklınızdan “Bu kemikleri nasıl toparlayacaklar?” diye geçirirsiniz.
Gözlerini kaybedenler, ellerinin yanıp eridiğini görenler, felç kalanlar… Neler neler…
Bir gün önce gencecik, dağlar gibi olan insanlar, bir gün sonra kör, topal ya da sakat hâle gelmiştir.
Hastaneye getirilirler. Genellikle helikopterle. Helikopterin metalik vızıltısına karışan pat-pat sesleri artık ömür boyu onlarladır. Yıllarca bu sesi rüyalarında bile duyacaklardır.
Hastane kapısında telaş vardır. Askerî hastanenin doktorları, hemşireleri ve sağlık teknisyenleri hazırdır. Yemin etmişlerdir; onu Azrail’e teslim etmeyeceklerdir. Saatler süren ameliyatlar yapılır. Kalp masajları uygulanır. Uzuvlarını kesmemek, onu çolak ya da topal bırakmamak için yoğun bir mücadele verilir.
Ardından yoğun bakım günleri başlar. Çorba içirmek, tıraş etmek, tuvalet ihtiyacını gidermesine yardımcı olmak için verilen yeni bir savaş…
Analar, babalar kapılarda bekler. Görevliler hastanın enfeksiyon kapmaması için kimseyi içeri almak istemez ama analara, babalara da kıyamaz.
Sonra servise çıkarılırlar. Özel Cerrahi Kliniği.
Orada kendileri gibi insanlar vardır. Bu vatanı seven, sevdiğini korurken kendinden veren yiğit insanlar.
Ziyaretçiler gelir. Analar, babalar, komutanlar, hocalar, doktorlar, hemşireler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, fizik tedavi uzmanları.
Günler bunlarla geçer.
Oradan başka bir yere nakledilirer: Silahlı Kuvvetler Rehabilitasyon Merkezi.
Orada, aslında bir daha asla tam anlamıyla parçası olamayacakları, toplum hayatına hazırlanırlar. Tedavileri devam eder. Rehabilitasyon programları uygulanır.
Sonra bir gün hayatla yüz yüze gelirler.
Artık zaman geçmiştir. (Varsa) kendi ayakları üzerinde durmaları gerekiyordur.
Tüm gaziler için hayat zordur. Ancak erbaş ve er gaziler için daha da zordur.
Açlık sınırının altındaki maaşlarıyla —abartmıyorum, gerçekten açlık sınırının altında— kira mı ödesinler, mutfak masraflarını mı karşılasınlar, çocuk mu okutsunlar, yoksa ömür boyu sürecek bakım ve tedavi giderlerini mi karşılasınlar?
Devletin verdiği tekerlekli sandalye rahatsız eder, yara yapar. Protez çorabı yırtılır; yenisini cebinden almak zorundadır. Sondası için ayrı para, bezi için ayrı para
Bir de yaralandığı, sakat kaldığı hâlde istenen maluliyet seviyesine ulaşamadığı için gazi sayılmayanlar vardır.
📍Ankara Güvenpark'ta 13 Temmuz'dan beri oturma eylemi yapan
🇹🇷Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu'nu @ErSehitveGazi ziyaret ettik.
➖Talepleri son derece mütevazı ve anayasal.
➖Terörle mücadele ederken gazi olanlar ve şehit olanların yakınları makul bir maaş, özlük hakkı ve rütbe ayrımı gözetmeksizin anayasal bir eşitlik talep ediyorlar.
☀️İYİ Parti @iyiparti olarak haklı taleplerini Meclis gündemine taşıyoruz ve yasa teklifi için bir çalışma başlatıyoruz. @gazilerplatform@MDervisogluTR@Rafetkilic89@KevserOfluoglu