aşı karşıtı olabilmak için ;
* iki üniversite bitirme
*yüksek lisans
*doktora
* 2 yabancı dil ( 3 dil tercih sebebi)
* akıcı Türkçe konuşma ve yazma ..
----
aşıyı savunanilmek için ise sadece Demet akalın veya Gülben Ergen gramer bilgisi yeterlidir ..
arkadaşlar sevgiliniz veya oy verdiğiniz siyasi parti eksen kayması yaşar aranızda uyum sorunu olduğunu düşünürseniz ona vazgeçilmez olmadığını hatırlatınız ..
Bakın bunlar gerçek olamaz, bunlar kimin aklıyla bunları yapıyorlar araştırılmalı. O kadar çoğaldılar ki! Tırnaklarında oje ve ferace çarşaf tarzı bir şey giymiş. Acaba normal hayatta baş açık olabilir mi diye düşündüm. Hoş şu tavır baş açık bir kadına da hiçbir şekilde yakışmaz! Bunlar dikkat çekmek için şuurunu kaybetmiş tipler gibi duruyorlar! Aklı başında başı açık ya da tesettürlü bir bayan bu şekilde davranmaz zaten!
Bu paylaşım, tarihsel olarak süslenmiş ama birçok yanlış bilgi, çarpıtma ve manipülasyon içeren bir Osmanlı nostaljisi örneğidir.
Sakın bloklama sığırcık :) yazacaklarımı oku 😊
@osmanoglu_79 “Demiryolu yaptı” masalı da abartıdır; yapılan hatların çoğu Alman sermayesiyle, kapitülasyonlarla yapılmıştır.
Geliri Osmanlı’ya değil, yabancı şirketlere gidiyordu.
Bu paylaşım, tarihsel olarak süslenmiş ama birçok yanlış bilgi, çarpıtma ve manipülasyon içeren bir Osmanlı nostaljisi örneğidir.
Sakın bloklama sığırcık :) yazacaklarımı oku 😊
“Abdülhamid iki Türkiye kadar toprak kaybetti” diyorlar…
Oysa o toprakların çoğu Abdülhamid tahta çıkmadan önce, Jön Türk darbesinin ve dönemin karışıklığının sonucu olarak kaybedilmişti. Devletin hazinesi boş, ordu dağılmış, isyanlar bitmek bilmiyordu. Sultan II. Abdülhamid, bu enkazın içinden 33 yıl boyunca devleti ayakta tutan; iflas etmiş bir imparatorluktan demiryolu, okul, hastane ve telgraf ağı çıkaran bir liderdi.
Kıbrıs meselesine gelince…
1878’de Rusya tehdidine karşı bir güvenlik tedbiri olarak İngiltere’ye geçici idare verilmişti. Ne ada bir savaştan dolayı kaybedildi ne de fiilen teslim edildi; Kıbrıs’ın hukuki statüsü 1914’e kadar Osmanlı’ya aitti.
“Donanmayı çürüttü” diyenler de tarih bilmez.
O donanma, ekonomik çöküşün ve bakım masraflarının karşılanamamasının yüküydü. Abdülhamid, denizleri değil, ülkenin iç ulaşımını ve haberleşmesini modernize ederek demiryollarını geliştirdi. Adalar ve Balkanlar ise, esas kayıplar olarak onun dönemiyle değil; daha çok onun devrilmesinden sonra iktidara gelen Jön Türklerin maceracı politikalarının sonucunda yaşandı.
“Sultan Vahîdüddîn İngilizlerle işbirliği yaptı” iddiasına gelince…
O dönemde İstanbul fiilen işgal altındaydı. Sultan Vahîdüddîn, Mustafa Kemal Paşa’yı resmî görevle Anadolu’ya göndererek aslında Millî Mücadele’nin fiilen başlamasına zemin hazırlamıştır. Sevr Antlaşması’nı ne o imzaladı ne kabul etti; işgal altındaki hükümete dayatılan bir metindi ve Türk milleti Anadolu’da bu dayatmayı kanıyla yırtmıştır.
Unutmayın:
“Sizlerin dedeleri” dediğiniz o insanlar, bu milletin imanını, şerefini, kültürünü ve devlet aklını biçimlendiren isimlerdir. Onların savunduğu değerler, türbeleri koruyanlara da manevi güç vermiştir.
Bizim ecdadımız ihanet etmedi; zor koşullar altında kalmış ama asla diz çökmemiştir. Bugün hâlâ onların mirasıyla yaşıyoruz — farkında olalım.
#AbdülhamidHan #SultanVahîdüddîn #Osmanlı #GerçekTarih
@osmanoglu_79 “Ecdadımız ihanet etmedi” romantizmi
Kimse halkın “dedelerini” suçlamıyor.
Eleştirilen, devleti batıran sistemdir.
Abdülhamid’in yanlış politikaları, din istismarı ve içe kapanmacılığı yüzünden Osmanlı, yeni çağın gerisinde kalmıştır.