İkizler olmak ayrıcalıktır. En güzeli ile bir yaş daha almak, sona doğru bir adım daha atıp yaşlanmak. Sakallarımıza ak düştü çok şükür. Hep daha iyilerinde görüşmek üzere. İkizler olmak ayrıcalıktır.!! İyi ki doğduk. https://t.co/JjgyD9eWaB
Özellikle zor olanı seçip, bu sahne halimiz ile tüm Türkiye'nin böylesine sevgisini kazanmış biri olarak, seyircisine doğru bildiğini söylemekten geri durmayan, ülkesini seven, en 'milliyetçiyim' diyenden daha 'milliyetçi' 'HER ŞEYİN' muhalifi 'Vizyonlu bir Sanatçı' olmaktan gurur duyuyorum.
Aaaah benim caaağnım sevenlerim. Ben bu tip görünmeden
hissettirilen, canı sıkıldığında ülkeden kovan, istediği yanıtı alamadığında çocuk gibi 'göze baaak tipee baaak' diye dudak büken ya da örnekteki gibi, sağ ya da sol faşizmleri kafice yaşadım. Misal geçen gün de sözde sol cenah kendi istedikleri gibi bir şey duymadı diye köpürmüştü.
Deneyimliyim.
Önemli olan,
Sizlerin bu tip deneyimlere sahip olmadığınız bir geleceği kurabilmenizdir.
Gözlerini kapatıp 65 saniye bekle. Ne kadar uzun olduğunu anlayacaksın belki. Ne o geceyi ne de kaybettiklerimizi.. 6 şubatı ve 4:17 yi.. Bazen anlatmak istediğini kelimeler değil boğazında düğümlenen o his anlatıyor sana. Özlendi gidenler..!!
Diyelim sol bir örgüt kurduk. Bak parti değil örgüt. Bir şehri kapattık, komple bizim, üyelerimizden yüklü bağış topluyoruz. Kostümle geziyoruz ki rengimiz belli olsun. Haki cepli ceket ve kızıl fular diyelim hadi. Vakıf-Dernek ayağına da hazine binalarına çöküyoruz. Devlet kadrolarına sızmışız, ihaleyi onlar bağlıyor. Haberimiz olmadan işe alım bile yapılamıyor. Ne vergi denetimi ne bi şey, para oluk oluk akıyor. Çocuklara alternatif okul açmışız, komünist yetiştiriyoruz, meb müfredatı değil manifesto öğreniyorlar, bir sürü de yatılı yurdumuz var. Sonra da açık şekilde “Biz halk mahkemesi kurduk, bundan sonra davalara biz bakacağız.” diyoruz.
Bu işin sizce yatarı kaç sene olur? Ben diyeyim en az kişi başı 30-40 hatta 8-10 ağırlaştırılmış müebbet de cepte bence.
Olayın absürtlüğüne buradan bakın, bunun adı inanç özgürlüğü öbürü de ideolojik işte ne farkı var?
Devlet içinde devletçilik oynamak değil mi bu?
Paralel yapı bu değilse ne?
Küçük bir kasabada ufak bir mekan açıp bi kaç masa atıp gün batımında içip sohbet etmeyi, güneşin doğuşunu batışını sahilde izlemeyi, sevdiğimiz şarkıları dinleyip hiç bir şeyi düşünmeden yaşamayı hayal ettiğimiz zamanlarda. Böyle olacağını bilemezdik.!
Tipimiz Dersimli diye oluyor hep bunlar.
Hem sakidir hem bakidir nur-ı Rahman'ım Ali
Yetiş carımıza kurtar meded mürüvvet ya Ali
Ya Ali yâr ya Ali, yâr ya Ali.!
Hayko Cepkin, yıllar önce eşi Aslı Kula'nın trafik kazası geçirmesi sonrasında yazdığı “Siren” şarkısını konserde seslendirdi.
Şarkıyı seslendirdiği esnada arka plana eşinin kaza zamanı çekilen EKG görüntüsü yansıtıldı.