Gelememeyi sen anlat,
Gidememeyi ben anlatayım
Gözüm değil gönlüm kaldı.
Beklemek değil özlemek yordu.
Hani derler ya aşk araf’ta bir yoldur,
Giden gitti dönen yoktu.
şu an hayatımın en huzurlu çöküşünü yaşıyorum deliriyorum gibi ama aynı zamanda sadece sakinleşiyorum bir sürü şey için stresliyim ama aynı zamanda değilim nasıl açıklayabilirim bilmiyorum.
sana kıyamadım diye seninle sınandım, bana kıydın diye sana bir daha hiç sarılmadım. vefasıza vefa, gönülsüze de gönül borcu sorulmaz, seninle ben bu dünyada Ödeşecek bir hikayede değiliz.
sevdin, seviştin, üzüldün, hediyeler aldın, yanaklar öptün, eller tuttun, bir şeyler öğrenip durdun, gitti, geldi, gittin, geldin, her ne yaptıysan yaptın, kafanı yastığa her kimle koyduysan koydun. başkasıyla acıktın, başkasıyla doydun, buradan sana dönülmez artık.
Sana sevdamı böyle hor kullanma dedim, ben taşmaz ırmak, tükenmez kalem, bitmek bilmez yol değilim. bir yerde düşerim, kaldıramazsın dedim. o çok büyük kayaları atarım bağrımdan, bir çakıl taşında devrilirim, tutamazsın dedim. başımıza ne geldiyse haberin var, biliyordun.
Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı
Begonviller ve bir mavi kapı
Ve illa amansız bir avlu getirsem.
Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim
Ve işte en gümüş cümlem:
içimi açtım sana.
içini açmak için.
Dertleştiğim bir sen vardın şimdi sen de dertlerim arasına karıştın.
Hani diyorya şair;
“Umut içimde bir yerde , ama içimde her yer her yerde
öyle işte…