🔴 İddialara göre Sakarya'da bir araç, arkasında yazan kelime-i tevhid yazısından rahatsız olan polisler tarafından durduruldu. Kelime-i tevhid, suç kabul edilerek sürücüye ceza verildi, yetmedi araç trafikten men edildi.
Olaya dair bakanlıktan herhangi bir açıklama yapılmadı.
İlçemiz'de esnafımızı ziyaret ederek sorunlarını ve beklentilerini dinledik.
Esnafımız; yaşanan iktisadi sıkıntılardan ve toplumda hissedilen ahlaki yozlaşmadan duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdi
Vatandaşımızın ve esnafımızın sesi olmaya devam ediyoruz
#HÜDAPARİMAMOĞLU
''Solcuydum evdeki kadın yüzünden şeriat ister oldum.''
Bir içerik üretecisinin kadınlara pozitif ayrımcılık gösteren yasalara tepki olarak sokağa atılan bir erkeği temsili ettiği video kısa sürede gündem oldu.
Ne zaman öfkeleneceksin?
Ey İslam Ümmeti!
Gerçi öfkelendiğimiz doğrudur ama o hedefi biz değil düşmanlarımız seçiyor.
Birbirimize o kadar öfkeliyiz ki sıra Amerika,İsrail ve yahudiye gelmiyor bile.
Önce birbirimizi öldürmeliyiz,sonra sıra onlara gelecek ve Gazzeyi kurtaracağız.
BAKANLIĞA DURUMU İLETTİK, MESELEYLE İLGİLİ GİRİŞİMDE BULUNDUKLARINI SÖYLEDİLER!
Hac ve umre ibadeti için Suudi Arabistan’da bulunan Ünlüce ailelesi, tavaf namazı kılınırken serili seccadelerin üzerinden geçen askerî personele "seccadeye basılmaz" hassasiyetiyle tepki gösterdikleri gerekçesiyle gözaltına alınmıştır.
Yaklaşık 7 aydır devam eden yargı süreçleri nedeniyle ülkelerine dönemeyen vatandaşlarımızın durumunu Dışişleri Bakanlığımıza ilettim, bakanlık konuyu yakından takip ettiklerini belirtmiştir.
Bu ailemizin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için takipteyiz.
Temennimiz, ailemizin bir an önce sağ salim memleketlerine dönmesidir.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise yakınında meydana gelen silahlı saldırıda çok sayıda öğrencinin yaralanması, hepimizi derinden sarsmıştır. Yaralı öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Bu olay, “Okul güvenliği için gerekli tedbirler alındı mı?” sorusunun yanında daha büyük bir soruyu da gündeme getirmektedir: Çocuklarımızı şiddete yönelten sebepler nelerdir?
Bu yıl okul güvenliği konusunda kamera, risk analizi, erken uyarı ve kurumlar arası koordinasyon gibi önemli tedbirler gündeme alınmışken, okul çevresinde böylesi bir olayın yaşanması bütün güvenlik zincirinin yeniden sorgulanmasını gerektirmektedir.
Çocuklarımızı şiddete iten ailevi, sosyal, psikolojik, kültürel ve dijital etkenler bütüncül biçimde araştırılmalıdır. Okulu yalnızca güvenlik kameralarıyla korumak yetmez; ahlak, aidiyet, rehberlik ve sağlıklı aile-okul iş birliği de güçlendirilmelidir.
Eğitim ortamının huzurunu bozan kişi, grup veya ihmaller varsa üzeri örtülmeden ortaya çıkarılmalıdır.
HÜDA PAR olarak beklentimiz; olayın tüm yönleriyle araştırılması, varsa ihmali bulunanların hukuk önünde hesap vermesi ve okullarımızın çocuklarımız için yeniden güven, huzur ve eğitim yuvası hâline getirilmesidir.
Eğitim İşler Başkanlığımız
Peki siz ne olsun İstiyorsunuz...?
Beklentiniz nedir..?
Bakın Piyer loti isminden sizde rahatsız sınız konuyu @HurDavaPartisi ele alıncamı rahatsız oldunuz...?
Kıyamet kopsun daha Nedim..?
Susan İslam ülkesi liderleri zenginleri brokratlari sözde Âlim ve Hocaları Tarikat ve Cemaat liderleri her iki cihanda rezil olasınız cehennemi yaşayadiniz Rabbim sizleri Yahudiler ile haşr eylesin inşaallah........!!!
Bu konuyu daha önce dile getirmiştik. Yalnızca kadın hekim ve sağlık personellerinin görev yaptığı, kadın hastalara özel hastanelerin kurulması yönündeki taleplerin ve milyonlarca vatandaşın bu konudaki hassasiyetlerinin dikkate alınması gerekir.
İlçe Başkanımız Hikmet Tanış ve beraberindeki heyet, Akdeniz Gazetesi Sahibi Hakan Bulut’u ziyaret ettiler. Ziyarette Tarsus'un yerel gündemi ve basın çalışmaları ele alınırken, misafirperverliklerinden ötürü kendilerine teşekkür edildi. 🤝
#HÜDAPAR#Tarsus#AkdenizGazetesi
Mahremiyet çok önemli doktor seçmek hastanın en doğal hakkıdır..
Zerre kadar hassasiyeti olan bütün İslami camia ve siyasi partiler bu oalyin takipçisi olmalı
Sucu Sadece mahremiyete dikkat etmek olan bir aile rencide edilmemeli bu ailenin yerinde sizde olabilirsiniz..
Doktor terörüne son verilmeli önce İnsanı değerlere saygı.
Bu toplum sapıklik yapan sağlikçilari unutmadı
Bütün Siyasi parti, Dernek ve STK'lar bu olayı takip etmeli
Türkiye’de Mahremiyet Hassasiyeti ve Sağlıkta Yeni Dönem İhtiyacı
Adana Şehir Hastanesi’nde yaşanan mahremiyet olayı, herhangi bir fiziksel arbede veya kavga barındırmamasına rağmen sosyal medyada adeta toplumsal bir dalgalanmaya dönüştü. Olayın bu derece gündem olmasının temel sebebi, toplumun pek çok konuda farklı düşünse de mahremiyet hususunda tek bir paydada buluşmasıdır. Yaş, görüş veya yaşam tarzı fark etmeksizin; genç kızlar, anne adayları ve kadınlar kadın hastalıkları muayenelerinde kadın doktor ve kadın asistan tercihlerinin dikkate alınmasını talep ediyor.
Burada tartışılması gereken yalnızca bir hastanedeki uygulama değildir. Asıl mesele, sağlık hizmeti sunulurken hastanın kendisini güvende ve mahremiyetinin korunuyor olduğunu hissedip hissetmediğidir. Çünkü sağlık hizmetine erişim yalnızca tıbbi müdahaleden ibaret değildir; kişinin değerleri, hassasiyetleri ve mahremiyet algısı da bu sürecin önemli bir parçasıdır.
Son dönemde sıkça gündeme gelen "Beyaz Kod" uygulamasının bazı durumlarda amacı dışında kullanıldığına yönelik kamuoyunda ciddi iddialar ve rahatsızlıklar bulunmaktadır. Elbette sağlık çalışanlarının güvenliği korunmalıdır; ancak hasta ile sağlık çalışanı arasındaki iletişimde ortaya çıkan her anlaşmazlığın otomatik olarak bir güvenlik meselesine dönüştürülmemesi, olayların objektif şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Hukuki ve idari açıdan Adana’daki bu olay, hasta mahremiyeti ve hasta tercihleri bakımından daha geniş bir tartışmanın başlangıcı olmalıdır. Bu toplumsal beklentinin büyüklüğü göz önüne alındığında, konunun doğrudan devlet politikası seviyesinde ele alınması ve 81 ilde müstakil "Kadın Hastaneleri" kurulmasına yönelik adımların Sağlık Bakanlığı ile Sayın Cumhurbaşkanı'nın gündemine girmesi tartışılmalıdır.
Eğitimden İstihdama Dönüşüm
"Tıpta ayıp olmaz" söylemi, Türk toplumunun örf, adet ve kültürel dokusuyla her zaman örtüşmemektedir. Genç kızlarımızın ve kadınlarımızın mahremiyet duygusuyla çekimser kalması gayet doğal bir insani gerçektir.
Burada amaç doktorları veya sağlık çalışanlarını karşı karşıya getirmek değil; farklı hassasiyetlere sahip insanların sağlık hizmetinden daha rahat yararlanabileceği bir sistem oluşturmaktır.
Sağlık hizmetinde mahremiyet bir ayrıcalık değil, kişinin sağlık hizmetine erişimini kolaylaştıran temel bir güven unsurudur.
Bu hassasiyete uygun adımlar şu başlıklar altında mümkündür:
Akademik Teşvik ve Uzmanlaşma
Tıp fakültelerindeki akademisyenlerin çalışmalarıyla jinekoloji ve kadın doğum branşlarına yönelik kız öğrencilere özel teşvikler sunulabilir. Poliklinik düzenlemeleri, ilerleyen dönemlerde kadın doktor ve kadın asistan eşleşmesiyle yeniden yapılandırılabilir.
Amaç erkek doktorları dışlamak değil, kadın hastaların tercihlerini karşılayabilecek yeterli sayıda kadın sağlık çalışanının bulunmasını sağlamaktır.
Özel Kadın İstihdamı
Sadece Kadın Hastaneleri değil, genel hastanelerin kadın yoğun bakım ünitelerinde de temizlik ve bakım personelinin mümkün olduğunca kadın çalışanlardan oluşması, sağlık hizmetinin her aşamasındaki mahremiyetin korunmasına katkı sağlayabilir.
Bu yaklaşım aynı zamanda kadın istihdamına da ciddi bir katkı sağlayacaktır.
Nüfus Politikaları ve Evde Doğum Hizmeti
Nüfus artış hızının düştüğü günümüzde, anne adaylarının hastane süreçlerinde yaşadığı çekinceleri ortadan kaldırmak da ayrıca değerlendirilmelidir. Bir kadının doğum ve gebelik sürecinde kendisini güvende, saygı görmüş ve mahremiyetinin korunduğunu hissetmesi, sağlık sistemine olan güven açısından önemlidir.
İngiltere gibi bazı ülkelerde belirli koşullardaki gebelikler için uygulanan evde doğum modelleri de Türkiye açısından ayrıca incelenebilecek alternatiflerden biridir. Elbette bu model her gebelik için uygun değildir; riskli gebeliklerde hastane imkânlarının gerekliliği göz ardı edilemez.
Sağlık Bakanlığı’nın her hamileye bir ebe tanımlama yaklaşımı, uygun gebeliklerde planlı evde doğum hizmetleriyle birlikte değerlendirilebilir.devamı 👇
https://t.co/HVczmiOc3o
Çocuk sizin çocuğunuz olsa ne yapardınız?
Biz Müslümanlar olarak hâlâ bir RT yapmayı ve işgalcilerin mallarını boykot etmeyi bile başaramıyoruz... Bu zulmün hesabını Allah (c.c.) soracak. Bari bu videoyu paylaşalım da dünyaya İsrail’in zulmünü duyuralım!
🔴 Adana'da kadın hastalıkları bölümünde kadın doktordan randevu alan bir çift, muayene odasına girdiklerinde içeride erkek asistanlarla karşılaştı.
Erkeklerin odadan çıkmasının talep edilmesi üzerine, doktorlar ve çift arasında tartışma yaşandı. Doktorlar "böyle bir hakkınız yok" diyerek itiraz etti.
Daha sonra doktorlar "Beyaz Kod" vererek çifti tehdit ve hakaret suçlamasıyla şikayet etti.
Ancak incelenen güvenlik kamerası ve kocanın yaptığı kamera kayıtlarının iddiaları yalanlaması üzerine savcılık çifti serbest bıraktı.
Mahremiyet çok önemli doktor seçmek hastanın en doğal hakkıdır..
Zerre kadar hassasiyeti olan bütün İslami camia ve siyasi partiler bu oalyin takipçisi olmalı
Kıymetli Tevfik kardeşim! +90 (312) 420 55 80 numara üzerinden yarın iletişime geçelim. İnşallah yardımcı olmak için elimizden geleni yaparız.
Rabbim babanıza şifa versin, tez zamanda sağlığına kavuştursun.