#aöfyazokuluonlineolsun
Güz dönemi öğrencileri kayıt yenileme yaptırmayın lütfen dedik koşa koşa gidip yaptınız
Yapmayın arkadaşlar yapmayın göreceksiniz 1.5 milyon öğrenci kaybını bir yaşatalım onlara güz dönemi ve bahar dönemi biz istemeden herşeyi yapmaya hazır olduklarını
Sn. Aslı Baykal, siz bırakın ahkâm kesmeyi de, CHP'nin parasıyla kurulan televizyonu kaça sattınız, onu açıklayın!
Ayrıca Türkçe'de "yemeğe" değil, "yemeye" yazılır.
Siz TV'nin parasını "yemeye" bakın, CHP'nin geleceğini belirlemeyi CHP'lilere bırakın!!!
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!
Deprem bölgesinde evlerini kaybeden ailelerimizin sıkıntılarını bir nebze olsun azaltmak için Konteyner kentlere konteynerlar hazırlanmaya devam ediyor. Hatay’dan Malatya’ya kadar altyapısı biten yerlere gönderim başladı.
Konteyner sayısı 3600 idi.
5 bine çıkardık.
Bilginize🙏
Legal bir Siyasi Parti Genel Başkanını Türkiye nin toprağı olan Hatay a sokmamak kendi ülkende mülteci durumuna düşmenin en somut göstergesi...Sığınmacılar istediği şehire girebilir...Ümit Özdağ Hatay a giremez öyle mi?..YAZIKLAR OLSUN
Bundan sonra yazdıklarınıza, retweet ettiklerinize falan çok dikkat edin. Her an yanlış bilgi yayıyor diye hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz gençler... hayatınıza bir dert daha eklendi diyebilir miyiz?
Bir yanda bir söz, bir tweet yüzünden açılan, ağır cezalar istenen davalar diğer yandan ana muhalefet partisinin genel başkanını linç eden, hayatına kastetmeye yeltenen kişilere verilen komik cezalar.
Hangi hukuk, hangi adalet, hangi vicdan?
Maskesiz yolcu uçağa alınmıyor ,maske de vermiyorlar.
Bir maskeyi,suyu dahi veremeyen bir şirketin aldığı bilet ücreti tam hizmet veren THY ile neredeyse aynı.
Nedeni sorulduğunda ise sorunun yer hizmeti veren firmadan kaynaklandığı belirtiyor.
Pegasus,kendi çalışanlarının özel hayatında yediği,içtiği şeylere gösterdiği özen ve hassasiyeti (!) müşterilerine verdiği hizmet için de göstermeli!
Pegasus personelinin güler yüzü haricinde verdiği hizmet ,şehir içi taşıma yapan otobüslerden daha kötü!
@ucurbenipegasus
1700₺ olan lira 2500₺ oldu üç ay önce ev sahibinden gelen haberle ister otur ister çık diyor ben para kazanmak için evimi kiraladım sana artan rakam değil bu düşünce sinir bozucu #kirafiyatlarıuçuyor
Kılıçdaroğlu çok ciddi bir bilgi elde etmiş olmalıki SADAT binasına giderek uyarılarda bulundu.
Seçim ile ilgili uyarıları çok ciddi.
Tanrıverdi’nin başkanı olduğu ASSAM kongresinde Başkenti İstanbul, resmi dili Arapça olan ASRİKA anayasası açıklanmıştı