Demirtaş’ı sevenlere sesleniyoruz…
10 yıldır bir hücrede tutulan bu adamı özgür bırakma vakti çoktan geldi.
Herkes sayfasında paylaşsın,
“Selahattin Demirtaş’a Özgürlük” desin.
4-İşkencecilerin yargı önünde cezalandırılmasının takipçisi olacağız.
5- İşkenceyi ve işkencecileri kınıyor ve lanetliyoruz.
6- İşkenceyi övmek aynı zamanda ırkçılıktır ve nefret suçudur. Kınıyoruz.
#İskenceİnsanlıkSucudur
Daxuyaniya bi Minasebeta Roja Zimanê Kurdî
Îro em wekî Komeleya Mafên Mirovan Roja Zimanê Kurdî pîroz dikin û careke din balê dikişînin ser girîngiya parastin, pêşxistin û azadkirina zimanê Kurdî.
Ziman ne tenê amûreke ragihandinê ye; ziman bîr, dîrok, çand û hebûna gelan e. Her gelek bi zimanê xwe dîroka xwe diparêze û nasnameya xwe digihîne nifşên nû. Ji ber vê yekê mafê zimanê dayikê mafekî bingehîn ê mirovî ye û divê bê şert û merc were parastin.
Zimanê Kurdî li Tirkiyeyê salên dirêj bi polîtîkayên înkar û asîmîlasyonê re rû bi rû maye. Di vê çarçoveyê de bi hezaran navên dîrokî yên gund, bajar û deverên Kurdistanê hatin guhertin. Ev hewildan ne tenê guhertina navan, di heman demê de hewildana jêbirina bîra civakî û mîrasa çandî ye. Îro vegerandina van navên dîrokî, daxwazeke bingehîn a ji bo adalet, rûmet û nasîna hebûna gelan e.
Her çend îro şert guhertine jî, Kurdî hîn jî di gelek qadên jiyanê de rastî astengiyan tê. Neqebûlkirina perwerdehiya bi zimanê dayikê, sînordarkirina karûbarên giştî yên bi Kurdî û zextên li ser saziyên çandî, binpêkirina mafên bingehîn in.
Wekî Komeleya Mafên Mirovan em daxwaz dikin ku:
* Mafê perwerdehiya bi zimanê dayikê* were nasîn.
* Kurdî di hemû qadên jiyana giştî de wekî *zimanekî fermî** were qebûlkirin û qanûnên pêwîst werin derxistin.
* Hemû astengiyên li pêşiya zimanê Kurdî werin rakirin.
* Navên dîrokî yên gund, bajar û deveran werin vegerandin.
* Polîtîkayên înkar û asîmîlasyonê bi dawî bibin.
Civakeke demokratîk tenê bi nasîna pirçandî û wekhevkirina mafan dikare were avakirin. Parastina zimanê Kurdî, parastina bîr û çanda civakê ye.
Bi vê hestê, em Roja Zimanê Kurdî pîroz dikin û bang li hemû civakê dikin ku ji bo mafê zimanê dayikê û mîrasa çandî dengê xwe bilind bikin.
Bijî zimanê Kurdî!
https://t.co/dIowAlIoqI
Leyla Kasım’ın Anısına: Yaşam Hakkını, Halkların Eşitliğini ve Cezasızlığa Karşı Mücadeleyi Savunuyoruz
Leyla Kasım’ın 12 Mayıs 1974’te Irak Baas rejimi tarafından idam edilişinin yıl dönümünde; onu yalnızca Kürt halkının hafızasında yer edinmiş tarihsel bir direniş figürü olarak değil, aynı zamanda devlet şiddetinin, sömürgeci güvenlik politikalarının ve ölüm cezası rejiminin hedef aldığı bütün halkların ortak adalet arayışının simgesi olarak anıyoruz.
#LeylaKasım, genç bir Kürt kadın, bir üniversite öğrencisi ve siyasal özne olarak; Kürt halkının kimlik, eşitlik ve özgürlük taleplerinin “devlet güvenliği” söylemiyle kriminalize edildiği bir dönemde yargılandı ve dört arkadaşıyla birlikte idam edildi. Onun yaşamına son veren mekanizma, yalnızca bir infaz kararı değildi. Kürt halkının kendi varlığını, dilini, kültürünü ve siyasal iradesini ifade etmesini suç sayan otoriter devlet aklının en ağır biçimlerinden biriydi.
Bugün aynı tarihsel sürekliliğin farklı biçimlerde devam ettiğini görüyoruz. Başta İran olmak üzere Ortadoğu’nun birçok ülkesinde Kürtler; keyfi gözaltılar, işkence ve kötü muamele, zorla kaybetme, adil yargılanma hakkının ihlali, kültürel hakların bastırılması, siyasal temsilin kriminalize edilmesi ve cezasızlık politikalarıyla karşı karşıyadır. İran’da ölüm cezası, özellikle Kürtler, Beluçlar, kadınlar, LGBTİ+’lar, insan hakları savunucuları, siyasal muhalifler ve ezilen inanç/kimlik grupları bakımından sistematik bir baskı aracına dönüşmüştür. Allah’a karşı savaş açma, yeryüzünde bozgunculuk çıkarma ve benzeri muğlak güvenlik suçlamaları; hukuki belirlilik, ölçülülük ve adil yargılanma ilkelerini ortadan kaldıracak biçimde kullanılmakta, Devrim Mahkemeleri eliyle verilen kararlar çoğu zaman işkence iddiaları, avukata erişim engelleri ve kapalı yargılama süreçleriyle birlikte anılmaktadır.
Uluslararası insan hakları hukukuna göre yaşam hakkı, devletlerin keyfi biçimde sınırlandıramayacağı en temel haktır. Ölüm cezası ise geri döndürülemez niteliği, ayrımcı uygulanma biçimi ve çoğu zaman işkenceyle, adil olmayan yargılamalarla, siyasal intikam pratikleriyle iç içe geçmesi nedeniyle insan onuruyla bağdaşmamaktadır. İran’da Kürt mahpuslara, kadın aktivistlere ve insan hakları savunucularına yönelen idam tehditleri; halkların eşitlik talebini bastırmaya dönük yapısal bir devlet politikası olarak değerlendirilmelidir.
Ortadoğu’da Kürt halkına yönelik hak ihlalleri, ülke sınırlarıyla sınırlı olmayan bölgesel bir karakter taşımaktadır. Suriye’de sivillere yönelik saldırılar, zorla yerinden edilmeler ve demografik müdahale iddiaları; Irak’ta geçmişten bugüne taşınan cezasızlık hafızası; Türkiye’de ifade, örgütlenme ve siyasal temsil alanlarına dönük baskılar; İran’da ise ölüm cezası ve ağır güvenlik yargılamaları, aynı tarihsel sorunun farklı görünümleridir.
İnsan Hakları Derneği olarak bir kez daha vurguluyoruz: Devletlerin güvenlik gerekçesi, yaşam hakkını ihlal etmenin, işkenceyi meşrulaştırmanın, halkların kimliğini inkar etmenin ve siyasal talepleri bastırmanın aracı haline getirilemez. Kürt halkına yönelik ayrımcı politikalar son bulmalı; İran’da ölüm cezaları derhal durdurulmalı, işkence iddiaları bağımsız biçimde soruşturulmalı ve tüm bölgede ayrımcılık ve cezasızlık politikalarına son verilmelidir.
Leyla Kasım’ı saygıyla anıyoruz. Onun adı, bugün İran hapishanelerinde idam tehdidi altında tutulan Kürt mahpusların, kimliği nedeniyle hedef alınan kadınlar ve LGBTİ+’ların, halkların eşitlik ve özgürlük talebini savunanların mücadelesinde yaşamaya devam etmektedir.
Yaşam hakkını, halkların eşitliğini, anadilde yaşam hakkını, adil yargılanmayı ve barışı savunmak; Leyla Kasım’ın anısına sahip çıkmanın en güçlü yoludur. İnsan hakları savunucuları olarak, ölüm cezasına, işkenceye, ayrımcılığa ve cezasızlığa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
Kekêcan, hep ön safta, bıçak sırtında yürüdün. Sözün, yaralara merhem; göğsün, karanlığa ışık oldu.
Şimdi yokluğun, rüzgârın içinde eksik bir ses gibi… Ama bıraktığın iz, bu toprakların hafızasına kazındı.
Adın, direnişin ince bir sızısı, ve umudun en inatçı hali olarak kaldı bizde.
Bugün şampiyonluk sevincini yaşarken, kalbimizin bir köşesinde derin bir özlem var.
Barışa, insana ve umuda dair sözleriyle hafızalarımıza kazınan Sırrı Süreyya Önder’i saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.
Bu şampiyonluğu; inandığı değerler, hayalini kurduğu barış ve mücadele ettiği güzel yarınlara ithaf ediyoruz.
💚❤️
Îro em kêfxweşiya şampiyoniyê dijîn, lê di quncikekî dilê me de hesreteke kûr heye.
Em Sırrı Süreyya Önder ê ku bi gotinên xwe yên li ser aştî, mirov û hêviyê di hişê me de hatiye neqişandin, bi rêzdarî, dilovanî û hesret bi bîr tînin.
Em vê şampiyoniyê; diyarî nirxên ku wî bawerî pê dianî, aştiya ku wî xeyala wê dikir û pêşerojên xweş ên ku wî ji bo wan têkoşîn dida, dikin.
İran’da idam cezası verilen 23 yaşında Kürt tutsağın dünyaya haykırışı:
“Sevgili halkım ve onurlu Kürt kardeşlerim ben Naser Bekirzade’yim Kürtlerden ricam, sesimi duyurmalarıdır.
‘Benim tek ‘suçum’ Kürt olmamdır.’”
İran'da idam cezası 3.kez onanan Kürt tutsak, kamuoyuna mektup yazdı
📌İdam cezasını duymak çoğu insan için çok zor bir durumdur. Hiçbir insan bunu kaldıramaz.
📌Tüm halkımdan, dünyadaki tüm onurlu Kürtlerden ricam, sesimi duyurmalarıdır.
📌Benim ilk ‘suçum’ Kürt olmamdır.
“Tek evladımızı kurtarın, idamına izin vermeyin”
🔶İran’da idam tehdidi altındaki Kürt siyasi mahkûm Naci Bekirzade’nin anne ve babası, oğullarının infazının durdurulması için çağrı yaptı.
🔶Urmiye Merkezi Cezaevi’nde tutulan Bekirzade’nin idam cezası, 5 Nisan 2024’te İran Yargıtayı tarafından üçüncü kez onandı. Kararın aynı gün infaz birimine bildirildiği aktarıldı.
🔶Aile, yayımladıkları videoda “Naci suçsuzdur” diyerek kamuoyuna seslendi: “Tek evladımızı kurtarın, idamına izin vermeyin.”
Dosyanın daha önce delil yetersizliği ve yargılama ihlalleri nedeniyle iki kez bozulmasına rağmen cezanın yeniden onanması tepki çekti. İnsan hakları çevreleri, infaz riskine dikkat çekiyor.
🚨İran'da idam cezası 3.kez onanan Kürt tutsak, kamuoyuna mektup yazdı
📌İdam cezasını duymak çoğu insan için çok zor bir durumdur. Hiçbir insan bunu kaldıramaz.
📌Tüm halkımdan, dünyadaki tüm onurlu Kürtlerden ricam, sesimi duyurmalarıdır.
📌Benim ilk ‘suçum’ Kürt olmamdır.