Mehdi a.s. bu satırlar yalnız senin için.
Artık kim olduğunu bildiğini düşünüyorum.
Ve korktuğunu da biliyorum.
Görevinden kaçacaksın; çünkü Dünya seni çok yordu, bu ülke seni çok kırdı, canından bezdin, artık gitsem de kurtulsam diye dua da ediyorsun belki. Ama sana diyorum ki +
Rasulullah (s.a.v);
“İnsanların üzerine bir zaman gelecektir ki, dindarın dini sağlam kalmaz. Ancak dinini bir köyden diğer bir köye, bir dağın tepesinden diğer bir dağın tepesine, bir taştan diğer bir taşa (veya bir delikten diğer bir deliğe) kurnaz tilki gibi (kaçıran bir kimse bu hükmün dışında kalacaktır) buyurur.
Denildi ki;
“Ey Allah'ın Rasûlü! Bu hâdise ne zaman vâki olacaktır?”
Rasulullah (s.a.v);
“O zaman ki, maişet/geçim ancak Allah'a karşı günahları işlemek suretiyle elde edilir. İşte o zaman geldiğinde bekâr kalmak zamanı gelmiş demektir…” buyurdu.
Ashâb-ı kirâm;
“Ey Allah'ın Rasûlü! Bu nasıl olur? Hâlbuki sen bize evlenmeyi emrettin...” dediler.
Rasulullah (s.a.v);
“O zaman gelip çattığında kişi annesinin ve babasının eliyle helâk olur. Eğer anne ve babası yoksa hanımının ve evlâdının eliyle helâk olur. Eğer o da yoksa akrabasının eliyle helâk olur…” buyurdu.
Ashab-ı kirâm (hayretler içerisinde dona kalarak), sordular;
“Ey Allah'ın Rasûlü! Bu nasıl olur?”
Rasulullah (s.a.v) devamla;
“Kişiyi elinin darlığından ve fakirliğinden dolayı ayıplayacaklar. O da gücünün yetmediğine girişecektir. Öyle ki bu girişimi kendisini felâketin merkezine sürükleyecektir…” buyurdu...
(Ebu Naim el-Hilye; Beyhakî ez-Zühd; Halili Tarih)
Hakim sanığa sorar;
— Ne suç işledin?
Sanık mahcup bir edayla cevap verir;
— Bir ip çaldım.
2 metre kadar küçücük bir ip.
Hakim şaşırır!
— Bunun için mi hapse atıldın?
Sanık başını eğer;
— Evet ama ipin ucunda bir de inek vardı.
Hikaye bu kadar!
FON da görülen ve götürülen...
''Allah 1400 yıl önce Kur’an-ı Kerim’de bir kadına nasıl doğum yapması gerektiğini anlatırken bizler şu an neden kadını bu kadar zorluyoruz?
Meryem aleyhisselam doğum sancısı çekerken, yalnız ve dehşet içindeyken Allah ona yalnızca bir mucize beklemesini söylemedi.
Ona fiziksel bir emir verdi.
Ve bilim bunun nedenini yakın zamanda doğruladı.
Sahneyi gözünüzde canlandırın. O yalnız.
Tamamen yalnız. Ne eşi var.
Ne ebesi. Ne annesi. Hiç kimse.
Çölde, dünyanın kendisini yargılayacağı bir çocuğu doğurmak üzere olan genç bir kadın.
Sancı başlıyor.
“Doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sürükledi.”
(Meryem: 23)
Ağaca tutunuyor.
Ve kalbinizi parçalayan bir şey söylüyor.
“Keşke bundan önce ölseydim de tamamen unutulup gitseydim.”
(Meryem: 23)
“Keşke bu daha kolay olsaydı.” değil.
“Keşke yanımda biri olsaydı.” değil.
“Keşke hiç var olmasaydım.”
Acısı işte bu kadar derindi.
Ve o anda,
hayatının en karanlık anında,
Allah karşılık veriyor.
Fakat “Endişelenme.” demiyor.
“Her şey iyi olacak.” demiyor.
Ona bir talimat veriyor.
“Hurma ağacının gövdesini salla. Üzerine taze, olgun hurmalar dökülsün.”
(Meryem: 25)
Bir kadın.
Doğum sancıları içinde.
Yalnız.
Ve Allah ona şöyle diyor:
Ağacı salla.
Bunun kulağa ne kadar tuhaf geldiğini düşünün.
Bir insanın hissedebileceği en şiddetli acıyı çekiyor.
Ve Allah ona fiziksel bir şey yapmasını söylüyor.
Beklemesini değil.
Hareketsiz kalmasını değil.
Hareket et.
Salla.
Ye.
Şimdi modern tıbbın bin yıldan uzun bir süre sonra keşfettiği şey şu:
Hurma şunları içerir:
Fruktoz — doğumun yorgunluğu sırasında anında enerji sağlar.
Potasyum — kas kramplarını önler.
Oksitosini taklit eden bir bileşik — kasılmaları uyaran ve doğumu hızlandıran hormon.
Tıp dergilerinde yayımlanan araştırmalar, gebeliğin son döneminde hurma yiyen kadınlarda şunların görüldüğünü ortaya koydu:
Daha hızlı doğum.
Müdahaleye daha az ihtiyaç.
Rahim ağzının daha iyi açılması.
Bu, Kur’an’da vardı.
Çölün ortasındaki bir kadına söylendi.
Onun bedenini tasarlayan tarafından.
Fakat burada daha da derin bir şey var.
Allah hurmaları onun için dökülebilirdi.
İsa aleyhisselam için gökten bir sofra indirdi.
Musa aleyhisselam için denizi yardı.
Fakat Meryem aleyhisselama şöyle dedi:
Ağacı SEN salla.
Neden?
Çünkü bazen Allah’ın yardımı, senin hareket etmeni gerektirir.
Kırılmış olduğunda bile.
Ölmek istediğinde bile.
Acı, sana hiç var olmamış olmayı dilettiğinde bile.
O şöyle diyor:
Ben sağlayacağım.
Fakat ona uzan.
Ağacı salla.
Belki de şu anda kendi doğum sancının içindesin.
Kendi acının.
Kendi yalnızlığının.
Kendi “Keşke hiç var olmasaydım.” anının.
Ve Allah senden güçlü olmanı istemiyor.
Senden küçük bir şey yapmanı istiyor.
Bir kez sallamanı.
Bir adım atmanı.
Bir dua etmeni.
Hurmalar düşecek.
Fakat senin uzanman gerekiyor..'' (Ayfer Erdoğan)
Fon vurgunu özetleyen en güzel cümle:
-Neden ekonomik kriz var çünkü yiyen çok.
-Muhaliflerle uğraşmaktan ekonomiyle uğraşamıyorlar.
(Fatma Betül Sayan Alparslan Kuytul)
Uzun zamandır bu kadar gerçekçi, ölçülü ve ayağı yere basan bir seçim vaadi duymamıştım. 😄
Ne “hiç çalmayacağız” gibi yerine getirilmesi zor sözler veriyorlar ne de sınırsız bir talepte bulunuyorlar.
Gayet makul:
“Biz de çalacağız ama ihtiyacımız kadar.” 😂
Şeffaflık desen var, dürüstlük desen var, ihtiyaç kadarına razı olmak desen var…
Ben kararımı verdim. Önümüzdeki seçimlerde oyum bu partiye! 🤣
Süleymancılara gelin olmuş birinin yazdıkları;
Yazım hatalarına dokunmadan paylaşıyorum 👇👇👇
Süleymanci geliniyim ama ben eşime aşık oldugumda süleymanci nedir ,kimlerdir bilmiyordum ki ,bana göre iş yerinde tanıştığım ziraat muhendisi bir gençti bundan 20 yıl önce , 3 sene sevgili olduk gayet mutluyduk ama son zamanlarda bana hep evlenemeyiz diyordu meğerse ailesi suleymancuymis ve suleymancilar kendilerinden başka gelin almazlarmis yeminlilermis ,gel zaman git zaman aile kabul etmesede biz kendimiz evlendik ama aforoz edildik ,çocuklarım oldu 3 çocuğumu bana göre Allah rızası için eşime ve ailesi için süleymanci oldukları için , kurslarına gönderdim ,çünkü Antalya merkez de dini eğitimi kabul etsekte etmesek te onlar veriyordu ,takı çocuklar akıl balj oluncaya kadar herşey normal onların tabiriyle ,ben süleymanci değilim elhamdülillah müslümanım ancak şunu soyluyeyim ,bir suleymanciyi, içinde suleym3nci olmayan gelin ve damatlar tanır ,gerisi hikaye ,kıssadan hisse çocuğum bir gün eve geldi anne bana görev verdiler diye ,ne verdiler anlat dedim ,olmaz anne yemin ettirdiler dedi ,sinirle başlarım yeminine dedim sen daha çocuksun 11 yaşındaydı çocuğum ,neyse görevini uygulamalı gösterdi bana ,sonra dedim annem sen kurani kerimi okudun ,o kadar ders aldin ,Allah'a dua edilir ,peygamber efendimizden şefaat beklenir bu olay böyledir dedim ,gözler kapanıp bir kula tapilmaz dedim ve o gunden sonra kursa göndermedim ,bir çocuğun yemini kabul olmaz ,bir çocuk annesinden ve babasından birsey saklayamaz böyle bir din yok dedim çocuğuma ve en önemli şirki surda yapıyorlar belki farkındalar belki değiller ,Hz Allah değildir ,Allah CC, Hz insana tabi bir sifattir ,Allah önüne hiç bir sıfat getirilemez vesselam ,,,40 ndan sonra sapitanlari saymıyorum bile ,yurttan çıkan yeminli çıkan aklını kaybeden gençleri ibretle izledim yıllarca ,çocuk yurttan çıkıyor, ettirilen yeminlerin vebaliyle gidiryor bir kıza aşık oluyor ,kız süleymanci değil ,çocuk kafayı yiyor neden çünkü bir suleymanci ,süleymancidan başkasına aşık olamaz ,vaktim olsa daha neler neler anlatırım da ama çocuklarım 18 yaşına bir gelsin akılları başlarına gelsin bir gün gidip herşeyi anlatacam ,hem de öyle böyle değil savcılığa ,,,adına itirafcimi dersiniz ,süleymanci aile mağdurumu dersiniz bilimiyorum ,,,belki o zaman ben evli kalirmiyim ,kalmazmiyim onu bile bilmiyorum çünkü içlerindeki hükümet beddualarina haşa öte onlarin abileri ,ablaları hata yapmaz inanışlarına elbet bir gün bende yeter der patlarim ,,,bu yazdığımı da isim kullanmadan paylasabilirsiniz, şuan için isim kullanacak güce ve cesarete sahip değil ,rabbim devletimize ve milletimize zeval vermesin ,
Tarih: 22 Ocak 2022
Tayyip Erdoğan: “Terör örgütü PKK elebaşını bırakacak tek bir iktidar olur.
O da HDP’nin içinde olduğu zillet ittifakı iktidara gelirse böyle bir şey olabilir.”