Kaygı, insanoğlunun varoluşundan beri hiçbir zaman ayrı düşmediği bir duygudur. Kalecinin penaltı anında, Gregor Samsa’nın bir sabah uyandığında, Mümtaz’ın Nuran’dan ayrıldığında hissettiklerinde,
Yahya Kemal Beyatlı’nın Bir Başka Tepeden
şiirininde dediği gibi
“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim, gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
#İstanbul
Burada önemli olan dış gerçekliği küçümsemek değil de, dış gerçekliğin özne tarafından ne şekilde algılandığını vurgulamaktır ;çünkü özne hiçbir zaman dış gerçekliği olduğu gibi kavramaz.
Aynadan Ötekine / Elda ABREVAYA
Melanie Klein’ın çalışma odasında, üzerinden küçük ve sade oyuncakların bulunduğu bir masa vardır. Bu oyuncaklar erkek,kadın,çocuk,araba,tren,hayvan,ev gibi nesnelerden oluşurlar. Ayrıca kağıt,kalem,makas da bulundurur. Çocuğun bu nesnelere yaklaşım biçimi
Çocuk oyun sırasında fantezilerini simgesel bir biçimde ifade eder. Fantezileri onda kaygı yaratan bir durumla bağlantılıdırlar. Simgeselin anlamı nedir? Simgesel, çocuğun gerçek olguları ruhsal düzlemde derinlemesine çalışma (elaboration) yeteneğine karşılık gelir.
Önsözünde
Bu kitabı yazmak utandıracak kadar uzun zamanımı aldı, toplamda on yıldan uzun bir süre diye başlayan Caravaggıo’nun hayatına ilişkin muhteşem bir eser.
Duygu kelimesinin kökeni Latince’de “movere” olup -e ön ekini alarak “emovere” hareket anlamına gelen sözcükten köken almaktadır. 12. yüzyılda Fransızca’da “emouvoir” kışkırtma hareket anlamına gelen kelime, 16. yüzyılda “emotion” duygu kelimesine karşılık kullanılmıştır.
O kontrolde suçluluk duygusuna düşmemek için. Kendine bir kural koydu ona uymaya çalışıyor ona uymazsa suçlanacak. Suçlanırsa suçluluğu tescillenecek sonrasında da cezalandırılacak.
#psikoloji#psikolog
Obsesyonel düşüncelerin içeriğinde kendini suçlama var. Bunların çoğu çocuklukta hazla cinsel davranışla aktif katılımla ilgili. Kişi çocuk yaşta deneyimlediği cinsel aktivitelerden suçluluk duyuyor ve bu suçluluk yer değiştiriyor.
Zaman içinde bu suçluluklar saplantı olarak ortaya çıkıyorlar. Erken dönemdeki hazdan suçluluk. Obsesyonel Nevrozlar erken dönemdeki hazzı bastırıp bir daha haz almamaya dair odaklanmışlardır. Obsesyonel birini düşünün hiçbir şeyde haz yok kontrol var.