Babam, Ev ve Yumurta Kabukları, üç öykü kitabımdan sonraki ilk romanım. Bu roman, kaçarak uzaklaşılan yerlere, unutmak istenilen eski hayatlara, ilkgençlik yıllarındaki evlere, çocukluğun hapsedildiği hatıralara bir ağıt ve bir teşekkür. Yolu açık olsun🌹
Dünyanın en ünlü aktrislerinden biri, her gün sağda solda fotosunu gördüğüm biri ama Rue karakterinde resmen efsun var, izleyince Zendaya’yı göremiyorum resmen başka biri oluyor diğer rollerinin aksine.
8.sınıf öğrencisinin 5 silah ve şarjörü nasıl temin ettiği, bu silahları kullanmayı nasıl öğrendiği ve en önemlisi insanlara nasıl bu kadar rahat kıyabildiğini sorgulamak ülkenin temel gündemi olmalıdır.
Mustafa Destici “iyiliksever cinsiyetçilik” (benevolent sexism) dediğimiz türden konuşan biri. Kadınlar çiçektir minnoştur “korunması gereken”, “nazik”, “değerli ama kırılgan” varlıklardır, zarif ellerine dolma sarmak yaraşır, bayram hazırlığı yapsınlar ki aileyi hoş tutsunlar, yorgun, asık suratlı olmasınlar güler yüzlü olsunlar ki “göz şekeri” de olsunlar, göze de ruha da hitap etsinler (ingilizcede “eye candy”) kadınlar herkesi duygusal olarak da regüle etsinler, azize gibi herkese bakım versinler ister, sorsan çünkü kadınlar erkek gibi hoyrat değildir, kadınlar cinsi latiftir, yemeğe sevgilerini katar, erkeğin yaptığı ile bir olmaz falan der.
Bu tür azalarak bitecek, sular geri akmaz, çok değil 50-100 sene sonra (insanlık tarihi için gayet kısadır) Destici gibi kişilerin sözleri için “ne acayip düşüncelermiş onlar” denecek. Destici kendi döneminin bir ürünü, fikri değişmez, öğrenemez, haber edip durmayın, ben de iyiliksever cinsiyetçi tabirini açıklamak için yazdım.
Şu pankartla bitirelim:
eti burçak reklam filmi gibi olmuş çok kötü
kadın neden hep iyilik güzellik saflık bereketle bagdastirilmak zorunda bu da kadınları belli bi kalıba sokuyor ve beklenti buna dönüşüyor hiçbir kadının hickimseye makul olmak gibi bi borcu yok
Her 8 Mart'ta özellikle erkeklerin tartışmaya açmaya doyamadığı "emekçi" vurgusuna dair kısa bir not:
Kadınların yaşadığı eşitsizlikler yalnızca ücretli emek ilişkileriyle ya da sınıfsal konumuyla açıklanamaz. Patriarka aile içinde, siyasette ve gündelik yaşamda farklı sosyal konumlardaki tüm kadınları etkileyen yapısal bir sistemdir. Öte yandan emek yalnızca ücretli işte çalışanlarla sınırlı değildir. Ev içi emek, bakım emeği, duygusal emek gibi çoğu zaman görünmeyen faaliyetler de emek üretir. 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak adlandırılması kadınların farklı toplumsal konumlarını, görünür ve görünmeyen tüm emek biçimlerini kapsar.
Kutlu olsun #8Mart💜
“‘Çalışan kadın’ ifadesi bir totolojidir, çünkü çalışmayan kadın diye bir şey yoktur. Sadece emeğinin karşılığı ödenmeyen kadın vardır.” 💜
Caroline Criado Perez