Selahattin Demirtaş, 4 Kasım 2016 gecesi evinden götürülmeden 3 gün önce, 1 Kasım 2016 tarihinde yaptığı son Meclis grup toplantısı konuşmasında bakın neler söylemiş:
“DOSTUM” Yayında!
Tam on yıl oldu, uzak düştük birbirimize.
On yıl… Dört duvar onu susturamadı. Yazmaya, üretmeye devam etti. Ben dâhil bir çok sanatçı, o duvarların ardındaki sözleri alıp ezgiye dönüştürdük.
Biz zor zamanda dost olduk, Munzur şahidimizdir. Siyasetçi kimliğinin ötesinde; can yoldaşı, yürek yoldaşı olduk. On yıl geçti. Aklımız da vicdanımız da reddediyor. Eşinden, çocuklarından, bizden ayrı; dört duvar arasında yaşlanmasını kabullenemiyoruz.
O on yıldır dört duvar arasında tutsak.
Ben yedi yıldır sürgünde, döneceğim günün hayalini kuruyorum.
Dört duvar arasında onun yazdıklarıyla umutlandık. Bazen hüzünle, bazen sevinçle karşıladık. Bu şarkı sevgili dostum Selahattin Demirtaşa sürgünden bir selamdır. Bu şarkı, onun şahsında ülkemin her karışında yüreği dostlukla çarpan herkese gelsin.
Ferhat Tunç - DOSTUM https://t.co/hTxRBzinIk
Sen başını her zamanki gibi dik tut @amedskofficial ve muhteşem futbolunu oyna.
Beyaz torosçuların siyasi uzantılarını bize bırak.
Bunların ağa(r)babalarına teslim olmadık, artıklarına mı boyun eğeceğiz!
HARBİYE AÇIKHAVA, MEM ARARAT'A AÇILSIN
Kürkçe müzik yapan sadece Türkiye'de değil, dünyanın dört bir yanında ciddi bir beğeni kitlesi olan sanatçı Mem Ararat'ın sosyal medya paylaşımı önümüze düştü.
Mem Ararat, Berlin, Paris, Viyana, Stuttgart, Düsseldorf, Londra ve benzeri birçok yerde özel ya da kamuya ait salonlarda serbestçe müziğini icra edebiliyorken Türkiye'de kamuya ait salonları bedeli karşılığı kiralamakta yaşadığı zorlukları anlatıyor.
Ve son olarak haklı isyanını Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde bir yıldır, ısrarlı takiplerine rağmen bir sahne günü alamamasının hesabını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'e ve CHP'ye soruyor. Belki İBB ve CHP yönetiminin ve muhtemelen CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'in bu konudan haberi olmayabilir. bu anlaşılabilir bir durumdur ama Mem Ararat'ın bu çığlığı duyulmalı.
Eğer varsa -ki öyle gözüküyor.- Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde sahne almasının önündeki engeller kaldırılarak Mem Ararat'ın bir an önce İstanbul'da izleyicisiyle buluşması sağlanmalıdır.
Geçmişte Aynur'dan Mikail Aslan'a Kürtçe müzik yapan birçok kişinin karşılaştığı sorunları buralarda ifade etmiştik. Bugün de İstanbul Büyükşehir Belediyesi özelinde Mem Ararat'ın karşılaştığı sorunu kamuoyu ile paylaşıyoruz.
Heval Salih Müslim Rojava'da tanıdığım en güzel insanlardan biriydi.
Birçok değer yarattı, kendisi başlı başına bir değerdi.
Kürtçe "roje vi şirin bu" denir. Hem mücadeleci, hem mütevazi, emekçi kadim bir yurtsever ve devrimciydi.
Asla unutmayacağız.
Oxir be!
Şehit Namirin!
Ali Haydar Kaytan’ın sözleri
“ölümle burun buruna olan bir can gibi
unutulmaz bir an gibi
kusursuz bir insan gibi
ülkem Kürdistan gibi…”
Bu ifadeler hem şairane hem de derin bir direnişin kelimelere dökülmüş hali…