Depremin ikinci günü Hatay'a girdiğimizde her yer yıkılmıştı..
Armutlu'da bir pazar tentesinin altında yüzlerce insan acı içinde, çaresizce birilerinin gelmesini bekliyordu..
Enkazdan çıkmış yaralı insanlar, enkaz altındaki sevdiklerini çıkarabilmek için çırpınıyordu..
Yardım için şehre her giren aracın peşinden koşuyordu insanlar.. babam şu apartmanda, annem şurada diyerek yalvardılar hiç unutmam..bir yetkili yoktu.. bir genç kız bana bir çekiç bulur musun dedi..ne yapacağını sordum..annem çekyatın altında olabilir hava açmam lazım dedi..
ilk gittiğimde tam 15 gün kaldım orada...ben bu adamı bir kez bile görmedim.
Ölüler battaniyelere sarılı yerlerde bekletildi.. Gece başında nöbet tutardık araçlar çarpmasın diye.. Bir tek kişi vardı Armutlu muhtarı o da çaresizce koşturuyordu... Araç yoktu.. dördüncü gün orman bakanlığının pikap aracı geldi..bir genç vardı hiç unutmam bacağı kırık enkazdan çıkartılmıştı...tüm ailesi yedi kişi battaniyeye sarılı yerde, araç bul kendine dediler..
hayatımda duyduğum en acı sözlerden biriydi..psikolog var demişlerdi bir çadırda koştum oraya gelin dedim tüm ailesini kaybetmiş bir gence böyle söylediler...sen yoktun. Bir abiye serum takmışlar.. serum yere bakıyor.. akmıyor.. fırça sapına tutturdum serumu sen yoktun.
Sol partiler vardı orada, aracına atlayıp yola koyulan yurttaşlar vardı, yurt dışından gelen arama kurtarma ekipleri vardı ben seni görmedim.. elinde bir kazma ile gelmiş inşaat işçisi vardı sen yoktun..
Üçüncü gün şehre jak geldi, dördüncü gün madenciler.. Armutlu, Defne, Antakya her enkazın başında umutla ve acıyla bekleyen ailer vardı sen yoktun.. Tüm şehir bağırdı "sesimi duyan var mı?" sen yoktun...
Karanlıktı tüm sokaklar günler sonra gelen vinçler vardı sen yoktun..
Bir kadın tam dokuz gün boyunca nişanlısının bulunduğu enkaz başında yalvardı herkese..
"sesini duydum konuştum yaşıyor" dedi..
apartman tam yıkılmadığı için kimse girmeye cesaret edemedi..
dokuz gün sonra her şeyi göze alan madenciler çıkardı bedenini...sıcaktı bedeni..sen yoktun.
Suriyeli bir ailenin bebekleri çıkarıldı enkazdan.. akrabaları yağmacı sanılıp sorgulanmıştı..
"gel" dedi bana "bak yeğenim hala sıcak" bakamadım..sen yoktun..
Pazar yerinin karşısında apartman yerle bir olmuştu..kendi kepçesi ile yakını çıkarmak isteyen bir yurttaş vardı..yolu kesmek istemiyordu çünkü yol boyunca her apartman yıkılmıştı..bir düdük bulmuştum trafiği kontrol etmek için..
bir enkazdan blok çıkarıyorduk, bir araç geçiyordu...sen yoktun.
Üçüncü gün öğlen saati jak komutanı bundan sonrası bizde dedi.. sen yoktun.
Çok acı biriktirdik..taş kesildiğimiz çok an oldu..sen yoktun. Köylerde insanlar seralarda yattı..çadır için günlerce bekledi sen yoktun.. Nereye baksam İstanbul'dan tanıdık bir yüz vardı ama sen yoktun.
Çok şey var unutmak istediğim..
Demek senin hassasiyetin var öylemi...
Adam ironinin dibine vuruyor, kadında evet evet diye destekliyor. Bu seviyede seçmen olursa tabi ki başımızdakiler koltuğa kök salarlar. Cehalet tavan yapmış durumda.
Ekrem İmamoğlu’nun lisans diplomasının veritabanından silindiği iddiaları doğrudur. Davanın açıldığı sabah saatlerinde diplomanın alelacele veritabanından silinmesinin bir tesadüf (!) olup olmadığını kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
Ancak sürecin hukuki dayanaktan yoksunluğunu ve ciddiyetsizliğini gözler önüne seren çarpıcı bir ayrıntıyı paylaşmak isteriz:
Ekrem İmamoğlu’nun lisans diplomasını silenler, yüksek lisans mezuniyetini silmeyi unutmuşlar!
49 gündür aldıkları kararı tebliğ edemeyenlerin sergilediği bu tablo, hukuktan ve ciddiyetten ne denli uzak olduklarının açık bir kanıtıdır.
Ekrem İmamoğlu gözaltına alınmadan önce, Kocaeli'nde bulunan Kandıra Cezaevi'nde 100 kişilik yer açıldığı, çok sayıda hükümlünün Doğu illerine sevk edildiği bilgisine ulaştım.
Bu neyin hazırlığı?
Haber: Trump', rüşvet aldığı kanıtlandığı için yargılanan New York Belediye Başkanı'nın suçlarını affedince 6 yüksek yargıç ve savcı görevlerinden istifa etti...
Neden mi gelişemiyor niçin mi ekonomimizi büyütemiyoruz?.. ABD'ki kadar yürekli, vicdan sahibi ve hukuk ahlakına sahip savcı ve yargıcımız olmadığı için...
Bu müptezeli evinden aldırıp
“Sen ne demek istiyorsun” diyecek onurlu bir Cumhuriyet savcısı yok mu?
Eğer yoksa bir daha kimseyi “kin ve düşmanlığa teşvik” ediyor diye tutuklamayın! @adalet_bakanlik
12 yıl sonra Gezi'ye katılmışlar diye dava açmak hukukun guguk haline geldiğinin apaçık göstergesidir.
Gezi direnişi gururumuz, onurumuzdur.
Hadi buna da dava açın.