Sevgili yerliler sağlam bir ayar yemişler!! Bence kadro dışı da olmalıydı ama böyle devam ederlerse zaten olurlar.
Efsane başkanına bile pabuç bu kadar pahalıyken kimsenin böyle rahat takılma, evlatçılık, onu bunu kazanma yada eğleme lüksü olmadığının farkına varırlar umarım…
Fenerbahçemiz'in en büyük sorunu oluşturulan sahte gündemlerin çok hızlı bir şekilde taraftar tarafından satın alınması.
Fenerbahçe'nin ne teknik direktörüyle ilgili ne de oyuncuların kadro dışı bırakılmasıyla ilgili bir gündemi var. Oturdukları yerden, böyle hızlı satın alındığını bildikleri için, Fenerbahçe'nin içini karıştırabileceğini bilen, maksatlı insanların uydurdukları palavraların cart diye dolaşıma gireceklerini biliyorlar.
İşte bu noktada medya okur yazarlığı çok önemli bir konu haline geliyor. Kadro dışı bırakılan oyuncu maç kadrosuna mı alınır, antrenmana mı çıkar?
Ortalığı yangına vermeden önce bir bakın bakalım. Ama zaten maksat üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu için artık bunlar Fenerbahçe normallerine dönüşmüş durumda.
İsteyen istediği yere takılsın. Ben kaldığım yerden bu takıma destek vermeye devam ediyorum. Çünkü ben Fenerbahçeliyim. Başka bir ajandam yok, başka bir sevdam yok, başka bir hayalim yok... Hepsi Canımız Fenerbahçemiz varsa var...
Fenerbahçe'yi seven bu takıma her şeyiyle destek vermeye devam eder.
MHK whatsaap üzerinden kendi kararlarının açıklamalarını, Var müdahalesi ya da müdahale etmemesinin sebeplerini belirli kişilere yolluyor.
Ben Mert ve Talisca için ne yazdılar diye sordum:
İkisi de hakemin karar vermesi gereken konu Var o yüzden karışmadı yazmışlar.
O zaman Var'a gerek yok her konuya hakem karar versin.
Size göre özellikle Mert pozisyonunda bariz hata yoksa, hatalı olan sizsiniz zaten.
İletişim iyi elbette ona itirazım yok ama hatayı savunmak için sebep bulunca daha komik oluyor.
Öte yandan Var maçı tamamen yönetene kadar bu tartışmalar tüm dünyada devam eder öyle ya da böyle.
Bu işin sonu yapay zeka maçı yönetene kadar gider.
Kamuoyuna Açıklama
Dün oynadığımız Gençlerbirliği karşılaşmasında, üzerinde Fenerbahçe forması bulunduğu gerekçesiyle tribünde tepkiyle karşılaşan minik taraftarımız Göktuğ Alımcı ve babası Selami Alımcı ile Kulübümüzün Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından iletişime geçilmiştir.
Göktuğ ve ailesini, Salı günü oynayacağımız Olympique Lyon karşılaşmasında misafir edecek; minik taraftarımızı Fenerbahçe Ailesi’nin sıcaklığıyla ağırlayacağız.
Yaşanan olay sırasında sağduyulu ve yapıcı yaklaşımlarıyla duruma müdahale ederek Göktuğ ve ailesinin yanında olan emniyet mensuplarımıza ayrıca teşekkür ediyoruz.
Bir çocuğun, yalnızca gönül verdiği takımın formasını taşıdığı için tepkiyle karşılaşmasını kabul edilemez buluyor; sporun birleştirici ruhuyla ve gerçek taraftarlık anlayışıyla hiçbir şekilde bağdaşmayan bu davranışı şiddetle kınıyoruz.
Futbolun rekabeti sahada kalmalıdır. Çocukların takımlarına duyduğu sevgiye, yaşadığı heyecana ve renklerine olan bağlılığına her koşulda saygı gösterilmelidir.
Çocukların tribünlerde korkmadan, özgürce ve sevdikleri takımın renkleriyle futbolun coşkusunu yaşayabildiği bir spor kültürünü hep birlikte korumak hepimizin sorumluluğudur.
Fenerbahçe Spor Kulübü
Şimdi birkaç dakikanızı almak istiyorum sevgili Fenerbahçeli dostlar. Lütfen, kulak verin sözlerime.
Salı akşamı Lyon'la oynayacağımız ilk final maçımız var. 17 senedir umut ettiğimiz, beklediğimiz, özlediğimiz, elimizden çalınan Şampiyonlar Ligi biletini almak için çıkacağımız ilk final maçı. İçinizdeki hırsı, siniri, öfkeyi bir kenara bırakacaksınız. Tuttuğunuz başkan adayını, istediğiniz teknik direktörü, transfer edilmesini istediğiniz, gönderilmemesi gerektiğini düşündüğünüz futbolcuyu diğer kenara bırakacaksınız. Mecbursunuz.
Yarın sabah güneşin doğmasıyla birlikte, bu armayı, bu formayı taşıyan insanlara, bu camiaya moral vermek, onlara omuz vermek, onları düştüğü yerden kaldırmak asli göreviniz. Gücünüz neye yetiyorsa. Sokakta karşılaşırsanız "size inanıyoruz" diyeceksiniz. Tanıdığınız biri varsa arayıp yanındayım diyeceksiniz. Sosyal medyada başka Fenerbahçeliler'in moralini yükselteceksiniz. Öfkenizin, olumsuz düşüncenizin, umutsuzluğunuzun, inançsızlığınızın kimseye bir faydası olmadığını idrak etmek mecburiyetindesiniz.
Maç bitti, kimsenin etkisi altında kalmadan değerlendirme yazımı yazdım. Aslında eleştirilerimi yazmayacaktım ama "işte sen Azizcisin de" falan da filan, "iyi olunca yazıyorsun, eleştirilecek zaman eleştirmiyorsun" denmesin diye, sahada gördüğüm aksaklıkları yazdım. Temiz bir dille, hocamızı, sporcularımızı, yöneticilerimizi küçük düşürecek bir şey söylememeye özen göstererek yaptım bunu. Arkasından benim için analiz konusundaki referans kişilerin en önünde gelen @erdalvahd 'i dinledim biraz. Hemen oradan sevdiğim insanların olduğu bir space odasına girdim. Biraz ruh halini anlamak, biraz da dertlendiğim şeyleri anlatmak istedim. Bir taraftan maç sonu açıklamalarına ve tweet'lere göz attım. Sonra da açıp birkaç YouTube sansarını izledim. Onları izlemeden önce de açtım bir word belgesine kendim için notlar aldım. Canımız Fenerbahçemiz'in Lyon maçına kadar ne yapması gerekir diye notlar çıkardım. Hasretle beklediğimiz günlere kavuştuğumuzda dönüp bugünü hatırlamak için bu notları aldım.
Toplumsal olarak çok büyük bir sevgisizlik içindeyiz. Sevdiğimizi ısırarak, döverek, vurarak seviyoruz. İnsan sevdiğine kıyamaz normalde ya. Biz en çok sevdiğimize kıyıyoruz. Ettiğimiz bir lafın, kurduğumuz bir cümlenin sevdiğimize ne zarar vereceğini düşünmeden, belki de bilinçaltımızda bu lafları sadece sevdiğimizin kaldırabileceğine dair bir inancımız olduğundan böyle yapıyoruz.
Oysa sevmek yetmez. Sevdiğini pamuklara saracaksın. Yeşerteceksin onu, su vereceksin. Dallandırıp, çiçeklendireceksin. Bu çiçekler benim sevgimle açtı, bu yapraklar sevgimle yeşerdi diyeceksin. İşte öyle seveceksin.
Sen bunu yapmadığın için, bu kendine Fenerbahçeli diyen QTM mensupları, Fenerbahçe'de menfaat arayan Fenerbahçe'nin eski topçuları, öyle acımasız vurmaya başlamışlar ki hemen... Bu bizim bu sezonki 5. resmi maçımızdı. Dört maçtır, Fenerbahçe bir hata yapsa da saldırsak diye kudurmuşlar. İşte bizim bu toplumsal sevgisizliğimizle oynuyorlar. Kendilerinin zaten Fenerbahçe sevgisiyle bir ilgileri yok. Oyundan da haberleri yok.
İsim isim yazacaktım kimin nasıl çirkinleştiğini ama vazgeçtim. Çünkü dikkatleriniz o isimlerin üstünde yoğunlaşacaktı.
Sevdiğinize sevginizi gösterin. Canımız Fenerbahçemiz'i kurda kuşa yem etmeyin.
Uzun bir sezon var önümüzde. İnanın ki kazanacağız. Kapsını çaldığımız büyük umutların eşiğinden adımımızı mutlaka atacağız.
Dün de suyun karşı tarafındakilerle ilgilendim, ne yapıyorlar diye. Aynı sevgisizlik, aynı hoyratlık onlarda, daha fazla, daha çirkin bir şekilde var emin olun.
Siz onlar gibi olmayın. Biz bu fidana gözümüz gibi bakalım. Baharda çiçeklensin, sezon sonuna yemyeşil girelim.
Canımız Fenerbahçemiz'e iyi davranın...
🚨MAHMUT USLU; #GBvFB
🎙️MUHABİR: Mahmut Bey, sezonun ilk maçı için ne söylemek istersiniz? Dün rakibiniz berabere kaldı, bugün kazanabilecek misiniz?
🚨MAHMUT USLU: Dün rakibimiz yine hakem kararları sayesinde yenilmekten kurtuldu. Görüyoruz ki Pensilvanya yapısı hâlâ devam ediyor. Bunların kökünü bu sene kazıyacağız. Bugün maçımızda en ufak hakem hatasında bu hakemin kariyeri bitecek. Artık kafalarına göre maç yönetmek yok, adil olacaklar. Eşit hakem yönetimi olduğunda Fenerbahçe bugün çok rahat kazanacaktır.
Salı günü Lyon maçına Rüzgar'ı davet eden Fenerbahçe Yönetimine ve her fırsatta desteğini esirgemeyen değerli Fenerbahçeli Taraftarlarımıza teşekkür ederim. @Fenerbahce 🟡🔵 🫶