AKP'lilere seslenen genç:
"Erdoğan'a 2028 yılında oy verecek olan kişilere söylüyorum. Bu adam 20 yıl aşkın süredir görevde.
Cumhurbaşkanlığı yapıyor. Bu süre boyunca ülkeyi, ülkenin ekonomisini kötüye götürmekten başka, ülkenin insanlarını psikolojik olarak, mental olarak yıpratmaktan başka ne yaptı?
Bu adam ülke için ne yaptı? Ben size söyleyeyim mi? Ülkeyi soydu, soğana çevirdi.
Bütün garibanların üzerinden geçindi. Halkımız aç yatarken kendileri saraylarda milletin adını bile duymadığı yiyecekleri yedi.
Başka hiçbir halt yapmadı bu adam. Bu oy verenlerin çoğunun neden oy verdiğini biliyorum açıkçası.
Sırf nedeni bu adamın dini kullanması ve sizin de buna inanmanız."
18 Ay…
İfadeler dinlendikçe, dosyalar açıldıkça aynı acı gerçekle yeniden yüzleşiyoruz: Ortada somut delillerden çok beyanlar, söylentiler ve tartışmalı iddialar var. Ama insanların hayatından eksilen tam 18 ay var…
Silivri’nin duvarları adalet ve özgürlük çığlıklarıyla yankılanıyor… Çünkü o duvarların ardında geçen her gün yalnızca bir insanın ömründen eksilmiyor; bir anne evladından, bir çocuk annesinden ya da babasından, sevdiklerinden mahrum kalıyor.
Kendilerini vatanına, milletine ve yaşadıkları kentlere hizmet etmeye adamış; ancak aylardır demir parmaklıklar ardında tutulan insanların talebi bir ayrıcalık değil, en temel haktır: Delillerin konuştuğu, savunma hakkının eksiksiz kullanılabildiği, masumiyet karinesinin korunduğu adil ve tarafsız, tutuksuz bir yargılama.
Bilinsin ki; özgürlüğünden mahrum bırakılan insanların sesi duvarlarla susturulamaz. Silivri’den yükselen o ses bugün hepimizin vicdanına aynı şeyi haykırıyor:
Adalet istiyoruz.
Özgürlük istiyoruz.
Hukuk istiyoruz.
@adalet_bakanlik
Üsküdar Belediyesinin iptal edilen Başkan Vekilliği seçimi sonrasında yaşanan gelişmeler şunlar;
📌Önce Belediye Başkan Vekilliği 3.
Turunda AKP’ye oy veren 2 CHP’li Meclis Üyesi partilerinden istifa ettirildi.
📌Bugün 4 Belediye Meclis Üyemiz ifadeye çağrıldı. 2 Belediye Meclis üyemiz gözaltına alındı ve 4 gün gözaltında kalacaklar.
📌Belediye Meclis Üyelerimizin gözaltına alınmasından bir kaç saat sonra İstanbul Valiliği yeni Belediye Başkan Vekilliği seçim tarihini belirledi.
📌Bu şartlarda Belediye Başkan Vekilliği seçimi, Belediye Meclis Üyelerimiz gözaltındayken 5 Eylül Cumartesi günü saat 10.00’da yapılacak.
Ne diyorlardı “Türkiye’de yargı bağımsızdır” değil mi?
Türkiye’de yargı bağımsız filan değil aksine sonuna kadar “siyasidir”
Melih Gökçek ifadeye çağrıldı. İdris Naim Şahin de ifadeye davet edilmişti. Peki halk, muhalif siyasetçiler şafak operasyonuyla gözaltına alınırken onlar neden ifadeye davet ediliyor diye sormaz mı?
Fatih Altaylı'dan Muharrem İnce'ye:
"Muharrem İnce’nin CHP’de kalması ve aday olduğu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine kazık atan Kılıçdaroğlu ve adamları ile birlikte yola devam etmesi eleştiri konusu oluyor.
Geniş bir kesim de İnce’nin bu tavrını fırsatçılık olarak değerlendiriyor ve bu tavrı fırsattan istifade genel başkanlığı kapmak çabası olarak yorumlanıyor.
Olabilir de, siyasette fırsatçılık suç ya da ayıp değildir. Belki de İnce’nin böyle bir beklentisi vardır ya da eski iş ortağı ve dostu Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’yu CHP’de yalnız bırakmak istemiyor da olabilir. Bilemem.
Ama kendi deneyiminden yola çıkarak “Parti kurmak turşu kurmaya benzemez” demesi, Yeni Parti’ye yönelik olarak söylenen bir cümle olarak pek de doğru değil.
Parti kurmak turşu kurmaya benzer. Hem de bazen çok benzer.
Öncelikle doğru zamanda kuracaksın. Turşu gibi parti de canım şimdi kurmak istedi diye kurulmaz. Mevsimi vardır.
Sonra içine doğru malzemeleri koyacaksın. Biber de olacak, olgunlaşmamış domates de, patlıcan da, kat kat lahana da. Hatta biraz hıyar da olacak. Millet sever hıyarı. Malzemeler taze olacak, çürük çarık atmayacaksın. Hem bozulur hem de turşuyu da hızla bozar.
İnce kendi deneyimiyle Yeni Parti’yi kıyaslıyor. Oysa hiç alakası yok.
Muharrem İnce partiyi kurduğunda toplumsal karşılığı kalmamış bir siyasetçi idi. İsmail Küçükkaya’ya mesaj atıp “Adam kazandı” dediği anda tabanı ile ilişkisini koparmış, nefret objesine dönüşmüş, o önemli gecede sarhoş olduğuna inanılmış biriydi. “YSK’nın önüne gideriz” diye çıktığı yolda o gece kapıdan bile çıkamamıştı.
Dahası partisinde genel başkanlığa aday olmuş, kazanamadığı için küsüp parti kuran adam pozisyonuna düşmüştü.
Partiyi bir “looser”, bir “kaybeden” olarak kurmuştu. O pozisyona düşmüş biri turşu bile kuramazdı.
Özgür Özel ise önce kurultayı kazanıp partinin lideri oldu. Hemen ardından bir seçim kazandı ve geçilemez denilen AK Parti’yi geçti. Ardından partisini elinden aldılar. Geri almak için elinden geleni yaptı ama alamadı. Ve sonrasında mecburen parti kurdu.
İnce, partisini kendi öfkesine dayanarak kurmuştu; Yeni Parti’yi ise halkın öfkesi ile halk kurdurdu.
İnce bunu görüp anlıyor mu bilemem ama iki hikaye birbirine hiç ama hiç benzemiyor.
O yüzden birinden değil turşu cacık bile olmuyor."
Abdülkadir Selvi'nin son 10 günlük yazılarının başlıkları bunlar... 40 kere yazarsa, İmamoğlu'nun biteceğini sanıyor herhalde. Tüpçü bunun için site kursun: https://t.co/DLWGxP3d38
@HaberKupur Eğitimle ilgili bir açıklaması dahi olmadı.Hep eski yaraları kaşıyor gündemde tutup milleti birbirinden ayırmak istiyor .Oysa okul tuvaletlerinde sabun yok çocukların yarısından fazlası okula aç gidiyor yarısından fazlasının giyecek montu yok....Ama cemaatçi bakanın derdi başka!!
Murat Taylan: "Bu ülkede Ekrem İmamoğlu'nu suç örgütü lideri diye yargılarken mahkemede kendisine savunma hakkı verilmemesi, 3 saatte 5 saatte savunmanı yaptın yapmadın seni susmuş sayıyorum tavrı dehşetti.
Kitap toplatılması da dehşet.
Deniz Göktaş haberi de dehşet.
Manifest grubunun Türkiye'yi terk etmek zorunda kalması ve onun menajerinin başına gelen de dehşet.
Dronların havalarda uçup millete buralarda alkol alamazsınız, içki içemezsiniz yasaktır falan diye anons yapması dehşet."
Eğer video olarak görmesem gerçekten şaka zannedeceğim. Zabıta teşkilatının 200. yılı nedeniyle program yapılıyor programdan sonra İBB zabıta ekibi taksim’de karanfil dağıtmak istiyor.
Maalesef ama maalesef tekrar söylüyorum çok Üzüntü verici bir şekilde maalesef polis tarafından engelleniyor. Gerçekten Ülkem adına o kadar üzgünüm o kadar üzgünüm ki böyle bir manzarayı görmüş olmaktan dolayı çok Üzüntü duyuyorum.
@ibbzabita@nuriaslan_tr
@taghaberleri Adam yanlış yapmış o ayrı ama pos kesintisi olayı esnaftan çok kazanıyor artık.Ürün sigar karı 3 TL pos kesintisi 3 TL eğer o kart amerikan express ise kesinti 15 TL yani çözüm esnafı yuhlamakta değil bankanın ortak olduğu esnafı o bakalardan kurtarmakta.....
Bir sene önce Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin tutuklanmasıyla AKP’ye geçen Gaziosmanpaşa için halk iradesi, demokratik değerler ve vicdan vurgusu yaparken şimdi böyle eleştirdiği ismi makamında ağırlamaktan memnuniyet duyuyor. Siyaset ne tuhaf, ne çirkin
“Söylemek istediklerimi tam olarak anlatamadım. Sözüm defalarca kesildi, ertelendi, unutulmaya bırakıldı. Günü geldiğinde de susma hakkımı kullandığım iddia edildi, tutanağa geçirildi.
Ama bir insanın sözü, dört duvar arasında durdurulabilir mi?”
Bu sözlerle duyuracaktım ve 30 Ağustos’ta raflarda olacaktı “Millet Şahidimdir”
Millet olduğu sürece sesim kısılamaz.
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan: Kuyruğu dik tuttuğumuza bakmayın, ben dahil birçok insanın cezaevi günleri ağır tecrit altında geçiyor.
"Cezaevi doktoru stresli bir dönemde olup olmadığımı sordu. Şok oldum. 'İlahi doktor, altı üstü haksız yere aylardır hapisteyim, kim bilir daha ne kadar hapiste olacağım bilmiyorum. Bunlar her insanın yaşadığı günlük stresler, majör bir şey yok!' dedim."
İzmir’de Smyrna Agorası kazılarında 2 bin yıllık antik su kanalının hâlâ aktığı belirlendi.
Kazılarda ayrıca yeni mekanlar ve duvar resimleri ortaya çıkarılırken, 20 bin kişilik Smyrna Tiyatrosu’nun yeniden kente kazandırılması için çalışmalar sürüyor.