Sevme bahanesi ile aldığı kediyi dakikalarca sersem edene kadar salladı, yüzüne tokatlar savurdu..Bir köşede vahşice boynu kırılan bu zavallı masum kedi yerinde siz de olabilirdiniz o an çektiği acıyı düşünmek bile istemiyorum..Sessiz kalmayalım lütfen. #ÖzgürKarabıyıkTutuklansın
Kalbim sıkıştı, nefesim kesildi. Gözlerime inanamıyorum.
Bu gördüğünüz yavru kediye 4 cani, önce cinsel organına bir cisim sokuyor, ardından 4 kişi de ayağıyla eziyor. Hayvan çığlık çığlığa yardım isterken onu paramparça edip denize atıyorlar.
Şimdiye kadar kendim için hiçbir şey istemedim. Devlet yetkililerinden tek ricam, Allah rızası için bu dört esfel-i safilin şahsın kimliklerini tespit edip yakalamanız ve haklarında gereken işlemleri yapmanız.
İki gün önce de bir kadının ayağıyla kaplumbağayı ezdiği görüntülere şahit olduk. Halen şahıs hakkında tek bir resmi haber yok. Ne bir gözaltı ne de bir kimlik tespiti var.
Aranızda hayvan sevmeyen, “Ne olacak, bir kedi, bir kaplumbağa bu da gündem mi?” diyenler olduğunu biliyorum. Sizinle aynı merhametin ve kulvarların insanları değiliz. Bunu da kabullendim. Ama hayvana yönelik acımasız şiddeti ve işkenceyi her küçümsediğinizde bu toplum böyle böyle çürür.
Bunlar insan değil, hayvan dahi olamaz. Biz bu sadistlerle aynı toplumda, aynı sokaklarda nefes alıyoruz. Lütfen bunları bulun.
@adalet_bakanlik@TC_icisleri@EmniyetGM
Bu ülkenin sokak hayvanları bir sabah ansızın çoğalmadı. Onları bu hale getiren yılların ihmaliydi. Yapılması gereken kısırlaştırmalar yapılmadı, üretim durdurulmadı, terk edenler gerçekten cezalandırılmadı, yeterli ve insanca bakımevleri kurulmadı. İnsanların yıllarca yapmadıklarının hesabı, bugün konuşamayan canlardan soruluyor.
Sonra korku büyütüldü. Doğruluğu araştırılmadan yayılan haberler, görüntüsü ve delili sorgulanmadan hayvanların üzerine yıkılan olaylar, insanların içine yavaş yavaş nefret ekti. Bir anne çocuğu için korkutuldu, bir baba öfkelendirildi, bir toplumun merhameti korkuyla sınandı.
Ama o köpek bunların hiçbirini bilmiyor.
O sadece dün başını okşayan insanın bugün neden kendisine taş attığını anlamıyor.
Dün önüne bir kap su koyan mahallesini neden bir daha göremediğini bilmiyor.
Bir aracın arkasına bindirilirken nereye götürüldüğünü bilmiyor.
Barınağın bir köşesinde titrerken neden terk edildiğini bilmiyor.
Belki hâlâ sahibini bekliyor.
Belki kapıdan her girene “Beni almaya mı geldin?” diye bakıyor.
Belki yavrusunu arıyor.
Belki yavrusu annesini…
Ve insanın canını en çok yakan da bu: Onlar bize hâlâ inanıyorlar.
Kendilerine kötülük yapan insanın elinden bile bir lokma ekmek bekliyorlar. Dövüldükleri halde kuyruğunu sallayan, kovulduğu yere ertesi gün yine dönen canlılardan bahsediyoruz.
Şimdi soruyorum: Bu hayvanların suçu neydi?
Barınakları onlar mı yapmadı?
Kısırlaştırmayı onlar mı ihmal etti?
Üretimi onlar mı kontrol etmedi?
Onları sokağa atan yine insanlar değil miydi?
Bir gün bütün bu gürültü bitecek. Haberler unutulacak, tartışmalar sona erecek, makamlar değişecek. Fakat geriye bir şey kalacak:
Vicdanımız.
Ve belki yıllar sonra bir çocuk, eski görüntülere bakıp bize soracak:
“Baba, anne… Bunlar sadece yaşamak istiyormuş. Siz neden onları korumadınız?”
İşte ben o sorudan korkuyorum.
Çünkü o gün “Bilmiyorduk” diyemeyeceğiz.
Biliyorduk. Gördük. Duyduk.
Ve yine de sustuk.
Onların dili yoktu belki… Ama korkuları vardı, anneleri vardı, yavruları vardı, canları vardı.
Ve hepsinden önemlisi, yaşamak istiyorlardı.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
İnsan gerçekle neden yüzleşmek istemez biliyor musun? Çünkü gerçek, bireyin kendini inandırdığı ve tutunduğu hikâyesini sarsar. Yeni bir hikâye yazmak ise yüzleşme, acı çekme ve cesaret gerektirir. Çoğu kişi, eski hikâye döngülerinde bir suçlu arayarak yaşamayı tercih eder.
Zerre kadar empati gücünüz, zerre kadar vicdanınız varsa gölge bir yere boş bir yoğurt kabında su koyun.Sıcakta sıssuz kavruluyorlar.
https://t.co/6KAvjpYbUK
🦮🐈🐈🐈🐈
"Şimdi bizim memlekette bir moda çıktı.
Çocuğunuzun gelişimi için,
Kedi köpek alın diye RACON kesenler var.
Aileler de çocuklarına kedi köpek alıyorlar.
Beraber yazlığa Bodrum’a, Çeşme’ye,
Marmaris’e gidiyorlar.
Çocuk yazlıkta hayvanla oynuyor.
Yazın havada sıcak hayvan bahçede yaşıyor.
Yazlıktan dönüş başlıyor.
Hayvanı arabadan yolda indirip,
Bir ağaç altına bırakıp,
Ailecek kaçıyorlar.
Hayvanda peşlerinden koşuyor.
Yorgun düşüp tek başına kalıyor.
Aile dönüyor.
Hayvanın yaşama şansı olursa barınağa gidiyor.
Şimdi bu çocuk bu şekilde yetişti.
Sıkıştığın yerde can bildiğin hayvanı bırak gel.
Bunun adı kişisel gelişim.
Bunlar da anne ve baba.
Sıkışınca bırak kaç.
Çocuk küçüklüğünde bunu öğrendi.
Kişiliği oturdu.
Verdikleri eğitim bu.
Bırak kaç.
Sonunda sıkışınca,
Karısını bırakacak,
Çocuğu bırakacak,
Sonunda ana babayı da,
Huzurevine bırakacak...
Sizde vicdan yok mu?
İnsanlık yok mu?
Ailenin babası,
Sorsan önemli adamdır.
Bilmem ne bölüm başkanıdır.
Karısı da bilmem ne derneği üyesidir.
Sorsan çocuk gelişimi konusunda saatlerce konuşur.
Ama üç kiloluk köpeği sokağa bırakacak kadar
Vicdansızlardır.
Karşınızdaki canlı.
Bakamayacaksan alma.
Ev köpeği sokakta yaşayamaz.
Yemek bulamaz.
Bu ölmüş ananızın eski ayakkabısı değil ki,
Kaldırıma koyunca alsınlar.
Aldığı hayvanı bırakan onun dışarıda yaşayacağını ummasın.
Alıntı
Zeynep Eman
Una foto conmovedora.🥺
Una joven dóberman 🐕🦺, embarazada 🤰, acababa de ser rescatada de un incendio que había arrasado su hogar 🏚️. El bombero 👨🚒, arriesgando su vida, la sacó de entre las llamas y la llevó hasta el jardín 🌳 antes de volver a combatir el fuego.
Cuando el incendio estuvo controlado 💪, agotado, se sentó para recuperar el aliento 😮💨.
Un fotógrafo 📸 del periódico North Carolina News se dio cuenta de que la perra, a lo lejos, observaba al bombero 👀.
Ella se acercó lentamente, aún quemada, todavía temblando… y, en un gesto sencillo e increíblemente emotivo, se inclinó hacia él… y lo besó.
Él acababa de salvarle la vida — y la de sus futuros cachorros 🐾👶🐶.
El fotógrafo captó ese instante mágico, un momento puro de amor, gratitud y conexión entre dos seres que no tenían nada en común… excepto el coraje y la ternura ❤️👨🚒🐾.
Una imagen que lo dice todo, sin necesidad de palabras.
Gazze hastanelerinde gönüllü olarak görev yapan Japon hemşire, Japonya'ya döndükten sonra basın toplantısı yaptı:
"Gazze halkı neyi yanlış yaptı? Hayatın ağırlığı herkese eşit değil mi? Bu dünya bir türlü adil olamadı.
Bütün dünya onlara saldırıyor, birey olarak hiçbir hakları yok… Hem topraklarını işgal ediyorsunuz hem de onları öldürüyorsunuz.
Belki bu sözler bile dünyaya ulaşmayacak, hatta görmezden gelinecek… Filistin halkı varoluş mücadelesi veriyor…
Gazze halkının sesini dünyaya duyurmaya çalışacağım…”
Geçen yıl bu zamanlar Dardanel ton balıklarının kg fiyatının 1000 liralara dayandığını söylemiştik. Geçen aylarda ise yine aynı ton balıklarının kg fiyatı tam 1700 liraları gördü... Geçen haftalarda yan yana duran iki ton balığının aralarındaki fiyat farkına dikkat çekmiş ve bunlar arasındaki fiyat farkının sebebini sormuştuk.
Bugün ise bir takipçimiz tarafından Migros mağazasından gönderilen bu fotoğraf, aylardır fahiş fiyatlarla satılmaya çalışılan Dardanel ton balığı konservelerinde %45 oranında indirim yapıldığını gösteriyor. Bu indirime rağmen ürünlerin kg fiyatı ancak 1000₺’ye buluyor.
Şimdi ise olayın vehametini daha iyi anlamak için biraz uzaklara, İngiltere’ye gidelim... Benzer şekilde okyanuslarda tutularak ithal edilen ton balıklarının İngiltere’deki marketlerde 145 gr’lık 4’lü paketlerde hem de zeytinyağlı çeşitlerinin sadece 2,49 £ yani yaklaşık 155 liraya satıldığını görüyoruz. Buna göre İngiltere’de zeytinyağlı ton balığı konservesinin kg fiyatı sadece 4,29 £ yani 62 kat kur farkı uygulandığında sadece 265 liraya geliyor!
Belki inanması zor ama durum bu...
Bir yanda İngiltere’de kilosu 265 liraya satılan zeytinyağlı ton balıkları, diğer yanda Türkiye’de kg fiyatı 2000 liraya yaklaşan ayçiçek yağlı ton balıkları...
Şimdi soralım: İngiltere’de satılanlar ton balığı ise, Türkiye’de satılanlar ne balığı?
👉Tartışmasız dünyanın en iyi futbolcularından biri…
👉İspanya vatandaşı…
👉Dünyanın en iyi kulüplerinden Barcelona’yı şampiyonluğa taşıdı.
👉 2026 Dünya Kupasını kaldırdı.
👉Ödül alırken annesinin yüzüne bakın
👉kardeşi bir an önce oradan kaçmak ister gibi
👉kız kardeşi gülmeyi unutmuş
Neden tüm bunlar?
👉Çünkü onlar bir göçmen ailesi
👉Çünkü Müslümanlar
👉 Çünkü Lamine Yamal şampiyonluk turunda Filistin bayrağı açtı.
👉bu yüzden linç kampanyası başlattılar.
👏Fakat şu çocuğa bakın, 18 yaşında korkmadan ailesi, inancı ve idealleri için dünyaya meydan okuyor…
Sen çok yaşa genç adam 🙏